Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Risale-i Nur'da Geçen Ansiklopedik Bilgiler
Hizb-i âzam
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Kýrýk Testi" data-source="post: 234293" data-attributes="member: 358"><p><span style="font-size: 10px">Risale-i Nur’un pek çok yerinde, Hizbü’l-Kur’ân, Hizb-i Âzam-ı Kur’ânî, Hizbü’l-Ekberü’l-Âzam, Hizb-i Kur’ânî vb. isimleriyle anılır.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Hizb-i Âzam, Kur’ân’daki bazı ayetlerin derlenerek bir araya getirilmiş zikir ve duâ mecmuası mânâsını da taşır.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Hizb-i Âzam, Risale-i Nur’un kaynağı olarak nitelenir. Hattâ bu eser sebebiyle Bediüzzaman, Denizli Mahkemesinde, <strong>“dinde tahrifat yapıyor” </strong>iddiasıyla suçlanmıştır. Üstad Bediüzzaman, bu suçlamaya karşı verdiği cevabında, Asr-ı Saadetten günümüze kadar Kur’ân’ı hizipler şeklinde yazmanın, geçerli ve yaygın bir âdet olduğunu belirtir. Buna örnek olarak da En’am Cüzlerini gösterir.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Bediüzzaman’ın hazırlamış olduğu Hizb-i Âzam’da, Tevhid, Nübüvvet, Haşir gibi imanî bahislerle ilgili âyetler biraraya getirilmiştir.</strong> Konu ile ilgili olarak Emirdağ Lâhikasında (ll), bir zâtın itirazına karşı yazılan cevap oldukça açıklayıcıdır.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>“Risale-i Nur’un üstadı ve me’hazı (kaynağı) ve Said’in de çok zamandan beri bir virdi olan bazı âyetler, bir Hizb-i Kur’ânî suretinde bir kısım talebelerin arzularıyla kaleme alınmış. Sonra da tab edilmiş. Ve dört beş mahkemenin de gösterdiği ehl-i vukuf ulemaları (Bilir Kişi Heyeti) ve hattâ Diyanet Riyaseti dairesi ve İstanbul’un fetva dairesindeki tetkik-i kütüb-ü diniye heyetinden(dinî eserlerin incelenmesi için kurulan heyet) hiçbir âlim ve ehl-i vukuf ulemaları itiraz etmemişler. Belki takdir edip tahsin etmişler. Çünkü başta Sahabeler ve matbu Mecmuatü’l-Ahzab’da bulunan Hazret-i Üsame Radıyallahu Anh hizb-i Kur’ânîsi ki, herbir günde bir kısmını okumakla taksim edilmiştir. Ve aynı kitapta ve Mecmuatü’l-Ahzabın aynı cildinde İmâm-ı Gazalî’nin (bk. İmâm-ı Gazâlî maddesi) bir hizb-i Kur’ânîsi ve çok ehl-i velâyetin kendi meşreplerine muvafık bazı sûreleri ve âyetleri bir hizb-i mahsus-u Kur’ânî yaptıkları meydandadır.”</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Üstad Bediüzzaman bu ifadelerinin ardından, Merhum Hâfız Ali gibi Nurun kahramanlarından bazı telebelerinin kendi hususî virdini ve Risale-i Nur’un üstadları ve menbaları olan mühim âyetleri cem etmek istediklerini söyler. Bu talep üzerine talebelerine gönderdiğini ve o talebelerinin de bu eseri tab ettiklerini anlatır.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>“On sene evvel şehîden vefat eden Merhum Hâfız Ali gibi Nurun kahramanlarından benim hususî virdimi ve Risale-i Nur’un üstadları ve menbaları olan mühim âyetleri cem etmek istediler. Sonra onlara gönderdim. Onlar da tab ettirdiler. Çünkü, herkes her vakit bütün Kur’ân’ı okumaya vakit bulamıyor. Fakat böyle bir hizb-i Kur’ânî eline geçse her vakit istifade edebilir fikriyle, hem sevapları çok ziyade olan âyetler ve sûreler, içinde yazılmış. Zaten Kur’ân-ı Hakîmin bir mucizesi şudur ki, ehl-i hakikatten ve kemâlâttan herbir meslek sahibi, meşrebine muvafık, Kur’ân’da bir Kur’ân’ını, bir hizb-i mahsusunu, bir üstadını bulur.”</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Kýrýk Testi, post: 234293, member: 358"] [SIZE=2]Risale-i Nur’un pek çok yerinde, Hizbü’l-Kur’ân, Hizb-i Âzam-ı Kur’ânî, Hizbü’l-Ekberü’l-Âzam, Hizb-i Kur’ânî vb. isimleriyle anılır. Hizb-i Âzam, Kur’ân’daki bazı ayetlerin derlenerek bir araya getirilmiş zikir ve duâ mecmuası mânâsını da taşır. Hizb-i Âzam, Risale-i Nur’un kaynağı olarak nitelenir. Hattâ bu eser sebebiyle Bediüzzaman, Denizli Mahkemesinde, [B]“dinde tahrifat yapıyor” [/B]iddiasıyla suçlanmıştır. Üstad Bediüzzaman, bu suçlamaya karşı verdiği cevabında, Asr-ı Saadetten günümüze kadar Kur’ân’ı hizipler şeklinde yazmanın, geçerli ve yaygın bir âdet olduğunu belirtir. Buna örnek olarak da En’am Cüzlerini gösterir. [B]Bediüzzaman’ın hazırlamış olduğu Hizb-i Âzam’da, Tevhid, Nübüvvet, Haşir gibi imanî bahislerle ilgili âyetler biraraya getirilmiştir.[/B] Konu ile ilgili olarak Emirdağ Lâhikasında (ll), bir zâtın itirazına karşı yazılan cevap oldukça açıklayıcıdır. [B]“Risale-i Nur’un üstadı ve me’hazı (kaynağı) ve Said’in de çok zamandan beri bir virdi olan bazı âyetler, bir Hizb-i Kur’ânî suretinde bir kısım talebelerin arzularıyla kaleme alınmış. Sonra da tab edilmiş. Ve dört beş mahkemenin de gösterdiği ehl-i vukuf ulemaları (Bilir Kişi Heyeti) ve hattâ Diyanet Riyaseti dairesi ve İstanbul’un fetva dairesindeki tetkik-i kütüb-ü diniye heyetinden(dinî eserlerin incelenmesi için kurulan heyet) hiçbir âlim ve ehl-i vukuf ulemaları itiraz etmemişler. Belki takdir edip tahsin etmişler. Çünkü başta Sahabeler ve matbu Mecmuatü’l-Ahzab’da bulunan Hazret-i Üsame Radıyallahu Anh hizb-i Kur’ânîsi ki, herbir günde bir kısmını okumakla taksim edilmiştir. Ve aynı kitapta ve Mecmuatü’l-Ahzabın aynı cildinde İmâm-ı Gazalî’nin (bk. İmâm-ı Gazâlî maddesi) bir hizb-i Kur’ânîsi ve çok ehl-i velâyetin kendi meşreplerine muvafık bazı sûreleri ve âyetleri bir hizb-i mahsus-u Kur’ânî yaptıkları meydandadır.”[/B] Üstad Bediüzzaman bu ifadelerinin ardından, Merhum Hâfız Ali gibi Nurun kahramanlarından bazı telebelerinin kendi hususî virdini ve Risale-i Nur’un üstadları ve menbaları olan mühim âyetleri cem etmek istediklerini söyler. Bu talep üzerine talebelerine gönderdiğini ve o talebelerinin de bu eseri tab ettiklerini anlatır. [B]“On sene evvel şehîden vefat eden Merhum Hâfız Ali gibi Nurun kahramanlarından benim hususî virdimi ve Risale-i Nur’un üstadları ve menbaları olan mühim âyetleri cem etmek istediler. Sonra onlara gönderdim. Onlar da tab ettirdiler. Çünkü, herkes her vakit bütün Kur’ân’ı okumaya vakit bulamıyor. Fakat böyle bir hizb-i Kur’ânî eline geçse her vakit istifade edebilir fikriyle, hem sevapları çok ziyade olan âyetler ve sûreler, içinde yazılmış. Zaten Kur’ân-ı Hakîmin bir mucizesi şudur ki, ehl-i hakikatten ve kemâlâttan herbir meslek sahibi, meşrebine muvafık, Kur’ân’da bir Kur’ân’ını, bir hizb-i mahsusunu, bir üstadını bulur.”[/B] [/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Risale-i Nur'da Geçen Ansiklopedik Bilgiler
Hizb-i âzam
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst