Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Peygamberimiz İçin
Hoşgeldin, Ey Zamanın ve Mekanın Bütün Zerrelerine İnen Ezeli ve Ebedi Nur.
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 120093" data-attributes="member: 27"><p style="text-align: center"> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: Red">Âleme O’nun (asm) nuruyla bakmak</span></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Bir hadis-i şerifte buyurulur ki: </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">“Cenâb-ı Hak her şeyden evvel benim nurumu yarattı.” 1 </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Cenâb-ı Hak, Hz. Âdem’i (as) yarattıktan sonra, başını kaldırıp Arş-ı A’lâ’ya bakan Hz. Âdem, muazzam bir nur ile yazılı bir isim gördü: “Ahmed” </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Merak edip: “Ya Rabbi bu nur nedir?” diye sordu. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Allah (cc): “Bu, senin soyundan bir peygamberin nûrudur ki, onun adı göklerde Ahmed, yerlerde Muhammed’dir”2 buyurdu. Bu nur, ilk olarak Hz. Âdem’in alnında parladı, peygamberden peygambere geçerek gelen bu nur, Hz. İbrahim’e (as) intikal etti, ondan da oğlu Hz. İsmail’e (as) intikal etmiş oldu. Ve kâinat onun nuruyla nurlandı ve anlam kazandı. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="color: Black"><u><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Şu kâinat sarayının San’atkârı bilinmek ister. </span></span></u></span></p><p><span style="color: Black"><u><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">- Madem bilinmek istiyor, elbette bildirecek. </span></span></u></span></p><p><span style="color: Black"><u><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">- Madem bildirecek, elbette konuşacak. </span></span></u></span></p><p><span style="color: Black"><u><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">- Madem konuşacak, elbette akıl ve şuur sahibi olanlarla konuşacak. </span></span></u></span></p><p><span style="color: Black"><u><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">- Madem insanla konuşacak, elbette insanlar içinde O’nun kelâmını anlamaya en müsait bir seçkin kuluyla konuşacak. </span></span></u></span></p><p><span style="color: Black"><u><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">- Ve sonra da bütün bir insanlıkla o seçkin kulu vasıtasıyla konuşacak... </span></span></u></span></p><p><span style="color: Black"><u><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></u></span></p><p><u><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: Black">“O zât-ı nuranî olmasaydı, kâinat da, insan da, her şey de adem hükmünde kalır, ne kıymeti olur ve ne ehemmiyeti kalırdı.</span> Binaenaleyh, bu kadar garip, acip, güzel kâinat için böyle tarifat ve teşrifatçı bir mürşid-i harika lâzımdır. ‘Eğer bu zat (asm) olmasaydı kâinat da olmazdı’ meâlinde olan hadis-i kudsî şu hakikatı tenvir ediyor (nurlandırıp ışıklandırıyor).”3 </span></span></span></u></p><p><u><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></u></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">O, beklenen ve müjdelenen bir Peygamberdi. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Yerde ve gökte bulunan bütün varlıklar, dünyayı saran siyah bulutları dağıtacak, hakikat nurunu parıldatacak rahmet ve şefkat peygamberi Hz. Muhammed’i (asm) bekliyordu. Çünkü, onun geleceği kendisinden önce gönderilen Peygamberler tarafından müjdelenmişti. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Cenâb-ı Allah (cc), kâinatı muhteşem ve mükemmel bir saray şeklinde yaratmış, kehkeşanlar, yıldızlar ve cisimlerle birlikte gökleri ve esrarengiz güzelliğiyle yeryüzünü bu sarayın tefrişatı olarak halk etmiştir. Önceleri cinler âlemi, bu kâinat sarayının şerefli ve nazdar misafirleriydiler ve sarayın Sahibi’ni gerektiği gibi tanıyıp O’na tesbih ve ibadetlerini arz etmek, yaşadıkları sarayı da O'nun Sahibi’nin emir ve tâlimatları istikametinde kullanmak sorumluluğu altındaydılar. Ne var ki, bu sorumluluğu gerektiği ölçüde yerine getiremediler ve Cenâb-ı Allah (cc) tarafından bu sorumluluktan da âzâde kılınmadılar. Ancak onların yerine talimatlara uygun olarak sarayı kullanacak o sarayın asıl misafiri olarak insanı var kıldı; yani, insanı yeryüzünde cinlere halef/halife yaptı. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Bu vazifeyi yerine getirmede sarayı, sahibini ve sarayın kullanım tarzını çok iyi bilen ve tanıyan ve bildiklerini anlatacak bir rehbere, bir kılavuza ihtiyaç vardı. Aksi takdirde saray ve içindekiler boşuna yaratılmış olurlardı. Şimdiye kadar pek çok kılavuz gönderilmiş ise de, kılavuzluğu en kâmil mânâda yerine getiren, bu kılavuzluk misyonu için yaratılan Allah Resûlü Hz. Muhammed’dir (asm). O, en seçkin, en maharetli, en üstün bir kılavuz olarak görevlendirilmiştir. Onun risâleti kâinatın yaratılmasının; duâsı ve ibadeti, âhiret’in yaratılmasının sebebidir. O cihanın fahri buyururlar ki: “Ben, babam İbrâhim’in duâsıyım.”4 <u><span style="color: Black">Hz. İbrahim’in duâsı, böyle bir nur’un zuhuruna vesile oldu. O nur ile kâinatın şekli değişti.</span></u> </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Çeşit çeşit değişiklikler, hareket ve gelişmeler anlam kazandı. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">O nur ile kâinat bir zikirhane, </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Rabbânî bir mektup, </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">yaratılış delillerinin parlak bir sahifesi, </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">İlâhî tecellilerin aynası hâline dönüştü. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">O nur olmasaydı, kâinat, insan ve her şey hiçe inecekti. Varlığın devamı için böyle ebedî ve ezelî bir nur lâzımdır. <u><span style="color: Black">Cehalet ve zulmet bulutları nur-u Muhammedî ile dağıldı. O gece; dalâlet, cehâlet, sefâlet, vahşet ve atâlet girdabında kıvranan insanlığın hürriyet ve ebedî saâdete adım attığı gecedir. </span></u></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><u><span style="color: Black"></span></u></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Hoş geldin ey zamanın ve mekânın bütün zerrelerine inen Ezelî ve Ebedî Nur! </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p style="text-align: right"><span style="font-size: 10px"><u><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: DarkSlateGray"> <strong><span style="color: Red">İSMAİL AKSOY / 19.04.2009</span></strong></span></span></u></span></p> <p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="font-size: 10px"><u><strong><span style="color: Red">Yeniasya</span></strong></u></span></span></span></span></p> <p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span> </p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 120093, member: 27"] [CENTER] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=5][COLOR=Red]Âleme O’nun (asm) nuruyla bakmak[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/CENTER] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Bir hadis-i şerifte buyurulur ki: [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]“Cenâb-ı Hak her şeyden evvel benim nurumu yarattı.” 1 [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Cenâb-ı Hak, Hz. Âdem’i (as) yarattıktan sonra, başını kaldırıp Arş-ı A’lâ’ya bakan Hz. Âdem, muazzam bir nur ile yazılı bir isim gördü: “Ahmed” [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Merak edip: “Ya Rabbi bu nur nedir?” diye sordu. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Allah (cc): “Bu, senin soyundan bir peygamberin nûrudur ki, onun adı göklerde Ahmed, yerlerde Muhammed’dir”2 buyurdu. Bu nur, ilk olarak Hz. Âdem’in alnında parladı, peygamberden peygambere geçerek gelen bu nur, Hz. İbrahim’e (as) intikal etti, ondan da oğlu Hz. İsmail’e (as) intikal etmiş oldu. Ve kâinat onun nuruyla nurlandı ve anlam kazandı. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [COLOR=Black][U][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Şu kâinat sarayının San’atkârı bilinmek ister. [/SIZE][/FONT][/U][/COLOR] [COLOR=Black][U][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]- Madem bilinmek istiyor, elbette bildirecek. [/SIZE][/FONT][/U][/COLOR] [COLOR=Black][U][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]- Madem bildirecek, elbette konuşacak. [/SIZE][/FONT][/U][/COLOR] [COLOR=Black][U][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]- Madem konuşacak, elbette akıl ve şuur sahibi olanlarla konuşacak. [/SIZE][/FONT][/U][/COLOR] [COLOR=Black][U][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]- Madem insanla konuşacak, elbette insanlar içinde O’nun kelâmını anlamaya en müsait bir seçkin kuluyla konuşacak. [/SIZE][/FONT][/U][/COLOR] [COLOR=Black][U][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]- Ve sonra da bütün bir insanlıkla o seçkin kulu vasıtasıyla konuşacak... [/SIZE][/FONT][/U][/COLOR] [U][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][COLOR=Black]“O zât-ı nuranî olmasaydı, kâinat da, insan da, her şey de adem hükmünde kalır, ne kıymeti olur ve ne ehemmiyeti kalırdı.[/COLOR] Binaenaleyh, bu kadar garip, acip, güzel kâinat için böyle tarifat ve teşrifatçı bir mürşid-i harika lâzımdır. ‘Eğer bu zat (asm) olmasaydı kâinat da olmazdı’ meâlinde olan hadis-i kudsî şu hakikatı tenvir ediyor (nurlandırıp ışıklandırıyor).”3 [/COLOR][/SIZE][/FONT][/U] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]O, beklenen ve müjdelenen bir Peygamberdi. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Yerde ve gökte bulunan bütün varlıklar, dünyayı saran siyah bulutları dağıtacak, hakikat nurunu parıldatacak rahmet ve şefkat peygamberi Hz. Muhammed’i (asm) bekliyordu. Çünkü, onun geleceği kendisinden önce gönderilen Peygamberler tarafından müjdelenmişti. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Cenâb-ı Allah (cc), kâinatı muhteşem ve mükemmel bir saray şeklinde yaratmış, kehkeşanlar, yıldızlar ve cisimlerle birlikte gökleri ve esrarengiz güzelliğiyle yeryüzünü bu sarayın tefrişatı olarak halk etmiştir. Önceleri cinler âlemi, bu kâinat sarayının şerefli ve nazdar misafirleriydiler ve sarayın Sahibi’ni gerektiği gibi tanıyıp O’na tesbih ve ibadetlerini arz etmek, yaşadıkları sarayı da O'nun Sahibi’nin emir ve tâlimatları istikametinde kullanmak sorumluluğu altındaydılar. Ne var ki, bu sorumluluğu gerektiği ölçüde yerine getiremediler ve Cenâb-ı Allah (cc) tarafından bu sorumluluktan da âzâde kılınmadılar. Ancak onların yerine talimatlara uygun olarak sarayı kullanacak o sarayın asıl misafiri olarak insanı var kıldı; yani, insanı yeryüzünde cinlere halef/halife yaptı. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Bu vazifeyi yerine getirmede sarayı, sahibini ve sarayın kullanım tarzını çok iyi bilen ve tanıyan ve bildiklerini anlatacak bir rehbere, bir kılavuza ihtiyaç vardı. Aksi takdirde saray ve içindekiler boşuna yaratılmış olurlardı. Şimdiye kadar pek çok kılavuz gönderilmiş ise de, kılavuzluğu en kâmil mânâda yerine getiren, bu kılavuzluk misyonu için yaratılan Allah Resûlü Hz. Muhammed’dir (asm). O, en seçkin, en maharetli, en üstün bir kılavuz olarak görevlendirilmiştir. Onun risâleti kâinatın yaratılmasının; duâsı ve ibadeti, âhiret’in yaratılmasının sebebidir. O cihanın fahri buyururlar ki: “Ben, babam İbrâhim’in duâsıyım.”4 [U][COLOR=Black]Hz. İbrahim’in duâsı, böyle bir nur’un zuhuruna vesile oldu. O nur ile kâinatın şekli değişti.[/COLOR][/U] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Çeşit çeşit değişiklikler, hareket ve gelişmeler anlam kazandı. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]O nur ile kâinat bir zikirhane, [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Rabbânî bir mektup, [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]yaratılış delillerinin parlak bir sahifesi, [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]İlâhî tecellilerin aynası hâline dönüştü. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]O nur olmasaydı, kâinat, insan ve her şey hiçe inecekti. Varlığın devamı için böyle ebedî ve ezelî bir nur lâzımdır. [U][COLOR=Black]Cehalet ve zulmet bulutları nur-u Muhammedî ile dağıldı. O gece; dalâlet, cehâlet, sefâlet, vahşet ve atâlet girdabında kıvranan insanlığın hürriyet ve ebedî saâdete adım attığı gecedir. [/COLOR][/U][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Hoş geldin ey zamanın ve mekânın bütün zerrelerine inen Ezelî ve Ebedî Nur! [/COLOR][/SIZE][/FONT] [RIGHT][SIZE=2][U][FONT=Comic Sans MS][COLOR=DarkSlateGray] [B][COLOR=Red]İSMAİL AKSOY / 19.04.2009[/COLOR][/B][/COLOR][/FONT][/U][/SIZE] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][SIZE=2][U][B][COLOR=Red]Yeniasya[/COLOR][/B][/U][/SIZE] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [/RIGHT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Peygamberimiz İçin
Hoşgeldin, Ey Zamanın ve Mekanın Bütün Zerrelerine İnen Ezeli ve Ebedi Nur.
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst