Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Her iki deccalın harikulâde icraatı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Bîçare S.V." data-source="post: 231676" data-attributes="member: 1008987"><p><span style="font-size: 15px"><strong>Her iki deccalın harikulâde icraatı</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>17.01.2011</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><a href="http://www.yeniasya.com.tr/haber_detay2.asp?id=2715" target="_blank"><img src="http://www.yeniasya.com.tr/Uploads/haber/ilave/2011-01-16_231103.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></a></strong></span> <span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Ekser tahribat ve hevesâta sevkiyât </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>olduğundan, kolayca harikulâde öyle işler yaparlar ki, bir </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>rivayette, “Bir günleri bir senedir.” Yani, bir senede yaptıkları işleri</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>üç yüz senede yapılmaz denilmiş.</strong></span> <span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><strong>İKİNCİ MESELE</strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Rivayetlerde,</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>her iki Deccalın harikulâde icraatlarından ve pek fevkalâde </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>iktidarlarından ve heybetlerinden bahsedilmiş. Hattâ bedbaht bir kısım </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>insanlar, onlara bir nevî ulûhiyet isnad eder diye haber verilmiş. Bunun</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>sebebi nedir?</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Elcevap: “El-ilmu indallah” (Hakikati Allah bilir) </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>icraatları büyük ve hârikulâde olması ise: Ekser tahribat ve hevesâta </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>sevkiyât olduğundan, kolayca harikulâde öyle işler yaparlar ki, bir </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>rivayette, “Bir günleri bir senedir.” Yani, bir senede yaptıkları işleri</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>üç yüz senede yapılmaz denilmiş. Ve iktidarları pek fevkalâde görülmesi</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>ise, dört cihet ve sebebi var:</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Birincisi: İstidrâc eseri olarak, </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>müstebidâne olan koca hükûmetlerinde, cesur orduların ve faal milletin </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>kuvvetiyle vukua gelen terakkiyat ve iyilikler haksız olarak onlara </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>isnad edilmesiyle, binler adam kadar bir iktidar onların şahıslarında </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>tevehhüm edilmeye sebep olur. Halbuki, hakikaten ve kaideten, bir </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>cemaatin hareketiyle vücuda gelen müsbet mehâsin ve şeref ve ganimet o </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>cemaate taksim edilir ve efradına verilir. Ve seyyiât ve tahribat ve </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>zayiât ise, reisinin tedbirsizliğine ve kusurlarına verilir. Meselâ, bir</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>tabur bir kaleyi fethetse, ganimet ve şeref süngülerine aittir. Ve </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>menfî tedbirlerle zayiâtlar olsa, kumandanlarına aittir. </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>İşte hak ve</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>hakikatin bu düstur-u esasiyesine bütün bütün muhalif olarak müsbet </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>terakkiyât ve hasenat o müthiş başlara ve menfî icraat ve seyyiat bîçare</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>milletlerine verilmesiyle, nefret-i âmmeye lâyık olan o şahıslar, </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>istidrac cihetiyle, ehl-i gaflet tarafından bir muhabbet-i umumiyeye </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>mazhar olurlar. </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>İkinci cihet ve sebep: Her iki Deccal, âzamî bir </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>istibdat ve âzamî bir zulüm ve âzamî bir şiddet ve dehşetle hareket </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>ettiklerinden, âzamî bir iktidar görünür. Evet, öyle acip bir istibdat </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>ki, kanunlar perdesinde herkesin vicdanına ve mukaddesatına, hattâ </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>elbisesine müdahale ederler. (Zannederim, asr-ı âhirde İslâm ve Türk </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>hürriyetperverleri, bir hiss-i kablelvuku ile bu dehşetli istibdadı </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>hissederek oklar atıp hücum etmişler. Fakat çok aldanıp yanlış bir hedef</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>ve hatâ bir cephede hücum göstermişler.) Hem öyle bir zulüm ve cebir </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>ki, bir adamın yüzünden yüz köyü harap ve yüzer mâsumları tecziye ve </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>tehcir ile perişan eder. </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Üçüncü cihet ve sebep: Her iki Deccal, </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Yahudinin İslâm ve Hıristiyan aleyhinde şiddetli bir intikam besleyen </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>gizli komitesinin muavenetini ve kadın hürriyetlerinin perdesi altındaki</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>dehşetli bir diğer komitenin yardımını, hattâ İslâm Deccalı masonların </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>komitelerini aldatıp müzaheretlerini kazandıklarından, dehşetli bir </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>iktidar zannedilir. Hem bazı ehl-i velâyetin istihracatıyla anlaşılıyor </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>ki, İslâm devletinin başına geçecek olan Süfyanî Deccal ise, gayet </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>muktedir ve dahi ve faal ve gösterişi istemeyen ve şahsî olan şan ve </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>şerefe ehemmiyet vermeyen bir sadrâzam ve gayet cesur ve iktidarlı ve </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>metin ve cevval ve şöhretperestliğe tenezzül etmeyen bir serasker bulur,</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>onları teshir eder. Onların fevkalâde ve dâhiyâne icraatlarını, </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>riyasızlıklarından istifade ile kendi şahsına isnat ve o vasıtayla koca </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>ordunun ve hükûmetin teceddüt ve inkılâp ve harb-i umumî inkılâbından </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>gelen şiddet-i ihtiyacın sevkiyle işledikleri terakkiyâtı şahsına isnad </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>ettirerek şahsında pek acip ve harika bir iktidar bulunduğunu meddahlar </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>tarafından işâa ettirir. </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Dördüncü cihet ve sebep: Büyük Deccalın, </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>ispritizma nevinden teshir edici hassaları bulunur. İslâm Deccalının </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>dahi, bir gözünde teshir edici manyetizma bulunur. Hattâ, rivayetlerde </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>“Deccalın bir gözü kördür” (Buhari, Fiten: 26) diye nazar-ı dikkati </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>gözüne çevirerek Büyük Deccalın bir gözü kör ve ötekinin bir gözü, öteki</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>göze nisbeten kör hükmünde olduğunu hadiste kaydetmekle, onlar kâfir-i </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>mutlak bulunduğundan, yalnız münhasıran bu dünyayı görecek bir tek gözü </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>var ve âkıbeti ve âhireti görebilecek gözleri olmamasına işaret eder. </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Ben</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>bir mânevî âlemde İslâm Deccalını gördüm. Yalnız birtek gözünde </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>teshirci bir manyetizma gözümle müşahede ettim ve onu bütün bütün münkir</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>bildim. İşte bu inkâr-ı mutlaktan çıkan bir cüret ve cesaretle </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>mukaddesata hücum eder. Avâm-ı nâs hakikat-ı hali bilmediklerinden, </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>harikulâde iktidar ve cesaret zannederler. </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Hem şanlı ve kahraman bir</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>millet, mağlûbiyeti hengâmında, böyle istidraçlı ve şanlı ve talihli ve</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>muvaffakiyetli ve kurnaz bir kumandanı bulunduğundan, gizli ve dehşetli</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>olan mâhiyetine bakmayarak, kahramanlık damarıyla onu alkışlar, başına </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>kor, seyyielerini örtmek ister. Fakat kahraman ve mücahid ordunun ve </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>dindar milletin ruhundaki nur-u İmân ve Kur’ân ışığıyla hakikat-ı hâli </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>göreceği ve o kumandanın çok dehşetli tahribatını tamire çalışacağı </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>rivayetlerden anlaşılır.</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span> <span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><strong>Şuâlar, 5. Şuâ, Üç Küçük Mesele, s. 927</strong></strong></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Bîçare S.V., post: 231676, member: 1008987"] [SIZE=4][B]Her iki deccalın harikulâde icraatı[/B] [B]17.01.2011[/B] [B][URL="http://www.yeniasya.com.tr/haber_detay2.asp?id=2715"][IMG]http://www.yeniasya.com.tr/Uploads/haber/ilave/2011-01-16_231103.jpg[/IMG][/URL][/B][/SIZE] [SIZE=4] [B]Ekser tahribat ve hevesâta sevkiyât olduğundan, kolayca harikulâde öyle işler yaparlar ki, bir rivayette, “Bir günleri bir senedir.” Yani, bir senede yaptıkları işleri üç yüz senede yapılmaz denilmiş.[/B][/SIZE] [SIZE=4] [B][b]İKİNCİ MESELE[/B] Rivayetlerde, her iki Deccalın harikulâde icraatlarından ve pek fevkalâde iktidarlarından ve heybetlerinden bahsedilmiş. Hattâ bedbaht bir kısım insanlar, onlara bir nevî ulûhiyet isnad eder diye haber verilmiş. Bunun sebebi nedir? Elcevap: “El-ilmu indallah” (Hakikati Allah bilir) icraatları büyük ve hârikulâde olması ise: Ekser tahribat ve hevesâta sevkiyât olduğundan, kolayca harikulâde öyle işler yaparlar ki, bir rivayette, “Bir günleri bir senedir.” Yani, bir senede yaptıkları işleri üç yüz senede yapılmaz denilmiş. Ve iktidarları pek fevkalâde görülmesi ise, dört cihet ve sebebi var: Birincisi: İstidrâc eseri olarak, müstebidâne olan koca hükûmetlerinde, cesur orduların ve faal milletin kuvvetiyle vukua gelen terakkiyat ve iyilikler haksız olarak onlara isnad edilmesiyle, binler adam kadar bir iktidar onların şahıslarında tevehhüm edilmeye sebep olur. Halbuki, hakikaten ve kaideten, bir cemaatin hareketiyle vücuda gelen müsbet mehâsin ve şeref ve ganimet o cemaate taksim edilir ve efradına verilir. Ve seyyiât ve tahribat ve zayiât ise, reisinin tedbirsizliğine ve kusurlarına verilir. Meselâ, bir tabur bir kaleyi fethetse, ganimet ve şeref süngülerine aittir. Ve menfî tedbirlerle zayiâtlar olsa, kumandanlarına aittir. İşte hak ve hakikatin bu düstur-u esasiyesine bütün bütün muhalif olarak müsbet terakkiyât ve hasenat o müthiş başlara ve menfî icraat ve seyyiat bîçare milletlerine verilmesiyle, nefret-i âmmeye lâyık olan o şahıslar, istidrac cihetiyle, ehl-i gaflet tarafından bir muhabbet-i umumiyeye mazhar olurlar. İkinci cihet ve sebep: Her iki Deccal, âzamî bir istibdat ve âzamî bir zulüm ve âzamî bir şiddet ve dehşetle hareket ettiklerinden, âzamî bir iktidar görünür. Evet, öyle acip bir istibdat ki, kanunlar perdesinde herkesin vicdanına ve mukaddesatına, hattâ elbisesine müdahale ederler. (Zannederim, asr-ı âhirde İslâm ve Türk hürriyetperverleri, bir hiss-i kablelvuku ile bu dehşetli istibdadı hissederek oklar atıp hücum etmişler. Fakat çok aldanıp yanlış bir hedef ve hatâ bir cephede hücum göstermişler.) Hem öyle bir zulüm ve cebir ki, bir adamın yüzünden yüz köyü harap ve yüzer mâsumları tecziye ve tehcir ile perişan eder. Üçüncü cihet ve sebep: Her iki Deccal, Yahudinin İslâm ve Hıristiyan aleyhinde şiddetli bir intikam besleyen gizli komitesinin muavenetini ve kadın hürriyetlerinin perdesi altındaki dehşetli bir diğer komitenin yardımını, hattâ İslâm Deccalı masonların komitelerini aldatıp müzaheretlerini kazandıklarından, dehşetli bir iktidar zannedilir. Hem bazı ehl-i velâyetin istihracatıyla anlaşılıyor ki, İslâm devletinin başına geçecek olan Süfyanî Deccal ise, gayet muktedir ve dahi ve faal ve gösterişi istemeyen ve şahsî olan şan ve şerefe ehemmiyet vermeyen bir sadrâzam ve gayet cesur ve iktidarlı ve metin ve cevval ve şöhretperestliğe tenezzül etmeyen bir serasker bulur, onları teshir eder. Onların fevkalâde ve dâhiyâne icraatlarını, riyasızlıklarından istifade ile kendi şahsına isnat ve o vasıtayla koca ordunun ve hükûmetin teceddüt ve inkılâp ve harb-i umumî inkılâbından gelen şiddet-i ihtiyacın sevkiyle işledikleri terakkiyâtı şahsına isnad ettirerek şahsında pek acip ve harika bir iktidar bulunduğunu meddahlar tarafından işâa ettirir. Dördüncü cihet ve sebep: Büyük Deccalın, ispritizma nevinden teshir edici hassaları bulunur. İslâm Deccalının dahi, bir gözünde teshir edici manyetizma bulunur. Hattâ, rivayetlerde “Deccalın bir gözü kördür” (Buhari, Fiten: 26) diye nazar-ı dikkati gözüne çevirerek Büyük Deccalın bir gözü kör ve ötekinin bir gözü, öteki göze nisbeten kör hükmünde olduğunu hadiste kaydetmekle, onlar kâfir-i mutlak bulunduğundan, yalnız münhasıran bu dünyayı görecek bir tek gözü var ve âkıbeti ve âhireti görebilecek gözleri olmamasına işaret eder. Ben bir mânevî âlemde İslâm Deccalını gördüm. Yalnız birtek gözünde teshirci bir manyetizma gözümle müşahede ettim ve onu bütün bütün münkir bildim. İşte bu inkâr-ı mutlaktan çıkan bir cüret ve cesaretle mukaddesata hücum eder. Avâm-ı nâs hakikat-ı hali bilmediklerinden, harikulâde iktidar ve cesaret zannederler. Hem şanlı ve kahraman bir millet, mağlûbiyeti hengâmında, böyle istidraçlı ve şanlı ve talihli ve muvaffakiyetli ve kurnaz bir kumandanı bulunduğundan, gizli ve dehşetli olan mâhiyetine bakmayarak, kahramanlık damarıyla onu alkışlar, başına kor, seyyielerini örtmek ister. Fakat kahraman ve mücahid ordunun ve dindar milletin ruhundaki nur-u İmân ve Kur’ân ışığıyla hakikat-ı hâli göreceği ve o kumandanın çok dehşetli tahribatını tamire çalışacağı rivayetlerden anlaşılır. [/b][/SIZE] [SIZE=4] [B] [b]Şuâlar, 5. Şuâ, Üç Küçük Mesele, s. 927[/B][/b][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Her iki deccalın harikulâde icraatı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst