Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Hizmet Nafile Ibedetten üstündür
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="zeyhak_" data-source="post: 14006" data-attributes="member: 22"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">HİZMET NAFİLE İBEDETTEN ÜSTÜNDÜR</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Allah-u Zülcelal'in rızasını kazanmak için hizmetin içinde bulunmak kadar kazançlı bir iş yoktur. Resulullah (sav) Efendimiz Hizmet ehlini şöyle övmektedir. "Bir topluluk içinde en büyük sevabı, onlara hizmet eden alır." (1) </span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Ashab-ı Kiram (r.anhum) hizmetin şerefini bildikleri için, hizmet işinin kendilerine verilmesini isterlerdi. Onu elde edemezler ise müezzinlik hizmetinin kendilerinde kalmasını istirham ederlerdi. </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Kardeşlere yapılan hizmet, nafile ibadetten daha üstündür. Bu konuda şu hadisleri hatırlatmamız yeterlidir. Resulullah (sav) Efendimiz, bir müminin ihtiyacı için koşmanın faziletini ve şerefini şöyle belirtiyor: "Bir mümin kardeşimin ihtiyacını görmek için yürümem bana şu mescitte (mescidi-i nebide) oturup bir ay itikafa girmekten daha sevimlidir." (2) </span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Ebu Kilabe el- Basri (ra), şu hadiseyi anlatmıştır: "Resulullah (sav), yolculuk yaparken ashabını gruplara ayırıyordu. Bir defasında grubun birisi Efendimiz'in (sav) huzuruna gelerek gruptaki bir şahsı şöyle övmeye başladılar: 'Ey Allah'ın Resulü! Biz bunun gibisini görmedik. Bir yere indiğimizde hemen namaza koşar; durmadan namaz kılar. Hareket edince tek işi Kur'an okumaktır. Bir de devamlı oruç tutuyor.' </span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Resulullah (sav) : "Ona bunları yapma imkanını kim veriyor. O bunları yaparken ihtiyaçlarını kim görüyor?" diye sordular. Onlar: 'Bizler' diye cevap verdiler. Resulullah (sav), aynı soruya bir kere daha sordu. Onlar tekrar: 'Bizler!' diye cevap verince, Efendimiz (sav): "Bu durumda sizin hepiniz ondan daha hayırlısınız" buyurdu. </span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Hace Ubeydullah Ahrar (ks) hizmetin ibadetler içindeki derecesini şöyle belirtir: "Hacegan yolunda (Nakşibendi terbiye sisteminde ) içinde bulunan vaktin icabı neyse ona göre davranılır. Şahsî zikir ve murakabe, ancak Müslümanlara hizmet edecek bir fırsat olmadığı zaman yapılır. Gönül almaya vesile olacak bir hizmet, zikir ve murakabeden önce gelir. Bazıları nafile ibadetlerle uğraşmanın zikirden üstün olduğunu zannederler. Halbuki; gönül feyzini temin eden şey, Allah için başkalarına hizmet etmektir." (3) </span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Ölçü şudur: Hak yolcusu farzların dışında hangi iş ve ibadeti yapacağını kendisi belirlemez. Tercihini mürşidine bırakır. Mürşit ona hangi işi ve nafile ibadeti gerekli görüyorsa onu emreder. İnsan için en hayırlısı en emniyetlisi odur. </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Normal zamanlarda yani mürşidinin özellikle bir hizmet emretmemişse günlük evradını (zikri) ve diğer yapması gereken amel ve ibadetlerini aynen aksatmadan devam eder. </span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Bu konuda zamanımızın âlimlerinden birine: "İlim öğrenmeye mi daha çok önem verelim, yoksa hizmet yapmaya mı? Yoksa ibadetin üzerinde mi daha çok ehemmiyet verelim?" diye sorulduğunda, karşılık olarak şöyle cevap vermişlerdir. </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">"Bütün ilim, amel ve hizmetlerin her birisinin insanın maneviyatına katkısı farklıdır. Nasıl ki insanın değişik gıdalar alması gerekiyor ve her gıdanın insanın vücuduna menfaati farklı ise kişinin de biraz ilimle, biraz hizmetle, biraz günlük nafile ibadetleriyle uğraşmak suretiyle her birisinin vereceği menfaatten mahrum olmaması gerekir." </span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Burada dikkat edilmesi gereken hususlardan biri de şudur. Hak yolcusunun günlük programını çok iyi yapması gerekir. Eğer günlük bir program yapılmamışsa bütün amel, ibadet ve hizmetler birbirine karışır, insan ne yapacağını şaşırır. Bu da hizmette ve manevî hayatta istikrarsızlık ve istikametsizliğe sebep olur. Nihayetin de düzensizliğin getirdiği aksamalarda da insan amellerinden birisinden vazgeçmek durumunda kalıyor. </span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Mesela nefis ve şeytanın bir oyunu, insanın eğer ameline engel olamıyorsa daha değişik bir hile yaparak insana daha çok sevap ve menfaat göreceği bir ameli yaptırmayıp daha az sevap ve menfaat göreceği bir amel yaptırmak suretiyle menfaatini azaltmasıdır. Buna benzer durumlarda salik, şeytan ve nefsin hilesine karşı uyanık olmalı. Nefsinin hoşuna nasıl gidiyorsa o ameli yapması çoğumuzun düştüğü hatalardan birisidir. Önemli bir hizmet olduğu zaman insanın nefsi istemediğinden "Senin günlük virdin var onu yap." veya "Kitap oku" gibi telkinlerle hizmetten mahrum bıraktırıyor. </span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Şu iyi bilinmelidir ki, hizmetin nuru kalıcıdır. Eğer mürşidi bir hizmeti yapmayı emir buyurmuşsa yapacağı nafile ibadetler, o hizmetin zamanında yapılmasına engel oluyorsa aciliyeti varsa, farzlar dışındaki bütün ibadetler terk edilip o hizmetin yapılması tercih edilmeli, salik kendisine verilen bu hizmeti bütün ibadetlerden kendisine daha menfaatli olarak bilmelidir. </span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Verilen hizmet görevi günlük nafile ibadetlerine engel olmuyorsa, aciliyeti yoksa, nafile ibadetlerine, aksatmadan aynen devam eder. </span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Şeytan ve nefsin bir hilesi de kişinin hem hizmet hem de nafile ibadet etmeye imkanı olmasına rağmen "hizmet yapıyorum" diye diğer nafile ibadetlerini özellikle günlük zikrini aksattırmasıdır. Hizmet eden zikir çekmez ya da çekemez denilemez. Zikir, duruma göre değişik şekillerde yapılabilir. Fakat şunu unutmamak gerekir ki: Zikir hiç ara verilmeyecek bir ibadettir. Bütün ibadetlerin hedefi devamlı zikir halini muhafaza edebilmektir. Kalbin Allah-u Zülcelal ile irtibatını ve uyanıklığını artırmayan bütün hizmetlere şeytan karışmış olabilir. Bu durumda hizmet ehli, niyet ve vaziyetini bir daha kontrol etmelidir. </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Hizmetteki hedef, hem nefsimize, hem de mümin kardeşlerimize fayda vermektir. Asıl fayda, Allah-u Zülcelal'e yakınlık sağlayıp dost olmaktır. </span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Kaynaklar:</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">1. Said b. Mansur, Sünen, No:2406; İbnu'un Nahhas, Meşairul Eşvak, l, 314. </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">2. Tabarani, el-Kebir, 13646; İbnu Eb'd Dünya Kazau'l Hace, No. 36; Elbani, Sahiha, ll,608. </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">3. Safi, Raşahat, 264. </span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">AHMET YALÇIN KOCABAŞ</span></p><p> </p><p> </p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslateblue">HİZMET ERLERİ</span></span><p style="text-align: right"> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslateblue">Allah (cc) için hizmet etmek öncelikle fedakarlık gerektirir. Böyle ulvi bir görev için elbette ulvi bir ahlak gerekir. Yeri gelir malından, yeri gelir rahatından ve sevdiklerinden fedakarlık ister. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslateblue">Hizmet insanı, bütün bu fedakarlıkları göze alarak bu işe soyunur zaten. İnsanlardan ne onu anlamalarını, ne de takdir etmelerini bekler. Hakarete uğradığı zaman, Rabbinin takdirine boyun eğer de karşısındaki nasipsizler ona yüklendikçe yüklenir. Sadrı öyle genişler ki hizmet insanının, dağlar misali yükleri taşır da, koca dağların sessizliğine bürünür. Takatsiz kaldığı dönemlerde Rabbine iltica edip, güç kuvvet ister, ummanlar misali... </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslateblue">Bu kutsi vazifenin değerini onlar bilir ancak. Bu güzelliklere onlar tercihlerinin saf ve duruluğuyla ulaşırlar. Tercihleri Allah (cc) ve dostlarıdır zira. Varını yoğunu yoluna kurban etmenin lezzetini tadanlar bilir, cennet şarabı misali...</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslateblue">Varlık ile yokluğun, nar ile nurun, iltifat ile hakaretin değeri aynıdır o güzel insanların yanında. Aldırmazlar kimsenin övmesine ve yermesine. Gerçekte bilirler ki, Allah (cc)'ın övmesi önemlidir kıyamet gününde. İnsanların değil Allah (cc)'ın değerlendirmesi önemlidir onlar için. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslateblue">Allah (cc) ile beraber olma sevdası sarmıştır içlerini, ancak görevleri gereği insanlarla içli dışlı olma zorunluluğu, başka yamaçlarda dolaştırır onları görev aşkından. Halvette olmanın aşkı yüreklerini öyle yakar ki, o ateşle çıkarlar insanlara hizmet seferine. Gözleri dolu dolu, kalpleri yumuşaktır hizmet erlerinin, aşıklar misali... </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslateblue">Bütün işlerini, herşeyi ve onu yaratana havale edip, gerçek rahata daha dünyadayken ererler de, kimse onların halini bilmez. İnsanlar onların dünyanın çilesini çektiklerini zannederken, onlar, Allah (cc) davasının çilesini çekerler sıddıklar misali...</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslateblue">"Allah (cc) kulu için yetmez mi?" ayetinin sırrını doruklarda soluklarlar. Güneş olurlar insanlara; ısıtırlar sımsıcak şefkatleriyle. Aydınlatırlar karanlıkları, ötelerden aldıkları nurlarıyla. Ve perde olurlar kötülüklere, geceler misali...</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslateblue">"Anam-babam, ruhum sana feda olsun Ya Resulellah!" sözünü yüreklerinde hissederler daim. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslateblue">İşte, hizmet insanı olmak böyle şeyleri hissedebilmektir. Hayatında hiçbir zaman güneşin, gündüzün, gecenin, dağların ve ummanların varlığını bu boyutta göremeyen insanlar, nasıl bilecekler bu kutsi davanın ehemmiyetini… </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslateblue">Ömrünü boşa geçirip, duygularını köreltmiş insanlar için bu soluklar hiç bir şey ifade etmez. Kör duygularla yaklaşıp, yıpratmak isterler hizmeti ve erlerini. Duyguları köreldiği için de nasipleri yoktur bu kutsi görevden… </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslateblue">‘En son adam’ olmayı kendine yediremeyen kimsenin, birinci adam olma şansı yoktur asla, bu sadıklar arasında. O sadıklar ki, değil elleri, ayakları öpülesi mübareklerdir. Rabbim onların feyiz ve nisbetinden bizleri de nasiplendirsin. Onların taşıdığı bu sorumluluk şuurunda, bir omuz payı da bize nasip etsin, inşallah. (Amin)</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslateblue">SIDDIKA SADIKOĞLU</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="zeyhak_, post: 14006, member: 22"] [FONT=Comic Sans MS]HİZMET NAFİLE İBEDETTEN ÜSTÜNDÜR[/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Allah-u Zülcelal'in rızasını kazanmak için hizmetin içinde bulunmak kadar kazançlı bir iş yoktur. Resulullah (sav) Efendimiz Hizmet ehlini şöyle övmektedir. "Bir topluluk içinde en büyük sevabı, onlara hizmet eden alır." (1) [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Ashab-ı Kiram (r.anhum) hizmetin şerefini bildikleri için, hizmet işinin kendilerine verilmesini isterlerdi. Onu elde edemezler ise müezzinlik hizmetinin kendilerinde kalmasını istirham ederlerdi. [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Kardeşlere yapılan hizmet, nafile ibadetten daha üstündür. Bu konuda şu hadisleri hatırlatmamız yeterlidir. Resulullah (sav) Efendimiz, bir müminin ihtiyacı için koşmanın faziletini ve şerefini şöyle belirtiyor: "Bir mümin kardeşimin ihtiyacını görmek için yürümem bana şu mescitte (mescidi-i nebide) oturup bir ay itikafa girmekten daha sevimlidir." (2) [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Ebu Kilabe el- Basri (ra), şu hadiseyi anlatmıştır: "Resulullah (sav), yolculuk yaparken ashabını gruplara ayırıyordu. Bir defasında grubun birisi Efendimiz'in (sav) huzuruna gelerek gruptaki bir şahsı şöyle övmeye başladılar: 'Ey Allah'ın Resulü! Biz bunun gibisini görmedik. Bir yere indiğimizde hemen namaza koşar; durmadan namaz kılar. Hareket edince tek işi Kur'an okumaktır. Bir de devamlı oruç tutuyor.' [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Resulullah (sav) : "Ona bunları yapma imkanını kim veriyor. O bunları yaparken ihtiyaçlarını kim görüyor?" diye sordular. Onlar: 'Bizler' diye cevap verdiler. Resulullah (sav), aynı soruya bir kere daha sordu. Onlar tekrar: 'Bizler!' diye cevap verince, Efendimiz (sav): "Bu durumda sizin hepiniz ondan daha hayırlısınız" buyurdu. [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Hace Ubeydullah Ahrar (ks) hizmetin ibadetler içindeki derecesini şöyle belirtir: "Hacegan yolunda (Nakşibendi terbiye sisteminde ) içinde bulunan vaktin icabı neyse ona göre davranılır. Şahsî zikir ve murakabe, ancak Müslümanlara hizmet edecek bir fırsat olmadığı zaman yapılır. Gönül almaya vesile olacak bir hizmet, zikir ve murakabeden önce gelir. Bazıları nafile ibadetlerle uğraşmanın zikirden üstün olduğunu zannederler. Halbuki; gönül feyzini temin eden şey, Allah için başkalarına hizmet etmektir." (3) [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Ölçü şudur: Hak yolcusu farzların dışında hangi iş ve ibadeti yapacağını kendisi belirlemez. Tercihini mürşidine bırakır. Mürşit ona hangi işi ve nafile ibadeti gerekli görüyorsa onu emreder. İnsan için en hayırlısı en emniyetlisi odur. [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Normal zamanlarda yani mürşidinin özellikle bir hizmet emretmemişse günlük evradını (zikri) ve diğer yapması gereken amel ve ibadetlerini aynen aksatmadan devam eder. [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Bu konuda zamanımızın âlimlerinden birine: "İlim öğrenmeye mi daha çok önem verelim, yoksa hizmet yapmaya mı? Yoksa ibadetin üzerinde mi daha çok ehemmiyet verelim?" diye sorulduğunda, karşılık olarak şöyle cevap vermişlerdir. [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]"Bütün ilim, amel ve hizmetlerin her birisinin insanın maneviyatına katkısı farklıdır. Nasıl ki insanın değişik gıdalar alması gerekiyor ve her gıdanın insanın vücuduna menfaati farklı ise kişinin de biraz ilimle, biraz hizmetle, biraz günlük nafile ibadetleriyle uğraşmak suretiyle her birisinin vereceği menfaatten mahrum olmaması gerekir." [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Burada dikkat edilmesi gereken hususlardan biri de şudur. Hak yolcusunun günlük programını çok iyi yapması gerekir. Eğer günlük bir program yapılmamışsa bütün amel, ibadet ve hizmetler birbirine karışır, insan ne yapacağını şaşırır. Bu da hizmette ve manevî hayatta istikrarsızlık ve istikametsizliğe sebep olur. Nihayetin de düzensizliğin getirdiği aksamalarda da insan amellerinden birisinden vazgeçmek durumunda kalıyor. [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Mesela nefis ve şeytanın bir oyunu, insanın eğer ameline engel olamıyorsa daha değişik bir hile yaparak insana daha çok sevap ve menfaat göreceği bir ameli yaptırmayıp daha az sevap ve menfaat göreceği bir amel yaptırmak suretiyle menfaatini azaltmasıdır. Buna benzer durumlarda salik, şeytan ve nefsin hilesine karşı uyanık olmalı. Nefsinin hoşuna nasıl gidiyorsa o ameli yapması çoğumuzun düştüğü hatalardan birisidir. Önemli bir hizmet olduğu zaman insanın nefsi istemediğinden "Senin günlük virdin var onu yap." veya "Kitap oku" gibi telkinlerle hizmetten mahrum bıraktırıyor. [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Şu iyi bilinmelidir ki, hizmetin nuru kalıcıdır. Eğer mürşidi bir hizmeti yapmayı emir buyurmuşsa yapacağı nafile ibadetler, o hizmetin zamanında yapılmasına engel oluyorsa aciliyeti varsa, farzlar dışındaki bütün ibadetler terk edilip o hizmetin yapılması tercih edilmeli, salik kendisine verilen bu hizmeti bütün ibadetlerden kendisine daha menfaatli olarak bilmelidir. [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Verilen hizmet görevi günlük nafile ibadetlerine engel olmuyorsa, aciliyeti yoksa, nafile ibadetlerine, aksatmadan aynen devam eder. [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Şeytan ve nefsin bir hilesi de kişinin hem hizmet hem de nafile ibadet etmeye imkanı olmasına rağmen "hizmet yapıyorum" diye diğer nafile ibadetlerini özellikle günlük zikrini aksattırmasıdır. Hizmet eden zikir çekmez ya da çekemez denilemez. Zikir, duruma göre değişik şekillerde yapılabilir. Fakat şunu unutmamak gerekir ki: Zikir hiç ara verilmeyecek bir ibadettir. Bütün ibadetlerin hedefi devamlı zikir halini muhafaza edebilmektir. Kalbin Allah-u Zülcelal ile irtibatını ve uyanıklığını artırmayan bütün hizmetlere şeytan karışmış olabilir. Bu durumda hizmet ehli, niyet ve vaziyetini bir daha kontrol etmelidir. [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Hizmetteki hedef, hem nefsimize, hem de mümin kardeşlerimize fayda vermektir. Asıl fayda, Allah-u Zülcelal'e yakınlık sağlayıp dost olmaktır. [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Kaynaklar:[/FONT] [FONT=Comic Sans MS]1. Said b. Mansur, Sünen, No:2406; İbnu'un Nahhas, Meşairul Eşvak, l, 314. [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]2. Tabarani, el-Kebir, 13646; İbnu Eb'd Dünya Kazau'l Hace, No. 36; Elbani, Sahiha, ll,608. [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]3. Safi, Raşahat, 264. [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]AHMET YALÇIN KOCABAŞ[/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslateblue]HİZMET ERLERİ[/COLOR][/FONT][RIGHT][FONT=Comic Sans MS][/FONT] [/RIGHT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslateblue]Allah (cc) için hizmet etmek öncelikle fedakarlık gerektirir. Böyle ulvi bir görev için elbette ulvi bir ahlak gerekir. Yeri gelir malından, yeri gelir rahatından ve sevdiklerinden fedakarlık ister. [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslateblue]Hizmet insanı, bütün bu fedakarlıkları göze alarak bu işe soyunur zaten. İnsanlardan ne onu anlamalarını, ne de takdir etmelerini bekler. Hakarete uğradığı zaman, Rabbinin takdirine boyun eğer de karşısındaki nasipsizler ona yüklendikçe yüklenir. Sadrı öyle genişler ki hizmet insanının, dağlar misali yükleri taşır da, koca dağların sessizliğine bürünür. Takatsiz kaldığı dönemlerde Rabbine iltica edip, güç kuvvet ister, ummanlar misali... [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslateblue]Bu kutsi vazifenin değerini onlar bilir ancak. Bu güzelliklere onlar tercihlerinin saf ve duruluğuyla ulaşırlar. Tercihleri Allah (cc) ve dostlarıdır zira. Varını yoğunu yoluna kurban etmenin lezzetini tadanlar bilir, cennet şarabı misali...[/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslateblue]Varlık ile yokluğun, nar ile nurun, iltifat ile hakaretin değeri aynıdır o güzel insanların yanında. Aldırmazlar kimsenin övmesine ve yermesine. Gerçekte bilirler ki, Allah (cc)'ın övmesi önemlidir kıyamet gününde. İnsanların değil Allah (cc)'ın değerlendirmesi önemlidir onlar için. [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslateblue]Allah (cc) ile beraber olma sevdası sarmıştır içlerini, ancak görevleri gereği insanlarla içli dışlı olma zorunluluğu, başka yamaçlarda dolaştırır onları görev aşkından. Halvette olmanın aşkı yüreklerini öyle yakar ki, o ateşle çıkarlar insanlara hizmet seferine. Gözleri dolu dolu, kalpleri yumuşaktır hizmet erlerinin, aşıklar misali... [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslateblue]Bütün işlerini, herşeyi ve onu yaratana havale edip, gerçek rahata daha dünyadayken ererler de, kimse onların halini bilmez. İnsanlar onların dünyanın çilesini çektiklerini zannederken, onlar, Allah (cc) davasının çilesini çekerler sıddıklar misali...[/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslateblue]"Allah (cc) kulu için yetmez mi?" ayetinin sırrını doruklarda soluklarlar. Güneş olurlar insanlara; ısıtırlar sımsıcak şefkatleriyle. Aydınlatırlar karanlıkları, ötelerden aldıkları nurlarıyla. Ve perde olurlar kötülüklere, geceler misali...[/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslateblue]"Anam-babam, ruhum sana feda olsun Ya Resulellah!" sözünü yüreklerinde hissederler daim. [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslateblue]İşte, hizmet insanı olmak böyle şeyleri hissedebilmektir. Hayatında hiçbir zaman güneşin, gündüzün, gecenin, dağların ve ummanların varlığını bu boyutta göremeyen insanlar, nasıl bilecekler bu kutsi davanın ehemmiyetini… [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslateblue]Ömrünü boşa geçirip, duygularını köreltmiş insanlar için bu soluklar hiç bir şey ifade etmez. Kör duygularla yaklaşıp, yıpratmak isterler hizmeti ve erlerini. Duyguları köreldiği için de nasipleri yoktur bu kutsi görevden… [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslateblue]‘En son adam’ olmayı kendine yediremeyen kimsenin, birinci adam olma şansı yoktur asla, bu sadıklar arasında. O sadıklar ki, değil elleri, ayakları öpülesi mübareklerdir. Rabbim onların feyiz ve nisbetinden bizleri de nasiplendirsin. Onların taşıdığı bu sorumluluk şuurunda, bir omuz payı da bize nasip etsin, inşallah. (Amin)[/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslateblue]SIDDIKA SADIKOĞLU[/COLOR][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Hizmet Nafile Ibedetten üstündür
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst