Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
Her erkek baba olamaz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="umut" data-source="post: 83799" data-attributes="member: 1425"><p><strong><span style="color: sienna">her erkek bir iş sahibi olabilir..! Az-çok demeden, evini geçindirebilecek kadar para kazanabilir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Arkadaşları olabilir… kendisine güvenen… kendisinin de onlara güvendiği…</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Sözü sohbeti keyifli olabilir. Meslek hayatında da başarılı…</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Akşama kadar birçok kişinin sıkıntısıyla uğraşabilir. İki lokma ekmek götürebilmek için evine, kendisini çok yorabilir…</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Sosyal ortamlarda, sosyal aktivitelerde bol bol faaliyet yapabilir…</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Sevdiği takımın hiçbir maçını kaçırmayabilir… alınan yenilgiler için günlerce kafa yorabilir…</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Evlatlarının geleceği için türlü yatırımlar yapabilir…</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Her erkek bunların tümünü yapabilir……ama her erkek “Baba” olamaz ki…!</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Çünkü tüm bu saydıklarım erkekleri “BABA” yapmaz ki…!…</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Küçük bir erkek çocuğundan gelmiş geçen gün bir soru… Diyor ki mailinde “Mehtap Ablacım… ben sizi hergün izliyorum… siz küçükken sizin babanız da benim babam gibi eve az mı geliyordu…?”</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Düşündüm… babamı düşündüm… kendimi düşündüm… bu minik kalbin parmaklarından dökülen satırları düşündüm.</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Ne olabilirdi dokuz yaşında bir erkek çocuğuna bunu söyleten? Babasına hasret, ama bir o kadar da babasıyla bir olmak istemesini, yaşamın kaygan zemininde harekete geçiren…</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Baba olmak, tüm koşuşturmaların arasında da elindeki kendisine emanet edilmiş minik kalplere, babalığın nasıl bir şey olduğunu yaşatabilecek ve onları hayata güvenle hazırlayabilecek kadar donanımlı olabilmeyi başarmaktır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Çocuklar için baba, bilinçaltı süreçleri açısından ve terapötik bir dille söylemem gerekirse “KAHRAMAN”dır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Baba yanımızdaysa, korkmayız…</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Baba yanımızdaysa güvendeyiz…</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Peki ya baba yanımızda değilse…?</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Babanın olmadığı yerlerde anneler devreye giriyor sevgili beyler…!</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">“Canım yabancı değil ya… o da annesi… benim yerime ilgilensin…” diyerek kendinizi kurtaramazsınız. Çünkü annenin karşıladığı duygusal beslemeyle, babanın karşıladığı duygusal beslemeler son derece farklı.</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Baba, “özgüven, güç, kuvvet, yaşam karşısında güçlü olma” duygularını beslerken; anneler “merhamet, vicdan” duygularının oluşmasına neden oluyor.</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Babanın duygusal ilişki kurmadığı, konuşmadığı, sohbet etmediği, evladıyla yakın ve sıcak iletişim kurmadığı durumlarda, babayla yeterince muhatap olamayan çocuklarda, anneden gelen duygular ağır basmaya başlar.</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Size garip gelebilir ama hiç dikkat ettiniz mi? Önceden sokakta kavga eden çocuklar, birbirlerini tehdit ederken: “Seni babama söylüyceemmmm…” derlerdi.</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Son dönemlerde bu sözün yerini ne aldı…? Evet bildiniz…</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">“Seni anneme söylüyycemmm…”</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Erkek çocuğun, baba figürüyle yeterince muhatap olmamasından dolayı, yani özdeşim kuracağı, benzemeye çalışacağı bir yakın baba ilişkisi olmamasından dolayı, anneyi “benzeme nesnesi” olarak kullanmaya başlaması anlamına gelir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Dikkat ediyor musunuz? Son on yıldır duygusal, her şeye ağlayan, olaylar karşısında aşırı duygusal tepkiler veren delikanlıların sayısında çoğalma oldu. Üniversite öğrencisi genç erkekler, kendilerini “ben çok duygusalım” diye tanımlamaya başladı. Halbuki bu özellik, aynı yaştaki kız çocuklarına özgü bir tavırdır. Herhangi bir zorluk olduğunda genel beklenti kızların üzülüp ağlaması; erkeklerin de ağlayan insanları teselli etmesidir. Ya da olaya daha sağduyulu, daha akılcı bir çerçeveden bakmasıdır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Ne oldu da işler bu noktaya dayandı?</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Çok basit… babalar, “baba” olamadılar…</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Babalar, erkek evlatlarına ve kız evlatlarına yeterince yakın davranmadılar.</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Babalar, para kazanmanın, onların fiziksel ihtiyaçlarını doyurmanın asli görevleri olduğu duygusunu üzerlerinden atamadılar.</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Babalar, çocuklarının, kendileri için kazanacakları paradan daha çok, baba ilişkisine, babanın sarılıp öpmesine, babayla oturup uzun sohbetler yapılmasına ihtiyaç duyduklarını bir türlü göremediler.</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Özetle söyleyeyim…</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Duygusal ilişki kurup, besleme yapmadığınız kızlarınız, olmadık adamlarla evlenmeye kalkıyorlar. Çünkü kendilerine en yakın olan erkekle yeterince duygusal bir doyum gerçekleşmediği için, saçının telini bile vermeyeceğiniz tür adamlarla ilişki yaşamaya kalkıyorlar.</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Oğullarınıza gelince… oğullarınız… oğullarınız erkek gibi davranmayı öğrenemiyorlar. Sürekli kadınlarla muhatap olmaktan, kadınların gittikleri çay poğaça toplantılarına katılmaktan, kadınların sohbetlerini dinlemekten, kadınların tepkilerini izlemekten, kadınlar gibi düşünüp, kadınlar gibi</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">davranmaya başlıyorlar.</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Onlara “öğretebilecek baba”ları varsa tabii…</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna"></span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Mehtap Kayaoğlu</span></strong></p><p><strong><span style="color: sienna">Dr.Psikolog & Psikoterapist</span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="umut, post: 83799, member: 1425"] [B][COLOR=sienna]her erkek bir iş sahibi olabilir..! Az-çok demeden, evini geçindirebilecek kadar para kazanabilir. Arkadaşları olabilir… kendisine güvenen… kendisinin de onlara güvendiği… Sözü sohbeti keyifli olabilir. Meslek hayatında da başarılı… Akşama kadar birçok kişinin sıkıntısıyla uğraşabilir. İki lokma ekmek götürebilmek için evine, kendisini çok yorabilir… Sosyal ortamlarda, sosyal aktivitelerde bol bol faaliyet yapabilir… Sevdiği takımın hiçbir maçını kaçırmayabilir… alınan yenilgiler için günlerce kafa yorabilir… Evlatlarının geleceği için türlü yatırımlar yapabilir… Her erkek bunların tümünü yapabilir……ama her erkek “Baba” olamaz ki…! Çünkü tüm bu saydıklarım erkekleri “BABA” yapmaz ki…!… Küçük bir erkek çocuğundan gelmiş geçen gün bir soru… Diyor ki mailinde “Mehtap Ablacım… ben sizi hergün izliyorum… siz küçükken sizin babanız da benim babam gibi eve az mı geliyordu…?” Düşündüm… babamı düşündüm… kendimi düşündüm… bu minik kalbin parmaklarından dökülen satırları düşündüm. Ne olabilirdi dokuz yaşında bir erkek çocuğuna bunu söyleten? Babasına hasret, ama bir o kadar da babasıyla bir olmak istemesini, yaşamın kaygan zemininde harekete geçiren… Baba olmak, tüm koşuşturmaların arasında da elindeki kendisine emanet edilmiş minik kalplere, babalığın nasıl bir şey olduğunu yaşatabilecek ve onları hayata güvenle hazırlayabilecek kadar donanımlı olabilmeyi başarmaktır. Çocuklar için baba, bilinçaltı süreçleri açısından ve terapötik bir dille söylemem gerekirse “KAHRAMAN”dır. Baba yanımızdaysa, korkmayız… Baba yanımızdaysa güvendeyiz… Peki ya baba yanımızda değilse…? Babanın olmadığı yerlerde anneler devreye giriyor sevgili beyler…! “Canım yabancı değil ya… o da annesi… benim yerime ilgilensin…” diyerek kendinizi kurtaramazsınız. Çünkü annenin karşıladığı duygusal beslemeyle, babanın karşıladığı duygusal beslemeler son derece farklı. Baba, “özgüven, güç, kuvvet, yaşam karşısında güçlü olma” duygularını beslerken; anneler “merhamet, vicdan” duygularının oluşmasına neden oluyor. Babanın duygusal ilişki kurmadığı, konuşmadığı, sohbet etmediği, evladıyla yakın ve sıcak iletişim kurmadığı durumlarda, babayla yeterince muhatap olamayan çocuklarda, anneden gelen duygular ağır basmaya başlar. Size garip gelebilir ama hiç dikkat ettiniz mi? Önceden sokakta kavga eden çocuklar, birbirlerini tehdit ederken: “Seni babama söylüyceemmmm…” derlerdi. Son dönemlerde bu sözün yerini ne aldı…? Evet bildiniz… “Seni anneme söylüyycemmm…” Erkek çocuğun, baba figürüyle yeterince muhatap olmamasından dolayı, yani özdeşim kuracağı, benzemeye çalışacağı bir yakın baba ilişkisi olmamasından dolayı, anneyi “benzeme nesnesi” olarak kullanmaya başlaması anlamına gelir. Dikkat ediyor musunuz? Son on yıldır duygusal, her şeye ağlayan, olaylar karşısında aşırı duygusal tepkiler veren delikanlıların sayısında çoğalma oldu. Üniversite öğrencisi genç erkekler, kendilerini “ben çok duygusalım” diye tanımlamaya başladı. Halbuki bu özellik, aynı yaştaki kız çocuklarına özgü bir tavırdır. Herhangi bir zorluk olduğunda genel beklenti kızların üzülüp ağlaması; erkeklerin de ağlayan insanları teselli etmesidir. Ya da olaya daha sağduyulu, daha akılcı bir çerçeveden bakmasıdır. Ne oldu da işler bu noktaya dayandı? Çok basit… babalar, “baba” olamadılar… Babalar, erkek evlatlarına ve kız evlatlarına yeterince yakın davranmadılar. Babalar, para kazanmanın, onların fiziksel ihtiyaçlarını doyurmanın asli görevleri olduğu duygusunu üzerlerinden atamadılar. Babalar, çocuklarının, kendileri için kazanacakları paradan daha çok, baba ilişkisine, babanın sarılıp öpmesine, babayla oturup uzun sohbetler yapılmasına ihtiyaç duyduklarını bir türlü göremediler. Özetle söyleyeyim… Duygusal ilişki kurup, besleme yapmadığınız kızlarınız, olmadık adamlarla evlenmeye kalkıyorlar. Çünkü kendilerine en yakın olan erkekle yeterince duygusal bir doyum gerçekleşmediği için, saçının telini bile vermeyeceğiniz tür adamlarla ilişki yaşamaya kalkıyorlar. Oğullarınıza gelince… oğullarınız… oğullarınız erkek gibi davranmayı öğrenemiyorlar. Sürekli kadınlarla muhatap olmaktan, kadınların gittikleri çay poğaça toplantılarına katılmaktan, kadınların sohbetlerini dinlemekten, kadınların tepkilerini izlemekten, kadınlar gibi düşünüp, kadınlar gibi davranmaya başlıyorlar. Onlara “öğretebilecek baba”ları varsa tabii… Mehtap Kayaoğlu Dr.Psikolog & Psikoterapist[/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
Her erkek baba olamaz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst