Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
Esmaü'l Hüsna
Hep birlikte Esmaul Hüsna ile teffekkür edelim ne dersiniz ?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="heysem" data-source="post: 197054" data-attributes="member: 1004658"><p style="text-align: center"><span style="color: black"><em><strong> Ferd</strong></em></span></p><p></p><p> </p><p><em><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><span style="color: indigo">Allah (c.c.),Ferd'dir. Yani tek, bir tek, yektâ, biricik, izzette ve azamette eşsiz, üstünlükte ve yücelikte misilsizdir. Şân, şeref ve ulviyette benzersiz, bütün kemâl sıfatlarda tektir. Zâtında birlik sâhibidir, soyuttur ve teklikte benzersizdir. İstiklâl ve ferdiyet sahibidir, varlığında ve sıfatlarının tecellîlerinde birlik esastır. </span></span></span></strong></em></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo"><strong><em>Resûl-i Ekrem Efendimizin (a.s.m.) bildirdiği Ferd ismiyle Cenâb-ı Hakkın Vahid-i Ehad, Ferd-i Samed, ferdiyet ve ferdâniyet sahibi olduğunu anlıyoruz. </em></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo"><strong><em>Her şeyin her şeyle bağlı bulunduğunu beyan eden Saîd Nursî Hazretleri; bir şeyin her şeysiz yapılamayacağını, bir şeyi halk edenin her şeyi halk edenden başkası olmadığını; binâenaleyh, kâinatta tek bir şey bile olsa, yapan ve yaratan zâtın Vâhid, Ehad, Ferd ve Samed olmasının zarûrî olduğunu belirtir. Bedîüzzaman, Ferd isminin Hazret-i Ali (r.a.) hakkında İsm-i Âzam olan altı isimden birisi olduğunu kaydeder ve yedi işâretle Ferd isminin gösterdiği hakîkî tevhidi beyan eder. Bunlara kısaca işâret edelim: </em></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo"><strong><em>Birinci İşâret: Ferd İsm-i Âzamı bir bütün olarak azâmî bir tecellî ile kâinatın her bir birimine birer tevhid imzâsı ve vahdâniyet mührü koymuştur... </em></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo"><strong><em>İkinci İşâret: Ferd isminin vahdet cilvesi, bütün kâinatı bir birlik içine almıştır. Her şey o birliği îlân etmektedir... </em></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo"><strong><em>Üçüncü İşâret: Ferd isminin âzamî tecellîsi ile kâinatın her bir ferdi, bir biri içinde, bir gül goncasının iç içe girmiş yaprakları gibi, hadsiz mektup sayfaları hükmündedir... </em></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo"><strong><em>Dördüncü İşâret: Ferd isminin yüksek cilvesinin vücudu hem güneş gibi net ve açık, hem de vücub derecesinde zorunludur. Bu cilvenin zıddı ve muhâlifi olan şirk ise, sonsuz derece akıldan uzak ve imkânsızdır... </em></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo"><strong><em>Beşinci İşâret: Hâkimiyetin en esaslı vasfı istiklâl ve infiraddır, yani tekliktir. Zayıf ve âciz insanlar bile hâkimiyet sahibi olduklarında başkalarının müdâhalesini reddetmektedirler. Bazı pâdişahların mâsum evlâtlarını ve çok sevdikleri kardeşlerini merhametsizce idamları, bu müdâhaleyi reddetme haysiyetine dayanmaktadır. İşte rubûbiyet-i mutlaka derecesindeki hâkimiyet-i İlâhiye gayet şiddetle şirki, iştirâki ve başkalarının müdâhalesini reddetmektedir. Kur'ân, "Eğer göklerde ve yerde Allah'tan başka ilahlar bulunsaydı, ikisi de harap olurdu" (Enbiyâ Sûresi: 22) âyetiyle bu sırra işâret etmektedir... </em></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo"><strong><em>Altıncı İşâret: Cenâb-ı Hakkın ferdiyeti, beşerin bütün istek ve arzûlarının meydana gelmesi için yegâne çâredir. Beşerin çok şiddetli beka arzûsu buna misaldir.... </em></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo"><strong><em>Yedinci İşâret: Hakîkî tevhîdi bütün mertebeleriyle en mükemmel bir sûrette ders veren, ispat ve îlân eden Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmın 'peygamberliği', elbette o tevhîdin kat'iyeti derecesinde sâbittir. Çünkü tevhîdi bütün hakîkatiyle, o ders vermektedir. Onun ulviyetini ve büyüklüğünü idrâk etmek için üç esasa dikkat etmek lâzımdır: </em></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo"><strong><em>1. Bütün ümmetin, bütün asırlarda işledikleri hayır ve hasenâtın bir misli, "Sebep olan yapan gibidir" sırrınca Hazret-i Muhammed'in (a.s.m.) hasenât sayfasına geçmektedir... </em></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo"><strong><em>2. İslâmiyetin kaynağı, çekirdeği, hayatı ve modeli olan Hazret-i Muhammed'in (a.s.m.) mâhiyetinin fevkalâde istidadı ve kâbiliyetleri ile, İslâmiyetin mübârek kelimelerini, kutsî zikirlerini ve yüksek ibâdetlerini en evvel, bütün mânâlarıyla hissedip yapmaktan gelen rûhî terakkisi, her velâyetin üzerindedir. Çünkü Hazret-i Muhammed (a.s.m.), Zât-ı Akdesten tâze ve turfanda olarak aldığı bütün tesbîhleri ve zikirleri önce bizzat kendisi fevkalâde istidâdıyla emmiştir. </em></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo"><strong><em>3. Hazret-i Muhammed'in (a.s.m.) zâtını bütün beşeriyet namına, hattâ bütün kâinat hesabına Kendine muhatap alan Zât-ı Ferd-i Zülcelâl, elbette onu hadsiz yüksek ahlâka ve sınırsız feyzine mazhar kılmıştır. </em></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: indigo"><strong><em>İşte, Hazret-i Muhammed (a.s.m.), kâinatın mânevî bir güneşi olduğu gibi, aynı zamanda kâinat denilen Kur'ân-ı Kebîrin en büyük âyeti ve İsm-i Ferdin yüksek cilvesinin bir aynasıdır. </em></strong></span></span></p><p> </p><p><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4b0082">ALINTI</span></span></em></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="heysem, post: 197054, member: 1004658"] [CENTER][COLOR=black][I][B] Ferd[/B][/I][/COLOR][/CENTER] [I][B][SIZE=3][COLOR=black][COLOR=indigo]Allah (c.c.),Ferd'dir. Yani tek, bir tek, yektâ, biricik, izzette ve azamette eşsiz, üstünlükte ve yücelikte misilsizdir. Şân, şeref ve ulviyette benzersiz, bütün kemâl sıfatlarda tektir. Zâtında birlik sâhibidir, soyuttur ve teklikte benzersizdir. İstiklâl ve ferdiyet sahibidir, varlığında ve sıfatlarının tecellîlerinde birlik esastır. [/COLOR][/COLOR][/SIZE][/B][/I] [SIZE=3][COLOR=indigo][B][I]Resûl-i Ekrem Efendimizin (a.s.m.) bildirdiği Ferd ismiyle Cenâb-ı Hakkın Vahid-i Ehad, Ferd-i Samed, ferdiyet ve ferdâniyet sahibi olduğunu anlıyoruz. [/I][/B][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=indigo][B][I]Her şeyin her şeyle bağlı bulunduğunu beyan eden Saîd Nursî Hazretleri; bir şeyin her şeysiz yapılamayacağını, bir şeyi halk edenin her şeyi halk edenden başkası olmadığını; binâenaleyh, kâinatta tek bir şey bile olsa, yapan ve yaratan zâtın Vâhid, Ehad, Ferd ve Samed olmasının zarûrî olduğunu belirtir. Bedîüzzaman, Ferd isminin Hazret-i Ali (r.a.) hakkında İsm-i Âzam olan altı isimden birisi olduğunu kaydeder ve yedi işâretle Ferd isminin gösterdiği hakîkî tevhidi beyan eder. Bunlara kısaca işâret edelim: [/I][/B][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=indigo][B][I]Birinci İşâret: Ferd İsm-i Âzamı bir bütün olarak azâmî bir tecellî ile kâinatın her bir birimine birer tevhid imzâsı ve vahdâniyet mührü koymuştur... [/I][/B][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=indigo][B][I]İkinci İşâret: Ferd isminin vahdet cilvesi, bütün kâinatı bir birlik içine almıştır. Her şey o birliği îlân etmektedir... [/I][/B][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=indigo][B][I]Üçüncü İşâret: Ferd isminin âzamî tecellîsi ile kâinatın her bir ferdi, bir biri içinde, bir gül goncasının iç içe girmiş yaprakları gibi, hadsiz mektup sayfaları hükmündedir... [/I][/B][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=indigo][B][I]Dördüncü İşâret: Ferd isminin yüksek cilvesinin vücudu hem güneş gibi net ve açık, hem de vücub derecesinde zorunludur. Bu cilvenin zıddı ve muhâlifi olan şirk ise, sonsuz derece akıldan uzak ve imkânsızdır... [/I][/B][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=indigo][B][I]Beşinci İşâret: Hâkimiyetin en esaslı vasfı istiklâl ve infiraddır, yani tekliktir. Zayıf ve âciz insanlar bile hâkimiyet sahibi olduklarında başkalarının müdâhalesini reddetmektedirler. Bazı pâdişahların mâsum evlâtlarını ve çok sevdikleri kardeşlerini merhametsizce idamları, bu müdâhaleyi reddetme haysiyetine dayanmaktadır. İşte rubûbiyet-i mutlaka derecesindeki hâkimiyet-i İlâhiye gayet şiddetle şirki, iştirâki ve başkalarının müdâhalesini reddetmektedir. Kur'ân, "Eğer göklerde ve yerde Allah'tan başka ilahlar bulunsaydı, ikisi de harap olurdu" (Enbiyâ Sûresi: 22) âyetiyle bu sırra işâret etmektedir... [/I][/B][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=indigo][B][I]Altıncı İşâret: Cenâb-ı Hakkın ferdiyeti, beşerin bütün istek ve arzûlarının meydana gelmesi için yegâne çâredir. Beşerin çok şiddetli beka arzûsu buna misaldir.... [/I][/B][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=indigo][B][I]Yedinci İşâret: Hakîkî tevhîdi bütün mertebeleriyle en mükemmel bir sûrette ders veren, ispat ve îlân eden Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmın 'peygamberliği', elbette o tevhîdin kat'iyeti derecesinde sâbittir. Çünkü tevhîdi bütün hakîkatiyle, o ders vermektedir. Onun ulviyetini ve büyüklüğünü idrâk etmek için üç esasa dikkat etmek lâzımdır: [/I][/B][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=indigo][B][I]1. Bütün ümmetin, bütün asırlarda işledikleri hayır ve hasenâtın bir misli, "Sebep olan yapan gibidir" sırrınca Hazret-i Muhammed'in (a.s.m.) hasenât sayfasına geçmektedir... [/I][/B][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=indigo][B][I]2. İslâmiyetin kaynağı, çekirdeği, hayatı ve modeli olan Hazret-i Muhammed'in (a.s.m.) mâhiyetinin fevkalâde istidadı ve kâbiliyetleri ile, İslâmiyetin mübârek kelimelerini, kutsî zikirlerini ve yüksek ibâdetlerini en evvel, bütün mânâlarıyla hissedip yapmaktan gelen rûhî terakkisi, her velâyetin üzerindedir. Çünkü Hazret-i Muhammed (a.s.m.), Zât-ı Akdesten tâze ve turfanda olarak aldığı bütün tesbîhleri ve zikirleri önce bizzat kendisi fevkalâde istidâdıyla emmiştir. [/I][/B][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=indigo][B][I]3. Hazret-i Muhammed'in (a.s.m.) zâtını bütün beşeriyet namına, hattâ bütün kâinat hesabına Kendine muhatap alan Zât-ı Ferd-i Zülcelâl, elbette onu hadsiz yüksek ahlâka ve sınırsız feyzine mazhar kılmıştır. [/I][/B][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=indigo][B][I]İşte, Hazret-i Muhammed (a.s.m.), kâinatın mânevî bir güneşi olduğu gibi, aynı zamanda kâinat denilen Kur'ân-ı Kebîrin en büyük âyeti ve İsm-i Ferdin yüksek cilvesinin bir aynasıdır. [/I][/B][/COLOR][/SIZE] [B][I][SIZE=3][COLOR=#4b0082][/COLOR][/SIZE][/I][/B] [B][I][SIZE=3][COLOR=#4b0082]ALINTI[/COLOR][/SIZE][/I][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
Esmaü'l Hüsna
Hep birlikte Esmaul Hüsna ile teffekkür edelim ne dersiniz ?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst