Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
Hayat'üs Sahabe
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="memluk" data-source="post: 177189" data-attributes="member: 9260"><p><span style="font-family: 'Arial'">hz HABBÂB BİN ERET</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial'">Hz. Habbâb demirci olup, kılıç yapardı. Peygamber efendimiz onun dükkânına gider, onunla görüşürdü. Bu görüşmelerinin netîcesinde Hz. Habbâb Müslüman olmuş, ebedî saâdet yolunu tutmuştu.</span></p><p> </p><p><strong><span style="color: #ff8000"><span style="font-family: 'Arial'">Müşriklerden hiç çekinmedi</span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial'">Hz. Habbâb koruyucusuz olmasına rağmen, Müslüman olduğunu açıklamaktan çekinmemişti. Kureyşli müşrikler onun İslâma girdiğini duyunca, ona işkence ve eziyet etmeye başladılar.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial'">Çıplak vücuduna demir gömlek giydirip, en sıcak günde, Ramdâ’da, vücudunun yağı eritilircesine, güneş altında tutulduğu da olurdu.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial'">Güneşten kızgın hâle gelmiş, ya da ateşle kızdırılmış olan taşa, çıplak sırtı bastırıldığı hâlde, söyletmek istedikleri küfrü gerektiren sözleri, ona söyletemezlerdi! O büyük bir îmânla;</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong>- Allah birdir, Muhammed aleyhisselâm O’nun Peygamberidir,</strong> diye haykırırdı.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial'">Bunun üzerine müşrikler hırslarından deliye döner, daha fazla işkence yapmaya başlarlardı. Nitekim müşrikler, bir gün, onu yakalayıp soydular. Düz bir yerde yaktıkları ateşin içine, sırtüstü yatırdılar. İçlerinden birisi, ayağı ile onun göğsünün üzerine basıp, ateş sönünceye kadar, kendisini o hâlde tuttu.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial'">Yıllar geçtiği hâlde bile, Habbâb’ın sırtındaki yanıkların izleri, alacaları kaybolmadı!</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial'">Hz. Ömer, Halîfeliği sırasında, Habbâb’a, müşriklerden çektiği işkenceyi sormuştu. Habbâb dedi ki:</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial'">- Ey mü’minlerin emîri! Bak sırtıma!</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial'">Hz. Ömer, onun sırtına bakınca buyurdu ki:</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong>- Doğrusu ben, insan sırtının bugünkü gibisini hiç görmemiştim!</strong></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial'">Bunun üzerine, Habbâb dedi ki:</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial'">- Benim için bir ateş yakmışlardı da, ben, onun üzerine sürüklenip atılmıştım. O ateşi, ancak benim sırt etimin yağı söndürmüştü!</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial'">Zâlim müşrik kadın Ümmü Enmâr, himâyesinde olan Hz. Habbâb’ın Müslüman olduğunu öğrenince, şaşkına dönmüştü. Ona göre olacak bir şey değildi. Şirk ve küfür kirleriyle, kalbi simsiyah olmuş, basireti körelmiş bu zavallı, Habbâb’ın kalbindeki îmân nûrunu nereden görebilecekti? Gözleri bakıyor, ama hakîkati göremiyordu.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial'">İşte bu Ümmü Enmâr da, ateşte kızdırdığı demirle, Habbâb’ın başını dağlardı.</span></p><p> </p><p><strong><span style="color: #ff8000"><span style="font-family: 'Arial'">Habbâb'a yardım et!</span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial'">Habbâb; Peygamberimize varıp Ümmü Enmâr’ın yaptıklarını arzetti. Bunun üzerine Peygamberimiz; <strong>“Allahım! Habbâb’a, yardım et!”</strong> diyerek duâ edince, Ümmü Enmâr, başından, bir derde tutulup, köpeklerle birlikte ulur oldu!</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial'">Kendisine, “Başını, dağlat” diye tavsiye edildi. Bunun üzerine, Habbâb; demiri, alır, ateşte kızdırır, Ümmü Enmâr’ın başını, onunla dağlardı! Zâlimin zulmü elbette hesapsız ve cezâsız kalmayacaktı. Böylece adâlet-i İlâhi tecelli etmiş. Bu sefer Hz. Habbâb, onun isteği üzerine Ümmü Enmâr’ın başını dağlıyordu.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial'">Hz. Habbâb, Resûlullahın bütün gazâlarına iştirak etti. Küçük seriyyelerden ba’zılarında da bulunmuştur.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial'">Hz. Ebû Bekir devrinde, yalancı peygamberlerle yapılan muharebelere ve Sûriye taraflarında yapılan seferlere de katılmıştır. 657’de memleketi Kûfe şehrinde vefât etti.</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="memluk, post: 177189, member: 9260"] [FONT=Arial]hz HABBÂB BİN ERET[/FONT] [FONT=Arial][/FONT] [FONT=Arial]Hz. Habbâb demirci olup, kılıç yapardı. Peygamber efendimiz onun dükkânına gider, onunla görüşürdü. Bu görüşmelerinin netîcesinde Hz. Habbâb Müslüman olmuş, ebedî saâdet yolunu tutmuştu.[/FONT] [B][COLOR=#ff8000][FONT=Arial]Müşriklerden hiç çekinmedi[/FONT][/COLOR][/B] [FONT=Arial]Hz. Habbâb koruyucusuz olmasına rağmen, Müslüman olduğunu açıklamaktan çekinmemişti. Kureyşli müşrikler onun İslâma girdiğini duyunca, ona işkence ve eziyet etmeye başladılar.[/FONT] [FONT=Arial]Çıplak vücuduna demir gömlek giydirip, en sıcak günde, Ramdâ’da, vücudunun yağı eritilircesine, güneş altında tutulduğu da olurdu.[/FONT] [FONT=Arial]Güneşten kızgın hâle gelmiş, ya da ateşle kızdırılmış olan taşa, çıplak sırtı bastırıldığı hâlde, söyletmek istedikleri küfrü gerektiren sözleri, ona söyletemezlerdi! O büyük bir îmânla;[/FONT] [FONT=Arial][B]- Allah birdir, Muhammed aleyhisselâm O’nun Peygamberidir,[/B] diye haykırırdı.[/FONT] [FONT=Arial]Bunun üzerine müşrikler hırslarından deliye döner, daha fazla işkence yapmaya başlarlardı. Nitekim müşrikler, bir gün, onu yakalayıp soydular. Düz bir yerde yaktıkları ateşin içine, sırtüstü yatırdılar. İçlerinden birisi, ayağı ile onun göğsünün üzerine basıp, ateş sönünceye kadar, kendisini o hâlde tuttu.[/FONT] [FONT=Arial]Yıllar geçtiği hâlde bile, Habbâb’ın sırtındaki yanıkların izleri, alacaları kaybolmadı![/FONT] [FONT=Arial]Hz. Ömer, Halîfeliği sırasında, Habbâb’a, müşriklerden çektiği işkenceyi sormuştu. Habbâb dedi ki:[/FONT] [FONT=Arial]- Ey mü’minlerin emîri! Bak sırtıma![/FONT] [FONT=Arial]Hz. Ömer, onun sırtına bakınca buyurdu ki:[/FONT] [FONT=Arial][B]- Doğrusu ben, insan sırtının bugünkü gibisini hiç görmemiştim![/B][/FONT] [FONT=Arial]Bunun üzerine, Habbâb dedi ki:[/FONT] [FONT=Arial]- Benim için bir ateş yakmışlardı da, ben, onun üzerine sürüklenip atılmıştım. O ateşi, ancak benim sırt etimin yağı söndürmüştü![/FONT] [FONT=Arial]Zâlim müşrik kadın Ümmü Enmâr, himâyesinde olan Hz. Habbâb’ın Müslüman olduğunu öğrenince, şaşkına dönmüştü. Ona göre olacak bir şey değildi. Şirk ve küfür kirleriyle, kalbi simsiyah olmuş, basireti körelmiş bu zavallı, Habbâb’ın kalbindeki îmân nûrunu nereden görebilecekti? Gözleri bakıyor, ama hakîkati göremiyordu.[/FONT] [FONT=Arial]İşte bu Ümmü Enmâr da, ateşte kızdırdığı demirle, Habbâb’ın başını dağlardı.[/FONT] [B][COLOR=#ff8000][FONT=Arial]Habbâb'a yardım et![/FONT][/COLOR][/B] [FONT=Arial]Habbâb; Peygamberimize varıp Ümmü Enmâr’ın yaptıklarını arzetti. Bunun üzerine Peygamberimiz; [B]“Allahım! Habbâb’a, yardım et!”[/B] diyerek duâ edince, Ümmü Enmâr, başından, bir derde tutulup, köpeklerle birlikte ulur oldu![/FONT] [FONT=Arial]Kendisine, “Başını, dağlat” diye tavsiye edildi. Bunun üzerine, Habbâb; demiri, alır, ateşte kızdırır, Ümmü Enmâr’ın başını, onunla dağlardı! Zâlimin zulmü elbette hesapsız ve cezâsız kalmayacaktı. Böylece adâlet-i İlâhi tecelli etmiş. Bu sefer Hz. Habbâb, onun isteği üzerine Ümmü Enmâr’ın başını dağlıyordu.[/FONT] [FONT=Arial]Hz. Habbâb, Resûlullahın bütün gazâlarına iştirak etti. Küçük seriyyelerden ba’zılarında da bulunmuştur.[/FONT] [FONT=Arial]Hz. Ebû Bekir devrinde, yalancı peygamberlerle yapılan muharebelere ve Sûriye taraflarında yapılan seferlere de katılmıştır. 657’de memleketi Kûfe şehrinde vefât etti.[/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
Hayat'üs Sahabe
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst