Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
İmanın Şartları
Ahiret Gününe İman
Hesabını verebileceğiniz bir hayat..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Muvahhid1" data-source="post: 184198" data-attributes="member: 1003203"><p><span style="color: red"><strong>Ahirette hesabını verebileceğiniz bir hayat yaşadığınızdan emin misiniz? Yani memnun musunuz hayatınızın bugüne gelinceye kadar tükettiğiniz kısmından? </strong></span></p><p></p><p><span style="color: black"><strong>- Hayat, bu hayatı verenin rızasını kazanma esas alınarak yaşanıyorsa memnun olunur, mutluluk duyulur. Şayet hayatın geçen devrelerinde hayatı verenin rızasını kazanma yolunda hizmet yoksa, hep nefsi nefsi diyerek tüketilen bir ömür söz konusu ise, bir yaralı parmak sarılmamış, bir gözyaşı silinmemiş, bir hayırlı hizmetin ucundan bucağından tutulmamış, hep nefsine yönelik bencil hayat yaşanıyorsa, sahip olunan imkanlar yalnızca nefsine hizmete kilitleniyor, çevredeki muhtaçlara, bekleşenlere hiç destek verilmiyor, hep ilgisiz kalınıyorsa... İşte pişmanlık duyulacak bir hayat... İrşad eserlerindeki ifade ile, içinde altını olmayan bakır bir hayat... Halbuki hayatın içine hizmet altını katılmalı, hep nefsi nefsi diyerek değil biraz da hizmeti hizmeti diyerek yaşanmalı, ‘ben de varım, yalnız değilsiniz, diyebilmeli... </strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Bazı kimseler görmekteyim. Elinde imkanı da var, salahiyeti de var, şan şöhreti de mevcut... Ama yanında götüreceği hiçbir himmet ve hizmeti mevcut değil... Bütün imkanlarını şahsi hayatına, yani nefsine tahsis ediyor. Hiçbir hizmete, himmete ve toplumsal hayra desteği ve ilgisi olmuyor. Bunca imkanı ha varmış ha yokmuş, bir farkı olmuyor. Yok olanın da hizmeti, himmeti yok; var olanın da hizmeti himmeti yoksa, var olan da yoksulun ta kendisi demek değil midir?.. O da bunca varlıklarına rağmen yoksul olarak gidecektir öbür âleme. Defteri boş, hizmet ve himmet hanesi tamtakır... Ne kıymeti var bu varlık ve imkanın? Salahiyet ve şöhretin?.. </strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>İnsan, hayatının geçen kısmını gözden geçirirken bunları düşünmelidir... Bir gözyaşını silmiş mi, bir yaralı parmağı sarmış mı, çevresindeki bir yoksula yardım edip derdine derman olmuş mu? Bir hayır hizmetinin ucundan bucağından tutmuş, insan yetiştirmede karınca kararınca görev almış, hizmet ve himmet yüklenmiş, ben de varım, diyebilmiş mi? </strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>İşte bu sorulara vicdanından ‘evet’ cevabı geliyorsa ne mutlu ona. Sevinç duymalı, şükürler etmeli, yaşadığı hizmet ve himmet dolu hayatından dolayı... Daha fazlasını, daha özelini ve güzelini yaptırması için Rabb’ine dualarını sürdürmeli... </strong></span></p><p><span style="color: black"><strong></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong><span style="color: green">Yaşadığı her günün hesabını yapan büyük halife Hazreti Ömer (ra) akşam, yatağına uzanırken nefsine sorduğu soru aynen budur: </span></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong><span style="color: green"></span></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong><span style="color: green">-Ey Ömer! Bugün Allah için ne yaptın? Var mı Allah için bir himmet ve hizmetin? </span></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong><span style="color: green"></span></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Hayatının tamamı zaten himmet ve hizmetle geçen büyük halife her akşam böylesine bir nefs muhasebesine girer de tekrar nefsini sorguya çekerse, bizim nasıl bir nefs muhasebesi içinde olmamız gerekir siz düşünün. Efendimiz (sas)’in ikazı da bu muhasebeyi sağlamak içindir zaten: <span style="color: green">“Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin!..” </span></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong><span style="color: green"></span></strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>Şimdi baştaki soruyu bir daha sorabilir miyim? -Hayatınızı nasıl yaşıyorsunuz? Size bu hayatı verenin rızası yolunda mutluluk veren himmet ve hizmetle geçen bir hayat mı? Yoksa sadece nefsi nefsi diyerek tükettiğiniz bencil bir hayat mı? Kararı siz verin. Çünkü karar verdiğiniz hayatın hesabını da siz vereceksiniz... </strong></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Muvahhid1, post: 184198, member: 1003203"] [COLOR=red][B]Ahirette hesabını verebileceğiniz bir hayat yaşadığınızdan emin misiniz? Yani memnun musunuz hayatınızın bugüne gelinceye kadar tükettiğiniz kısmından? [/B][/COLOR] [COLOR=black][B]- Hayat, bu hayatı verenin rızasını kazanma esas alınarak yaşanıyorsa memnun olunur, mutluluk duyulur. Şayet hayatın geçen devrelerinde hayatı verenin rızasını kazanma yolunda hizmet yoksa, hep nefsi nefsi diyerek tüketilen bir ömür söz konusu ise, bir yaralı parmak sarılmamış, bir gözyaşı silinmemiş, bir hayırlı hizmetin ucundan bucağından tutulmamış, hep nefsine yönelik bencil hayat yaşanıyorsa, sahip olunan imkanlar yalnızca nefsine hizmete kilitleniyor, çevredeki muhtaçlara, bekleşenlere hiç destek verilmiyor, hep ilgisiz kalınıyorsa... İşte pişmanlık duyulacak bir hayat... İrşad eserlerindeki ifade ile, içinde altını olmayan bakır bir hayat... Halbuki hayatın içine hizmet altını katılmalı, hep nefsi nefsi diyerek değil biraz da hizmeti hizmeti diyerek yaşanmalı, ‘ben de varım, yalnız değilsiniz, diyebilmeli... Bazı kimseler görmekteyim. Elinde imkanı da var, salahiyeti de var, şan şöhreti de mevcut... Ama yanında götüreceği hiçbir himmet ve hizmeti mevcut değil... Bütün imkanlarını şahsi hayatına, yani nefsine tahsis ediyor. Hiçbir hizmete, himmete ve toplumsal hayra desteği ve ilgisi olmuyor. Bunca imkanı ha varmış ha yokmuş, bir farkı olmuyor. Yok olanın da hizmeti, himmeti yok; var olanın da hizmeti himmeti yoksa, var olan da yoksulun ta kendisi demek değil midir?.. O da bunca varlıklarına rağmen yoksul olarak gidecektir öbür âleme. Defteri boş, hizmet ve himmet hanesi tamtakır... Ne kıymeti var bu varlık ve imkanın? Salahiyet ve şöhretin?.. İnsan, hayatının geçen kısmını gözden geçirirken bunları düşünmelidir... Bir gözyaşını silmiş mi, bir yaralı parmağı sarmış mı, çevresindeki bir yoksula yardım edip derdine derman olmuş mu? Bir hayır hizmetinin ucundan bucağından tutmuş, insan yetiştirmede karınca kararınca görev almış, hizmet ve himmet yüklenmiş, ben de varım, diyebilmiş mi? İşte bu sorulara vicdanından ‘evet’ cevabı geliyorsa ne mutlu ona. Sevinç duymalı, şükürler etmeli, yaşadığı hizmet ve himmet dolu hayatından dolayı... Daha fazlasını, daha özelini ve güzelini yaptırması için Rabb’ine dualarını sürdürmeli... [COLOR=green]Yaşadığı her günün hesabını yapan büyük halife Hazreti Ömer (ra) akşam, yatağına uzanırken nefsine sorduğu soru aynen budur: -Ey Ömer! Bugün Allah için ne yaptın? Var mı Allah için bir himmet ve hizmetin? [/COLOR] Hayatının tamamı zaten himmet ve hizmetle geçen büyük halife her akşam böylesine bir nefs muhasebesine girer de tekrar nefsini sorguya çekerse, bizim nasıl bir nefs muhasebesi içinde olmamız gerekir siz düşünün. Efendimiz (sas)’in ikazı da bu muhasebeyi sağlamak içindir zaten: [COLOR=green]“Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin!..” [/COLOR] Şimdi baştaki soruyu bir daha sorabilir miyim? -Hayatınızı nasıl yaşıyorsunuz? Size bu hayatı verenin rızası yolunda mutluluk veren himmet ve hizmetle geçen bir hayat mı? Yoksa sadece nefsi nefsi diyerek tükettiğiniz bencil bir hayat mı? Kararı siz verin. Çünkü karar verdiğiniz hayatın hesabını da siz vereceksiniz... [/B][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
İmanın Şartları
Ahiret Gününe İman
Hesabını verebileceğiniz bir hayat..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst