Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Lem'alar
Hayatın Neticesi Nedir?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 7557" data-attributes="member: 1"><p><strong>ÜÇÜNCÜ REMİZ</strong></p><p></p><p>Yirmi dokuzuncu hassasında denilmiştir ki: Kâinatın neticesi hayat olduğu gibi, hayatın neticesi olan şükür ve ibadet dahi, kâinatın sebeb-i hilkati ve ille-i gayesi ve maksud neticesidir.</p><p></p><p>Evet, bu kâinatın Sâni-i Hayy-ı Kayyûmu, bu kadar hadsiz envâ-ı nimetiyle kendini zîhayatlara bildirip sevdirdiğine mukabil, elbette zîhayatlardan o nimetlere karşı teşekkür; ve sevdirmesine mukabil sevmelerini; ve kıymettar san’atlarına mukabil medh ü senâ etmelerini; ve evâmir-i Rabbânîsine karşı itaat ve ubudiyetle mukabele etmelerini ister.</p><p></p><p>İşte bu sırr-ı rububiyete göre teşekkür ve ubudiyet, bütün envâ-ı hayatın ve dolayısıyla bütün kâinatın en ehemmiyetli gayesi olduğundandır ki, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan pek çok hararetle ve şiddetle ve halâvetle şükür ve ibadete sevk ediyor. Ve “İbadet Cenâb-ı Hakka mahsus ve şükür Ona lâyık ve hamd Ona hastır” diye çok tekrarla beyan ediyor. Demek bu şükür ve ibadet doğrudan doğruya Mâlik-i Hakikîsine gitmek lâzım olduğunu ifade için, hayatı bütün şuûnâtıyla perdesiz kabza-i tasarrufunda tutmasına delâlet eden</p><p></p><p><span style="font-size: 15px">وَهُوَ الَّذِى يُحْيِـى وَيُمِيتُ وَلَهُ اخْتِلاَفُ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ</span></p><p><img src="http://www.sorularlarisaleinur.com/images/rakam_1.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> </p><p></p><p><span style="font-size: 15px">وَهُوَ الَّذِى يُحْيِـى وَيُمِيتُ فَاِذَا قَضٰىۤ اَمْرًا فَاِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ</span></p><p><img src="http://www.sorularlarisaleinur.com/images/rakam_2.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> </p><p></p><p><span style="font-size: 15px">فَيُحْيِـى بِهِ اْلاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا</span></p><p><img src="http://www.sorularlarisaleinur.com/images/rakam_3.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> </p><p></p><p>gibi âyetler, pek sarih bir surette vasıtaları nefyedip, doğrudan doğruya hayatı Hayy-ı Kayyûmun dest-i kudretine münhasıran veriyor.</p><p></p><p>Evet, minnettarlık ve teşekkürü davet eden ve muhabbet ve senâ hissini tahrik eden, hayattan sonra rızık ve şifa ve yağmur gibi vesile-i şükran şeyler dahi doğrudan doğruya Zât-ı Rezzâk-ı Şâfîye ait olduğunu, esbab ve vesait bir perde olduğunu,</p><p></p><p><img src="http://www.sorularlarisaleinur.com/images/rakam_5.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /><span style="font-size: 15px">وَاِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ</span><img src="http://www.sorularlarisaleinur.com/images/rakam_4.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /><span style="font-size: 15px">هُوَ الرَّزَّاقُ ذُو الْقُوَّةِ الْمَتِين</span></p><p><span style="font-size: 15px">وَهُوَ الَّذِى يُنَزِّلُ الْغَيْثَ مِنْ بَعْدِ مَا قَنَطُوا</span></p><p><img src="http://www.sorularlarisaleinur.com/images/rakam_1.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> </p><p></p><p>gibi âyetlerle, rızık, şifa ve yağmur münhasıran Zât-ı Hayy-ı Kayyûmun kudretine hastır. Perdesiz, Ondan geldiğini ifade için, kaide-i nahviyece alâmeti hasr ve tahsis olan <span style="font-size: 15px">هُوَ الَّذِى , هُوَ الرَّزَّاقُ</span> ifade etmiştir. İlâçlara hâsiyetleri veren ve tesiri halk eden, ancak o Şâfî-i Hakikîdir.</p><p></p><p></p><p><strong><img src="http://www.sorularlarisaleinur.com/images/rakam_1.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> </strong> : “Dirilten de, öldüren de Odur. Geceyle gündüzü değiştirmek de Onun eseridir.” Mü’minûn Sûresi, </p><p> <strong><img src="http://www.sorularlarisaleinur.com/images/rakam_2.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> </strong> : “Dirilten de Odur, öldüren de. O birşeyin olmasını dilediği zaman Onun işi sadece ‘Ol’ demektir; o da oluverir.” Mü’min Sûresi, 40:68. </p><p> <strong><img src="http://www.sorularlarisaleinur.com/images/rakam_3.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> </strong> : “Yeryüzünü ölümünün ardından diriltir.” Rum Sûresi, 30:24. </p><p> <strong><img src="http://www.sorularlarisaleinur.com/images/rakam_4.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> </strong> : “Rızık veren, mutlak kudret ve kuvvet sahibi olan Odur.” Zâriyat Sûresi, 51:58. </p><p> <strong><img src="http://www.sorularlarisaleinur.com/images/rakam_5.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> </strong> : “Hastalandığımda bana şifa veren Odur.” Şuarâ Sûresi, 26:80.</p><p><strong><img src="http://www.sorularlarisaleinur.com/images/rakam_1.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> </strong> : “İnsanlar ümitsizliğe düştüklerinde yağmuru indiren Odur.” Şûrâ Sûresi, 42:28.</p><p></p><p style="text-align: right"><strong>Otuzuncu Lema</strong></p> <p style="text-align: right"></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 7557, member: 1"] [B]ÜÇÜNCÜ REMİZ[/B] Yirmi dokuzuncu hassasında denilmiştir ki: Kâinatın neticesi hayat olduğu gibi, hayatın neticesi olan şükür ve ibadet dahi, kâinatın sebeb-i hilkati ve ille-i gayesi ve maksud neticesidir. Evet, bu kâinatın Sâni-i Hayy-ı Kayyûmu, bu kadar hadsiz envâ-ı nimetiyle kendini zîhayatlara bildirip sevdirdiğine mukabil, elbette zîhayatlardan o nimetlere karşı teşekkür; ve sevdirmesine mukabil sevmelerini; ve kıymettar san’atlarına mukabil medh ü senâ etmelerini; ve evâmir-i Rabbânîsine karşı itaat ve ubudiyetle mukabele etmelerini ister. İşte bu sırr-ı rububiyete göre teşekkür ve ubudiyet, bütün envâ-ı hayatın ve dolayısıyla bütün kâinatın en ehemmiyetli gayesi olduğundandır ki, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan pek çok hararetle ve şiddetle ve halâvetle şükür ve ibadete sevk ediyor. Ve “İbadet Cenâb-ı Hakka mahsus ve şükür Ona lâyık ve hamd Ona hastır” diye çok tekrarla beyan ediyor. Demek bu şükür ve ibadet doğrudan doğruya Mâlik-i Hakikîsine gitmek lâzım olduğunu ifade için, hayatı bütün şuûnâtıyla perdesiz kabza-i tasarrufunda tutmasına delâlet eden [SIZE=4]وَهُوَ الَّذِى يُحْيِـى وَيُمِيتُ وَلَهُ اخْتِلاَفُ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ[/SIZE] [IMG]http://www.sorularlarisaleinur.com/images/rakam_1.gif[/IMG] [SIZE=4]وَهُوَ الَّذِى يُحْيِـى وَيُمِيتُ فَاِذَا قَضٰىۤ اَمْرًا فَاِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ[/SIZE] [IMG]http://www.sorularlarisaleinur.com/images/rakam_2.gif[/IMG] [SIZE=4]فَيُحْيِـى بِهِ اْلاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا[/SIZE] [IMG]http://www.sorularlarisaleinur.com/images/rakam_3.gif[/IMG] gibi âyetler, pek sarih bir surette vasıtaları nefyedip, doğrudan doğruya hayatı Hayy-ı Kayyûmun dest-i kudretine münhasıran veriyor. Evet, minnettarlık ve teşekkürü davet eden ve muhabbet ve senâ hissini tahrik eden, hayattan sonra rızık ve şifa ve yağmur gibi vesile-i şükran şeyler dahi doğrudan doğruya Zât-ı Rezzâk-ı Şâfîye ait olduğunu, esbab ve vesait bir perde olduğunu, [IMG]http://www.sorularlarisaleinur.com/images/rakam_5.gif[/IMG][SIZE=4]وَاِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ[/SIZE][IMG]http://www.sorularlarisaleinur.com/images/rakam_4.gif[/IMG][SIZE=4]هُوَ الرَّزَّاقُ ذُو الْقُوَّةِ الْمَتِين[/SIZE] [SIZE=4]وَهُوَ الَّذِى يُنَزِّلُ الْغَيْثَ مِنْ بَعْدِ مَا قَنَطُوا[/SIZE] [IMG]http://www.sorularlarisaleinur.com/images/rakam_1.gif[/IMG] gibi âyetlerle, rızık, şifa ve yağmur münhasıran Zât-ı Hayy-ı Kayyûmun kudretine hastır. Perdesiz, Ondan geldiğini ifade için, kaide-i nahviyece alâmeti hasr ve tahsis olan [SIZE=4]هُوَ الَّذِى , هُوَ الرَّزَّاقُ[/SIZE] ifade etmiştir. İlâçlara hâsiyetleri veren ve tesiri halk eden, ancak o Şâfî-i Hakikîdir. [B][IMG]http://www.sorularlarisaleinur.com/images/rakam_1.gif[/IMG] [/B] : “Dirilten de, öldüren de Odur. Geceyle gündüzü değiştirmek de Onun eseridir.” Mü’minûn Sûresi, [B][IMG]http://www.sorularlarisaleinur.com/images/rakam_2.gif[/IMG] [/B] : “Dirilten de Odur, öldüren de. O birşeyin olmasını dilediği zaman Onun işi sadece ‘Ol’ demektir; o da oluverir.” Mü’min Sûresi, 40:68. [B][IMG]http://www.sorularlarisaleinur.com/images/rakam_3.gif[/IMG] [/B] : “Yeryüzünü ölümünün ardından diriltir.” Rum Sûresi, 30:24. [B][IMG]http://www.sorularlarisaleinur.com/images/rakam_4.gif[/IMG] [/B] : “Rızık veren, mutlak kudret ve kuvvet sahibi olan Odur.” Zâriyat Sûresi, 51:58. [B][IMG]http://www.sorularlarisaleinur.com/images/rakam_5.gif[/IMG] [/B] : “Hastalandığımda bana şifa veren Odur.” Şuarâ Sûresi, 26:80. [B][IMG]http://www.sorularlarisaleinur.com/images/rakam_1.gif[/IMG] [/B] : “İnsanlar ümitsizliğe düştüklerinde yağmuru indiren Odur.” Şûrâ Sûresi, 42:28. [RIGHT][B]Otuzuncu Lema[/B] [/RIGHT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Lem'alar
Hayatın Neticesi Nedir?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst