Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Hocaefendinin gözüyle üstadin talebeleri
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="bizar" data-source="post: 164993" data-attributes="member: 12884"><p><span style="color: red"><strong>24- Zübeyir Gündüzalp: </strong></span>Hz. Üstad’a kadar gelen çilekeşler, o ve onun ilk saftaki has talebeleri kulağımıza “sebat” deyip fısıldayıp geçmeliler. Zübeyr Gündüzalp’in Afyon’da idamla yargılanacakları zaman yaptığı, dağları bile paramparça edecek müdafaası ne müthiştir ve bize metanet fısıldayan ne muhteşem bir hitabedir!(Prizma:2)</p><p></p><p>“Üstad'a Zübeyr b. Avvam misali havarîlik yapmış olan, abid, sâcid, müttaki Zübeyir Abi, bir gün "Üstadım, akıbetimden çok korkuyorum" der. Üstad birden sert bir sesle ona "korkma, titre" cevabını verir. Evet, âhiret çok pahalıdır ve onun için sadece bir korkma yetmez; titremeli ve gereğine göre hareket edilmelidir” (Prizma:3)</p><p></p><p>“Üstad için ölebilecek, çok vefalı birisi.” (Gurbette Fethullah Gülen)</p><p></p><p>“Benim de hatırını kıramayacağım birisi”</p><p></p><p>“Bir büyük insan, bir dertli ve muzdarip ruh şöyle der ve inler: "Bir gencin imansızlığı karşısında, inanan insanın kalbinin, vücudunun zerreleri adedince parçalara ayrılması gerekir..." İşte muzdarip kalb budur”(İrşad Ekseni)</p><p></p><p>“Hz.Bediüzzaman'ın ileri talebelerinden birisi sayılan o alp erenlerden birisi Zübeyir Gündüzalp”</p><p></p><p>“Hiç başka bir şey olmasa, Zübeyr abi hiç Nurları bilmese Üstadın huzurunda bulunmuşluğun ona verdiği bir şey vardır ki, teker teker tırnağı kadar parçalasaydınız onu, aklının köşesinden muhalefet etme geçmezdi. Tepeden tırnağa vefalıydı. Bir acaip”</p><p>“Zübeyr abi konuşurken bulanık konuşurdu çok. Elli bin türlü rahatsızlığı vardı, zannederdiniz ki, böyle göklerden gelen bir ses sizin sinenize çarpıyor. Şimdi bunlar önemli bir misyonu temsil eden insanlar. Çok önemli mevhibelerle bunlar daima beslenen insanlardır. Öyle halikürade tecellilere zuhurlara bakmaktan daha ziyade bunların eda ettikleri vazifelere bakmak lazım”</p><p></p><p>“Ben rahmetlik Zübeyir abiye uğramıştım, işte 70'den evvel, o 71 senesinde vefat etti, öyle çok ciddi bir insandı. Ben Zübeyir abinin hayatta hiç güldüğünü görmemiştim, sürekli ciddiyet, bir vakar abidesi gibiydi. Zaten benim gibi çok hastalıkları da vardı. 20 çeşit ilaç kullanırdı."</p><p></p><p>“O bir kutuptu, başlı başına bir kutup”</p><p></p><p>“Biz genelde Risale-i Nur’un bir nesil, iki nesil, üç nesilden sonra belki bilemiyorum, onlar hakikaten nefislerine okuyorlardı. Mesela bir Zübeyr Gündüzalp’ın, -makamı cennet olsun- soluklarını dinlerseniz, öyle delice medyundur ki ona, gerçekten o imanın üzerine konan tozu toprağı onunla süpürmüş ve öyle bir ruh haleti içinde derin bir medyuniyeti taşır. Mahkemelerde dahi bunu gürül gürül haykırmıştır, işte Şualardaki müdafaa. O medyuniyeti duymuştur.”</p><p></p><p>Zübeyir ağabey’in vefatında Hocaefendinin hissettiği elemi Ahmed Özer Bey şöyle anlatmaktadır: “2 Nisan 1971’de Hakk’a yürüdüğünde o acı haberi gözyaşları içinde bana hocam söylemişti. Onun vefatını söylediği an duyduğum inkisarı bugün aynı acıyla ruhumda duyarım. “Göçtü” demişti “Gelmez geriye” Baktım, gözleri yaşlarla dolmuş taşıyordu.”(Bir İman Abidesi-Ahmed Özer-Işık Yayınları- İst–2006)</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="bizar, post: 164993, member: 12884"] [COLOR=red][B]24- Zübeyir Gündüzalp: [/B][/COLOR]Hz. Üstad’a kadar gelen çilekeşler, o ve onun ilk saftaki has talebeleri kulağımıza “sebat” deyip fısıldayıp geçmeliler. Zübeyr Gündüzalp’in Afyon’da idamla yargılanacakları zaman yaptığı, dağları bile paramparça edecek müdafaası ne müthiştir ve bize metanet fısıldayan ne muhteşem bir hitabedir!(Prizma:2) “Üstad'a Zübeyr b. Avvam misali havarîlik yapmış olan, abid, sâcid, müttaki Zübeyir Abi, bir gün "Üstadım, akıbetimden çok korkuyorum" der. Üstad birden sert bir sesle ona "korkma, titre" cevabını verir. Evet, âhiret çok pahalıdır ve onun için sadece bir korkma yetmez; titremeli ve gereğine göre hareket edilmelidir” (Prizma:3) “Üstad için ölebilecek, çok vefalı birisi.” (Gurbette Fethullah Gülen) “Benim de hatırını kıramayacağım birisi” “Bir büyük insan, bir dertli ve muzdarip ruh şöyle der ve inler: "Bir gencin imansızlığı karşısında, inanan insanın kalbinin, vücudunun zerreleri adedince parçalara ayrılması gerekir..." İşte muzdarip kalb budur”(İrşad Ekseni) “Hz.Bediüzzaman'ın ileri talebelerinden birisi sayılan o alp erenlerden birisi Zübeyir Gündüzalp” “Hiç başka bir şey olmasa, Zübeyr abi hiç Nurları bilmese Üstadın huzurunda bulunmuşluğun ona verdiği bir şey vardır ki, teker teker tırnağı kadar parçalasaydınız onu, aklının köşesinden muhalefet etme geçmezdi. Tepeden tırnağa vefalıydı. Bir acaip” “Zübeyr abi konuşurken bulanık konuşurdu çok. Elli bin türlü rahatsızlığı vardı, zannederdiniz ki, böyle göklerden gelen bir ses sizin sinenize çarpıyor. Şimdi bunlar önemli bir misyonu temsil eden insanlar. Çok önemli mevhibelerle bunlar daima beslenen insanlardır. Öyle halikürade tecellilere zuhurlara bakmaktan daha ziyade bunların eda ettikleri vazifelere bakmak lazım” “Ben rahmetlik Zübeyir abiye uğramıştım, işte 70'den evvel, o 71 senesinde vefat etti, öyle çok ciddi bir insandı. Ben Zübeyir abinin hayatta hiç güldüğünü görmemiştim, sürekli ciddiyet, bir vakar abidesi gibiydi. Zaten benim gibi çok hastalıkları da vardı. 20 çeşit ilaç kullanırdı." “O bir kutuptu, başlı başına bir kutup” “Biz genelde Risale-i Nur’un bir nesil, iki nesil, üç nesilden sonra belki bilemiyorum, onlar hakikaten nefislerine okuyorlardı. Mesela bir Zübeyr Gündüzalp’ın, -makamı cennet olsun- soluklarını dinlerseniz, öyle delice medyundur ki ona, gerçekten o imanın üzerine konan tozu toprağı onunla süpürmüş ve öyle bir ruh haleti içinde derin bir medyuniyeti taşır. Mahkemelerde dahi bunu gürül gürül haykırmıştır, işte Şualardaki müdafaa. O medyuniyeti duymuştur.” Zübeyir ağabey’in vefatında Hocaefendinin hissettiği elemi Ahmed Özer Bey şöyle anlatmaktadır: “2 Nisan 1971’de Hakk’a yürüdüğünde o acı haberi gözyaşları içinde bana hocam söylemişti. Onun vefatını söylediği an duyduğum inkisarı bugün aynı acıyla ruhumda duyarım. “Göçtü” demişti “Gelmez geriye” Baktım, gözleri yaşlarla dolmuş taşıyordu.”(Bir İman Abidesi-Ahmed Özer-Işık Yayınları- İst–2006) [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Hocaefendinin gözüyle üstadin talebeleri
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst