Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Hastalik Ve Sair Beşeri Musibetlerdeki Hikmetler
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Garib" data-source="post: 30914" data-attributes="member: 1249"><p><strong><em><strong>HASTALIK VE SAİR BEŞERİ MUSİBETLERDEKİ HİKMETLER</strong></em></strong></p><p></p><p> <em><strong>Şimdi de beşer alemindeki ahvale bakış tarzına geçiyoruz. Evet, hastalıklarda ve dolayısıyla da bütün beşerî musibetlerde dinî nokta-i nazarla uhrevî fayda ve güzellikler göründüğünü ve bu güzelliğin dünyevî hayatı da saadetlendirdiğini beyan eden Bediüzzaman Hazretleri, Kuran’dan aldığı tesellileri şöyle ifade eder:</strong></em></p><p> <em><strong>“İnsan bu dünyaya keyf sürmek ve lezzet almak için gelmediğine, mütemadiyen gelenlerin gitmesi ve gençlerin ihtiyarlaşması ve mütemadiyen zeval ve firakta yuvarlanması şahiddir. Hem insan, zîhayatın en mükemmeli, en yükseği ve cihazatça en zengini, belki zîhayatların sultanı hükmünde iken, geçmiş lezzetleri ve gelecek belaları düşünmek vasıtasıyla, hayvana nisbeten en edna bir derecede, ancak kederli, meşakkatli bir hayat geçiriyor. Demek insan, bu dünyaya yalnız güzel yaşamak için ve rahatla ve safa ile ömür geçirmek için gelmemiştir. Belki azîm bir sermaye elinde bulunan insan, burada ticaret ile, ebedî daimî bir hayatın saadetine çalışmak için gelmiştir. Onun eline verilen sermaye de ömürdür. Eğer hastalık olmazsa, sıhhat ve âfiyet gaflet verir, dünyayı hoş gösterir, âhireti unutturur. Kabri ve ölümü hatırına getirmek istemiyor, sermaye-i ömrünü bâd-i heva boş yere sarfettiriyor. Hastalık ise, birden gözünü açtırır. Vücuduna ve cesedine der ki: "Lâyemut değilsin, başıboş değilsin, bir vazifen var. Gururu bırak, seni yaratanı düşün, kabre gideceğini bil, öyle hazırlan." İşte hastalık bu nokta-i nazardan hiç aldatmaz bir nâsih ve ikaz edici bir mürşiddir. Ondan şekva değil, belki bu cihette ona teşekkür etmek; eğer fazla ağır gelse, sabır istemek gerektir.” <span style="color: Red">(Lem’alar sh: 206)</span></strong></em></p><p> <em><strong>“Ey âh ü enin eden hasta! Hastalığın suretine bakıp âh! eyleme. Manasına bak oh! de. Eğer hastalığın manası güzel birşey olmasa idi, Hâlık-ı Rahîm en sevdiği ibadına hastalıkları vermezdi. Halbuki hadîs-i sahihte vardır ki: </strong></em></p><p> <em><span style="color: Magenta"><strong><span style="font-family: 'Arial'">‘eşeddü’n nasi bel</span></strong><strong><span style="color: blue"><span style="font-family: 'Arial'">â</span></span></strong></span><strong><span style="color: Magenta"><span style="font-family: 'Arial'">en el enbiya ü sümme evliya ü el emselü fel emselü’</span></span> </strong></em><em><strong>-ev kema kal- yani: </strong><strong>"En ziyade musibet ve meşakkate giriftar olanlar, insanların en iyisi, en kâmilleridirler." </strong><strong>Başta Hazret-i Eyyüb Aleyhisselâm, enbiyalar sonra evliyalar ve sonra ehl-i salahat çektikleri </strong><strong>hastalıklara birer ibadet-i hâlisa, birer hediye-i Rahmaniye nazarıyla bakmışlar; sabır içinde şükretmişler</strong><strong>. Hâlık-ı Rahîm'in rahmetinden gelen bir ameliyat-ı cerrahiye nev'inden görmüşler. Sen ey âh u fizar eden hasta! Bu nuranî kafileye iltihak etmek istersen, sabır içinde şükret.”<span style="color: Red"> (Lem’alar sh: 213)</span></strong></em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Garib, post: 30914, member: 1249"] [B][I][B]HASTALIK VE SAİR BEŞERİ MUSİBETLERDEKİ HİKMETLER[/B][/I][/B] [I][B]Şimdi de beşer alemindeki ahvale bakış tarzına geçiyoruz. Evet, hastalıklarda ve dolayısıyla da bütün beşerî musibetlerde dinî nokta-i nazarla uhrevî fayda ve güzellikler göründüğünü ve bu güzelliğin dünyevî hayatı da saadetlendirdiğini beyan eden Bediüzzaman Hazretleri, Kuran’dan aldığı tesellileri şöyle ifade eder:[/B][/I] [I][B]“İnsan bu dünyaya keyf sürmek ve lezzet almak için gelmediğine, mütemadiyen gelenlerin gitmesi ve gençlerin ihtiyarlaşması ve mütemadiyen zeval ve firakta yuvarlanması şahiddir. Hem insan, zîhayatın en mükemmeli, en yükseği ve cihazatça en zengini, belki zîhayatların sultanı hükmünde iken, geçmiş lezzetleri ve gelecek belaları düşünmek vasıtasıyla, hayvana nisbeten en edna bir derecede, ancak kederli, meşakkatli bir hayat geçiriyor. Demek insan, bu dünyaya yalnız güzel yaşamak için ve rahatla ve safa ile ömür geçirmek için gelmemiştir. Belki azîm bir sermaye elinde bulunan insan, burada ticaret ile, ebedî daimî bir hayatın saadetine çalışmak için gelmiştir. Onun eline verilen sermaye de ömürdür. Eğer hastalık olmazsa, sıhhat ve âfiyet gaflet verir, dünyayı hoş gösterir, âhireti unutturur. Kabri ve ölümü hatırına getirmek istemiyor, sermaye-i ömrünü bâd-i heva boş yere sarfettiriyor. Hastalık ise, birden gözünü açtırır. Vücuduna ve cesedine der ki: "Lâyemut değilsin, başıboş değilsin, bir vazifen var. Gururu bırak, seni yaratanı düşün, kabre gideceğini bil, öyle hazırlan." İşte hastalık bu nokta-i nazardan hiç aldatmaz bir nâsih ve ikaz edici bir mürşiddir. Ondan şekva değil, belki bu cihette ona teşekkür etmek; eğer fazla ağır gelse, sabır istemek gerektir.” [COLOR=Red](Lem’alar sh: 206)[/COLOR][/B][/I] [I][B]“Ey âh ü enin eden hasta! Hastalığın suretine bakıp âh! eyleme. Manasına bak oh! de. Eğer hastalığın manası güzel birşey olmasa idi, Hâlık-ı Rahîm en sevdiği ibadına hastalıkları vermezdi. Halbuki hadîs-i sahihte vardır ki: [/B][/I] [I][COLOR=Magenta][B][FONT=Arial]‘eşeddü’n nasi bel[/FONT][/B][B][COLOR=blue][FONT=Arial]â[/FONT][/COLOR][/B][/COLOR][B][COLOR=Magenta][FONT=Arial]en el enbiya ü sümme evliya ü el emselü fel emselü’[/FONT][/COLOR] [/B][/I][I][B]-ev kema kal- yani: [/B][B]"En ziyade musibet ve meşakkate giriftar olanlar, insanların en iyisi, en kâmilleridirler." [/B][B]Başta Hazret-i Eyyüb Aleyhisselâm, enbiyalar sonra evliyalar ve sonra ehl-i salahat çektikleri [/B][B]hastalıklara birer ibadet-i hâlisa, birer hediye-i Rahmaniye nazarıyla bakmışlar; sabır içinde şükretmişler[/B][B]. Hâlık-ı Rahîm'in rahmetinden gelen bir ameliyat-ı cerrahiye nev'inden görmüşler. Sen ey âh u fizar eden hasta! Bu nuranî kafileye iltihak etmek istersen, sabır içinde şükret.”[COLOR=Red] (Lem’alar sh: 213)[/COLOR][/B][/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Hastalik Ve Sair Beşeri Musibetlerdeki Hikmetler
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst