Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Hayırlı Ümmet
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 522672" data-attributes="member: 1004566"><p>Hayırlı Ümmet</p><p>Cenâb-ı Hak buyuruyor:</p><p></p><p>“Siz, insanlığın (iyiliği) için çıkarılmış en hayırlı bir ümmetsiniz. İyiliği emrede, kötülükten sakındırırsınız...” (Âl-i İmrân, 110)</p><p></p><p>Rasûlullah (sav) buyurdular:</p><p></p><p>"Allah katında, kulun şöyle demesinden daha sevimli bir dua yoktur: "Allah'ım! Ümmet-i Muhammed'e umûmî bir rahmet ile merhamet eyle!"" (Ali el-Müttakî, no: 3212, 3702)</p><p></p><p>Hz. Ömer'in torunu olan, İslâm tarihinde beşinci râşid hâlife sayılan Ömer bin Abdülaziz'in gönül dünyasını yansıtan bir hâlini, hanımı Fâtıma şöyle naklediyor:</p><p></p><p>"Bir gün Ömer bin Abdülaziz'in yanına girdim. Namazgâhında oturmuş, elini alnına dayamış, durmadan ağlıyor, gözyaşları yanaklarını ıslatıyordu. Ona, niçin bu hâlde olduğunu sordum. Bana dedi ki:</p><p></p><p>"-Ey Fâtıma! Bu ümmetin en ağır yükü benim omuzlarımda. Ümmet içindeki açlar, fakirler, hasta olup da ilaç bulamayanlar, giyecek elbisesi olmayanlar, boynu bükük yetimler, yalnız başına terk edilmiş dul kadınlar, hakkını arayamayan mazlumlar, küfür ve gurbet diyârındaki müslüman esirler, ihtiyaçlarını karşılayabilmek için çalışma tâkatinden kesilmiş muhtaç, yaşlılar, âile efrâdı kalabalık olan fakir âile reisleri...</p><p></p><p>Yakın ve uzak diyarlardaki böyle mümin kardeşlerimi düşündükçe, yükümün altında eziliyorum. Yarın hesap gününde Rabbim bunlar için beni sorguya çekerse, Rasûlullah (sav) bunlar için bana itâb ve serzenişte bulunursa, ben nasıl cevap verceğim?!..." (İbn-i Kesîr, 9/201)</p><p></p><p>Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)</p><p></p><p>el-Azîm: Pek azametli, pek büyük, zatının ve sıfatının mahiyeti çok yüce olan, aklın, hakîkatinin künhünü ihâtadan âciz kaldığı Yüce Zât demektir.</p><p></p><p>Kısa Günün Kârı</p><p></p><p>Ümmetin derdiyle dertlenen, onların huzur ve saâdeti için kendi huzurunu terk eden fedâkâr gönüllerle, müstesnâ bir faziletler medeniyeti inşâ edildi. O medeniyette zenginler, zekât verecek fakir bulamadıklar. Zira onlar, "komşusu açken tok yatamayan" hayır ümmet idiler.</p><p></p><p>Lügatçe</p><p></p><p>umûmî: Genel.</p><p>diyâr: Ülke, topraklar, yerler, memleket.</p><p>tâkat: Güç, kuvvet, iktidar, erk.</p><p></p><p>"İki Gün Bir Değil" mail servisi bir ALTINOLUK hizmetidir.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 522672, member: 1004566"] Hayırlı Ümmet Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Siz, insanlığın (iyiliği) için çıkarılmış en hayırlı bir ümmetsiniz. İyiliği emrede, kötülükten sakındırırsınız...” (Âl-i İmrân, 110) Rasûlullah (sav) buyurdular: "Allah katında, kulun şöyle demesinden daha sevimli bir dua yoktur: "Allah'ım! Ümmet-i Muhammed'e umûmî bir rahmet ile merhamet eyle!"" (Ali el-Müttakî, no: 3212, 3702) Hz. Ömer'in torunu olan, İslâm tarihinde beşinci râşid hâlife sayılan Ömer bin Abdülaziz'in gönül dünyasını yansıtan bir hâlini, hanımı Fâtıma şöyle naklediyor: "Bir gün Ömer bin Abdülaziz'in yanına girdim. Namazgâhında oturmuş, elini alnına dayamış, durmadan ağlıyor, gözyaşları yanaklarını ıslatıyordu. Ona, niçin bu hâlde olduğunu sordum. Bana dedi ki: "-Ey Fâtıma! Bu ümmetin en ağır yükü benim omuzlarımda. Ümmet içindeki açlar, fakirler, hasta olup da ilaç bulamayanlar, giyecek elbisesi olmayanlar, boynu bükük yetimler, yalnız başına terk edilmiş dul kadınlar, hakkını arayamayan mazlumlar, küfür ve gurbet diyârındaki müslüman esirler, ihtiyaçlarını karşılayabilmek için çalışma tâkatinden kesilmiş muhtaç, yaşlılar, âile efrâdı kalabalık olan fakir âile reisleri... Yakın ve uzak diyarlardaki böyle mümin kardeşlerimi düşündükçe, yükümün altında eziliyorum. Yarın hesap gününde Rabbim bunlar için beni sorguya çekerse, Rasûlullah (sav) bunlar için bana itâb ve serzenişte bulunursa, ben nasıl cevap verceğim?!..." (İbn-i Kesîr, 9/201) Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri) el-Azîm: Pek azametli, pek büyük, zatının ve sıfatının mahiyeti çok yüce olan, aklın, hakîkatinin künhünü ihâtadan âciz kaldığı Yüce Zât demektir. Kısa Günün Kârı Ümmetin derdiyle dertlenen, onların huzur ve saâdeti için kendi huzurunu terk eden fedâkâr gönüllerle, müstesnâ bir faziletler medeniyeti inşâ edildi. O medeniyette zenginler, zekât verecek fakir bulamadıklar. Zira onlar, "komşusu açken tok yatamayan" hayır ümmet idiler. Lügatçe umûmî: Genel. diyâr: Ülke, topraklar, yerler, memleket. tâkat: Güç, kuvvet, iktidar, erk. "İki Gün Bir Değil" mail servisi bir ALTINOLUK hizmetidir. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Hayırlı Ümmet
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst