Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Sizin Köşeniz
HATTI HUMAYUN den nameler
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="guftepira" data-source="post: 144622" data-attributes="member: 9856"><p><strong>Cevap: hutbenin aslı arapça okunmalıdır.1930 lu yıllara kadar okundu.</strong></p><p></p><p><em>bu hususla alakalı olarak üstadımız görüşünü sair risalelerde gayet net bir şekilde ortaya </em></p><p><em>koymaktadır. ilgili risalelere müracat ederek konu hakkında tafsilatlı bilgi edinilebilir..</em></p><p><em></em></p><p><em>isterseniz burda sadece 27. sözün beşinci kısmında yer alan şu ifadeye yer verelim:</em> </p><p></p><p>[Sözler (Envar Neşriyat) - 483]</p><p></p><p>İşte şu zamanda zaruret derecesine geçen </p><p>ve insanları mübtela eden bir beliyye-i âmme suretine giren </p><p>çok umûrlar vardır ki; </p><p>sû'-i ihtiyardan, gayr-ı meşru meyillerden ve haram muamelelerden </p><p>tevellüd ettiklerinden, ruhsatlı ahkâmlara medar olup, </p><p>haramı helâl etmeye medar olamazlar. </p><p></p><p>Halbuki şu zamanın ehl-i içtihadı, o zaruratı ahkâm-ı şer'iyeye medar yaptıklarından, </p><p>içtihadları arziyedir, hevesîdir, felsefîdir, semavî olamaz, şer'î değil. </p><p></p><p>Halbuki semavat ve arzın Hâlıkının ahkâm-ı İlahiyesinde tasarruf </p><p>ve ibadının ibadatına müdahale, o Hâlıkın izn-i manevîsi olmazsa; </p><p>o tasarruf o müdahale merduddur. </p><p><span style="color: DarkRed"><strong>Meselâ: Bazı gafiller, hutbe gibi bazı şeair-i İslâmiyeyi, </strong></span></p><p><span style="color: DarkRed"><strong>Arabîden çıkarıp her milletin lisanıyla söylemeyi, </strong></span></p><p><span style="color: DarkRed"><strong>iki sebeb için istihsan ediyorlar.</strong></span></p><p></p><p> Birincisi: "Tâ, siyaset-i hazıra avam-ı müslimîne de o suretle tefhim edilsin."</p><p> Halbuki siyaset-i hazıra, o kadar çok yalan ve hile ve şeytanet </p><p>içine girmiş ki, vesvese-i şeyatîn hükmüne geçmiştir. </p><p><strong>Halbuki minber, vahy-i İlahînin tebliğ makamı olduğundan, </strong></p><p><strong>o vesvese-i siyasiyenin hakkı yoktur ki, o makam-ı âlîye çıkabilsin.</strong></p><p></p><p></p><p> İkinci sebeb: "<em>Hutbe, bazı suver-i Kur'aniyenin nasihatları anlaşılmak içindir.</em>"</p><p> Evet eğer millet-i İslâm, İslâmiyetin zaruriyatı ve müsellematı ve </p><p>malûm olan ahkâmını, ekseriyet itibariyle imtisal edip yerine getirseydi, </p><p>o vakit nazariyat-ı şer'iye ve mesail-i dakika ve nasayih-i hafiyeyi </p><p>anlamak için, bildiği lisan ile hutbe okunması ve </p><p>suver-i Kur'aniyenin -eğer mümkün olsaydı- tercümesi (Haşiye) </p><p>belki müstahsen olurdu. </p><p></p><p>Fakat namaz, zekat, orucun vücubu ve katl, zina ve şarabın haramiyeti gibi</p><p> malûm olan ahkâm-ı kat'iyye-i İslâmiye mühmel kalıyor. </p><p>Avam-ı nas, onların vücubunu ve haramiyetini ders almağa muhtaç değiller.</p><p> Belki teşvik ve ihtar ile o ahkâm-ı kudsiyeyi hatırlatıp, </p><p>İslâmiyet damarını ve iman hissini tahrik etmekle imtisallerine teşvik ve</p><p> tezkire ve ihtara muhtaçtırlar. </p><p>Halbuki bir âmi ne kadar cahil dahi olsa, Kur'an'dan ve hutbe-i Arabiyeden </p><p>şu meal-i icmaliyeyi anlar ki: </p><p>"Herkese ve bana malûm olan imanın rükünlerini ve İslâmiyet'in umdelerini</p><p> hatib ve hâfız ihtar ediyor ve ders veriyor, okuyor" der; </p><p>kalbinde onlara karşı bir iştiyak hasıl olur. </p><p><strong>Acaba kâinatta hangi tabirat var ki; arş-ı a'zamdan gelen Kur'an-ı Hakîm'in</strong></p><p> <strong>i'cazkârane, müfehhimane ihtarlarına, tezkirlerine, teşviklerine mukabil gelebilsin?</strong></p><p></p><p> </p><p> ------------------</p><p></p><p> (Haşiye): İ'caza dair olan Yirmibeşinci Söz, Kur'anın hakikî tercümesi mümkün olmadığını göstermiştir.</p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p><em>esasında bu kısım konu hakkında üstadımızın görüşünü net bir şekilde ortaya koymaktadır.. </em></p><p><em>lakin halkların tercüme olmadan nasıl anlayacağı gibi</em></p><p><em>bir endişe içerisinde iseniz birde 25. söze bakmanızı tavsiye ederim..</em></p><p><em></em></p><p><em>ama yinede;</em> </p><p></p><p><strong>Acaba kâinatta hangi tabirat var ki; arş-ı a'zamdan gelen Kur'an-ı Hakîm'in</strong></p><p> <strong>i'cazkârane, müfehhimane ihtarlarına, tezkirlerine, teşviklerine mukabil gelebilsin?</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong> <em>tabiri bence yeterlidir kanaatindeyim..</em></p><p><em></em></p><p><em>vesselam..</em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="guftepira, post: 144622, member: 9856"] [b]Cevap: hutbenin aslı arapça okunmalıdır.1930 lu yıllara kadar okundu.[/b] [I]bu hususla alakalı olarak üstadımız görüşünü sair risalelerde gayet net bir şekilde ortaya koymaktadır. ilgili risalelere müracat ederek konu hakkında tafsilatlı bilgi edinilebilir.. isterseniz burda sadece 27. sözün beşinci kısmında yer alan şu ifadeye yer verelim:[/I] [Sözler (Envar Neşriyat) - 483] İşte şu zamanda zaruret derecesine geçen ve insanları mübtela eden bir beliyye-i âmme suretine giren çok umûrlar vardır ki; sû'-i ihtiyardan, gayr-ı meşru meyillerden ve haram muamelelerden tevellüd ettiklerinden, ruhsatlı ahkâmlara medar olup, haramı helâl etmeye medar olamazlar. Halbuki şu zamanın ehl-i içtihadı, o zaruratı ahkâm-ı şer'iyeye medar yaptıklarından, içtihadları arziyedir, hevesîdir, felsefîdir, semavî olamaz, şer'î değil. Halbuki semavat ve arzın Hâlıkının ahkâm-ı İlahiyesinde tasarruf ve ibadının ibadatına müdahale, o Hâlıkın izn-i manevîsi olmazsa; o tasarruf o müdahale merduddur. [COLOR=DarkRed][B]Meselâ: Bazı gafiller, hutbe gibi bazı şeair-i İslâmiyeyi, Arabîden çıkarıp her milletin lisanıyla söylemeyi, iki sebeb için istihsan ediyorlar.[/B][/COLOR] Birincisi: "Tâ, siyaset-i hazıra avam-ı müslimîne de o suretle tefhim edilsin." Halbuki siyaset-i hazıra, o kadar çok yalan ve hile ve şeytanet içine girmiş ki, vesvese-i şeyatîn hükmüne geçmiştir. [B]Halbuki minber, vahy-i İlahînin tebliğ makamı olduğundan, o vesvese-i siyasiyenin hakkı yoktur ki, o makam-ı âlîye çıkabilsin.[/B] İkinci sebeb: "[I]Hutbe, bazı suver-i Kur'aniyenin nasihatları anlaşılmak içindir.[/I]" Evet eğer millet-i İslâm, İslâmiyetin zaruriyatı ve müsellematı ve malûm olan ahkâmını, ekseriyet itibariyle imtisal edip yerine getirseydi, o vakit nazariyat-ı şer'iye ve mesail-i dakika ve nasayih-i hafiyeyi anlamak için, bildiği lisan ile hutbe okunması ve suver-i Kur'aniyenin -eğer mümkün olsaydı- tercümesi (Haşiye) belki müstahsen olurdu. Fakat namaz, zekat, orucun vücubu ve katl, zina ve şarabın haramiyeti gibi malûm olan ahkâm-ı kat'iyye-i İslâmiye mühmel kalıyor. Avam-ı nas, onların vücubunu ve haramiyetini ders almağa muhtaç değiller. Belki teşvik ve ihtar ile o ahkâm-ı kudsiyeyi hatırlatıp, İslâmiyet damarını ve iman hissini tahrik etmekle imtisallerine teşvik ve tezkire ve ihtara muhtaçtırlar. Halbuki bir âmi ne kadar cahil dahi olsa, Kur'an'dan ve hutbe-i Arabiyeden şu meal-i icmaliyeyi anlar ki: "Herkese ve bana malûm olan imanın rükünlerini ve İslâmiyet'in umdelerini hatib ve hâfız ihtar ediyor ve ders veriyor, okuyor" der; kalbinde onlara karşı bir iştiyak hasıl olur. [B]Acaba kâinatta hangi tabirat var ki; arş-ı a'zamdan gelen Kur'an-ı Hakîm'in i'cazkârane, müfehhimane ihtarlarına, tezkirlerine, teşviklerine mukabil gelebilsin?[/B] ------------------ (Haşiye): İ'caza dair olan Yirmibeşinci Söz, Kur'anın hakikî tercümesi mümkün olmadığını göstermiştir. [I]esasında bu kısım konu hakkında üstadımızın görüşünü net bir şekilde ortaya koymaktadır.. lakin halkların tercüme olmadan nasıl anlayacağı gibi bir endişe içerisinde iseniz birde 25. söze bakmanızı tavsiye ederim.. ama yinede;[/I] [B]Acaba kâinatta hangi tabirat var ki; arş-ı a'zamdan gelen Kur'an-ı Hakîm'in i'cazkârane, müfehhimane ihtarlarına, tezkirlerine, teşviklerine mukabil gelebilsin? [/B] [I]tabiri bence yeterlidir kanaatindeyim.. vesselam..[/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Sizin Köşeniz
HATTI HUMAYUN den nameler
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst