Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Hicretin yolcusu
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="SaYa" data-source="post: 32258" data-attributes="member: 5"><p><strong><span style="color: green"><img src="http://www.umutfm.com/images/dotline.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> </span></strong><strong><span style="color: green"><img src="http://www.umutfm.com/resimler/makale/beyaz-zambak-resmi.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> </span></strong><span style="color: green"><strong>Hicretin yolcusu </strong></span></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p><strong><span style="color: green">Adam bir gün kendi menkıbesinin peşinden gitmeye karar verdi. </span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Ben gidiyorum dedi. Hicret ediyorum. İşte size bir yıllık masrafınızı karşılayacak para. Farzedin ki ben bu dünyadan ayrıldım. </span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Etme eyleme dediler. Dur hele. Hicret nereye. </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Bir Afrika ülkesine yolculuğa çıktığını sakladı adam. </span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Dur diyenlerin durdurmalarından korkarak. Geçilecek eşiği geçitsiz kılmak için kale kadar yükselteceklerinden endişeli. </span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Bir sır gibi sakladı nereye gittiğini. </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Yalnız refikasına söyledi (Öyle. Hanımı ya da karısı, ya da eşi değil. Refikası). Böyleyken böyle dedi. Bir şey yapmak istiyorum. Bir şey. Efendimiz'in muhabbetini kazanacak bir şey. </span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Refikası şu kadar çocuğa burs veriyorsun ya diyemedi. </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Şu kadar daireni öğrenci evi olarak bağışladın ya diyemedi. </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Dese ne olacaktı ki zaten. </span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Ne diyorsun, nasıl böyle konuşuyorsun diye celallenirdi. </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Mülk Allah'ın. Allah bize verdi biz de ihtiyacı olanlara ulaştırdık. Hani sağ elin verdiğini sol el bilmeyecekti. Bir kere söyledin bu sözü. İkincisi olmayacak. </span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Beni de al diyecek oldu gözünün yaşını gönlüne akıtan kadın. Ben de seninle geleyim. </span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Adam yol bana yalnız göründü dedi. </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Bu yolculuk ya beni pişirecek ya da taş misali bir bünyeye sahip olduğumu anlayıp derdime ağlayacağım. </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Kadın neden bir Afrika ülkesi diye soramadı. Neden şimdi gidiyorsun diyemedi. Seni hep merak edeceğiz demek istedi de kendi menkıbesinin peşi sıra giden efendisi için her sorunun bir yük olduğunu fark edip sustu. </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Adam gitti. Uzunca bir süre haber alınamadı. </span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Hicret eden kendi gurbetini gezdirdi bir müddet. Yokluğun ve yoksulluğun, sıkıntının ve derdin memleketinde. Kendisini içine alacak, kendisini hizmet ehli yapacak hikaye elbet gelecekti. Beklediği hikaye tez zamanda düşsün diye kalbine, hicretin şehrinde sabah akşam dolandı adam. </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Sonra bir ses geldi. Kimsesizler yurdunda günde ancak bir öğün yemek yiyebilenlerin sesi. O bir öğünü de ancak gün aşırı tadabilenleri. Gün aşırı ve tadımlık. Ölmeyecek kadar. </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Çocukların nasibine düşen ölmeyecek kadar lokmaydı. Bir gün kızlara, bir gün erkeklere gidiyordu açlıktan ölmek ile tok kalmak arasında kısacık bir mesafe oluşturan lokmalar. </span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Menkıbesini yaşamaya giden adam, konforun ülkesinden yokluğun ülkesine gelen adam tamam işte dedi. Buradaki çocukların hepsi benim. Benim vazifem bu çocuklara günde üç öğün yemek çıkartmak. </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Gökyüzü neden başımızın üstünde! </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Yer niye çökmez bunca rüşvete ve harama karşı. </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Biz birbirimizin kuyusunu kazarken güçlü iş makineleri ile, Allah yine de neden vazgeçmez kulluğumuzdan. </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Çünkü aramızda hicret ehli olanlar var. Bütün iyilikleri sadece kendi hanesi için toplamayan. Kalbini fakirlerin gözyaşını ayarlamış. </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Bu hikaye binlerin içinden sadece biri. Medya bozarken her türlü değerimizi. İşte aramızda böyleleri var. Zamanı "medya zamanı" olarak yaşamayan. </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Fatma Karabıyık Barbarosoğlu</span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="SaYa, post: 32258, member: 5"] [B][COLOR=green][IMG]http://www.umutfm.com/images/dotline.gif[/IMG] [/COLOR][/B][B][COLOR=green][IMG]http://www.umutfm.com/resimler/makale/beyaz-zambak-resmi.jpg[/IMG] [/COLOR][/B][COLOR=green][B]Hicretin yolcusu [/B][/COLOR] [B][COLOR=green]Adam bir gün kendi menkıbesinin peşinden gitmeye karar verdi. Ben gidiyorum dedi. Hicret ediyorum. İşte size bir yıllık masrafınızı karşılayacak para. Farzedin ki ben bu dünyadan ayrıldım. Etme eyleme dediler. Dur hele. Hicret nereye. Bir Afrika ülkesine yolculuğa çıktığını sakladı adam. Dur diyenlerin durdurmalarından korkarak. Geçilecek eşiği geçitsiz kılmak için kale kadar yükselteceklerinden endişeli. Bir sır gibi sakladı nereye gittiğini. Yalnız refikasına söyledi (Öyle. Hanımı ya da karısı, ya da eşi değil. Refikası). Böyleyken böyle dedi. Bir şey yapmak istiyorum. Bir şey. Efendimiz'in muhabbetini kazanacak bir şey. Refikası şu kadar çocuğa burs veriyorsun ya diyemedi. Şu kadar daireni öğrenci evi olarak bağışladın ya diyemedi. Dese ne olacaktı ki zaten. Ne diyorsun, nasıl böyle konuşuyorsun diye celallenirdi. Mülk Allah'ın. Allah bize verdi biz de ihtiyacı olanlara ulaştırdık. Hani sağ elin verdiğini sol el bilmeyecekti. Bir kere söyledin bu sözü. İkincisi olmayacak. Beni de al diyecek oldu gözünün yaşını gönlüne akıtan kadın. Ben de seninle geleyim. Adam yol bana yalnız göründü dedi. Bu yolculuk ya beni pişirecek ya da taş misali bir bünyeye sahip olduğumu anlayıp derdime ağlayacağım. Kadın neden bir Afrika ülkesi diye soramadı. Neden şimdi gidiyorsun diyemedi. Seni hep merak edeceğiz demek istedi de kendi menkıbesinin peşi sıra giden efendisi için her sorunun bir yük olduğunu fark edip sustu. Adam gitti. Uzunca bir süre haber alınamadı. Hicret eden kendi gurbetini gezdirdi bir müddet. Yokluğun ve yoksulluğun, sıkıntının ve derdin memleketinde. Kendisini içine alacak, kendisini hizmet ehli yapacak hikaye elbet gelecekti. Beklediği hikaye tez zamanda düşsün diye kalbine, hicretin şehrinde sabah akşam dolandı adam. Sonra bir ses geldi. Kimsesizler yurdunda günde ancak bir öğün yemek yiyebilenlerin sesi. O bir öğünü de ancak gün aşırı tadabilenleri. Gün aşırı ve tadımlık. Ölmeyecek kadar. Çocukların nasibine düşen ölmeyecek kadar lokmaydı. Bir gün kızlara, bir gün erkeklere gidiyordu açlıktan ölmek ile tok kalmak arasında kısacık bir mesafe oluşturan lokmalar. Menkıbesini yaşamaya giden adam, konforun ülkesinden yokluğun ülkesine gelen adam tamam işte dedi. Buradaki çocukların hepsi benim. Benim vazifem bu çocuklara günde üç öğün yemek çıkartmak. Gökyüzü neden başımızın üstünde! Yer niye çökmez bunca rüşvete ve harama karşı. Biz birbirimizin kuyusunu kazarken güçlü iş makineleri ile, Allah yine de neden vazgeçmez kulluğumuzdan. Çünkü aramızda hicret ehli olanlar var. Bütün iyilikleri sadece kendi hanesi için toplamayan. Kalbini fakirlerin gözyaşını ayarlamış. Bu hikaye binlerin içinden sadece biri. Medya bozarken her türlü değerimizi. İşte aramızda böyleleri var. Zamanı "medya zamanı" olarak yaşamayan. Fatma Karabıyık Barbarosoğlu [/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Hicretin yolcusu
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst