Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Haznevi Dergahı[genel]
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ashabulyemin" data-source="post: 187729" data-attributes="member: 12602"><p><strong>Nakşi tarikatinin güzellikleri</strong></p><p></p><p><span style="font-size: 12px">HAZNEVİ - NAKŞİ TARİKATININ GÜZELLİKLERİ HAKKINDA ŞEYH</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">İZZEDDİN HAZRETLERİNİN BAZI SÖZLERİ</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Şeyh İzzeddin (k.s.) şöyle buyurdu: ?Bil ki Nakşibendi Tarikatı (Allah kudretiyle onu muhafaza buyursun), sahabenin (Allah cümle ashabdan razı olsun) çoğunun yaşayışını esas alır. Bu tarikat asliyetini ve safiyetini geldiği gibi koruyor. Bu tarikatta ilave olmadığı gibi ondan bir şey de çıkarılmamıştır.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Bu tarikat bütün hal ve hareketlerde adet, ibadet ve muamelelerde Allah-u Tealâ'ya karşı bir huzur içerisinde, bidat olan şeylerden ve ruhsatlardan uzaklaşarak kâmil bir azimet ve sünnete bağlılık içinde zahiren ve bâtınen Allah'a karşı olan kulluğun devamlı olmasından ibarettir.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Bu tarikatta en büyük vasıta Sıddık-ı Ekber olan Ebu Bekir Sıddık (r.a.)'dır. Tarikatın iki rüknü vardır. Bu iki rükün kime nasip olduysa o kimseye sanki bütün üstünlükler ve hayırlar nasip olmuştur. Bunlardan birincisi: Hz. Peygamber'e (<img src="http://www.irsadforum.net/forum/Smileys/default/sav.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />) kemâl derecesinde ittiba etmek. İkincisi ise: Kâmil olan Şeyhe sevgidir.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Yine Şeyh İzzeddin (k.s.) şöyle buyurdu: ?Allame İbn-i Hacer El- Haytemi Fetava-ı Hadissiyye isimli kitabının sonunda Nakşibendi tarikatından bahsederken der ki: ?Sofilerin cehaletinden uzak ve selim olan tarikat yüce olan Nakşi tarikatıdır.? Bu büyük alimin bu şehadeti bu tarikat hakkında şehadet olarak kafidir.?</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Şeyh İzzeddin (k.s.) şöyle buyurdu: ?Apaçık ve tecrübe ile sabit oldu ki, Tevhid derecesine ulaşmak için müride en yakın ve kalıcı olan tarikat Nakşi tarikatıdır. Çünkü bu tarikatın aslı tasavvufa ve Peygambere varis olan mürşidin terbiyesine dayanır. Müridin nezdindeki seyr ve sülûke cezbe mukaddimdir. Bu tarikat şu mubarek sözde ortaya çıkar: "Allah göğsüme neyi koyduysa ben de onu Ebu Bekir'in göğsüne döktüm." (Hadis-i Şerif)</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Bu üstünlüğün mimarı bu incilerin vasıtası Hz. Ebu Bekir'dir. Sünnete ittiba, bidattan uzaklaşma, azimetle amel, rezil işlerden uzaklaşma, fazilet ve ahlâkın güzellikleri ile süslenmeyi şiar edinmiştir.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Şeyh hazretleri (k.s.) şöyle buyurdu: ?Batın ilmini öğrenmek bazı insanların kurtuluşuna sebep olurken, diğer bazılarının helak olmasına sebep olur. Selim bir kalbi olmayan kimseye seyr ve sülük, muamele adabını öğrenmek farz-ı ayındır. Bu hakikat, hem önce gelen hem sonradan gelen alimlerce sabit olmuştur.?</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">?Allame İbn-i Hacer'in Tuhfet-ul Muhtaç kitabı gibi kaynak kitaplar derler ki: ?Selim bir kalb sahibi olmayan herkese kalb hastalıklarının ilacını, kibir, ucb, riya vb. öğrenmesi farzdır. Fakat bu ihtimal farz-ı kifayedir. Tıp ilmini öğrenmenin farz-ı kifaye olduğu gibi.?</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">?Gaye isimli kitabın şerhinde Şafii alimlerinden Hatip Eş-Şirbini şöyle der: ?Taharet; vacip ve sünnet diye ikiye ayrılır. Vacip ise bedeni ve kalbi diye ikiye ayrılır. Kalbi taharet; haset, ucb, kibir gibi. İmam-ı Gazali der ki: ?Kalbi taharetin haddini, sebebini ve ilacını bilmek farzdır.? </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">?En kötü ucb (kişinin kendini beğenmesi), kişinin hatalı görüşünü beğenmesidir. Üstelik bu görüşüyle sevinir, ısrar eder; kimsenin nasihatini kabul etmez, herkese hor bakar. Cenab-ı Allah buyuruyor ki: "De ki (yaptıkları) işler bakımından en çok ziyana uğrayanları, kendileri muhakkak iyi yapıyorlar sanarak dünya hayatında çalışmaları boşa gitmiş olanları size haber vereyim mi ?" (El-Kehf: 103-104)</span></p><p> </p><p><a href="http://irsadforum.net/forum/tasavvuf-(sems-i-islam)/haznevi-genel(gacici-alt-baslik)/" target="_blank">Haznevi genel[gaçici alt başlık]</a></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ashabulyemin, post: 187729, member: 12602"] [b]Nakşi tarikatinin güzellikleri[/b] [SIZE=3]HAZNEVİ - NAKŞİ TARİKATININ GÜZELLİKLERİ HAKKINDA ŞEYH İZZEDDİN HAZRETLERİNİN BAZI SÖZLERİ Şeyh İzzeddin (k.s.) şöyle buyurdu: ?Bil ki Nakşibendi Tarikatı (Allah kudretiyle onu muhafaza buyursun), sahabenin (Allah cümle ashabdan razı olsun) çoğunun yaşayışını esas alır. Bu tarikat asliyetini ve safiyetini geldiği gibi koruyor. Bu tarikatta ilave olmadığı gibi ondan bir şey de çıkarılmamıştır. Bu tarikat bütün hal ve hareketlerde adet, ibadet ve muamelelerde Allah-u Tealâ'ya karşı bir huzur içerisinde, bidat olan şeylerden ve ruhsatlardan uzaklaşarak kâmil bir azimet ve sünnete bağlılık içinde zahiren ve bâtınen Allah'a karşı olan kulluğun devamlı olmasından ibarettir. Bu tarikatta en büyük vasıta Sıddık-ı Ekber olan Ebu Bekir Sıddık (r.a.)'dır. Tarikatın iki rüknü vardır. Bu iki rükün kime nasip olduysa o kimseye sanki bütün üstünlükler ve hayırlar nasip olmuştur. Bunlardan birincisi: Hz. Peygamber'e ([IMG]http://www.irsadforum.net/forum/Smileys/default/sav.gif[/IMG]) kemâl derecesinde ittiba etmek. İkincisi ise: Kâmil olan Şeyhe sevgidir. Yine Şeyh İzzeddin (k.s.) şöyle buyurdu: ?Allame İbn-i Hacer El- Haytemi Fetava-ı Hadissiyye isimli kitabının sonunda Nakşibendi tarikatından bahsederken der ki: ?Sofilerin cehaletinden uzak ve selim olan tarikat yüce olan Nakşi tarikatıdır.? Bu büyük alimin bu şehadeti bu tarikat hakkında şehadet olarak kafidir.? Şeyh İzzeddin (k.s.) şöyle buyurdu: ?Apaçık ve tecrübe ile sabit oldu ki, Tevhid derecesine ulaşmak için müride en yakın ve kalıcı olan tarikat Nakşi tarikatıdır. Çünkü bu tarikatın aslı tasavvufa ve Peygambere varis olan mürşidin terbiyesine dayanır. Müridin nezdindeki seyr ve sülûke cezbe mukaddimdir. Bu tarikat şu mubarek sözde ortaya çıkar: "Allah göğsüme neyi koyduysa ben de onu Ebu Bekir'in göğsüne döktüm." (Hadis-i Şerif) Bu üstünlüğün mimarı bu incilerin vasıtası Hz. Ebu Bekir'dir. Sünnete ittiba, bidattan uzaklaşma, azimetle amel, rezil işlerden uzaklaşma, fazilet ve ahlâkın güzellikleri ile süslenmeyi şiar edinmiştir. Şeyh hazretleri (k.s.) şöyle buyurdu: ?Batın ilmini öğrenmek bazı insanların kurtuluşuna sebep olurken, diğer bazılarının helak olmasına sebep olur. Selim bir kalbi olmayan kimseye seyr ve sülük, muamele adabını öğrenmek farz-ı ayındır. Bu hakikat, hem önce gelen hem sonradan gelen alimlerce sabit olmuştur.? ?Allame İbn-i Hacer'in Tuhfet-ul Muhtaç kitabı gibi kaynak kitaplar derler ki: ?Selim bir kalb sahibi olmayan herkese kalb hastalıklarının ilacını, kibir, ucb, riya vb. öğrenmesi farzdır. Fakat bu ihtimal farz-ı kifayedir. Tıp ilmini öğrenmenin farz-ı kifaye olduğu gibi.? ?Gaye isimli kitabın şerhinde Şafii alimlerinden Hatip Eş-Şirbini şöyle der: ?Taharet; vacip ve sünnet diye ikiye ayrılır. Vacip ise bedeni ve kalbi diye ikiye ayrılır. Kalbi taharet; haset, ucb, kibir gibi. İmam-ı Gazali der ki: ?Kalbi taharetin haddini, sebebini ve ilacını bilmek farzdır.? ?En kötü ucb (kişinin kendini beğenmesi), kişinin hatalı görüşünü beğenmesidir. Üstelik bu görüşüyle sevinir, ısrar eder; kimsenin nasihatini kabul etmez, herkese hor bakar. Cenab-ı Allah buyuruyor ki: "De ki (yaptıkları) işler bakımından en çok ziyana uğrayanları, kendileri muhakkak iyi yapıyorlar sanarak dünya hayatında çalışmaları boşa gitmiş olanları size haber vereyim mi ?" (El-Kehf: 103-104)[/SIZE] [SIZE=3][/SIZE] [url=http://irsadforum.net/forum/tasavvuf-(sems-i-islam)/haznevi-genel(gacici-alt-baslik)/]Haznevi genel[gaçici alt başlık][/url] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Haznevi Dergahı[genel]
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst