Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
Hazret-i Ebûbekir ile Hazret-i Ömer'in Münazarası
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="genc_kalem" data-source="post: 152996" data-attributes="member: 15919"><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: teal"><strong>Birgün hazret-i Ebû Bekr ile hazret-i Ömer “radıyallahü anhümâ” bir husûs için, birbiriyle münâzea etdiler [çekişdiler]. Hattâ, hazret-i Ebû Bekr hazret-i Ömere bir mikdâr sert olarak söyledi. Biraz durdukdan sonra, hazret-i Ebû Bekr pişmân olup, hazret-i Ömerden özürler diledi. Hazret-i Ömer iltifât etmedi. Se’âdethânelerine [evine] gitdi. </strong></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: teal"><strong>Hazret-i Ebû Bekr gördü ki, hazret-i Ömer afv etmedi. Bu üzüntü ile, hazret-i Habîbullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” huzûrlarına vardı. Habîb-i ekrem gördü ki, hazret-i Ebû Bekrin şekli değişmiş. Mubârek derisinde değişiklik var. Süâl buyurdular ki, yâ Sıddîk sana ne oldu ki, böyle üzüntülüsün.</strong></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: teal"><strong>Hazret-i Ebû Bekrin gözlerinden yaş akıp, dedi ki, yâ Resûlallah! Bir husûs için hazret-i Ömer ile münâzea edip, bir mikdâr gadab ile, söylemişdim. Onun için hâtırı kırılmış [gücenmiş]. Sonra hatâmı bilip, afv diledim. Kabûl eylemedi. Yâ Resûlallah, huzûrunuza geldim. Benim hâlim nice olur. Kıyâmet gününde eğer Ömer yakama yapışırsa, bana inâyet, hâlime rahm eyle; deyip ağladı. </strong></span></span></span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: teal"><strong>Hazret-i Fahri âlem üç kerre düâ eyledi ki, yâ Rabbî! Ebû Bekrin bütün günâhlarını afv eyle; Ömerin bile. [ya’nî hazret-i Ömerin günâhını da afv eyle!] Meğer hazret-i Ömer “radıyallahü teâlâ anh” de hazret-i Ebû Bekrin ricâsını kabûl etmediğine pişmân olmuşdu. </strong></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: teal"><strong>Hazret-i Ebû Bekrin evleri tarafına gitdi. Kapının önüne gelip, hazret-i Ebû Bekri sordu. Habîb-i ekrem hazretlerine gitdi diye cevâb verdiler. Hazret-i Ömer de varıp, Server-i kâinâtın huzûr-ı şerîflerine yüz sürdükde, gördü ki, bir tarafda hazret-i Ebû Bekr oturur. Bir tarafında hazret-i Ebüdderdâ oturur.</strong></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: teal"><strong>Ondan sonra Habîb-i ekrem hazretleri buyurdular ki, Hak Sübhânehü ve teâlâ hazretleri beni sizlere Peygamber gönderdi. Cümleniz tekzîb etdiniz [inanmadınız]. Ammâ Ebû Bekr-i Sıddîk tasdîk eyledi. Cân ve baş ve bütün mal ve menâl ile, ehliyle ve iyâliyle benim uğrumda kalben kıyâm gösterip, bir ân ayrılmadı. Neden Ebû Bekrin kıymetini bilmeyip, rencîde edersiniz. İnsâf mıdır. Bilmez misiniz ki, Ebû Bekre olan riâyet ve hurmet bizedir. Onun hâtırını gözetmek, bizim hâtırımızı gözetmek gibidir.</strong></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: teal"><strong>Hazret-i Ömer “radıyallahü anh” bu [azarlama şeklindeki] kelâmı işitdikden sonra, kalkıp, Ebû Bekr tarafına gidip, hazret-i Ebû Bekr de karşılayıp, birbiriyle müsâfeha edip, özr dilediler.</strong></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: #ffffff"><span style="font-size: 9px"><span style="color: blue"><strong>*MENÂKIB-I ÇİHÂR</strong></span></span></span></p><p><span style="color: #ffffff"><span style="font-size: 9px"><span style="color: blue"><strong>YÂR-İ GÜZÎN isimli eserden alınmıştır.</strong></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="genc_kalem, post: 152996, member: 15919"] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=teal][B]Birgün hazret-i Ebû Bekr ile hazret-i Ömer “radıyallahü anhümâ” bir husûs için, birbiriyle münâzea etdiler [çekişdiler]. Hattâ, hazret-i Ebû Bekr hazret-i Ömere bir mikdâr sert olarak söyledi. Biraz durdukdan sonra, hazret-i Ebû Bekr pişmân olup, hazret-i Ömerden özürler diledi. Hazret-i Ömer iltifât etmedi. Se’âdethânelerine [evine] gitdi. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=teal][B]Hazret-i Ebû Bekr gördü ki, hazret-i Ömer afv etmedi. Bu üzüntü ile, hazret-i Habîbullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” huzûrlarına vardı. Habîb-i ekrem gördü ki, hazret-i Ebû Bekrin şekli değişmiş. Mubârek derisinde değişiklik var. Süâl buyurdular ki, yâ Sıddîk sana ne oldu ki, böyle üzüntülüsün.[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=teal][B]Hazret-i Ebû Bekrin gözlerinden yaş akıp, dedi ki, yâ Resûlallah! Bir husûs için hazret-i Ömer ile münâzea edip, bir mikdâr gadab ile, söylemişdim. Onun için hâtırı kırılmış [gücenmiş]. Sonra hatâmı bilip, afv diledim. Kabûl eylemedi. Yâ Resûlallah, huzûrunuza geldim. Benim hâlim nice olur. Kıyâmet gününde eğer Ömer yakama yapışırsa, bana inâyet, hâlime rahm eyle; deyip ağladı. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=teal][B]Hazret-i Fahri âlem üç kerre düâ eyledi ki, yâ Rabbî! Ebû Bekrin bütün günâhlarını afv eyle; Ömerin bile. [ya’nî hazret-i Ömerin günâhını da afv eyle!] Meğer hazret-i Ömer “radıyallahü teâlâ anh” de hazret-i Ebû Bekrin ricâsını kabûl etmediğine pişmân olmuşdu. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=teal][B]Hazret-i Ebû Bekrin evleri tarafına gitdi. Kapının önüne gelip, hazret-i Ebû Bekri sordu. Habîb-i ekrem hazretlerine gitdi diye cevâb verdiler. Hazret-i Ömer de varıp, Server-i kâinâtın huzûr-ı şerîflerine yüz sürdükde, gördü ki, bir tarafda hazret-i Ebû Bekr oturur. Bir tarafında hazret-i Ebüdderdâ oturur.[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=teal][B]Ondan sonra Habîb-i ekrem hazretleri buyurdular ki, Hak Sübhânehü ve teâlâ hazretleri beni sizlere Peygamber gönderdi. Cümleniz tekzîb etdiniz [inanmadınız]. Ammâ Ebû Bekr-i Sıddîk tasdîk eyledi. Cân ve baş ve bütün mal ve menâl ile, ehliyle ve iyâliyle benim uğrumda kalben kıyâm gösterip, bir ân ayrılmadı. Neden Ebû Bekrin kıymetini bilmeyip, rencîde edersiniz. İnsâf mıdır. Bilmez misiniz ki, Ebû Bekre olan riâyet ve hurmet bizedir. Onun hâtırını gözetmek, bizim hâtırımızı gözetmek gibidir.[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=teal][B]Hazret-i Ömer “radıyallahü anh” bu [azarlama şeklindeki] kelâmı işitdikden sonra, kalkıp, Ebû Bekr tarafına gidip, hazret-i Ebû Bekr de karşılayıp, birbiriyle müsâfeha edip, özr dilediler.[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=#008080][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [COLOR=#ffffff][SIZE=1][COLOR=blue][B]*MENÂKIB-I ÇİHÂR YÂR-İ GÜZÎN isimli eserden alınmıştır.[/B][/COLOR][/SIZE][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
Hazret-i Ebûbekir ile Hazret-i Ömer'in Münazarası
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst