Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Her kim benim ağzımdan yalan söylerse ateşe girsin...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Turab3" data-source="post: 195279" data-attributes="member: 1005848"><p><span style="font-size: 10px"><strong>YARGIYA AİT HÜKÜMLER</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong></strong>İbn Abbas'ın (r.a.) anlattığına göre:</span></p><p><span style="font-size: 10px">Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Eğer insanlara ispata gerek kalmadan sadece iddiaları ile hakları verilir olsaydı, bir takım insanlar diğerlerinin kanlarını ve mallarını iddia ederlerdi. Ancak durum böyle değildir, davalıya yemin etmek düşer."</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 3228</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Ümmü Seleme'nin (r.a.) anlattığına göre:</span></p><p><span style="font-size: 10px">Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Sizler davalarınızı bana getiriyorsunuz. Bazınız haksız olduğu halde iddia ve delillerini daha düzgün ifade edebilir ve ben de ondan işittiğim bu düzgün ifadelere göre, onun lehine hükmedebilirim. Bu sebeple herhangi birinize başkasının hakkı olan bir şeyi bu şekilde verirsem almasın. Çünkü ben zahire göre verdiğim bu hükmümle ateşten bir parça alıp ona vermişimdir."</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 3231</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Hz. Aişe (r.ah.) şöyle rivayet etmiştir:</span></p><p><span style="font-size: 10px">Ebu Sufyan'ın karısı, Utbe b. Rabîa'nın kızı Hind bir defasında Hz. Peygamber (a.s.)'ın huzuruna girip: "Ey Allah'ın Resulü! (Kocam) Ebu Sufyan çok cimri bir kimsedir. O, bana ve oğullarıma yetecek miktarda nafaka vermiyor. Ben, ona ait olan maldan onun bilgisi olmaksızın alsam, bu günah olur mu?" diye sordu. Hz. Peygamber: "Onun malından makul ölçüler içinde sana ve oğullarına yetecek miktarda alabilirsin" buyurdu.</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 3233</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Muğire b. Şu'be'nin (r.a.) anlattığına göre:</span></p><p><span style="font-size: 10px">Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Aziz ve Celil Allah, annelerinize baş kaldırmanızı, kızları diri diri toprağa gömmenizi, borcu yerine getirmeyip hakkınız olmayan bir şeyi istemenizi haram kılmıştır. Üç şeyi yapmanızı da çirkin görmüştür: Dedikodu etmek, çok soru sormak ve malı boşa harcamak."</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 3237</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Amr b. As'ın (r.a.) anlattığına göre:</span></p><p><span style="font-size: 10px">Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Bir hakim hüküm vereceği zaman doğru hükmü bulmak için içtihat eder ve hükmünde isabet ederse ona iki sevap vardır. Eğer doğru hükmü bulmak için içtihat ederek hükmünü verir ancak bunda isabet edemezse bu defa bir sevap alır."</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 3240</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Ebu Bekre'nin (r.a.)</span></p><p><span style="font-size: 10px">anlattığına göre, O, Hz. Peygamber'i (a.s.) şöyle derken işitmiştir: "Hiçbir kimse öfkeli halde iken iki kişi arasında hüküm vermesin."</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 3241</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Hz. Aişe'nin (r.ah.) anlattığına göre:</span></p><p><span style="font-size: 10px">Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Kim bizim şu dinimizde olmayan bir şey ihdas eder ve onu dine katmaya çalışırsa o reddedilir."</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 3242</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Ebu Hureyre'nin (r.a.) naklettiğine göre:</span></p><p><span style="font-size: 10px">Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Bir zamanlar iki kadın ve bunların iki oğlan çocuğu vardı. Bu kadınların çocukları ile beraber bulundukları bir sırada bir kurt gelmiş ve çocuklardan birisini kapıp gitmişti. Bunun üzerine kadınlardan biri diğerine: "Kurdun götürdüğü çocuk seninkiydi" dedi. Öbür kadın da: "Hayır senin çocuğundu" cevabını vererek itiraz etti. Nihayet bu anlaşmazlık Davud Peygamber'e arz edildi. O da çocuğu yaşı daha büyük olan kadına verdi. (Halbuki bu çocuk diğerinindi). Kadınlar muhakemeden çıkıp Davud oğlu Süleyman Peygamber'e (a.s.) gittiler ve olanları ona haber verdiler. O da: "Bana bir bıçak getiriniz! Çocuğu iki kadın arasında paylaştırayım" dedi. Bunun üzerine (bu çocuğun annesi olan) genç kadın: "Hayır öyle yapma Allah sana rahmet etsin, çocuk bu kadınındır" dedi. Bunun üzerine Süleyman (a.s.) (bu kadının çocuğa olan merhametinden hareketle) çocuğun küçük kadına ait olduğuna hükmetti."</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 3245</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Ebu Hureyre'nin (r.a.) naklettiğine göre:</span></p><p><span style="font-size: 10px">Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Bir kimse satın aldığı arazide altın dolu bir testi buldu. Daha sonra satıcıya giderek: "Bu altın senindir. Çünkü ben senden yalnız toprağı satın aldım, altınları değil" dedi. Arazinin önceki sahibi de: "Ben bu araziyi içindekilerle birlikte sattım" dedi. Bunun üzerine satıcı ile alıcı üçüncü bir kişiye giderek hakemlik yapmasını istediler. Hakem de onlara: "Sizin oğlunuz veya kızınız var mı?" diye sordu. Birisi: "Benim bir oğlum var"; öbürü de: "Benim de bir kızım var" diye cevap verdi. Hakem: "Oğlanla kızı evlendirin, böylece her ikiniz de altını kullanın ve tasadduk edin" dedi."</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 3246</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Turab3, post: 195279, member: 1005848"] [SIZE=2][B]YARGIYA AİT HÜKÜMLER [/B]İbn Abbas'ın (r.a.) anlattığına göre: Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Eğer insanlara ispata gerek kalmadan sadece iddiaları ile hakları verilir olsaydı, bir takım insanlar diğerlerinin kanlarını ve mallarını iddia ederlerdi. Ancak durum böyle değildir, davalıya yemin etmek düşer." Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 3228 Ümmü Seleme'nin (r.a.) anlattığına göre: Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Sizler davalarınızı bana getiriyorsunuz. Bazınız haksız olduğu halde iddia ve delillerini daha düzgün ifade edebilir ve ben de ondan işittiğim bu düzgün ifadelere göre, onun lehine hükmedebilirim. Bu sebeple herhangi birinize başkasının hakkı olan bir şeyi bu şekilde verirsem almasın. Çünkü ben zahire göre verdiğim bu hükmümle ateşten bir parça alıp ona vermişimdir." Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 3231 Hz. Aişe (r.ah.) şöyle rivayet etmiştir: Ebu Sufyan'ın karısı, Utbe b. Rabîa'nın kızı Hind bir defasında Hz. Peygamber (a.s.)'ın huzuruna girip: "Ey Allah'ın Resulü! (Kocam) Ebu Sufyan çok cimri bir kimsedir. O, bana ve oğullarıma yetecek miktarda nafaka vermiyor. Ben, ona ait olan maldan onun bilgisi olmaksızın alsam, bu günah olur mu?" diye sordu. Hz. Peygamber: "Onun malından makul ölçüler içinde sana ve oğullarına yetecek miktarda alabilirsin" buyurdu. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 3233 Muğire b. Şu'be'nin (r.a.) anlattığına göre: Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Aziz ve Celil Allah, annelerinize baş kaldırmanızı, kızları diri diri toprağa gömmenizi, borcu yerine getirmeyip hakkınız olmayan bir şeyi istemenizi haram kılmıştır. Üç şeyi yapmanızı da çirkin görmüştür: Dedikodu etmek, çok soru sormak ve malı boşa harcamak." Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 3237 Amr b. As'ın (r.a.) anlattığına göre: Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Bir hakim hüküm vereceği zaman doğru hükmü bulmak için içtihat eder ve hükmünde isabet ederse ona iki sevap vardır. Eğer doğru hükmü bulmak için içtihat ederek hükmünü verir ancak bunda isabet edemezse bu defa bir sevap alır." Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 3240 Ebu Bekre'nin (r.a.) anlattığına göre, O, Hz. Peygamber'i (a.s.) şöyle derken işitmiştir: "Hiçbir kimse öfkeli halde iken iki kişi arasında hüküm vermesin." Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 3241 Hz. Aişe'nin (r.ah.) anlattığına göre: Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Kim bizim şu dinimizde olmayan bir şey ihdas eder ve onu dine katmaya çalışırsa o reddedilir." Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 3242 Ebu Hureyre'nin (r.a.) naklettiğine göre: Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Bir zamanlar iki kadın ve bunların iki oğlan çocuğu vardı. Bu kadınların çocukları ile beraber bulundukları bir sırada bir kurt gelmiş ve çocuklardan birisini kapıp gitmişti. Bunun üzerine kadınlardan biri diğerine: "Kurdun götürdüğü çocuk seninkiydi" dedi. Öbür kadın da: "Hayır senin çocuğundu" cevabını vererek itiraz etti. Nihayet bu anlaşmazlık Davud Peygamber'e arz edildi. O da çocuğu yaşı daha büyük olan kadına verdi. (Halbuki bu çocuk diğerinindi). Kadınlar muhakemeden çıkıp Davud oğlu Süleyman Peygamber'e (a.s.) gittiler ve olanları ona haber verdiler. O da: "Bana bir bıçak getiriniz! Çocuğu iki kadın arasında paylaştırayım" dedi. Bunun üzerine (bu çocuğun annesi olan) genç kadın: "Hayır öyle yapma Allah sana rahmet etsin, çocuk bu kadınındır" dedi. Bunun üzerine Süleyman (a.s.) (bu kadının çocuğa olan merhametinden hareketle) çocuğun küçük kadına ait olduğuna hükmetti." Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 3245 Ebu Hureyre'nin (r.a.) naklettiğine göre: Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Bir kimse satın aldığı arazide altın dolu bir testi buldu. Daha sonra satıcıya giderek: "Bu altın senindir. Çünkü ben senden yalnız toprağı satın aldım, altınları değil" dedi. Arazinin önceki sahibi de: "Ben bu araziyi içindekilerle birlikte sattım" dedi. Bunun üzerine satıcı ile alıcı üçüncü bir kişiye giderek hakemlik yapmasını istediler. Hakem de onlara: "Sizin oğlunuz veya kızınız var mı?" diye sordu. Birisi: "Benim bir oğlum var"; öbürü de: "Benim de bir kızım var" diye cevap verdi. Hakem: "Oğlanla kızı evlendirin, böylece her ikiniz de altını kullanın ve tasadduk edin" dedi." Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 3246[/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Her kim benim ağzımdan yalan söylerse ateşe girsin...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst