Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Helâlden kazanmak için çalışmalı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="&amp;#304;lim-irfan" data-source="post: 97840" data-attributes="member: 8679"><p><strong><span style="color: darkred"><em>Bir kimsenin, kendisinin ve çoluk çocuğunun ihtiyâçlarını helâlden kazanması, kimseye muhtâç kalmaması için çalışması, birçok nâfile ibâdetten dahâ sevâbdır. Resûlullah efendimiz, bir sabâh, Eshâbı ile konuşurken, kuvvetli bir genç, erkenden dükkânına doğru geçer. Orada bulunanlarda bazısı;</em></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkred"><em>-Erkenden dünyâlık kazanmaya gideceğine, buraya gelip birkaç şey öğrenseydi daha iyi olurdu, deyince, Resûlullah efendimiz;</em></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkred"><em>-Öyle söylemeyiniz! Eğer kimseye muhtâç olmamak ve ana, baba, çoluk çocuğunu da muhtâç etmemek için gidiyorsa, her adımı ibâdettir. Eğer, herkese öğünmek, keyif sürmek niyyetinde ise, şeytânla berâberdir buyururlar.</em></span></strong> </p><p></p><p><strong>ÇALIŞMAK RIZKI ARTIRMAZ!..</strong></p><p><strong><span style="color: blue">Çalışmak, malı arttırır ise de, rızkı artırmaz. Çünkü rızık, mukadderdir yani herkesin rızkı takdir ve taksim edilmiştir. Rızık, maâşa, mala, çalışmaya bağlı değildir. Böyle olmakla berâber, çalışmak lâzımdır. Allahü teâlânın âdet-i ilâhiyyesi böyledir. Peygamber efendimiz; </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">(Bir Müslümân, helâl kazanıp, kimseye muhtâç olmaz ve komşularına, akrabâsına yardım ederse, kıyâmet günü, ayın ondördü gibi parlak, nûrlu olacaktır) buyurmuştur.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Hazret-i Ömer buyurdu ki:</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">“Çalışınız, kazanınız, Allahü teâlâ rızkımı çalışmadan gönderir, demeyiniz! Allahü teâlâ, gökten para yağdırmaz.” </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Hazret-i Lokman hakîm, oğluna hitaben;</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">“Çalış, kazan! Çalışmayıp, herkese muhtâç kalanların dîni ve aklı noksân olur ve iyilik etmekten mahrûm kalır ve herkesten hakâret görür” buyurmuştur. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Din büyüklerden bir zâta;</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">-Özü sözü doğru olan tüccâr mı, yoksa geceleri nâfile namâz kılan, gündüzleri oruç tutan âbid mi yüksektir, diye suâl edilince, o zât;</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">-Emîn olan tüccâr dahâ kıymetlidir. Çünkü, şeytânla her sâat cihâd etmektedir. Şeytân, alışta, verişte, tartmada onu aldatmaya uğraşmakta, o ise Allahü teâlânın emrini, rızâsını gözetmektedir, buyurur.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">İmâm-ı Evzâî hazretleri, İbrâhîm Edhem hazretlerini sırtında odun taşırken görünce;</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">-Niçin bu kadar sıkıntı çekiyorsunuz? Kardeşleriniz, sizi hiçbir şeye muhtâç bırakmaz, der. İbrâhîm Edhem hazretleri; </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">-Öyle söyleme, hadîs-i şerîfte; (Helâl kazanmak için sıkıntı çekenlere Cennet vâcib olur) buyuruldu cevabını verir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Mal mü’minin yardımcısıdır. Çalışmalı, helâlden kazanmalıdır. Âhir zamanda insanlar, muhtâç kaldıkları zaman, dînlerini verip muhtaç oldukları şeyleri almakla karşı karşıya kalırlar. Bu sebeple, dîni vermemek için çalışmalıdır. Hadîs-i şerîfte;</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">(Elinin emeği, alnının teri ile ye, dînini satıp yeme!) buyuruldu. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Harâmdan kazanılanı yemek, kalbi karartır ve hasta eder. Zünnûn-i Mısrî hazretleri buyuruyor ki: </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">“Kalbin kararmasının dört alâmeti vardır: 1- İbâdetin tadını duymaz. 2- Allah korkusu, hâtırına gelmez. 3- Gördüklerinden ibret almaz. 4- Okuduklarını, öğrendiklerini anlamaz, kavrayamaz.”</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Ebû Süleymân-ı Dârânî hazretleri buyurdu ki:</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">“Helâlden bir lokma az yemeyi, akşamdan sabâha kadar nâfile namâz kılmaktan dahâ çok severim. Çünkü, mide dolu olunca, kalbe gaflet basar ve insan Rabbini unutur.”</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">İmâm-ı Gazâlî hazretleri buyuruyor ki: </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">“Bu dünyâ, âhiret yolcularının bir konak yeridir. İnsana burada yiyecek ve giyecek lâzımdır. Bunlar ise çalışmadan ele geçmez. Her ân mal kazanmak için uğraşan aldanmıştır. Hem âhiret için hâzırlanmalı, hem de dünyâ ihtiyâçlarını kazanmalıdır. Fakat, bunları da, âhiret yolculuğunda lâzım olduğunu düşünerek kazanmalıdır.”</span></strong></p><p></p><p><strong>“KANAAT EDEN DOYAR”</strong></p><p><strong></strong><span style="color: blue"><strong>Netice olarak her Müslümân, çalışmalı, helâlden kazanmalı, aldığı her şeyi, helâl mi, harâm mı araştırmalıdır. Aldığı şeyde hakkı olanlara vermeyi, fakîrlere, garîblere yardım etmeyi düşünmelidir. Çünkü insanların iyisi, insanlara iyilik edendir. İnsanların kötüsü de, insanlara kötülük edendir. İnsan, kazandığına kanâat etmeli, Allahü teâlânın taksîmine râzı olmalıdır. Hadis-i şerifte;</strong></span></p><p><span style="color: blue"><strong>(Kanâat eden doyar) buyuruldu. </strong></span></p><p><span style="color: blue"><strong>Sehl bin Abdullah Tüsterî hazretlerinin buyurduğu gibi:</strong></span></p><p><span style="color: blue"><strong>“Yolumuzun esâsı üç şeydir: Helâl yemek, ahlâk ve amelde Resûl aleyhisselâma uymak ve her işi, yalnız Allah rızâsı için yapmaktır.”</strong></span></p><p></p><p></p><p><span style="color: blue"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: black"><strong>Osman Ünlü <span style="color: black">- </span><span style="color: blue"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">Gönül Pınarı</span></span></span></span></strong></span></span></span> <strong>(Türkiye)</strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="İlim-irfan, post: 97840, member: 8679"] [B][COLOR=darkred][I]Bir kimsenin, kendisinin ve çoluk çocuğunun ihtiyâçlarını helâlden kazanması, kimseye muhtâç kalmaması için çalışması, birçok nâfile ibâdetten dahâ sevâbdır. Resûlullah efendimiz, bir sabâh, Eshâbı ile konuşurken, kuvvetli bir genç, erkenden dükkânına doğru geçer. Orada bulunanlarda bazısı; -Erkenden dünyâlık kazanmaya gideceğine, buraya gelip birkaç şey öğrenseydi daha iyi olurdu, deyince, Resûlullah efendimiz; -Öyle söylemeyiniz! Eğer kimseye muhtâç olmamak ve ana, baba, çoluk çocuğunu da muhtâç etmemek için gidiyorsa, her adımı ibâdettir. Eğer, herkese öğünmek, keyif sürmek niyyetinde ise, şeytânla berâberdir buyururlar.[/I][/COLOR][/B] [B]ÇALIŞMAK RIZKI ARTIRMAZ!..[/B] [B][COLOR=blue]Çalışmak, malı arttırır ise de, rızkı artırmaz. Çünkü rızık, mukadderdir yani herkesin rızkı takdir ve taksim edilmiştir. Rızık, maâşa, mala, çalışmaya bağlı değildir. Böyle olmakla berâber, çalışmak lâzımdır. Allahü teâlânın âdet-i ilâhiyyesi böyledir. Peygamber efendimiz; (Bir Müslümân, helâl kazanıp, kimseye muhtâç olmaz ve komşularına, akrabâsına yardım ederse, kıyâmet günü, ayın ondördü gibi parlak, nûrlu olacaktır) buyurmuştur. Hazret-i Ömer buyurdu ki: “Çalışınız, kazanınız, Allahü teâlâ rızkımı çalışmadan gönderir, demeyiniz! Allahü teâlâ, gökten para yağdırmaz.” Hazret-i Lokman hakîm, oğluna hitaben; “Çalış, kazan! Çalışmayıp, herkese muhtâç kalanların dîni ve aklı noksân olur ve iyilik etmekten mahrûm kalır ve herkesten hakâret görür” buyurmuştur. Din büyüklerden bir zâta; -Özü sözü doğru olan tüccâr mı, yoksa geceleri nâfile namâz kılan, gündüzleri oruç tutan âbid mi yüksektir, diye suâl edilince, o zât; -Emîn olan tüccâr dahâ kıymetlidir. Çünkü, şeytânla her sâat cihâd etmektedir. Şeytân, alışta, verişte, tartmada onu aldatmaya uğraşmakta, o ise Allahü teâlânın emrini, rızâsını gözetmektedir, buyurur. İmâm-ı Evzâî hazretleri, İbrâhîm Edhem hazretlerini sırtında odun taşırken görünce; -Niçin bu kadar sıkıntı çekiyorsunuz? Kardeşleriniz, sizi hiçbir şeye muhtâç bırakmaz, der. İbrâhîm Edhem hazretleri; -Öyle söyleme, hadîs-i şerîfte; (Helâl kazanmak için sıkıntı çekenlere Cennet vâcib olur) buyuruldu cevabını verir. Mal mü’minin yardımcısıdır. Çalışmalı, helâlden kazanmalıdır. Âhir zamanda insanlar, muhtâç kaldıkları zaman, dînlerini verip muhtaç oldukları şeyleri almakla karşı karşıya kalırlar. Bu sebeple, dîni vermemek için çalışmalıdır. Hadîs-i şerîfte; (Elinin emeği, alnının teri ile ye, dînini satıp yeme!) buyuruldu. Harâmdan kazanılanı yemek, kalbi karartır ve hasta eder. Zünnûn-i Mısrî hazretleri buyuruyor ki: “Kalbin kararmasının dört alâmeti vardır: 1- İbâdetin tadını duymaz. 2- Allah korkusu, hâtırına gelmez. 3- Gördüklerinden ibret almaz. 4- Okuduklarını, öğrendiklerini anlamaz, kavrayamaz.” Ebû Süleymân-ı Dârânî hazretleri buyurdu ki: “Helâlden bir lokma az yemeyi, akşamdan sabâha kadar nâfile namâz kılmaktan dahâ çok severim. Çünkü, mide dolu olunca, kalbe gaflet basar ve insan Rabbini unutur.” İmâm-ı Gazâlî hazretleri buyuruyor ki: “Bu dünyâ, âhiret yolcularının bir konak yeridir. İnsana burada yiyecek ve giyecek lâzımdır. Bunlar ise çalışmadan ele geçmez. Her ân mal kazanmak için uğraşan aldanmıştır. Hem âhiret için hâzırlanmalı, hem de dünyâ ihtiyâçlarını kazanmalıdır. Fakat, bunları da, âhiret yolculuğunda lâzım olduğunu düşünerek kazanmalıdır.”[/COLOR][/B] [B]“KANAAT EDEN DOYAR” [/B][COLOR=blue][B]Netice olarak her Müslümân, çalışmalı, helâlden kazanmalı, aldığı her şeyi, helâl mi, harâm mı araştırmalıdır. Aldığı şeyde hakkı olanlara vermeyi, fakîrlere, garîblere yardım etmeyi düşünmelidir. Çünkü insanların iyisi, insanlara iyilik edendir. İnsanların kötüsü de, insanlara kötülük edendir. İnsan, kazandığına kanâat etmeli, Allahü teâlânın taksîmine râzı olmalıdır. Hadis-i şerifte; (Kanâat eden doyar) buyuruldu. Sehl bin Abdullah Tüsterî hazretlerinin buyurduğu gibi: “Yolumuzun esâsı üç şeydir: Helâl yemek, ahlâk ve amelde Resûl aleyhisselâma uymak ve her işi, yalnız Allah rızâsı için yapmaktır.”[/B][/COLOR] [COLOR=blue][FONT=Tahoma][COLOR=black][/COLOR][/FONT][/COLOR] [COLOR=blue][FONT=Tahoma][COLOR=black][B]Osman Ünlü [COLOR=black]- [/COLOR][COLOR=blue][FONT=Tahoma][SIZE=2][COLOR=black]Gönül Pınarı[/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR][/B][/COLOR][/FONT][/COLOR] [B](Türkiye)[/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Helâlden kazanmak için çalışmalı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst