Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Hayat Gider İzi Kalır
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="nurul reþha" data-source="post: 301981" data-attributes="member: 1008015"><p style="text-align: center"> [ATTACH]1442[/ATTACH] [ATTACH]1443[/ATTACH] [ATTACH]1444[/ATTACH]</p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'times new roman'">‘’ İnsan dediğin ömrü yolda geçen bir varlıktır.</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'times new roman'">Geçmişten gelirken, şimdiden geçerek geleceğe gider.</span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'times new roman'">Ve tüm zamanlarda yolculuk yapar.’’</span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'times new roman'"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'times new roman'"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'times new roman'">En soğuk kelime nedir diye sorulduğunda, hemen hepimizin aklına gelen sözcük aynıdır: Ölüm...</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'times new roman'">Ölüm; birilerinin dünyadan geçerken, birilerinin dünyaya gelmesiydi. Nakış nakış işlenmesiydi ecel ipliğiyle ömür yakasına. Yaşama olan borcumuzu ödemekti verdiğimiz son nefesle… Hayattan alacağımızın da, hayata vereceğimizin de kalmamasıydı bir bakıma. Yahut ardımızda bıraktığımız insanları anıların arasında öğütmekti tane tane ve sabırdan örülü elekten geçirmekti…</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'times new roman'">Gidenin ardından bir kürek toprak atmaktı kimi zaman, gözyaşları ile o toprağı sulamak ya da sessiz yakarışları sığdırmaktı Fatihalara, Yasinlere…</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'times new roman'">İçimizdeki sessizliğin büyüyerek, yokluk duvarlarına çarpıp, etrafa saçılmasıdıydı kırık dökük. Anıların, izlerin parçalanması. Her bir parçada gidenin aranması...</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'times new roman'">Ölüm; aradıklarımızı, kaybederek, vazgeçerek, can vererek bulmanın adıydı yani. Firak kuyularında vuslata ermek, fenada beka bulmaktı. Acizliğimizin, fakirliğimizin hasretlerimizin, acılarımızın sonu, sonsuzluğun ise başlangıç noktasıydı. Ölüm sonsuzluğa açılan bir pencereydi.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'times new roman'">Penceredeki manzarayı belirleyen ise insanın ta kendisiydi. Kimisi ayrılık dedi ona kimisi özlem… Kiminde Şeb-i Arustu, kiminde terhis tezkeresi. En sevdiği uğruna (Allah Cc) candan geçebilmekti. İsmail’ce [as] bir teslimiyetin yahut İbrahim’ce [as] tevekkülün adıydı ölüm.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'times new roman'">Mevlana Rumi aşık ile maşuk arasında ancak zar gibi olan bir gömleğin çıkarılması olarak anlatır onu..</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'times new roman'">Zahiren bakıldığında, soğuk, korkunç, çirkin bir idam sehpası olarak görünür gerçi…Lakin ardında nice güzellikleri saklayan bir hakikattir o. Ebu Laşey’ e göre ;’’ Ehli iman için ölüm, kulluk vazifesinin bitişi, öteki aleme giden sevdiklerimize kavuşma vesilesi, dünya zindanından cennet bahçelerine bir davettir,mesela.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'times new roman'">Nasıl, tohumun toprağa atılması, o tohumun çürüyüp dağılması gibi görünse de, aslında perde arkasında gayet muntazam bir yoğuruşla o topraktan boy vererek yeniden doğması anlamı taşır. İşte ölüm de öyle bir dönüşümü hakikatinde taşır!</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'times new roman'">Hâsılı, mademki ölüm; bir yok oluş, kayboluş, bitiş değil; yeniden doğuş, diriliş, uyanış… O halde zamanın Bedii’ ne kulak vermeli ve onun dediği gibi nefsimize demeli;</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'times new roman'">‘’... Ey nefis! Başta Habibullah, bütün ahbabların kabrin öbür tarafındadır. Burada kalan bir iki tane ise, onlarda gidiyorlar. Ölümden ürküp, kabirden korkup, başını çevirme. Merdane kabre bak, dinle ne talep eder.Erkekçesine ölümün yüzüne gül; bak ne ister. Sakın gafil olup ikinci adama benzeme...’’</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'times new roman'">Şimdi, yaptıklarımızı, yaşadıklarımızı, mihenke vurma vakti. Ölüm de doğum gibi bir gerçek olduğuna göre ona hazırlanma, onu daha sık hatırlama vakti. İnsan dediğin ömrü yolda geçen bir varlıktır. Geçmişten gelir, şimdiye uğrar, geleceğe gider. Tüm zamanlarda yolculuk yapar yani.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'times new roman'">Hepimiz hayat treninin farklı vagonlarında yolculuk yapsak da aynı durakta ineceğiz. O son durakta bize eşlik eden, yol arkadaşımız olan imanımızı kavileştirenler kervanında olanlara müjdeler olsun, binler selam olsun... </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'times new roman'"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'times new roman'"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'times new roman'"> Elmas Kılıç </span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="nurul reþha, post: 301981, member: 1008015"] [CENTER] [ATTACH=CONFIG]1442[/ATTACH] [ATTACH=CONFIG]1443[/ATTACH] [ATTACH=CONFIG]1444[/ATTACH] [FONT=times new roman]‘’ İnsan dediğin ömrü yolda geçen bir varlıktır.[/FONT] [FONT=times new roman]Geçmişten gelirken, şimdiden geçerek geleceğe gider.[/FONT] [FONT=times new roman]Ve tüm zamanlarda yolculuk yapar.’’[/FONT][/CENTER] [SIZE=3][FONT=times new roman] [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=times new roman]En soğuk kelime nedir diye sorulduğunda, hemen hepimizin aklına gelen sözcük aynıdır: Ölüm... Ölüm; birilerinin dünyadan geçerken, birilerinin dünyaya gelmesiydi. Nakış nakış işlenmesiydi ecel ipliğiyle ömür yakasına. Yaşama olan borcumuzu ödemekti verdiğimiz son nefesle… Hayattan alacağımızın da, hayata vereceğimizin de kalmamasıydı bir bakıma. Yahut ardımızda bıraktığımız insanları anıların arasında öğütmekti tane tane ve sabırdan örülü elekten geçirmekti… Gidenin ardından bir kürek toprak atmaktı kimi zaman, gözyaşları ile o toprağı sulamak ya da sessiz yakarışları sığdırmaktı Fatihalara, Yasinlere… İçimizdeki sessizliğin büyüyerek, yokluk duvarlarına çarpıp, etrafa saçılmasıdıydı kırık dökük. Anıların, izlerin parçalanması. Her bir parçada gidenin aranması... Ölüm; aradıklarımızı, kaybederek, vazgeçerek, can vererek bulmanın adıydı yani. Firak kuyularında vuslata ermek, fenada beka bulmaktı. Acizliğimizin, fakirliğimizin hasretlerimizin, acılarımızın sonu, sonsuzluğun ise başlangıç noktasıydı. Ölüm sonsuzluğa açılan bir pencereydi. Penceredeki manzarayı belirleyen ise insanın ta kendisiydi. Kimisi ayrılık dedi ona kimisi özlem… Kiminde Şeb-i Arustu, kiminde terhis tezkeresi. En sevdiği uğruna (Allah Cc) candan geçebilmekti. İsmail’ce [as] bir teslimiyetin yahut İbrahim’ce [as] tevekkülün adıydı ölüm. Mevlana Rumi aşık ile maşuk arasında ancak zar gibi olan bir gömleğin çıkarılması olarak anlatır onu.. Zahiren bakıldığında, soğuk, korkunç, çirkin bir idam sehpası olarak görünür gerçi…Lakin ardında nice güzellikleri saklayan bir hakikattir o. Ebu Laşey’ e göre ;’’ Ehli iman için ölüm, kulluk vazifesinin bitişi, öteki aleme giden sevdiklerimize kavuşma vesilesi, dünya zindanından cennet bahçelerine bir davettir,mesela. Nasıl, tohumun toprağa atılması, o tohumun çürüyüp dağılması gibi görünse de, aslında perde arkasında gayet muntazam bir yoğuruşla o topraktan boy vererek yeniden doğması anlamı taşır. İşte ölüm de öyle bir dönüşümü hakikatinde taşır! Hâsılı, mademki ölüm; bir yok oluş, kayboluş, bitiş değil; yeniden doğuş, diriliş, uyanış… O halde zamanın Bedii’ ne kulak vermeli ve onun dediği gibi nefsimize demeli; ‘’... Ey nefis! Başta Habibullah, bütün ahbabların kabrin öbür tarafındadır. Burada kalan bir iki tane ise, onlarda gidiyorlar. Ölümden ürküp, kabirden korkup, başını çevirme. Merdane kabre bak, dinle ne talep eder.Erkekçesine ölümün yüzüne gül; bak ne ister. Sakın gafil olup ikinci adama benzeme...’’ Şimdi, yaptıklarımızı, yaşadıklarımızı, mihenke vurma vakti. Ölüm de doğum gibi bir gerçek olduğuna göre ona hazırlanma, onu daha sık hatırlama vakti. İnsan dediğin ömrü yolda geçen bir varlıktır. Geçmişten gelir, şimdiye uğrar, geleceğe gider. Tüm zamanlarda yolculuk yapar yani. Hepimiz hayat treninin farklı vagonlarında yolculuk yapsak da aynı durakta ineceğiz. O son durakta bize eşlik eden, yol arkadaşımız olan imanımızı kavileştirenler kervanında olanlara müjdeler olsun, binler selam olsun... [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=times new roman] [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=times new roman] Elmas Kılıç [/FONT][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Hayat Gider İzi Kalır
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst