Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Hayır ve İyilik Yarışı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 547760" data-attributes="member: 1004566"><p>Hayır ve İyilik Yarışı</p><p></p><p></p><p></p><p>Cenâb-ı Hak buyuruyor:</p><p></p><p>“Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve rızık olarak yerden size çıkardıklarımızdan hayra harcayın. Size verilse, gözünüzü yummadan alamayacağınız kötü malı, hayır diye vermeye kalkışmayın. Biliniz ki Allah zengindir, övgüye lâyıktır.” (Bakara, 267)</p><p></p><p>Rasûlullah (sav) buyurdular:</p><p></p><p>“Allah Teâlâ cömerttir, ihsan sâhibidir; cömertliği ve yüksek ahlâkı sever…” (Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, I, 60)</p><p></p><p>Medine'de en fazla hurmalığı bulunan Ebû Talha el-Ensârî idi. En çok sevdiği hurma bahçesi de, Mescid-i nebevî'nin tam karşısındaki "Beyruhâ" idi. Onu dünyalara değişmezdi. Zira Peygamber Efendimiz zaman zaman bu bahçeyi şereflendirir, oradaki tatlı sudan içerdi. "Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça en iyiye eremezsiniz" âyeti inince Ebû Talha doğruca Peygamber (as)'ın yanına gitti ve en değerli hurma bahçesini Allah rızâsı için sadaka ettiğini, onu âhiret azığı yaptığını söyledi; Beyruhâ'yı istediği gibi kullanabileceğini belirtti. Resûl-i Ekrem Ebû Talha'yı "Âferin sana! Kârlı mal dediğin işte budur!" diye takdir ve tebrik ettikten sonra bahçeyi akrabalarına vermesini söyledi. O da başüstüne diyerek o kocaman bahçeyi akrabası ve amcaoğulları arasında taksim etti (Buhârî, Zekât 44; Müslim, Zekât 42, 43). Kendilerine bu bahçeyi paylaştırdığı akrabasından sadece birinin, ileriki yıllarda hissesini yirmi bin koyun alacak bir para karşılığında sattığını söylersek, Ebû Talha'nın âhiret evine yaptığı harcamanın değerini daha iyi anlayabiliriz.</p><p></p><p>Bizim "Falan yerdeki arsalar değerleniyormuş, birkaç parsel de biz alalım" diye hemen oraya yatırım yaptığımız gibi, ashâb-i kirâm efendilerimiz de nerede daha çok sevap varsa yatırımı oraya yaparlardı. Hz. Ömer'in de "Semğ" adlı bir hurma bahçesi vardı. Hayır ve iyilik yarışında herkesi geride bırakmaya çalıştığını bildiğimiz bu büyük insan Resûl-i Ekrem'in huzuruna gelerek:</p><p></p><p>- Yâ Resûlallah! Bana göre en iyi hurmalık benim hurmalığımdır. Temiz kazancımla aldığım bu bahçeyi vakfetmek istiyorum, dedi. Peygamber-i Zîşân Efendimiz de:</p><p></p><p>- Bu hurmalığın aslını vakfet! Artık o satılmaz, başkasına hibe edilmez, kimseye miras kalmaz. Onun mahsûlü muhtaçlara verilir, buyurdu. Hz. Ömer Resûl-i Ekrem'in buyurduğunu hemen uyguladı. Bahçeden çıkan mahsûl Allah yolunda cihada giden yiğitlere, esirlikten kurtulmak isteyen kölelere, fakirlere, misafirlere, yolculara ve Hz. Ömer'in yakın akrabasına verilirdi (Buhârî, Vesâyâ 22).</p><p></p><p>Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)</p><p></p><p>es-Selâm: Kendisi her türlü eksiklikten sâlim olup, başkalarını da her türlü kötülüklerini meşakkat, minnet, kusur ve âfetten kullarını kurtarıp selâmete çıkaran demektir.</p><p></p><p>Kısa Günün Kârı</p><p></p><p>Sahip olduklarımız içinde en çok hoşumuza giden, bize verildiği takdirde hoşnut kalacağımız şeylerin neler olduğunu güzelce muhâsebe edip infâkımıza onunla seviye kazandırmaya gayret göstermeliyiz. Böylece hayrın kemâline giden yolda mesâfe almalıyız. Kendimizi fakirin yerine koyup, kendimize nasıl infâk edilmesini isteyeceğimizi düşünerek ona göre tasadduk etmeliyiz.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 547760, member: 1004566"] Hayır ve İyilik Yarışı Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve rızık olarak yerden size çıkardıklarımızdan hayra harcayın. Size verilse, gözünüzü yummadan alamayacağınız kötü malı, hayır diye vermeye kalkışmayın. Biliniz ki Allah zengindir, övgüye lâyıktır.” (Bakara, 267) Rasûlullah (sav) buyurdular: “Allah Teâlâ cömerttir, ihsan sâhibidir; cömertliği ve yüksek ahlâkı sever…” (Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, I, 60) Medine'de en fazla hurmalığı bulunan Ebû Talha el-Ensârî idi. En çok sevdiği hurma bahçesi de, Mescid-i nebevî'nin tam karşısındaki "Beyruhâ" idi. Onu dünyalara değişmezdi. Zira Peygamber Efendimiz zaman zaman bu bahçeyi şereflendirir, oradaki tatlı sudan içerdi. "Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça en iyiye eremezsiniz" âyeti inince Ebû Talha doğruca Peygamber (as)'ın yanına gitti ve en değerli hurma bahçesini Allah rızâsı için sadaka ettiğini, onu âhiret azığı yaptığını söyledi; Beyruhâ'yı istediği gibi kullanabileceğini belirtti. Resûl-i Ekrem Ebû Talha'yı "Âferin sana! Kârlı mal dediğin işte budur!" diye takdir ve tebrik ettikten sonra bahçeyi akrabalarına vermesini söyledi. O da başüstüne diyerek o kocaman bahçeyi akrabası ve amcaoğulları arasında taksim etti (Buhârî, Zekât 44; Müslim, Zekât 42, 43). Kendilerine bu bahçeyi paylaştırdığı akrabasından sadece birinin, ileriki yıllarda hissesini yirmi bin koyun alacak bir para karşılığında sattığını söylersek, Ebû Talha'nın âhiret evine yaptığı harcamanın değerini daha iyi anlayabiliriz. Bizim "Falan yerdeki arsalar değerleniyormuş, birkaç parsel de biz alalım" diye hemen oraya yatırım yaptığımız gibi, ashâb-i kirâm efendilerimiz de nerede daha çok sevap varsa yatırımı oraya yaparlardı. Hz. Ömer'in de "Semğ" adlı bir hurma bahçesi vardı. Hayır ve iyilik yarışında herkesi geride bırakmaya çalıştığını bildiğimiz bu büyük insan Resûl-i Ekrem'in huzuruna gelerek: - Yâ Resûlallah! Bana göre en iyi hurmalık benim hurmalığımdır. Temiz kazancımla aldığım bu bahçeyi vakfetmek istiyorum, dedi. Peygamber-i Zîşân Efendimiz de: - Bu hurmalığın aslını vakfet! Artık o satılmaz, başkasına hibe edilmez, kimseye miras kalmaz. Onun mahsûlü muhtaçlara verilir, buyurdu. Hz. Ömer Resûl-i Ekrem'in buyurduğunu hemen uyguladı. Bahçeden çıkan mahsûl Allah yolunda cihada giden yiğitlere, esirlikten kurtulmak isteyen kölelere, fakirlere, misafirlere, yolculara ve Hz. Ömer'in yakın akrabasına verilirdi (Buhârî, Vesâyâ 22). Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri) es-Selâm: Kendisi her türlü eksiklikten sâlim olup, başkalarını da her türlü kötülüklerini meşakkat, minnet, kusur ve âfetten kullarını kurtarıp selâmete çıkaran demektir. Kısa Günün Kârı Sahip olduklarımız içinde en çok hoşumuza giden, bize verildiği takdirde hoşnut kalacağımız şeylerin neler olduğunu güzelce muhâsebe edip infâkımıza onunla seviye kazandırmaya gayret göstermeliyiz. Böylece hayrın kemâline giden yolda mesâfe almalıyız. Kendimizi fakirin yerine koyup, kendimize nasıl infâk edilmesini isteyeceğimizi düşünerek ona göre tasadduk etmeliyiz. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Hayır ve İyilik Yarışı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst