Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Her Eve Böyle Bir Melek Lazım
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="bardak" data-source="post: 124155" data-attributes="member: 1298"><p style="text-align: center"><img src="http://www.resimuploading.com/pictures/ba00b3ee-1c71-4557-a279-577e7609b68c!cid_003e01c97fdbŞb2792920Ş0b8111be@a4fff693618424.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>Melek Hanım, bu akşam bir başka hazırlık yapmıştı. Bir başka çıkmıştı kocasının karşısına. İpek gibi siyah saçlarını omuzlarından aşağılara salmıştı. Birilerinin dışarısı için gösterdikleri özeni; o, sadece kocası için gösteriyordu. En güzel elbisesini giymiş, yeni gelin gibi süslenmiş, ‘yaratılışımı, yüzümü güzelleştirdiğin gibi, huyumu ve ahlakımı da güzelleştir ya Rabbi’ diye dualar etmişti. Kararmakta olan akşamın ilk karanlığı içinde; tül perdenin altından bakabildiği kadarıyla kocasının gelmesi için yolu gözlüyordu. Tahir Bey, ise fena halde yorulmuştu ama vazifesini yapmış olmanın huzuru içinde eve dönüyordu.</strong></em></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>Üzerinde taşıdığı anahtarı ile kapıyı açacaktı ki; eşi Melek Hanımını kapıyı açar olarak buldu. Melek Hanım, içeri giren kocasının boynuna sarıldı. Davranışları ile onun gönlünü alevlendiriyordu. O, evinin hanımı, hanımefendisiydi.</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Selamünaleyküm.” Dedi Tahir Bey,</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Aleykümselam. Hoş geldiniz efendim.”</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Hoş bulduk canım” dedi. Tahir Bey, bir buse kondurdu güler yüzle kapıda kendini karşılayan hanımının yanağına. Melek Hanım, Tahir Bey’e terliklerini verirken; elindekileri aldı. Pardösüsünü astı. Hanımı tarafından güler yüz, tatlı söz ile karşılanan Tahir Bey’in bütün yorgunluğu bir anda çıkıvermişti sanki... Şu Melek Hanım, ne hoş bir kadındı. Tahir Bey, kolunu onun beline doladı.</strong></em></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>Birlikte salondaki kanepeye kadar geldiler. Karşılıklı hal ve hatır sordular. Bundan dolayı her ikisi de ziyadesiyle memnundular.</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Bu güzel karşılamayı neye borçluyum acaba?”</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Görevinin bilincinde olan bir hanım almaya!”</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Ey Rabbim ne kadar şükretsem yine de azdır. Senin gibi bir Meleği nasip etti bana…”</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Ya ben bu övgüyü neye borçluyum?”</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Görevinin bilincinde olan; bir beyle evlenmeye!”</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Sen hem çok akıllı, hem çok zeki, anlayışlı, güzel, kibar, nazik, hem de çok sevimli, hem de çok…”</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Yeter, görende bir şey var zannedecek.”</strong></em></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Sen başkasın, benim için ‘çok özel bir yer’ sahipsin. Sen benim bir tanemsin. Ben seni övmüyorum, hakikati söylüyorum. Hem senin övülmeye ihtiyacın mı var? Kadın, evi ve kocası için süslenmeli. Ama kadınlar daha çok dışarı çıkacakları zaman, sanki bir başkaları için süslenirler. Evlerinde ve kocalarının yanında ise sıradan şeyler giyerler. Sen öyle değilsin, bir tanem.”</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Nasılım peki?”</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Sen başkasın…”</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Evlendiğimiz günden bu yana seni çamaşırda, bulaşıkta görmedim. Üstün başın pis ve dağınık görmedim hiç.”</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Benim en önemli vazifem; sana huzurlu bir ortam hazırlamaktır. Sizi huzurlu ve mutlu gördükçe, dünyalar benim oluyor.”</strong></em></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Ya Rabbi ne amel ettim ki, bana böyle bir melek nasip ettin?” diyordu Tahir Bey. Melek Hanım Tahir Bey’in geçen her gün sevgisi artıyor, gözünde ve gönlünde büyüyordu. Melek Hanım da ‘sen benim hayat kaynağım, umudum, sevgim, aşkım, her şeyimsin, sana kul köle olmak istiyorum’ diyordu. Ne yapar eder, gönlünün en uç noktasına kadar inerdi. Çalışmalarında destekçisi olur, şevk ve zevk vermeye çalışırdı. Bu güne kadar, ne kıştan ne yazdan, ne soğuktan ne de sıcaktan şikayetçi olmamışlardı. Huyları da öyle birbirine benziyordu ki! Kocası evde olduğu zaman; iş çıkarmazdı ortaya, sürekli yanında olmaya çalışır, sevdiği yemekleri yapar, duruma göre çay, kahve, meyve getirir, soyup dilimleyerek eliyle de ikram ederdi. Tahir Bey ne zaman misafirle gelecek olsa, kapı ziline basar, Melek Hanım’ın ‘kim o?’ sorusuna ‘biziz’ cevabıyla yalnız olmadığını anlar, gelen misafirin zahmet değil rahmet olarak geldiğine inanır ona göre hüsnü muamelede bulunurdu. Ne kadar geç gelirse gelsin, asla ‘kadına kocasından önce yatmak yakışmaz’ der mutlaka kocasını beklerdi.</strong></em></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>Melek hanım, abdest almak için gömleğinin kollarını sıvarken; Tahir Bey’in ayaklarına uzanarak çoraplarını çıkarmaya başladı. Tahir Bey, onu ellerinden tuttu, memnuniyetini ve sevgisini belli etmek için; anlına bir öpücük kondurdu.</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Sen benim hizmetçim değil, eşimsin.”</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Çoraplarınızı çıkarsam ne olur ki!...”</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Bu senin görevin değil.”</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Seni memnun ve mutlu etmek, benim görevim değil mi?”</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Bu ikimizin de görevi…”</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Öyleyse müsaade ette çıkarayım.”</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Hayır.”</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>Tahir Bey kendi çoraplarını çıkardı. Lavaboya doğru giderken; “Bu Allah’ın bana bir hediyesidir” diye, dua edip şükretti. Abdestini alıp çıkınca onu elinde havlu ile bekler buldu.</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Yapma Meleğim.”</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Size hizmet etmekten zevk alıyorum.”</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>Birlikte akşam namazını kıldılar. Melek Hanım yere sofrayı hazırlarken; Tahir Bey eşine sofra hazırlamada yardım ediyordu.</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Sen otur efendi…”</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Sana yardım etmek istiyordum.”</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Eksik olma. Ama erkeğin dışarıda başarılı olmak için içeride dinlenmesi lazım.” İkisi de bir birinin hoşgörüsünden, nezaket, sevgi ve saygısından son derece memnundular. Huzur doluydular. Örnektiler.</strong></em></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>Yemekten sonra ağzını yıkamak için lavaboya giden Tahir Bey, onu yine havluyla bekler buldu. Onu havlu ile birlikte kucakladı. Ne asil bir hanımdı, şu Melek Hanım.</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Sen bir Melek’sin.”</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>Yemekten sonra oturup sohbet ettiler. Aynı derdin, aynı tasa ve kasavetin, aynı ideal ve davanın insanlarıydılar. Yıllarca birbirini görmemiş iki aşık gibiydiler. Yatsı yaklaştığında; Tahir Bey’in pardösüsünü getirdi. “Yatsı ile sabah namazlarını camide ifa etmen senin için daha hayırlıdır diye düşündüm” diyen Melek Hanım’a teşekkürden başka verecek cevap bulamadı.</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Şu sendeki tatlı dil var ya!...” dedi.</strong></em></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>O gidince bulaşıkları yıkadı, ocağa koyduğu çayı demledi. Abdestini tazeleyerek namazını kıldı. Geleceği zamanı tahmin ediyordu. O cebinden anahtarını çıkarırken; Melek Hanım kapıyı açtı.</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Kapıda mı bekledin yine!...”</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“Sen hem kocam, hem de hocamsın. Dünya ahiret mutluluğumu sana borçluyum. Nankör olamam. Hakkını nasıl öderim sana…” Salonda Tahir Bey tefsirde dünkü kaldıkları yerden devam etti. Melek hanım hem çayını doldurdu, müphem konuları açıklaması için hem de sorular sordu. Melek Hanım okudu, Tahir Bey değerlendirdi. Erken kalkmak için; erken yatmak bir gereklilikti.</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>Yatmadan önce Tahir Bey abdestini tazelerken; Melek hanım yatak örtüsünü kaldırdı, yastık ve yorganı açtı. Gecelik ve pijamaları hazırladı. Dualarını ettiler ve yattılar.</strong></em></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>Gece yarısı uyanan Melek Hanım, abdestini alarak; teheccüd namazı kıldı. Eşine, kendine ve tüm Müslümanlara dua etti. Yatağında asude bir şekilde uyuyan Tahir Bey’i uyandırmaya kıyamadı. Sessizce yanına sokularak yattı. O uykuya varmak üzereyken Tahir Bey teheccüd namazını kıldı, dua etti. Muhabbetle yatan eşine baktı. Sabah namazını camide kılarak eve geldiğinde sabah kahvaltısını hazır buldu. Huzur ve saadet içinde kahvaltılarını yaptılar. Melek Hanım, her günkü gibi, sevgiyle Tahir Bey’i işe yolladı. Melek Hanım biliyordu ki…</strong></em></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo"><em><strong>“İnsanların, hayatını bir yaşam biçimine dönüştüremiyorlardı. Yuvayı her ne kadar erkek yapsa da, kadının huzur ve mutluluk içinde devam ettirebileceğini gayet iyi biliyordu. Evden sevgi ve muhabbetle işe çıkan erkeğin; gözü ve gönlü dışarıda kalmayacağını, akşam olunca da; sevgi ve muhabbetle eve döneceğini ama herkesten daha iyi biliyordu.”</strong></em></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="bardak, post: 124155, member: 1298"] [CENTER][IMG]http://www.resimuploading.com/pictures/ba00b3ee-1c71-4557-a279-577e7609b68c!cid_003e01c97fdbŞb2792920Ş0b8111be@a4fff693618424.gif[/IMG][/CENTER] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]Melek Hanım, bu akşam bir başka hazırlık yapmıştı. Bir başka çıkmıştı kocasının karşısına. İpek gibi siyah saçlarını omuzlarından aşağılara salmıştı. Birilerinin dışarısı için gösterdikleri özeni; o, sadece kocası için gösteriyordu. En güzel elbisesini giymiş, yeni gelin gibi süslenmiş, ‘yaratılışımı, yüzümü güzelleştirdiğin gibi, huyumu ve ahlakımı da güzelleştir ya Rabbi’ diye dualar etmişti. Kararmakta olan akşamın ilk karanlığı içinde; tül perdenin altından bakabildiği kadarıyla kocasının gelmesi için yolu gözlüyordu. Tahir Bey, ise fena halde yorulmuştu ama vazifesini yapmış olmanın huzuru içinde eve dönüyordu.[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]Üzerinde taşıdığı anahtarı ile kapıyı açacaktı ki; eşi Melek Hanımını kapıyı açar olarak buldu. Melek Hanım, içeri giren kocasının boynuna sarıldı. Davranışları ile onun gönlünü alevlendiriyordu. O, evinin hanımı, hanımefendisiydi.[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Selamünaleyküm.” Dedi Tahir Bey,[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Aleykümselam. Hoş geldiniz efendim.”[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Hoş bulduk canım” dedi. Tahir Bey, bir buse kondurdu güler yüzle kapıda kendini karşılayan hanımının yanağına. Melek Hanım, Tahir Bey’e terliklerini verirken; elindekileri aldı. Pardösüsünü astı. Hanımı tarafından güler yüz, tatlı söz ile karşılanan Tahir Bey’in bütün yorgunluğu bir anda çıkıvermişti sanki... Şu Melek Hanım, ne hoş bir kadındı. Tahir Bey, kolunu onun beline doladı.[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]Birlikte salondaki kanepeye kadar geldiler. Karşılıklı hal ve hatır sordular. Bundan dolayı her ikisi de ziyadesiyle memnundular.[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Bu güzel karşılamayı neye borçluyum acaba?”[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Görevinin bilincinde olan bir hanım almaya!”[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Ey Rabbim ne kadar şükretsem yine de azdır. Senin gibi bir Meleği nasip etti bana…”[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Ya ben bu övgüyü neye borçluyum?”[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Görevinin bilincinde olan; bir beyle evlenmeye!”[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Sen hem çok akıllı, hem çok zeki, anlayışlı, güzel, kibar, nazik, hem de çok sevimli, hem de çok…”[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Yeter, görende bir şey var zannedecek.”[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Sen başkasın, benim için ‘çok özel bir yer’ sahipsin. Sen benim bir tanemsin. Ben seni övmüyorum, hakikati söylüyorum. Hem senin övülmeye ihtiyacın mı var? Kadın, evi ve kocası için süslenmeli. Ama kadınlar daha çok dışarı çıkacakları zaman, sanki bir başkaları için süslenirler. Evlerinde ve kocalarının yanında ise sıradan şeyler giyerler. Sen öyle değilsin, bir tanem.”[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Nasılım peki?”[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Sen başkasın…”[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Evlendiğimiz günden bu yana seni çamaşırda, bulaşıkta görmedim. Üstün başın pis ve dağınık görmedim hiç.”[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Benim en önemli vazifem; sana huzurlu bir ortam hazırlamaktır. Sizi huzurlu ve mutlu gördükçe, dünyalar benim oluyor.”[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Ya Rabbi ne amel ettim ki, bana böyle bir melek nasip ettin?” diyordu Tahir Bey. Melek Hanım Tahir Bey’in geçen her gün sevgisi artıyor, gözünde ve gönlünde büyüyordu. Melek Hanım da ‘sen benim hayat kaynağım, umudum, sevgim, aşkım, her şeyimsin, sana kul köle olmak istiyorum’ diyordu. Ne yapar eder, gönlünün en uç noktasına kadar inerdi. Çalışmalarında destekçisi olur, şevk ve zevk vermeye çalışırdı. Bu güne kadar, ne kıştan ne yazdan, ne soğuktan ne de sıcaktan şikayetçi olmamışlardı. Huyları da öyle birbirine benziyordu ki! Kocası evde olduğu zaman; iş çıkarmazdı ortaya, sürekli yanında olmaya çalışır, sevdiği yemekleri yapar, duruma göre çay, kahve, meyve getirir, soyup dilimleyerek eliyle de ikram ederdi. Tahir Bey ne zaman misafirle gelecek olsa, kapı ziline basar, Melek Hanım’ın ‘kim o?’ sorusuna ‘biziz’ cevabıyla yalnız olmadığını anlar, gelen misafirin zahmet değil rahmet olarak geldiğine inanır ona göre hüsnü muamelede bulunurdu. Ne kadar geç gelirse gelsin, asla ‘kadına kocasından önce yatmak yakışmaz’ der mutlaka kocasını beklerdi.[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]Melek hanım, abdest almak için gömleğinin kollarını sıvarken; Tahir Bey’in ayaklarına uzanarak çoraplarını çıkarmaya başladı. Tahir Bey, onu ellerinden tuttu, memnuniyetini ve sevgisini belli etmek için; anlına bir öpücük kondurdu.[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Sen benim hizmetçim değil, eşimsin.”[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Çoraplarınızı çıkarsam ne olur ki!...”[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Bu senin görevin değil.”[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Seni memnun ve mutlu etmek, benim görevim değil mi?”[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Bu ikimizin de görevi…”[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Öyleyse müsaade ette çıkarayım.”[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Hayır.”[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]Tahir Bey kendi çoraplarını çıkardı. Lavaboya doğru giderken; “Bu Allah’ın bana bir hediyesidir” diye, dua edip şükretti. Abdestini alıp çıkınca onu elinde havlu ile bekler buldu.[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Yapma Meleğim.”[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Size hizmet etmekten zevk alıyorum.”[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]Birlikte akşam namazını kıldılar. Melek Hanım yere sofrayı hazırlarken; Tahir Bey eşine sofra hazırlamada yardım ediyordu.[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Sen otur efendi…”[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Sana yardım etmek istiyordum.”[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Eksik olma. Ama erkeğin dışarıda başarılı olmak için içeride dinlenmesi lazım.” İkisi de bir birinin hoşgörüsünden, nezaket, sevgi ve saygısından son derece memnundular. Huzur doluydular. Örnektiler.[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]Yemekten sonra ağzını yıkamak için lavaboya giden Tahir Bey, onu yine havluyla bekler buldu. Onu havlu ile birlikte kucakladı. Ne asil bir hanımdı, şu Melek Hanım.[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Sen bir Melek’sin.”[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]Yemekten sonra oturup sohbet ettiler. Aynı derdin, aynı tasa ve kasavetin, aynı ideal ve davanın insanlarıydılar. Yıllarca birbirini görmemiş iki aşık gibiydiler. Yatsı yaklaştığında; Tahir Bey’in pardösüsünü getirdi. “Yatsı ile sabah namazlarını camide ifa etmen senin için daha hayırlıdır diye düşündüm” diyen Melek Hanım’a teşekkürden başka verecek cevap bulamadı.[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Şu sendeki tatlı dil var ya!...” dedi.[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]O gidince bulaşıkları yıkadı, ocağa koyduğu çayı demledi. Abdestini tazeleyerek namazını kıldı. Geleceği zamanı tahmin ediyordu. O cebinden anahtarını çıkarırken; Melek Hanım kapıyı açtı.[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Kapıda mı bekledin yine!...”[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“Sen hem kocam, hem de hocamsın. Dünya ahiret mutluluğumu sana borçluyum. Nankör olamam. Hakkını nasıl öderim sana…” Salonda Tahir Bey tefsirde dünkü kaldıkları yerden devam etti. Melek hanım hem çayını doldurdu, müphem konuları açıklaması için hem de sorular sordu. Melek Hanım okudu, Tahir Bey değerlendirdi. Erken kalkmak için; erken yatmak bir gereklilikti.[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]Yatmadan önce Tahir Bey abdestini tazelerken; Melek hanım yatak örtüsünü kaldırdı, yastık ve yorganı açtı. Gecelik ve pijamaları hazırladı. Dualarını ettiler ve yattılar.[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]Gece yarısı uyanan Melek Hanım, abdestini alarak; teheccüd namazı kıldı. Eşine, kendine ve tüm Müslümanlara dua etti. Yatağında asude bir şekilde uyuyan Tahir Bey’i uyandırmaya kıyamadı. Sessizce yanına sokularak yattı. O uykuya varmak üzereyken Tahir Bey teheccüd namazını kıldı, dua etti. Muhabbetle yatan eşine baktı. Sabah namazını camide kılarak eve geldiğinde sabah kahvaltısını hazır buldu. Huzur ve saadet içinde kahvaltılarını yaptılar. Melek Hanım, her günkü gibi, sevgiyle Tahir Bey’i işe yolladı. Melek Hanım biliyordu ki…[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][COLOR=indigo][I][B]“İnsanların, hayatını bir yaşam biçimine dönüştüremiyorlardı. Yuvayı her ne kadar erkek yapsa da, kadının huzur ve mutluluk içinde devam ettirebileceğini gayet iyi biliyordu. Evden sevgi ve muhabbetle işe çıkan erkeğin; gözü ve gönlü dışarıda kalmayacağını, akşam olunca da; sevgi ve muhabbetle eve döneceğini ama herkesten daha iyi biliyordu.”[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Her Eve Böyle Bir Melek Lazım
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst