Her sabah hesabımıza 86 bin 400 saniye yatıyor

CeMre1

Well-known member
Her sabah hesabınıza 86400 YTL yatıran bir banka düşünün Gün boyu dilediğiniz kadar bu paradan harcamakta serbestsiniz Harcamadığınız kısmı ise ertesi günkü hesabınıza devredilmeyip geri çekiliyor

Ertesi gün ise yine aynı miktar yeni para alacaksınız

Böyle bir durumla karşılaşsanız ne yapardınız?
Herhâlde bu paranın hepsini bir an önce harcamak için çareler arardınız

İhtiyacınız olan her şeyi almaya başlardınız
En kârlı seçenek olarak da bu parayı kalıcı bir yatırıma dönüştürerek getirisinden uzun vadeli olarak yararlanmayı düşünürdünüz


Farkında mıyız bilmiyorum ama hayatımızın her gününde böyle bir durumla karşı karşıyayız, Her gün hesabımıza Zamanın Sahibi (c.c) tarafından 86400 saniye yatırılıyor Bu zamanı kullanmazsak onu ebediyen kaybetme riski söz konusu

O hâlde, elimizdeki sermayeyi boşa harcamak yerine onunla uzun vadeli yatırımlar yapmak, karşılığını da ahirette fazlasıyla almak en akıllıca tercih olsa gerek
 

Turab3

Well-known member
Cevap: Her sabah hesabımıza 86 bin 400 saniye yatıyor

Gel önce uygun anahtarı elimizde doğru kapılarda arayalım.Kimse alamaz bu anahtarı kaybolma sen de kolay kolay karanlıkta:)zulum insanın kendisiyle başlar kendi kendine zulum eden karanlığa gitmeye mahkum kalır.gel aydınlığa feraha çıkalım inşallah ama önce donanıma sahip olalım.bir asker gibi savaşa gideceksek önce asker olmayı bilmemiz gerekli..asker gibi dediysem sade kıyafet giyip asker olmak değil kastım...tam anlamıyla emre itaat etmeyi öğreneceğiz bu yolda inşallah...

Eclair kardeşim bir yolculuğa çıktınız varsayalım.Yolculuk için ne gerekli yanımızda?Gerekli erzağı almazsak yanımıza yolda aç susuz per perişan oluruz değil mi?.Ben bir yola çıktım misal ama sorularımdan ziyade Allah CC ye olan mahçubiyetimden geç kalmış bir yolculuk...Önce gerekli donanımı almamız gerektiğine inanıyorum güzel kardeşim.Sorular felsefecilerin en çok yaptığı şeydir.Ve onların bir kusuru da bu soruların cevapları değil soruları tekerrur etmelerindendir yani cevabı önemsemeyip sürekli bariz sorulara boğmaktır kendini...Dediğim gibi bir yolculuk yapılacaksa yanımıza gerekli erzak ve teçhizatla çıkmalıyız zira yol uzun ve çetin olabilir.Her koşulda sağlam durabilmek için bizim ilk yapmamız gereken de ayet -hadis ve burda bahsi geçen risaleleri okuyup içine teneffus edip varsa kafamızda bir soru onu da gerekli kişilerce mutala etmek yani karşılıklı anlama ve öğrenme yoluna gitmektir.Bu yolculuktaki techizatlar da teslimiyetle başlar ve ardından okuma ilk emir gibi ikra!...Ve ardından kalbe işler zamanla inşallah ki o salih kulladan olabilelim inşallah…temennimiz budur.Allaha emanet ol kardeş:)renkli yazılar da yolda ayrıca:011:
 
Üst