Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Mesnevi-i Nuriye
Hazret-i Muhammed (A.S.M.) öyle bir zâttır ki...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ahmet.1" data-source="post: 459687" data-attributes="member: 1040028"><p><span style="font-size: 12px">Arkadaş! Hâlıkımızı tarif eden, pek büyük bir şahsiyet-i maneviyeye mâlik, bürhan-ı nâtık dediğimiz "Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm kimdir?" diye yapılan suale cevaben deriz ki:</span></p><p><span style="color: #008000">Hâlık: Yaratıcı Allah(cc).</span></p><p><span style="color: #008000">Şahsiyet-i maneviye: Manevi kişilik.</span></p><p><span style="color: #008000">Mâlik: Sahip.</span></p><p><span style="color: #008000">Bürhan-ı nâtık: Konuşan delil, söyleyen delil.</span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px">Hazret-i Muhammed (A.S.M.) öyle bir zâttır ki; azamet-i maneviyesinden dolayı sath-ı arz, o zâtın Mescid-i Aksa'sıdır. Mekke-i Mükerreme onun mihrabı, Medine-i Münevvere onun minber-i fazl-ı kemalidir. Cemaat-ı mü'minîne en son ve en âlî imam ve nev'-i beşerin hatib-i şehîridir; saadet düsturlarını beyan ediyor. Ve bütün enbiyanın reisidir; onları tezkiye ve tasdik ediyor. Çünki dini bütün dinlerin esasatına câmi'dir. Ve bütün evliyanın başıdır. Şems-i risaletiyle onları terbiye ve tenvir ediyor.</span></p><p><span style="color: #008000">Azamet-i maneviye: Manevi büyüklük.</span></p><p><span style="color: #008000">Sath-ı arz: Arzın sathı, dünya yüzü, yerin yüzü.</span></p><p><span style="color: #008000">Zât: Hürmete layık kimse, sayıdeğer kişi.</span></p><p><span style="color: #008000">Mescid-i Aksa: Hz. Süleyman(as) tarafından yapılan ve yedi senede tamamlanan Kudüs’teki ibadet yer.</span></p><p><span style="color: #008000">Mekke-i Mükerreme: Mükkerrem Mekke, şerefli Mekke.</span></p><p><span style="color: #008000">Mihrab: Camide imamın namaz kıldırırken durduğu yer.</span></p><p><span style="color: #008000">Medine-i Münevvere: Nurlu şehir, nurlanmış şehir, aydınlanmış parlak şehir.</span></p><p><span style="color: #008000">Minber-i fazl-ı kemal: Son derecede mükemmel üstün vasıf ve özelliklerin mimberidir(bildirme ve tanıtma yeridir).</span></p><p><span style="color: #008000">Cemaat-ı mü'minîn: Müminler cemaatı, inananlar topluluğu.</span></p><p><span style="color: #008000">Âlî: Büyük, yüksek, yüce, üstün, şerefli.</span></p><p><span style="color: #008000">Nev'-i beşer: Beşer nevi, insan türü, insan cinsi, insanlar.</span></p><p><span style="color: #008000">Hatib-i şehîr: Meşhur hitap.</span></p><p><span style="color: #008000">Saadet: Mutluluk.</span></p><p><span style="color: #008000">Düstur: Umumi kaide, genel kural, temel prensip.</span></p><p><span style="color: #008000">Beyan: İzah, açıklama, anlatma.</span></p><p><span style="color: #008000">Enbiya: Peygamberler.</span></p><p><span style="color: #008000">Reis: Baş, başkan.</span></p><p><span style="color: #008000">Tezkiye: Temize çıkarmak, aklamak, doğruluğuna şahitlik yapmak.</span></p><p><span style="color: #008000">Esasat: Esaslar, temeller, kökler.</span></p><p><span style="color: #008000">Câmi': Kendinde toplayan, toplayıcı.</span></p><p><span style="color: #008000">Şems-i risalet: Peygamberlik güneşi.</span></p><p><span style="color: #008000">Tenvir: Nurlandırma, aydınlatma, ışıklandırma.</span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px">O zât (A.S.M.) öyle bir kutub ve nokta-i merkeziyedir ki, onun halka-i zikrinde bulunan bütün enbiya u ahyar, ebrar u sadıkîn onun kelimesine müttefik ve kelâm-ı nutkuyla nâtıktırlar. Ve öyle bir şecere-i nuraniyedir ki, damar ve kökleri, enbiyanın esasat-ı semaviyesidir. Dal ve budakları, evliyanın maarif-i ilhamiyesidir.</span></p><p><span style="color: #008000">Zât: Hürmete layık kimse, sayıdeğer kişi.</span></p><p><span style="color: #008000">Kutub: Baş, önde gelen, uç.</span></p><p><span style="color: #008000">Nokta-i merkeziye: Merkeze ait nokta, merkezle ilgili nokta, merkezdeki nokta.</span></p><p><span style="color: #008000">Halka-i zikr: Zikir dairesi.</span></p><p><span style="color: #008000">Enbiya u ahyar: Peygamberler ve hayırlı iyi kimseler.</span></p><p><span style="color: #008000">Ebrar u sadıkîn: Hayırlılar ve sadıklar, iyiler ve doğrular(dürüstler)</span></p><p><span style="color: #008000">Müttefik: İttifak etmiş, birleşmiş, anlaşmış.</span></p><p><span style="color: #008000">Kelâm-ı nutk: Nutuk kelamı, konuşma sözü, söylenen söz, konuşulan söz.</span></p><p><span style="color: #008000">Nâtık: Konuşan, söyleyen.</span></p><p><span style="color: #008000">Şecere-i nuraniye: Nurlu ağaç.</span></p><p><span style="color: #008000">Enbiya: Peygamberler.</span></p><p><span style="color: #008000">Esasat-ı semaviye: Semavi esaslar, Allah(cc) tarafından gönderilen temel kurallar.</span></p><p><span style="color: #008000">Evliya: Veliler, ermişler, Allah(cc) dostu ermiş kimseler.</span></p><p><span style="color: #008000">Maarif-i ilhamiye: İlhama ait maarif, ilham ile gelen bilgiler.</span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px">Bu itibarla, herhangi bir davayı iddia etmiş ise, bütün enbiya mu'cizelerine istinaden ve bütün evliya kerametlerine müsteniden ona şehadet etmişlerdir. Evet bütün davalarının tasdiklerini iş'ar eden, bütün kâmillerin hâtem ve mühürleri vardır. Ezcümle:</span></p><p><span style="color: #008000">İstinaden: Dayanarak.</span></p><p><span style="color: #008000">Müsteniden: Dayanarak, dayalı olarak.</span></p><p><span style="color: #008000">İş'ar: Haber verme, bildirme, anlatma.</span></p><p><span style="color: #008000">Hâtem: Mühür.* Son, en son.</span></p><p><span style="color: #008000">Ezcümle: Bu cümleden olarak, mesela.</span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px">O zâtın (A.S.M.) davalarından biri "Tevhid"dir. Bu davayı tasrih ve ifade eden Lâ ilahe illallah kelime-i mübarekesidir. O zâtın halka-i din ve zikrine giren bütün geçmiş ve gelecek insanlar o kelime-i mukaddeseyi rükn-ü iman ve vird-i zeban etmişlerdir. Demek, o davanın hak ve hakikat olduğuna kanaat ve itminan ve iz'anları hasıl olmuş ki, zaman ve mekâna şamil bir tarzda, o kelime-i mübareke, meşrebleri, meslekleri, an'aneleri mütehalif, mütebayin insanların ağızlarında Mevlevîler gibi semavî deveran ve cevelan ediyor.</span></p><p><span style="color: #008000">Zât: Hürmete layık kimse, sayıdeğer kişi.</span></p><p><span style="color: #008000">Tevhid: Birleme, birlik, bir tek Allah’tan(cc) başka ilah olmadığına inanmak.</span></p><p><span style="color: #008000">Tasrih: Açıklama, belirtme, açıkça anlatma, açık açık söyleme.</span></p><p><span style="color: #008000">Lâ ilahe illallah: Allah’dan(cc) başka İlah yoktur.</span></p><p><span style="color: #008000">Kelime-i mübareke: Mübarek kelime, mübarek söz.</span></p><p><span style="color: #008000">Halka-i din: Din halkası, din dairesi.</span></p><p><span style="color: #008000">Rükn-ü iman: İman rüknü, iman temeli, imanın esası.</span></p><p><span style="color: #008000">Vird-i zeban: Dilden düşürülmeyen vird, sık sık tekrar edilen dua.</span></p><p><span style="color: #008000">Hakikat: Gerçek.</span></p><p><span style="color: #008000">İtminan: Tatmin olma, inanma.</span></p><p><span style="color: #008000">İz'an: Anlayış, basiret, benimseme, inanıp itaat etme.</span></p><p><span style="color: #008000">Hasıl: Meydana gelen, ortaya çıkan.</span></p><p><span style="color: #008000">Şamil: Çevreleyen, içine alan, kaplayan, içeren.</span></p><p><span style="color: #008000">Meşreb: Gidiş şekli, anlayış tarzı, anlayış ve hareket biçimi.</span></p><p><span style="color: #008000">An'ane: Gelenek, âdet, örf. Ağızdan ağza söylenerek gelen söz, haber.</span></p><p><span style="color: #008000">Mütehalif: Birbirine uymayan, birbirini tutmayan.</span></p><p><span style="color: #008000">Mütebayin: Birbirinden ayrı, birbirine zıt olan.</span></p><p><span style="color: #008000">Semavî: Semaya ait, gökle ilgili. *Allah(cc) katına ait.</span></p><p><span style="color: #008000">Deveran: Dönme, devretme.</span></p><p><span style="color: #008000">Cevelan: Dolaşma.</span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px">Binaenaleyh gayr-ı mütenahî şahidlerin tasdikiyle hak ve hakkaniyeti tahakkuk eden bir davaya, hiçbir vehmin haddi değildir ki, ona dest-i itirazı uzatabilsin!</span></p><p><span style="color: #008000">Binaenaleyh: Bundan dolayı.</span></p><p><span style="color: #008000">Hakkaniyet: Haklılık, doğruluk, gerçeklik.</span></p><p><span style="color: #008000">Tahakkuk: Doğruluğu meydana çıkma, gerçeklik kazanma.</span></p><p><span style="color: #008000">Vehm: Vehim, boş kuruntu, asılsız ve gerçek dışı düşünce.</span></p><p><span style="color: #008000">Dest-i itiraz: İtiraz eli.</span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px">Mesnevi-i Nuriye</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ahmet.1, post: 459687, member: 1040028"] [SIZE=3]Arkadaş! Hâlıkımızı tarif eden, pek büyük bir şahsiyet-i maneviyeye mâlik, bürhan-ı nâtık dediğimiz "Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm kimdir?" diye yapılan suale cevaben deriz ki:[/SIZE] [COLOR="#008000"]Hâlık: Yaratıcı Allah(cc). Şahsiyet-i maneviye: Manevi kişilik. Mâlik: Sahip. Bürhan-ı nâtık: Konuşan delil, söyleyen delil.[/COLOR] [SIZE=3]Hazret-i Muhammed (A.S.M.) öyle bir zâttır ki; azamet-i maneviyesinden dolayı sath-ı arz, o zâtın Mescid-i Aksa'sıdır. Mekke-i Mükerreme onun mihrabı, Medine-i Münevvere onun minber-i fazl-ı kemalidir. Cemaat-ı mü'minîne en son ve en âlî imam ve nev'-i beşerin hatib-i şehîridir; saadet düsturlarını beyan ediyor. Ve bütün enbiyanın reisidir; onları tezkiye ve tasdik ediyor. Çünki dini bütün dinlerin esasatına câmi'dir. Ve bütün evliyanın başıdır. Şems-i risaletiyle onları terbiye ve tenvir ediyor.[/SIZE] [COLOR="#008000"]Azamet-i maneviye: Manevi büyüklük. Sath-ı arz: Arzın sathı, dünya yüzü, yerin yüzü. Zât: Hürmete layık kimse, sayıdeğer kişi. Mescid-i Aksa: Hz. Süleyman(as) tarafından yapılan ve yedi senede tamamlanan Kudüs’teki ibadet yer. Mekke-i Mükerreme: Mükkerrem Mekke, şerefli Mekke. Mihrab: Camide imamın namaz kıldırırken durduğu yer. Medine-i Münevvere: Nurlu şehir, nurlanmış şehir, aydınlanmış parlak şehir. Minber-i fazl-ı kemal: Son derecede mükemmel üstün vasıf ve özelliklerin mimberidir(bildirme ve tanıtma yeridir). Cemaat-ı mü'minîn: Müminler cemaatı, inananlar topluluğu. Âlî: Büyük, yüksek, yüce, üstün, şerefli. Nev'-i beşer: Beşer nevi, insan türü, insan cinsi, insanlar. Hatib-i şehîr: Meşhur hitap. Saadet: Mutluluk. Düstur: Umumi kaide, genel kural, temel prensip. Beyan: İzah, açıklama, anlatma. Enbiya: Peygamberler. Reis: Baş, başkan. Tezkiye: Temize çıkarmak, aklamak, doğruluğuna şahitlik yapmak. Esasat: Esaslar, temeller, kökler. Câmi': Kendinde toplayan, toplayıcı. Şems-i risalet: Peygamberlik güneşi. Tenvir: Nurlandırma, aydınlatma, ışıklandırma.[/COLOR] [SIZE=3]O zât (A.S.M.) öyle bir kutub ve nokta-i merkeziyedir ki, onun halka-i zikrinde bulunan bütün enbiya u ahyar, ebrar u sadıkîn onun kelimesine müttefik ve kelâm-ı nutkuyla nâtıktırlar. Ve öyle bir şecere-i nuraniyedir ki, damar ve kökleri, enbiyanın esasat-ı semaviyesidir. Dal ve budakları, evliyanın maarif-i ilhamiyesidir.[/SIZE] [COLOR="#008000"]Zât: Hürmete layık kimse, sayıdeğer kişi. Kutub: Baş, önde gelen, uç. Nokta-i merkeziye: Merkeze ait nokta, merkezle ilgili nokta, merkezdeki nokta. Halka-i zikr: Zikir dairesi. Enbiya u ahyar: Peygamberler ve hayırlı iyi kimseler. Ebrar u sadıkîn: Hayırlılar ve sadıklar, iyiler ve doğrular(dürüstler) Müttefik: İttifak etmiş, birleşmiş, anlaşmış. Kelâm-ı nutk: Nutuk kelamı, konuşma sözü, söylenen söz, konuşulan söz. Nâtık: Konuşan, söyleyen. Şecere-i nuraniye: Nurlu ağaç. Enbiya: Peygamberler. Esasat-ı semaviye: Semavi esaslar, Allah(cc) tarafından gönderilen temel kurallar. Evliya: Veliler, ermişler, Allah(cc) dostu ermiş kimseler. Maarif-i ilhamiye: İlhama ait maarif, ilham ile gelen bilgiler.[/COLOR] [SIZE=3]Bu itibarla, herhangi bir davayı iddia etmiş ise, bütün enbiya mu'cizelerine istinaden ve bütün evliya kerametlerine müsteniden ona şehadet etmişlerdir. Evet bütün davalarının tasdiklerini iş'ar eden, bütün kâmillerin hâtem ve mühürleri vardır. Ezcümle:[/SIZE] [COLOR="#008000"]İstinaden: Dayanarak. Müsteniden: Dayanarak, dayalı olarak. İş'ar: Haber verme, bildirme, anlatma. Hâtem: Mühür.* Son, en son. Ezcümle: Bu cümleden olarak, mesela.[/COLOR] [SIZE=3]O zâtın (A.S.M.) davalarından biri "Tevhid"dir. Bu davayı tasrih ve ifade eden Lâ ilahe illallah kelime-i mübarekesidir. O zâtın halka-i din ve zikrine giren bütün geçmiş ve gelecek insanlar o kelime-i mukaddeseyi rükn-ü iman ve vird-i zeban etmişlerdir. Demek, o davanın hak ve hakikat olduğuna kanaat ve itminan ve iz'anları hasıl olmuş ki, zaman ve mekâna şamil bir tarzda, o kelime-i mübareke, meşrebleri, meslekleri, an'aneleri mütehalif, mütebayin insanların ağızlarında Mevlevîler gibi semavî deveran ve cevelan ediyor.[/SIZE] [COLOR="#008000"]Zât: Hürmete layık kimse, sayıdeğer kişi. Tevhid: Birleme, birlik, bir tek Allah’tan(cc) başka ilah olmadığına inanmak. Tasrih: Açıklama, belirtme, açıkça anlatma, açık açık söyleme. Lâ ilahe illallah: Allah’dan(cc) başka İlah yoktur. Kelime-i mübareke: Mübarek kelime, mübarek söz. Halka-i din: Din halkası, din dairesi. Rükn-ü iman: İman rüknü, iman temeli, imanın esası. Vird-i zeban: Dilden düşürülmeyen vird, sık sık tekrar edilen dua. Hakikat: Gerçek. İtminan: Tatmin olma, inanma. İz'an: Anlayış, basiret, benimseme, inanıp itaat etme. Hasıl: Meydana gelen, ortaya çıkan. Şamil: Çevreleyen, içine alan, kaplayan, içeren. Meşreb: Gidiş şekli, anlayış tarzı, anlayış ve hareket biçimi. An'ane: Gelenek, âdet, örf. Ağızdan ağza söylenerek gelen söz, haber. Mütehalif: Birbirine uymayan, birbirini tutmayan. Mütebayin: Birbirinden ayrı, birbirine zıt olan. Semavî: Semaya ait, gökle ilgili. *Allah(cc) katına ait. Deveran: Dönme, devretme. Cevelan: Dolaşma.[/COLOR] [SIZE=3]Binaenaleyh gayr-ı mütenahî şahidlerin tasdikiyle hak ve hakkaniyeti tahakkuk eden bir davaya, hiçbir vehmin haddi değildir ki, ona dest-i itirazı uzatabilsin![/SIZE] [COLOR="#008000"]Binaenaleyh: Bundan dolayı. Hakkaniyet: Haklılık, doğruluk, gerçeklik. Tahakkuk: Doğruluğu meydana çıkma, gerçeklik kazanma. Vehm: Vehim, boş kuruntu, asılsız ve gerçek dışı düşünce. Dest-i itiraz: İtiraz eli.[/COLOR] [SIZE=3]Mesnevi-i Nuriye[/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Mesnevi-i Nuriye
Hazret-i Muhammed (A.S.M.) öyle bir zâttır ki...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst