Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Hocaefendinin gözüyle üstadin talebeleri
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="bizar" data-source="post: 164991" data-attributes="member: 12884"><p><span style="color: red"><strong>18- Mustafa Birlik:</strong></span> “İzmir’de de Mustafa Abi çok götürülmüştür İçeriye. O 12 Mart'taki en son oldu onun için, daha götürmediler. Fakat o günlerde o da çok önemliydi. O evinde haftada iki kere ders yapılırdı, millet bayağı tehlikeyi göze alarak giderdi.”</p><p><span style="color: red"><strong>19- Mustafa Gül:</strong></span> Mustafa Gül bazen gelirdi, o da yazıyordu evet o da yazmıştı bir şey, o da çok kıymetli bir insandı. Ben dualarıma ismen yad ettiklerimden."</p><p><span style="color: red"><strong>20-Mustafa Sungur: </strong></span>(Üstad) “Biz inayet altındayız” diyor. Hayatı boyunca hep öyle diyor. Bu çok önemli bir faktör yani. Tabi herkes bir yönüne, Sungur Abi bu yönüne tutkun."</p><p></p><p>“Bizim daire içinde çok dikkatli namaz kılan arkadaşlarımız var. Ben büyüklerden gördüğüm Tahir Abi, Sungur Abi, rahmetlik Cahid Erdoğan çok dikkatli kılar.”</p><p></p><p>“Benim çok sevdiğim, bu eğitim faaliyetlerine de saygılı bir zatla bir gün namaz kılmıştık. Zannediyorum namazı da ben kıldırmıştım. Bana dedi ki “Kardeşim, Üstad Hazretleri’nin çok gönlü yoktu değiştirilmesinde. Üstad Hazretleri’nin söylediği bazı sözler var ki, sehl-i mümtenidir, zor söylenir onlar.”(Gurbette Fethullah Gülen)</p><p></p><p>“Şimdi Sungur Abi'nin ufkunu yakalayabilmek için Hz. Üstad'ın huzurunda bulunma, o insibağı yaşamak lazım biraz. Onun gizli açık hayatında öyle enginliklere vakıf olmuşlar ki bakışının bizim bakışımız seviyesinde kalması düşünülemez artık, çok farklı bakıyor, farklı görüyor. Biz bakar kör gibi bakıyoruz ona. Onu o hususi kıyafetiyle şöyle bir insan böyle bir insan olarak görüyoruz. Oysa onun manası cismaniyetine aşkın olduğundan dolayı ihtimal o manada bir mecazidir. Ama ALLAH o mecazi manaya ALLAH bir güç vermiş kapıyı da kapamıştır. Onlar muhtevayı görüyorlar. Zarfa değil de mazrufa bakıyorlar bir yönüyle. Belki zarf silinip gidiyor, tamamen mazrufu gördüklerinden böyle bir görme her zaman olmuştur.”</p><p></p><p>“Vaizlik çıkınca karşıma, ben dedim, “yahu vaizlik kim, ben kim” Bu adamlar bu işi ayağa düşürseler bile, ben haddimi bilmeliyim, vaizliği ayağa düşürmemeliyim dedim. Ben, Hz. Pir'in çok sadık bendelerinden, hala hayattadır ALLAH uzun ömür versin, hizmet etmiş bizzat, eski bir muallim, muallimliği bırakmış hizmetkârlığı muallimliğe tercih etmiş, gönül kahramanlarından birisi, onunla o gün için karşılaşınca bana bir vaizlik düştü, dedim. Bana şöyle dedi o; Üstadın yanında duruyorduk. Biri geldi Üstada dedi ki, benim vaazlık hak ve salahiyetim var ama kendim yapmak istemiyorum dedi. Aynı düşünce gibi biraz. Üstad ona dedi ki, sen halka irşat adına bu hakikatleri konuşman yararlı olur. Fakat sen resmen vaiz olmasan camii kürsülerinde bunu ifade etme imkânını sana verirler mi? O da “hayır vermezler, resmen vaiz olmayınca bu hakkı sana vermezler” dedi. Üstad “Öyle ise sen bir şeyi ifade etmek için o resmi hakkını kullan. İhtiyacın yoksa maaşını alma”dedi.</p><p></p><p>“Ben bir adama odama girebilir diyorsam anahtarımı ona veriyorsam orda ortada olan benim kitaplarımın yerini bile değiştirmeyeceğine güvenerek veririm. Hasırımdan küçük bir çöp koparmayacağı mülahazası ile veririm. Onun ötesinde işte o oda ne türlü bir emanet mülahazası ister, o mülahazaya harfiyen riayet etmesi gereklidir. Onun için Üstad etrafında çok sadık talebeler var, ben Sungur Abiden bir iki defa dinlemiştim, bir defa kendi odada yoktu, süpürgeyi aldım odaya girdim süpürmeye başladım ben orayı. İçeriye girdi şiddetle beni tokatladı kovdu dışarıya... Üstad'ın odası diye. “Şurada benden beş kuruş olsa teberrüken alayım dersen bu hıyanettir” dedi.</p><p></p><p>“O Sungur Abi'nin ne kadar hapis yattığını hatırım almıyor, o kadar. Hiç sebep yokken.. ya sonunda beraat ederler veya işte af çıkar bir şey olur.”</p><p></p><p>“Sungur Abi de Bediüzzaman mesleğine çok bağlıdır, çok vefalıdır. Ben zannediyorum kırk senedir tanıyorum.. bir dirhem vefasızlık yapmamıştır, hiç değişmemiştir.”</p><p></p><p>“Size deseler ki iki tane namaz kılan gösterin? Dersiniz ki, eskiden Hüsrev Efendi varmış, şimdi de Sungur abi. Millet kendini namaz kılıyor zannediyor da kim onu öyle bal kaymak yudumluyor gibi, secdede ayrı bir derinlik, kavme de ayrı bir derinlik hatta üzerinde namaz kıldığı halının nakışlarını görmeyecek kadar gözleri öbür alemde, yanına gelmişler gitmişler. En basit avamcası budur bu meselenin. Daha aşağısı hayvancası onun zaten. Onlar da yiyor içiyor yan gelip kulaklarının üzerine yatıyorlar</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="bizar, post: 164991, member: 12884"] [COLOR=red][B]18- Mustafa Birlik:[/B][/COLOR] “İzmir’de de Mustafa Abi çok götürülmüştür İçeriye. O 12 Mart'taki en son oldu onun için, daha götürmediler. Fakat o günlerde o da çok önemliydi. O evinde haftada iki kere ders yapılırdı, millet bayağı tehlikeyi göze alarak giderdi.” [COLOR=red][B]19- Mustafa Gül:[/B][/COLOR] Mustafa Gül bazen gelirdi, o da yazıyordu evet o da yazmıştı bir şey, o da çok kıymetli bir insandı. Ben dualarıma ismen yad ettiklerimden." [COLOR=red][B]20-Mustafa Sungur: [/B][/COLOR](Üstad) “Biz inayet altındayız” diyor. Hayatı boyunca hep öyle diyor. Bu çok önemli bir faktör yani. Tabi herkes bir yönüne, Sungur Abi bu yönüne tutkun." “Bizim daire içinde çok dikkatli namaz kılan arkadaşlarımız var. Ben büyüklerden gördüğüm Tahir Abi, Sungur Abi, rahmetlik Cahid Erdoğan çok dikkatli kılar.” “Benim çok sevdiğim, bu eğitim faaliyetlerine de saygılı bir zatla bir gün namaz kılmıştık. Zannediyorum namazı da ben kıldırmıştım. Bana dedi ki “Kardeşim, Üstad Hazretleri’nin çok gönlü yoktu değiştirilmesinde. Üstad Hazretleri’nin söylediği bazı sözler var ki, sehl-i mümtenidir, zor söylenir onlar.”(Gurbette Fethullah Gülen) “Şimdi Sungur Abi'nin ufkunu yakalayabilmek için Hz. Üstad'ın huzurunda bulunma, o insibağı yaşamak lazım biraz. Onun gizli açık hayatında öyle enginliklere vakıf olmuşlar ki bakışının bizim bakışımız seviyesinde kalması düşünülemez artık, çok farklı bakıyor, farklı görüyor. Biz bakar kör gibi bakıyoruz ona. Onu o hususi kıyafetiyle şöyle bir insan böyle bir insan olarak görüyoruz. Oysa onun manası cismaniyetine aşkın olduğundan dolayı ihtimal o manada bir mecazidir. Ama ALLAH o mecazi manaya ALLAH bir güç vermiş kapıyı da kapamıştır. Onlar muhtevayı görüyorlar. Zarfa değil de mazrufa bakıyorlar bir yönüyle. Belki zarf silinip gidiyor, tamamen mazrufu gördüklerinden böyle bir görme her zaman olmuştur.” “Vaizlik çıkınca karşıma, ben dedim, “yahu vaizlik kim, ben kim” Bu adamlar bu işi ayağa düşürseler bile, ben haddimi bilmeliyim, vaizliği ayağa düşürmemeliyim dedim. Ben, Hz. Pir'in çok sadık bendelerinden, hala hayattadır ALLAH uzun ömür versin, hizmet etmiş bizzat, eski bir muallim, muallimliği bırakmış hizmetkârlığı muallimliğe tercih etmiş, gönül kahramanlarından birisi, onunla o gün için karşılaşınca bana bir vaizlik düştü, dedim. Bana şöyle dedi o; Üstadın yanında duruyorduk. Biri geldi Üstada dedi ki, benim vaazlık hak ve salahiyetim var ama kendim yapmak istemiyorum dedi. Aynı düşünce gibi biraz. Üstad ona dedi ki, sen halka irşat adına bu hakikatleri konuşman yararlı olur. Fakat sen resmen vaiz olmasan camii kürsülerinde bunu ifade etme imkânını sana verirler mi? O da “hayır vermezler, resmen vaiz olmayınca bu hakkı sana vermezler” dedi. Üstad “Öyle ise sen bir şeyi ifade etmek için o resmi hakkını kullan. İhtiyacın yoksa maaşını alma”dedi. “Ben bir adama odama girebilir diyorsam anahtarımı ona veriyorsam orda ortada olan benim kitaplarımın yerini bile değiştirmeyeceğine güvenerek veririm. Hasırımdan küçük bir çöp koparmayacağı mülahazası ile veririm. Onun ötesinde işte o oda ne türlü bir emanet mülahazası ister, o mülahazaya harfiyen riayet etmesi gereklidir. Onun için Üstad etrafında çok sadık talebeler var, ben Sungur Abiden bir iki defa dinlemiştim, bir defa kendi odada yoktu, süpürgeyi aldım odaya girdim süpürmeye başladım ben orayı. İçeriye girdi şiddetle beni tokatladı kovdu dışarıya... Üstad'ın odası diye. “Şurada benden beş kuruş olsa teberrüken alayım dersen bu hıyanettir” dedi. “O Sungur Abi'nin ne kadar hapis yattığını hatırım almıyor, o kadar. Hiç sebep yokken.. ya sonunda beraat ederler veya işte af çıkar bir şey olur.” “Sungur Abi de Bediüzzaman mesleğine çok bağlıdır, çok vefalıdır. Ben zannediyorum kırk senedir tanıyorum.. bir dirhem vefasızlık yapmamıştır, hiç değişmemiştir.” “Size deseler ki iki tane namaz kılan gösterin? Dersiniz ki, eskiden Hüsrev Efendi varmış, şimdi de Sungur abi. Millet kendini namaz kılıyor zannediyor da kim onu öyle bal kaymak yudumluyor gibi, secdede ayrı bir derinlik, kavme de ayrı bir derinlik hatta üzerinde namaz kıldığı halının nakışlarını görmeyecek kadar gözleri öbür alemde, yanına gelmişler gitmişler. En basit avamcası budur bu meselenin. Daha aşağısı hayvancası onun zaten. Onlar da yiyor içiyor yan gelip kulaklarının üzerine yatıyorlar [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Hocaefendinin gözüyle üstadin talebeleri
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst