Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Her kim benim ağzımdan yalan söylerse ateşe girsin...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Turab3" data-source="post: 195295" data-attributes="member: 1005848"><p><span style="font-size: 10px"><strong>FİTNELER VE KIYAMET ALÂMETLERİ</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong></strong>Zeynep bt. Cahş'ın (r.ah.) anlattığına göre:</span></p><p><span style="font-size: 10px">Hz. Peygamber (a.s.) bir kere uykusundan: "Allah'tan başka ilah yoktur. Vukuu yaklaşan şerden dolayı vay Arab'ın haline! Bugün Ye'cüc ve Me'cüc seddinden şu kadarı açıldı" diyerek uyandı. Süfyan eliyle on işareti yapmıştır. Ben: Ey Allah'ın Resulü! İçimizde bunca iyi kimseler varken biz helak olur muyuz? dedim. Allah Resulü! "Evet. Pislik ve kötülük çoğaldığı zaman" diye cevap verdi.</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5128</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Ebu Hureyre (r.a.)</span></p><p><span style="font-size: 10px">Hz. Peygamber'in (a.s.): "Bu gün Ye'cüc ve Me'cüc seddinden şunun gibi bir delik açıldı" buyurdu. Ravi Vuheyb, eliyle doksan işaretini yapmıştır.</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5130</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Hz. Aişe'nin (r.ah.) anlattığına göre:</span></p><p><span style="font-size: 10px">Allah Resulü (a.s.) uykusunda sıçradı. Biz Ey Allah'ın Resulü uykunda şimdiye kadar yapmadığın bir şey yaptın dedik. Bunun üzerine: "Şaşacak şey! Ümmetimden bir takım insanlar Kâbe'ye sığınmış Kureyşli bir adam sebebiyle Kâbe'ye kastediyorlar. Nihayet onlar Beyda'ya ulaştıkları zaman yere batırıldılar" buyurdu. Biz: Ey Allah'ın Resulü! Şüphesiz ki yolda bir çok insan olabilir, dedik. Resulüllah: "Evet, onların arasında bilerek gelenler, zorlananlar ve yolcular da vardır. Bunların hepsi birden helak olacaklar da farklı yerlerden çıkacaklar. Allah onları niyetlerine göre diriltecektir" buyurdu.</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5134</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Üsame'nin (r.a.) naklettiğine göre:</span></p><p><span style="font-size: 10px">Allah Resulü (a.s.) Medine'nin burçlarından birine çıkıp baktı da sonra: "Benim gördüğümü görebiliyor musunuz? Ben evlerinizin aralarında fitnelerin yerlerini, su gözleri gibi görüyorum" buyurdu.</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5135</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Ebu Hureyre (r.a.)</span></p><p><span style="font-size: 10px">Allah Resulü'nün (a.s.) şöyle buyurduğunu haber vermiştir: "Gelecekte bir takım fitneler olacaktır. Fitne zamanında oturan kişi ayakta durandan; ayakta duran yürüyenden; yürüyen koşandan hayırlıdır. Her kim fitnelerin başına dikilirse fitneler onu yıkar. Her kim fitne zamanı sığınacak bir yer bulursa hemen oraya sığınsın."</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5136</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Ebu Bekre (r.a.)</span></p><p><span style="font-size: 10px">Allah Resulü'nü (a.s.): "İki müslüman kılıçları ile karşı karşıya geldikleri zaman öldüren de ölen de Cehennemdedir" buyururken işittim, demiştir. Bunun üzerine ya ben ya da bir başkası: Ey Allah'ın Resulü! Öldüren böyle ama ölene ne oluyor? dedi. Allah Resulü: "Ölen de arkadaşını öldürmek istemiştir" buyurdu.</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5139</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Ebu Hureyre'nin (r.a.) rivayet ettiğine göre:</span></p><p><span style="font-size: 10px">Resulüllah (a.s.) şöyle buyurdu: "İki büyük fırka savaşıp aralarında büyük bir harp olmadıkça Kıyamet kopmayacaktır. Halbuki ikisinin davası da birdir."</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5142</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Ebu Hureyre'den (r.a.) nakledildiğine göre:</span></p><p><span style="font-size: 10px">Allah Resulü (a.s.): "Herc vakıaları çoğalmadıkça Kıyamet kopmaz" buyurdu. Sahabeler: Ey Allah'ın Resulü! Herc nedir? diye sordular. Allah Resulü: "Öldürmek, öldürmek!" buyurdu.</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5143</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Huzeyfe b. Yeman (r.a.) şöyle anlatır:</span></p><p><span style="font-size: 10px">Allah'a yemin ederim ki benimle Kıyametin kopması arasında olacak her fitneyi insanların en iyi bileni benimdir. Bu da bende, Allah Resulü'nün bana gizlice söylediği, benden başkasına da söylemediği bir sır olmasındandır. Lâkin Allah Resulü, benim de içinde bulunduğum bir mecliste fitnelerden bahsederken bunu söylemiştir. Allah Resulü (a.s.) fitneleri sayarken şöyle buyurdu: "Onlardan üçü var ki hemen hemen hiç bir şey bırakmayacaktır. Yine onlardan yaz rüzgârları gibi öyle fitneler vardır ki bir kısmı küçük, bir kısmı da büyüktür."</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5146</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Ebu Hureyre'den (r.a.)</span></p><p><span style="font-size: 10px">Allah Resulü'nün (a.s.) şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Fırat nehri (suları gitmesi sebebiyle) altın bir dağı meydana çıkarmadıkça Kıyamet kopmaz. İnsanlar onun için savaşacak ve her yüz kişiden doksan dokuzu öldürülecektir. Onlardan her bir kimse: Keşke kurtulan ben olsaydım! diyecektir."</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5152</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Ebu Hureyre (r.a.)</span></p><p><span style="font-size: 10px">Allah Resulü'nün (a.s.) şöyle buyurduğunu haber vermiştir: "Hicaz toprağından, Busra'daki develerin boyunlarını aydınlatan bir ateş çıkmadıkça Kıyamet kopmayacaktır."</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5164</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Abdullah b. Ömer (r.ahm.),</span></p><p><span style="font-size: 10px">Allah Resulü'nü (a.s.) doğu tarafına yönelmiş bir halde: "Haberiniz olsun ki fitne işte şuradadır. İyi biliniz ki fitne bu tarafta, şeytanın boynuzunun çıktığı yerdedir" buyururken işitmiştir.</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5167</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Ebu Hureyre (r.a.) şöyle anlatır:</span></p><p><span style="font-size: 10px">Allah Resulü (a.s.): "Devs kabilesi kadınlarının kalçaları Zu'l-Halasa'nın etrafında çalkalanmadıkça Kıyamet kopmaz," buyurdu. Zu'l-Halasa, Tebale'de, cahiliyet devrinde Devs kabilesinin taptığı bir put idi.</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5173</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Ebu Hureyre'den (r.a.) nakledildiğine göre:</span></p><p><span style="font-size: 10px">Allah Resulü (a.s.): "İnsan, diğer bir insanın kabrinden geçerken: Keşke onun yerinde ben olsaydım! demedikçe Kıyamet kopmaz" buyurdu.</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5175</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Ebu Hureyre'nin (r.a.) ifade ettiğine göre:</span></p><p><span style="font-size: 10px">Allah Resulü (a.s.): "Kahtan oğullarından bir kişi çıkıp da insanları sopasıyla sürmedikçe Kıyamet kopmayacaktır" buyurmuştur.</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5182</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Ebu Hureyre (r.a.)</span></p><p><span style="font-size: 10px">Hz. Peygamber'in (a.s.) şöyle buyurduğunu bildirmiştir: "Sizler, yüzleri deri kaplanmış kalkanlar gibi olan bir kavimle muharebe etmedikçe Kıyamet kopmaz. Ve yine siz, ayakkabıları keçe olan bir kavimle harp etmedikçe Kıyamet kopmaz" buyurdu.</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5184</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">İbn Ömer'den rivayet edildiğine göre:</span></p><p><span style="font-size: 10px">Hz. Peygamber (a.s.): "Sizler Yahudilerle muhakkak muharebe edecek ve onları öldüreceksiniz. Hatta taş bile: Ey müslüman! bu Yahudidir; gel de onu öldür! diyecektir" buyurmuştur.</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5200</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Ebu Hureyre (r.a.)</span></p><p><span style="font-size: 10px">Allah Resulü'nün (a.s.) şöyle buyurduğunu bildirmiştir: "Müslümanlarla Yahudiler arasında çok kanlı bir muharebe olmadıkça Kıyamet kopmaz. O muharebede müslümanlar Yahudileri tamamiyle öldürürler. Hatta bir Yahudi taş ve ağaç arkasına saklanacak da o taş veya ağaç: Ey Müslüman! Ey Allah'ın kulu! Şu arkamdaki bir Yahudidir. Hemen gel de onu öldür, der. Yalnız Ğarkad ağacı müstesnadır. Çünkü o Yahudilerin ağaçlarındandır."</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5203</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Ebu Hureyre (r.a.)</span></p><p><span style="font-size: 10px">Hz. Peygamber'in (a.s.): "Kendilerinin Allah'ın peygamberi olduğunu iddia eden otuza yakın yalancı Deccal gönderilmedikçe Kıyamet kopmaz" buyurdu.</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5205</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Ebu Saîd Hudrî (r.a.)</span></p><p><span style="font-size: 10px">şöyle anlatır: Ben Mekke yolunda İbn Saîd'e yoldaşlık ettim. Bana: Benim Deccal olduğumu iddia eden bazı insanlarla karşılaştım. Sen Allah Resulü'nün (a.s.): "Deccal'in çocuğu yoktur" buyurduğunu işitmedin mi? dedi. Ben de: Evet dedim. İşte benim çocuğum doğdu! Sonra sen Allah Resulü'nü "Deccal, Medine'ye ve Mekke'ye giremeyecektir" buyururken işitmedin mi? dedi. Ben: Evet diye cevap verdim. İbn Saîd: Muhakkak ki ben Medine'de doğdum ve işte şimdi de Mekke'ye gitmek istiyorum dedi. Ve sonra sözünün sonlarında bana: Fakat vallahi ben Deccalin nerede ve ne zaman doğduğunu ve şimdi nerede bulunduğunu pek iyi bilirim dedi. Böyle söyleyerek kafamı karıştırdı.</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5209</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Cabir b. Abdullah'ın (r.a.) rivayetinde anlatıldığına göre: Muhammed b. Münkedir</span></p><p><span style="font-size: 10px">Ben Cabir b. Abdullah'ı, İbn Saîd'in Deccal olduğunu Allah'a yemin ederek söylerken gördüm. Ben de: Allah'a yemin mi ediyorsun? dedim. Cabir: Ben, Ömer b. Hattab (r.a.) da Peygamber'in yanında İbn Sayyad'ın Deccal olduğuna yemin ettiğini işittim. Peygamber (a.s.) onun bu yeminine karşı çıkmadı, dedi.</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5214</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Abdullah b. Ömer'in (r.ahm.) anlattığına göre:</span></p><p><span style="font-size: 10px">Ömer b. Hattab (r.a.) Allah Resulü (a.s.) ile beraber bir cemaat içinde İbn Sayyad'ın bulunduğu tarafa gitti. Allah Resulü, İbn Sayyad'ı Benu Meğale soyunun kalesi yanında çocuklarla oynarken buldu. İbn Sayyad o sırada henüz büluğ çağına yaklaşmıştı. Allah Resulü onun sırtına eliyle dokununcaya kadar farkına varmadı. Allah Resulü: Benim Allah Resulü olduğuma şahadet eder misin? diye sordu. Bunun üzerine İbn Sayyad Allah Resulü'ne baktı ve: Senin ümmilerin Peygamberi olduğuna şahadet ederim, dedi. Sonra İbn Sayyad Resulüllah'a: Sen de benim Allah Resulü olduğuma şahadet eder misin? dedi. Resulüllah (a.s.) onu reddetmiş ve: Ben Allah'a ve Allah'ın Resullerine iman ettim buyurdu. Sonra Allah Resulü ona: Ne görüyorsun bakalım? diye sordu. İbn Sayyad Bana doğrucu da gelir, yalancı da, diye cevap verdi. Bunun üzerine Allah Resulü: Senin işin çok karışık, buyurdu. Sonra Allah Resulü İbn Sayyad'a: Ben gönlümde senin için bir şey sakladım, dedi. İbn Sayyad O dumandır, diye cevap verdi. Bunun üzerine Allah Resulü ona: Sus! Sen asla değerini aşamazsın, buyurdu. Bu sırada Ömer b. Hattab Ey Allah'ın Resulü! Müsaade buyur da şunun boynunu vurayım dedi. Allah Resulü de ona: Eğer bu Deccal ise sen ona asla musallat olamazsın. Deccal değil ise onu öldürmekte senin için bir hayır yoktur, buyurdu. Abdullah'ın oğlu Salim, Abdullah b. Ömer'i (r.ahm.) şöyle derken işittim demiştir: Allah Resulü (a.s.) bundan sonra Ubey b. Kaab Ensari ile beraber İbn Sayyad'ın bulunduğu hurmalığa gitti. Nihayet Allah Resulü hurmalığa girdiği zaman hurma gövdeleriyle gizlenmeye başladı. Allah Resulü İbn Sayyad kendisini görmeden İbn Sayyad'dan bir şeyler işitmek istiyordu. Allah Resulü onu kadife örtüsü içinde bir şilteye yaslanmış, bir şeyler mırıldanırken gördü. Tam bu sırada İbn Sayyad'ın annesi, hurma ağacının arkasına gizlenmiş bulunan Allah Resulü'nü gördü ve hemen İbn Sayyad'a Ey Safi! İşte Muhammed! diye seslendi. Safi, İbn Sayyad'ın ismidir. İbn Sayyad hızla kalktı. Bunun üzerine Allah Resulü yanındaki sahabelerine: "Kadın onu bıraksaydı ne olduğunu beyan edecekti" buyurdular. Salim b. Abdullah, Abdullah b. Ömer'in şöyle dediğini söylemiştir: Bunun üzerine Allah Resulü (a.s.) insanlar içinde ayağa kalktı ve Allah'ı gerektiği şekilde övdü. Sonra Deccali zikredip şöyle buyurdu: "Ben sizleri ona karşı uyarırım. İstisnasız bütün Peygamberler kavmini Deccal'den sakındırmıştır. Nuh da kavmini ondan sakındırmıştır. Fakat şimdi ben size onun hakkında, hiç bir Peygamber'in söylememiş olduğu bir şey söyleyeceğim: İyi biliniz ki onun bir gözü kördür. Yüce Allah ise kör değildir."</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5215</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Enes b. Malik'ten (r.a.) bildirildiğine göre:</span></p><p><span style="font-size: 10px">Allah Resulü (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Ümmetini tek gözü kör ve pek yalancı olan (Deccal)dan sakındırmamış hiç bir Peygamber yoktur. Dikkat edin ki onun bir gözü kördür. Rabbiniz ise tek gözlü değildir. Onun iki gözünün arasında -Kefere- yazılmıştır."</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5219</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Huzeyfe (r.a.)</span></p><p><span style="font-size: 10px">Allah Resulü'nün (a.s.): "Deccal sol gözü kör, gür saçlı bir kimsedir. Beraberinde Cennet ve Cehennem vardır. Onun Cehennemi Cennet, Cenneti de Cehennemdir" buyurduğunu söylemiştir.</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5222</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Ebu Hureyre'den (r.a.) nakledildiğine göre:</span></p><p><span style="font-size: 10px">Allah Resulü (a.s.): "Dikkat edin! Size Deccal hakkında öyle bir şey bildireceğim ki hiç bir Peygamber kendi kavmine söylememiştir. Onun bir gözü kördür. Hem Cennetin, hem Cehennemin bir benzeri de onunla beraber gelecektir. Fakat onun Cennet dediği Cehennemdir. Nuh, ona karşı kavmini nasıl uyardıysa, ben de sizi uyarıyorum" demiştir.</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5227</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Ebu Saîd Hudrî (r.a.) şöyle anlatır:</span></p><p><span style="font-size: 10px">Allah Resulü (a.s.) bir gün bize Deccal hakkında uzun bir konuşma yaptı. Söyledikleri arasında şu da vardı: Buyurdular ki: "Deccal gelecektir. Fakat Medine yollarına girmek ona haram kılınmıştır. Medine etrafındaki bazı işlenmeyen arazilere kadar varacaktır. O günün en hayırlı bir siması yahut insanların en hayırlılarından birisi Deccale karşı çıkar ve: Şahadet ederim ki muhakkak sen, Allah Resulü'nün bize haber vermiş olduğu Deccalsın! der. Bunun üzerine Deccal Şimdi ben bu adamı öldürür, sonra diriltirsem ne dersiniz? Bu işte şüphe eder misiniz? diye sorar. Hayır, derler. Deccal o kimseyi hemen öldürür, sonra da diriltir. Ve diriltir diriltmez o kimse: Vallahi senin hakkında hiç bir zaman şimdiki kadar basiretli olmamışımdır, der. Bunun üzerine Deccal onu tekrar öldürmek ister. Fakat ona musallat olamaz."</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5229</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Muğire b. Şu'be (r.a.) şöyle anlatır:</span></p><p><span style="font-size: 10px">Hiç bir kimse Peygamber'e Deccal hakkında benim kadar çok sual sormamıştır. Allah Resulü (a.s.) bana: Ondan seni yoran nedir ki? O sana zarar veremez, buyurdu. Ben de: Ey Allah'ın Resulü! Onun yanında yiyecekler ve nehirler var, diyorlar dedim. Allah Resulü: O, Allah nezdinde bundan daha değersizdir buyurdu.</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5231</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Enes b. Malik (r.a.)</span></p><p><span style="font-size: 10px">Allah Resulü'nün (a.s.) şöyle buyurduğunu bildirmiştir: "Mekke ile Medine dışında Deccal'ın ayak basmayacağı hiç bir belde yoktur. Medine'nin bütün yollarında, orayı koruyan saf saf melekler vardır. Deccal, Sıbha'ya (çorak bir araziye) iner. Medine üç defa sarsılır. Bütün kâfir ve münafıklar Deccal'ın yanına doğru Medine'den çıkarlar."</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5236</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Sehl b. Sa'd (r.a.)</span></p><p><span style="font-size: 10px">Ben Peygamber'i (a.s.), şahadet parmağı ve orta parmağı ile işaret ederek: "Kıyamet günü ile ben şöyle gönderildim" buyururken işittim demiştir.</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5244</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Enes b. Malik (r.a.)</span></p><p><span style="font-size: 10px">Allah Resulü (a.s.): "Kıyamet günü ile ben şu iki parmak gibi gönderildim" buyurdu demiştir.</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5245</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Hz. Aişe'nin (r.ah.) anlattığına göre:</span></p><p><span style="font-size: 10px">Bedevi Araplar Allah Resulü'nün yanına geldikleri zaman: Kıyamet ne zaman kopacak, diye Kıyameti sorarlardı. Allah Resulü de onlardan en genç olana bakar ve: "Eğer şu yaşarsa; o ihtiyarlamadan Kıyametiniz kopabilir" buyururdu.</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5248</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Enes b. Malik'in (r.a.) anlattığına göre:</span></p><p><span style="font-size: 10px">Bir adam, Resulüllah'a: Kıyamet ne zaman kopacak? diye sordu. Bu sırada yanında Ensar'dan Muhammed adında bir çocuk bulunuyordu. Allah Resulü (a.s.): "Eğer bu çocuk yaşarsa umulur ki o ihtiyarlamadan Kıyamet kopar" buyurdu.</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5249</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Ebu Hureyre (r.a.)</span></p><p><span style="font-size: 10px">Allah Resulü (a.s.): "İki üfürme arasında kırk vardır" buyurdu dedi. Ey Ebu Hureyre, kırk gün mü? dediler. Cevap vermekten çekindim. Onlar: Kırk ay mıdır? diye sordular. Ben çekindim. Bu, kırk sene mi? diye sordular. Ben yine çekindim. Allah Resulü: "Sonra Allah semadan su indirir de onlar sebzenin bitmesi gibi biterler" buyurdu. Keza Allah Resulü: "Bir tek kemik müstesna, insanın çürümeyecek hiç bir yeri yoktur. O da kuyruk sokumu kemiğidir. Kıyamet gününde tekrar yaratma ondan terkip edilecektir."</span></p><p><span style="font-size: 10px">Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5253</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Turab3, post: 195295, member: 1005848"] [SIZE=2][B]FİTNELER VE KIYAMET ALÂMETLERİ [/B]Zeynep bt. Cahş'ın (r.ah.) anlattığına göre: Hz. Peygamber (a.s.) bir kere uykusundan: "Allah'tan başka ilah yoktur. Vukuu yaklaşan şerden dolayı vay Arab'ın haline! Bugün Ye'cüc ve Me'cüc seddinden şu kadarı açıldı" diyerek uyandı. Süfyan eliyle on işareti yapmıştır. Ben: Ey Allah'ın Resulü! İçimizde bunca iyi kimseler varken biz helak olur muyuz? dedim. Allah Resulü! "Evet. Pislik ve kötülük çoğaldığı zaman" diye cevap verdi. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5128 Ebu Hureyre (r.a.) Hz. Peygamber'in (a.s.): "Bu gün Ye'cüc ve Me'cüc seddinden şunun gibi bir delik açıldı" buyurdu. Ravi Vuheyb, eliyle doksan işaretini yapmıştır. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5130 Hz. Aişe'nin (r.ah.) anlattığına göre: Allah Resulü (a.s.) uykusunda sıçradı. Biz Ey Allah'ın Resulü uykunda şimdiye kadar yapmadığın bir şey yaptın dedik. Bunun üzerine: "Şaşacak şey! Ümmetimden bir takım insanlar Kâbe'ye sığınmış Kureyşli bir adam sebebiyle Kâbe'ye kastediyorlar. Nihayet onlar Beyda'ya ulaştıkları zaman yere batırıldılar" buyurdu. Biz: Ey Allah'ın Resulü! Şüphesiz ki yolda bir çok insan olabilir, dedik. Resulüllah: "Evet, onların arasında bilerek gelenler, zorlananlar ve yolcular da vardır. Bunların hepsi birden helak olacaklar da farklı yerlerden çıkacaklar. Allah onları niyetlerine göre diriltecektir" buyurdu. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5134 Üsame'nin (r.a.) naklettiğine göre: Allah Resulü (a.s.) Medine'nin burçlarından birine çıkıp baktı da sonra: "Benim gördüğümü görebiliyor musunuz? Ben evlerinizin aralarında fitnelerin yerlerini, su gözleri gibi görüyorum" buyurdu. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5135 Ebu Hureyre (r.a.) Allah Resulü'nün (a.s.) şöyle buyurduğunu haber vermiştir: "Gelecekte bir takım fitneler olacaktır. Fitne zamanında oturan kişi ayakta durandan; ayakta duran yürüyenden; yürüyen koşandan hayırlıdır. Her kim fitnelerin başına dikilirse fitneler onu yıkar. Her kim fitne zamanı sığınacak bir yer bulursa hemen oraya sığınsın." Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5136 Ebu Bekre (r.a.) Allah Resulü'nü (a.s.): "İki müslüman kılıçları ile karşı karşıya geldikleri zaman öldüren de ölen de Cehennemdedir" buyururken işittim, demiştir. Bunun üzerine ya ben ya da bir başkası: Ey Allah'ın Resulü! Öldüren böyle ama ölene ne oluyor? dedi. Allah Resulü: "Ölen de arkadaşını öldürmek istemiştir" buyurdu. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5139 Ebu Hureyre'nin (r.a.) rivayet ettiğine göre: Resulüllah (a.s.) şöyle buyurdu: "İki büyük fırka savaşıp aralarında büyük bir harp olmadıkça Kıyamet kopmayacaktır. Halbuki ikisinin davası da birdir." Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5142 Ebu Hureyre'den (r.a.) nakledildiğine göre: Allah Resulü (a.s.): "Herc vakıaları çoğalmadıkça Kıyamet kopmaz" buyurdu. Sahabeler: Ey Allah'ın Resulü! Herc nedir? diye sordular. Allah Resulü: "Öldürmek, öldürmek!" buyurdu. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5143 Huzeyfe b. Yeman (r.a.) şöyle anlatır: Allah'a yemin ederim ki benimle Kıyametin kopması arasında olacak her fitneyi insanların en iyi bileni benimdir. Bu da bende, Allah Resulü'nün bana gizlice söylediği, benden başkasına da söylemediği bir sır olmasındandır. Lâkin Allah Resulü, benim de içinde bulunduğum bir mecliste fitnelerden bahsederken bunu söylemiştir. Allah Resulü (a.s.) fitneleri sayarken şöyle buyurdu: "Onlardan üçü var ki hemen hemen hiç bir şey bırakmayacaktır. Yine onlardan yaz rüzgârları gibi öyle fitneler vardır ki bir kısmı küçük, bir kısmı da büyüktür." Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5146 Ebu Hureyre'den (r.a.) Allah Resulü'nün (a.s.) şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Fırat nehri (suları gitmesi sebebiyle) altın bir dağı meydana çıkarmadıkça Kıyamet kopmaz. İnsanlar onun için savaşacak ve her yüz kişiden doksan dokuzu öldürülecektir. Onlardan her bir kimse: Keşke kurtulan ben olsaydım! diyecektir." Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5152 Ebu Hureyre (r.a.) Allah Resulü'nün (a.s.) şöyle buyurduğunu haber vermiştir: "Hicaz toprağından, Busra'daki develerin boyunlarını aydınlatan bir ateş çıkmadıkça Kıyamet kopmayacaktır." Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5164 Abdullah b. Ömer (r.ahm.), Allah Resulü'nü (a.s.) doğu tarafına yönelmiş bir halde: "Haberiniz olsun ki fitne işte şuradadır. İyi biliniz ki fitne bu tarafta, şeytanın boynuzunun çıktığı yerdedir" buyururken işitmiştir. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5167 Ebu Hureyre (r.a.) şöyle anlatır: Allah Resulü (a.s.): "Devs kabilesi kadınlarının kalçaları Zu'l-Halasa'nın etrafında çalkalanmadıkça Kıyamet kopmaz," buyurdu. Zu'l-Halasa, Tebale'de, cahiliyet devrinde Devs kabilesinin taptığı bir put idi. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5173 Ebu Hureyre'den (r.a.) nakledildiğine göre: Allah Resulü (a.s.): "İnsan, diğer bir insanın kabrinden geçerken: Keşke onun yerinde ben olsaydım! demedikçe Kıyamet kopmaz" buyurdu. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5175 Ebu Hureyre'nin (r.a.) ifade ettiğine göre: Allah Resulü (a.s.): "Kahtan oğullarından bir kişi çıkıp da insanları sopasıyla sürmedikçe Kıyamet kopmayacaktır" buyurmuştur. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5182 Ebu Hureyre (r.a.) Hz. Peygamber'in (a.s.) şöyle buyurduğunu bildirmiştir: "Sizler, yüzleri deri kaplanmış kalkanlar gibi olan bir kavimle muharebe etmedikçe Kıyamet kopmaz. Ve yine siz, ayakkabıları keçe olan bir kavimle harp etmedikçe Kıyamet kopmaz" buyurdu. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5184 İbn Ömer'den rivayet edildiğine göre: Hz. Peygamber (a.s.): "Sizler Yahudilerle muhakkak muharebe edecek ve onları öldüreceksiniz. Hatta taş bile: Ey müslüman! bu Yahudidir; gel de onu öldür! diyecektir" buyurmuştur. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5200 Ebu Hureyre (r.a.) Allah Resulü'nün (a.s.) şöyle buyurduğunu bildirmiştir: "Müslümanlarla Yahudiler arasında çok kanlı bir muharebe olmadıkça Kıyamet kopmaz. O muharebede müslümanlar Yahudileri tamamiyle öldürürler. Hatta bir Yahudi taş ve ağaç arkasına saklanacak da o taş veya ağaç: Ey Müslüman! Ey Allah'ın kulu! Şu arkamdaki bir Yahudidir. Hemen gel de onu öldür, der. Yalnız Ğarkad ağacı müstesnadır. Çünkü o Yahudilerin ağaçlarındandır." Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5203 Ebu Hureyre (r.a.) Hz. Peygamber'in (a.s.): "Kendilerinin Allah'ın peygamberi olduğunu iddia eden otuza yakın yalancı Deccal gönderilmedikçe Kıyamet kopmaz" buyurdu. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5205 Ebu Saîd Hudrî (r.a.) şöyle anlatır: Ben Mekke yolunda İbn Saîd'e yoldaşlık ettim. Bana: Benim Deccal olduğumu iddia eden bazı insanlarla karşılaştım. Sen Allah Resulü'nün (a.s.): "Deccal'in çocuğu yoktur" buyurduğunu işitmedin mi? dedi. Ben de: Evet dedim. İşte benim çocuğum doğdu! Sonra sen Allah Resulü'nü "Deccal, Medine'ye ve Mekke'ye giremeyecektir" buyururken işitmedin mi? dedi. Ben: Evet diye cevap verdim. İbn Saîd: Muhakkak ki ben Medine'de doğdum ve işte şimdi de Mekke'ye gitmek istiyorum dedi. Ve sonra sözünün sonlarında bana: Fakat vallahi ben Deccalin nerede ve ne zaman doğduğunu ve şimdi nerede bulunduğunu pek iyi bilirim dedi. Böyle söyleyerek kafamı karıştırdı. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5209 Cabir b. Abdullah'ın (r.a.) rivayetinde anlatıldığına göre: Muhammed b. Münkedir Ben Cabir b. Abdullah'ı, İbn Saîd'in Deccal olduğunu Allah'a yemin ederek söylerken gördüm. Ben de: Allah'a yemin mi ediyorsun? dedim. Cabir: Ben, Ömer b. Hattab (r.a.) da Peygamber'in yanında İbn Sayyad'ın Deccal olduğuna yemin ettiğini işittim. Peygamber (a.s.) onun bu yeminine karşı çıkmadı, dedi. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5214 Abdullah b. Ömer'in (r.ahm.) anlattığına göre: Ömer b. Hattab (r.a.) Allah Resulü (a.s.) ile beraber bir cemaat içinde İbn Sayyad'ın bulunduğu tarafa gitti. Allah Resulü, İbn Sayyad'ı Benu Meğale soyunun kalesi yanında çocuklarla oynarken buldu. İbn Sayyad o sırada henüz büluğ çağına yaklaşmıştı. Allah Resulü onun sırtına eliyle dokununcaya kadar farkına varmadı. Allah Resulü: Benim Allah Resulü olduğuma şahadet eder misin? diye sordu. Bunun üzerine İbn Sayyad Allah Resulü'ne baktı ve: Senin ümmilerin Peygamberi olduğuna şahadet ederim, dedi. Sonra İbn Sayyad Resulüllah'a: Sen de benim Allah Resulü olduğuma şahadet eder misin? dedi. Resulüllah (a.s.) onu reddetmiş ve: Ben Allah'a ve Allah'ın Resullerine iman ettim buyurdu. Sonra Allah Resulü ona: Ne görüyorsun bakalım? diye sordu. İbn Sayyad Bana doğrucu da gelir, yalancı da, diye cevap verdi. Bunun üzerine Allah Resulü: Senin işin çok karışık, buyurdu. Sonra Allah Resulü İbn Sayyad'a: Ben gönlümde senin için bir şey sakladım, dedi. İbn Sayyad O dumandır, diye cevap verdi. Bunun üzerine Allah Resulü ona: Sus! Sen asla değerini aşamazsın, buyurdu. Bu sırada Ömer b. Hattab Ey Allah'ın Resulü! Müsaade buyur da şunun boynunu vurayım dedi. Allah Resulü de ona: Eğer bu Deccal ise sen ona asla musallat olamazsın. Deccal değil ise onu öldürmekte senin için bir hayır yoktur, buyurdu. Abdullah'ın oğlu Salim, Abdullah b. Ömer'i (r.ahm.) şöyle derken işittim demiştir: Allah Resulü (a.s.) bundan sonra Ubey b. Kaab Ensari ile beraber İbn Sayyad'ın bulunduğu hurmalığa gitti. Nihayet Allah Resulü hurmalığa girdiği zaman hurma gövdeleriyle gizlenmeye başladı. Allah Resulü İbn Sayyad kendisini görmeden İbn Sayyad'dan bir şeyler işitmek istiyordu. Allah Resulü onu kadife örtüsü içinde bir şilteye yaslanmış, bir şeyler mırıldanırken gördü. Tam bu sırada İbn Sayyad'ın annesi, hurma ağacının arkasına gizlenmiş bulunan Allah Resulü'nü gördü ve hemen İbn Sayyad'a Ey Safi! İşte Muhammed! diye seslendi. Safi, İbn Sayyad'ın ismidir. İbn Sayyad hızla kalktı. Bunun üzerine Allah Resulü yanındaki sahabelerine: "Kadın onu bıraksaydı ne olduğunu beyan edecekti" buyurdular. Salim b. Abdullah, Abdullah b. Ömer'in şöyle dediğini söylemiştir: Bunun üzerine Allah Resulü (a.s.) insanlar içinde ayağa kalktı ve Allah'ı gerektiği şekilde övdü. Sonra Deccali zikredip şöyle buyurdu: "Ben sizleri ona karşı uyarırım. İstisnasız bütün Peygamberler kavmini Deccal'den sakındırmıştır. Nuh da kavmini ondan sakındırmıştır. Fakat şimdi ben size onun hakkında, hiç bir Peygamber'in söylememiş olduğu bir şey söyleyeceğim: İyi biliniz ki onun bir gözü kördür. Yüce Allah ise kör değildir." Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5215 Enes b. Malik'ten (r.a.) bildirildiğine göre: Allah Resulü (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Ümmetini tek gözü kör ve pek yalancı olan (Deccal)dan sakındırmamış hiç bir Peygamber yoktur. Dikkat edin ki onun bir gözü kördür. Rabbiniz ise tek gözlü değildir. Onun iki gözünün arasında -Kefere- yazılmıştır." Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5219 Huzeyfe (r.a.) Allah Resulü'nün (a.s.): "Deccal sol gözü kör, gür saçlı bir kimsedir. Beraberinde Cennet ve Cehennem vardır. Onun Cehennemi Cennet, Cenneti de Cehennemdir" buyurduğunu söylemiştir. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5222 Ebu Hureyre'den (r.a.) nakledildiğine göre: Allah Resulü (a.s.): "Dikkat edin! Size Deccal hakkında öyle bir şey bildireceğim ki hiç bir Peygamber kendi kavmine söylememiştir. Onun bir gözü kördür. Hem Cennetin, hem Cehennemin bir benzeri de onunla beraber gelecektir. Fakat onun Cennet dediği Cehennemdir. Nuh, ona karşı kavmini nasıl uyardıysa, ben de sizi uyarıyorum" demiştir. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5227 Ebu Saîd Hudrî (r.a.) şöyle anlatır: Allah Resulü (a.s.) bir gün bize Deccal hakkında uzun bir konuşma yaptı. Söyledikleri arasında şu da vardı: Buyurdular ki: "Deccal gelecektir. Fakat Medine yollarına girmek ona haram kılınmıştır. Medine etrafındaki bazı işlenmeyen arazilere kadar varacaktır. O günün en hayırlı bir siması yahut insanların en hayırlılarından birisi Deccale karşı çıkar ve: Şahadet ederim ki muhakkak sen, Allah Resulü'nün bize haber vermiş olduğu Deccalsın! der. Bunun üzerine Deccal Şimdi ben bu adamı öldürür, sonra diriltirsem ne dersiniz? Bu işte şüphe eder misiniz? diye sorar. Hayır, derler. Deccal o kimseyi hemen öldürür, sonra da diriltir. Ve diriltir diriltmez o kimse: Vallahi senin hakkında hiç bir zaman şimdiki kadar basiretli olmamışımdır, der. Bunun üzerine Deccal onu tekrar öldürmek ister. Fakat ona musallat olamaz." Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5229 Muğire b. Şu'be (r.a.) şöyle anlatır: Hiç bir kimse Peygamber'e Deccal hakkında benim kadar çok sual sormamıştır. Allah Resulü (a.s.) bana: Ondan seni yoran nedir ki? O sana zarar veremez, buyurdu. Ben de: Ey Allah'ın Resulü! Onun yanında yiyecekler ve nehirler var, diyorlar dedim. Allah Resulü: O, Allah nezdinde bundan daha değersizdir buyurdu. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5231 Enes b. Malik (r.a.) Allah Resulü'nün (a.s.) şöyle buyurduğunu bildirmiştir: "Mekke ile Medine dışında Deccal'ın ayak basmayacağı hiç bir belde yoktur. Medine'nin bütün yollarında, orayı koruyan saf saf melekler vardır. Deccal, Sıbha'ya (çorak bir araziye) iner. Medine üç defa sarsılır. Bütün kâfir ve münafıklar Deccal'ın yanına doğru Medine'den çıkarlar." Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5236 Sehl b. Sa'd (r.a.) Ben Peygamber'i (a.s.), şahadet parmağı ve orta parmağı ile işaret ederek: "Kıyamet günü ile ben şöyle gönderildim" buyururken işittim demiştir. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5244 Enes b. Malik (r.a.) Allah Resulü (a.s.): "Kıyamet günü ile ben şu iki parmak gibi gönderildim" buyurdu demiştir. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5245 Hz. Aişe'nin (r.ah.) anlattığına göre: Bedevi Araplar Allah Resulü'nün yanına geldikleri zaman: Kıyamet ne zaman kopacak, diye Kıyameti sorarlardı. Allah Resulü de onlardan en genç olana bakar ve: "Eğer şu yaşarsa; o ihtiyarlamadan Kıyametiniz kopabilir" buyururdu. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5248 Enes b. Malik'in (r.a.) anlattığına göre: Bir adam, Resulüllah'a: Kıyamet ne zaman kopacak? diye sordu. Bu sırada yanında Ensar'dan Muhammed adında bir çocuk bulunuyordu. Allah Resulü (a.s.): "Eğer bu çocuk yaşarsa umulur ki o ihtiyarlamadan Kıyamet kopar" buyurdu. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5249 Ebu Hureyre (r.a.) Allah Resulü (a.s.): "İki üfürme arasında kırk vardır" buyurdu dedi. Ey Ebu Hureyre, kırk gün mü? dediler. Cevap vermekten çekindim. Onlar: Kırk ay mıdır? diye sordular. Ben çekindim. Bu, kırk sene mi? diye sordular. Ben yine çekindim. Allah Resulü: "Sonra Allah semadan su indirir de onlar sebzenin bitmesi gibi biterler" buyurdu. Keza Allah Resulü: "Bir tek kemik müstesna, insanın çürümeyecek hiç bir yeri yoktur. O da kuyruk sokumu kemiğidir. Kıyamet gününde tekrar yaratma ondan terkip edilecektir." Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5253[/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Her kim benim ağzımdan yalan söylerse ateşe girsin...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst