Her şey yerli yerinde

A. Hamdi Tanpınar
....
Her şey yerli yerinde: masa, sürahi, çardak...
Serpilen aydınlıkta, dalların arasından,
Büyülenmiş bir ceylan gibi bakıyor zaman,
Sessizlik döküyor bir yerde yaprak yaprak


Her şeyin yerli yerinde olmasını arzularız daima. Hiç bir şeyin noksan olmasını arzulamaz gönlümüz. Her şey yerli yerinde olsun diye düşler kurarız.
Güzel bir doğa tasvirine baktığımız her şeyin yerli yerinde olduğunu görürüz. Bu bize hayatımızda da her şeyin yerli yerinde olmasını çağrıştırır, ancak bu çoğu kez gerçekleşmez. Zira süre gelen hayat içinde türlü tezatlıkları barındırmaktadır. Belki de hayatımızı anlamlı kılan da, biteviyelikten kurtaranda bu tezatlıklardır.
Hepimizin bir düş diyarı vardır; orada her şey yerli yerindedir. Hepimizin yaşayageldiği bir hayat vardır, orada hüzün-sevinç,hayal-gerçek birbirine karışmış bir haldedir.
Bütün bu karmaşalar , kimi zaman hayatı okumamızı zorlaştırır; hayal kırıklıklarına uğratır bizi.
Yaşadığımız dünü değerlendiririz; hep olumsuzlukları, pişmanlıkları görürüz. Geleceğe dönük zirvelerde hayaller kurarız; ümitsizliğe düşeriz. Ancak yaşadığımız anı herşeyiyle ama herşeyiyle bizi mutlu edebilecek anı ıskalarız. O anda barışık olamayız, bir türlü o an ya geride kalmıştır ya da ileride yaşanacaktır. Halbuki yaşanması gereken güzellikler ne geçmişte kalmalı ne de geriye ertelenmeli.
Doğayı, hayatı ve insanları okuyabilmek... birşeylerin yolunda gitmeyebileceğini, tabloda eksiklerin bulunabileceğini hesaba katmak... ve bütün kırılmalara rağmen savrulmadan, dökülmeden yola devam edebilmek.... Belkide hayatta herşeyin yerli yerinde olması budur.
Yaşadığımız süreçte çevremizde, kendimizde bazen anlam vermekte, tanımlamakta zorlandığımız düş kırıklıklarına uğrarız. Yaşananları yüzeysel bir biçimde değerlendiririz. Belki de fıtratımız gereği acele eder, yeterince irdelemeden hemen karar vermeye çalışırız. Bunun sonucunda da hayattan ve insanlardan kopuş veya kaçış gelir.
Oysaki ne herşeyi oluruna bırakarak edilgen bir rol üstlenmeli ne de polyannacılık oynayarak hayatı toz pembe görmeliyiz. Hayatında kendine özgü mevsimleri olduğunun bilncinde olarak, hiç bir mevsimin sürekli olmayacağını doğru algılayarak yaşam rotamıza yön vermeliyiz.
Günler birer birer erimekte. Birer birer solmakta aylar, yıllar; ancak her sabahla dünya yeniden kurtulmakta, her sabah taze bir başlangıç olmakta bizler için :003:
 
Üst