Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Husûmet ateşi yakıyor
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ReþHa2" data-source="post: 124588" data-attributes="member: 11044"><p><em><strong>Mardin'in Bilge Köyünde yaşanan kanlı vahşetin terörle bir bağlantısının bulunmadığı hususu, yetkililer tarafından açıklandı. O halde geriye cehalet belâsıyla husûmet ateşi kalıyor ki, bu iki mendebur hastalık uzun zamandan beri bölge halkının birinci ve en büyük başbelâsıdır. </strong></em></p><p><em><strong>5 Aralık 1908 tarihli Kürt Teavün Gazetesinin ilk sayısında Kürtlere hitaben bir makale neşreden Üstad Bediüzzaman, onlara musallat olmuş üç büyük düşmandan bahsederek, bunları şu şekilde sıralıyor: <span style="color: red">"Fakirlik, cehalet ve dahilî ihtilâf."</span> </strong></em></p><p><em><strong><span style="color: red">Kürtleri mahv û perişan eden bu dehşetli marazdan kurtarmanın çaresi olarak da, özetle şunları zikrediyor Hazret–i Bediüzzaman: "Maarif, ittifak ve muhabbet." </span></strong></em></p><p><em><strong>Kürtlerin kendi aralarındaki müzmin dertlerden daha başka eserlerinde de bahseden Bediüzzaman Said Nursî, <span style="color: red">hükümetin yanlış politikalarına da dikkat çekerek, husûmet illetiyle iltihap toplamış bir bünyenin Hamidilik (bugünkü koruculuğu andıran silâhlı birlik) ilâcıyla tedâvi edilemeyeceğini şu sözlerle nazara verir: "...Şu köylere, tanımadığım bir hastalığa, gönderdiğim reçetesiz, mîzansız bir ilâcı istimâl eden, acaba şifâ mı bulur veyahut ölür? İşte, ...husûmet derdiyle mültehap bulunan o vücuda, iltihabı tezyid eden Hamidilik icrâ etmek, acaba tedâvi mi, yoksa tesmim (zehirlemek) midir, melekülmevte (Azrail'e) yardım etmek midir?" (Münâzarât, s. 25) </span></strong></em></p><p><em><strong>Evet, cehaletten kaynaklanan kin, husûmet, intikam ve tarafgirlik duyguları zaman zaman öylesine kabarır ki, kişiye vahşi bir canavar hayvanın dahi yapamadığını yaptırır. </strong></em></p><p><em><strong><span style="color: red">Kin ve husûmet ateşiyle yanıp tutuşan bir kimse, son derece adi ve basit bir mesele yüzünden, gider bir hanede katliâm yapar, yahut gider gözünü kırpmadan bir köyü ateşe verir, sayısız mâsumun kanına girer. Aynen, Mardin'in Bilge Köyünde olduğu gibi...</span> </strong></em></p><p><em><strong>Hakikaten, insanın vahşisi hayvanın vahşisinden çok daha tehlikelidir. Vahşileşen bir insan, ölçü, sınır, kaide, kural tanımaz; elinden gelse karşı taraftan bir tek insan, bir tek canlı bırakmaksızın katliâm yapar. Hatta, beşikteki bebekleri de, ahırdaki hayvanları da hiç çekinmeden vurur, öldürür. </strong></em></p><p><em><strong>Bazılarının havsalası almaz böyle şeyleri. Ancak, bu tür hadiselere çok kere bizzat kendimiz şahit olmuşuzdur. </strong></em></p><p><em><strong>Hatta diyebilirim ki, 1970'li yılların ortalarında kendimiz dahi böylesi bir tehlikenin eşiğinden döndük. Şayet, köydeki evimizi barkımızı terk edip başka yere hicret etmeseydik, basit bir arazi ihtilâfı sebebiyle köylülerimizle kanlı bir çatışmaya girmekten büyük ihtimalle kurtulamayacaktık. </strong></em></p><p><em><strong><span style="color: red">Şimdi, bazıları çıkıp Mardin'deki kanlı vahşeti başka taraflara çekmeye de çalışabilir.</span> Meselâ, "töre cinayeti" falan diyerek, işi mecraından saptırabilir. </strong></em></p><p><em><strong>Oysa, bu tür hastalığın temelinde cehaletten kaynaklanan kin ve husûmet ateşi var. Bu ateşin alevleri, zaman zaman işte böyle yükselebiliyor ve koca bir köyü yakıp yıkarak bütünüyle harap edebiliyor. </strong></em></p><p><em><strong><span style="color: red">Köklü çare ilimdir, irfandır, ittifaktır, muhabbettir. Başka türlü çareler aramak veya sunmak, abesle iştigaldir, zaman kaybıdır, dahası küllenmiş kor ateşleri körüklemekten ibarettir.</span> </strong></em></p><p> </p><p> </p><p><span style="color: #012266"><em><strong>M. Latif SALİHOĞLU</strong></em></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ReþHa2, post: 124588, member: 11044"] [I][B]Mardin'in Bilge Köyünde yaşanan kanlı vahşetin terörle bir bağlantısının bulunmadığı hususu, yetkililer tarafından açıklandı. O halde geriye cehalet belâsıyla husûmet ateşi kalıyor ki, bu iki mendebur hastalık uzun zamandan beri bölge halkının birinci ve en büyük başbelâsıdır. [/B][/I] [I][B]5 Aralık 1908 tarihli Kürt Teavün Gazetesinin ilk sayısında Kürtlere hitaben bir makale neşreden Üstad Bediüzzaman, onlara musallat olmuş üç büyük düşmandan bahsederek, bunları şu şekilde sıralıyor: [COLOR=red]"Fakirlik, cehalet ve dahilî ihtilâf."[/COLOR] [/B][/I] [I][B][COLOR=red]Kürtleri mahv û perişan eden bu dehşetli marazdan kurtarmanın çaresi olarak da, özetle şunları zikrediyor Hazret–i Bediüzzaman: "Maarif, ittifak ve muhabbet." [/COLOR][/B][/I] [I][B]Kürtlerin kendi aralarındaki müzmin dertlerden daha başka eserlerinde de bahseden Bediüzzaman Said Nursî, [COLOR=red]hükümetin yanlış politikalarına da dikkat çekerek, husûmet illetiyle iltihap toplamış bir bünyenin Hamidilik (bugünkü koruculuğu andıran silâhlı birlik) ilâcıyla tedâvi edilemeyeceğini şu sözlerle nazara verir: "...Şu köylere, tanımadığım bir hastalığa, gönderdiğim reçetesiz, mîzansız bir ilâcı istimâl eden, acaba şifâ mı bulur veyahut ölür? İşte, ...husûmet derdiyle mültehap bulunan o vücuda, iltihabı tezyid eden Hamidilik icrâ etmek, acaba tedâvi mi, yoksa tesmim (zehirlemek) midir, melekülmevte (Azrail'e) yardım etmek midir?" (Münâzarât, s. 25) [/COLOR][/B][/I] [I][B]Evet, cehaletten kaynaklanan kin, husûmet, intikam ve tarafgirlik duyguları zaman zaman öylesine kabarır ki, kişiye vahşi bir canavar hayvanın dahi yapamadığını yaptırır. [/B][/I] [I][B][COLOR=red]Kin ve husûmet ateşiyle yanıp tutuşan bir kimse, son derece adi ve basit bir mesele yüzünden, gider bir hanede katliâm yapar, yahut gider gözünü kırpmadan bir köyü ateşe verir, sayısız mâsumun kanına girer. Aynen, Mardin'in Bilge Köyünde olduğu gibi...[/COLOR] [/B][/I] [I][B]Hakikaten, insanın vahşisi hayvanın vahşisinden çok daha tehlikelidir. Vahşileşen bir insan, ölçü, sınır, kaide, kural tanımaz; elinden gelse karşı taraftan bir tek insan, bir tek canlı bırakmaksızın katliâm yapar. Hatta, beşikteki bebekleri de, ahırdaki hayvanları da hiç çekinmeden vurur, öldürür. [/B][/I] [I][B]Bazılarının havsalası almaz böyle şeyleri. Ancak, bu tür hadiselere çok kere bizzat kendimiz şahit olmuşuzdur. [/B][/I] [I][B]Hatta diyebilirim ki, 1970'li yılların ortalarında kendimiz dahi böylesi bir tehlikenin eşiğinden döndük. Şayet, köydeki evimizi barkımızı terk edip başka yere hicret etmeseydik, basit bir arazi ihtilâfı sebebiyle köylülerimizle kanlı bir çatışmaya girmekten büyük ihtimalle kurtulamayacaktık. [/B][/I] [I][B][COLOR=red]Şimdi, bazıları çıkıp Mardin'deki kanlı vahşeti başka taraflara çekmeye de çalışabilir.[/COLOR] Meselâ, "töre cinayeti" falan diyerek, işi mecraından saptırabilir. [/B][/I] [I][B]Oysa, bu tür hastalığın temelinde cehaletten kaynaklanan kin ve husûmet ateşi var. Bu ateşin alevleri, zaman zaman işte böyle yükselebiliyor ve koca bir köyü yakıp yıkarak bütünüyle harap edebiliyor. [/B][/I] [I][B][COLOR=red]Köklü çare ilimdir, irfandır, ittifaktır, muhabbettir. Başka türlü çareler aramak veya sunmak, abesle iştigaldir, zaman kaybıdır, dahası küllenmiş kor ateşleri körüklemekten ibarettir.[/COLOR] [/B][/I] [COLOR=#012266][I][B]M. Latif SALİHOĞLU[/B][/I][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Husûmet ateşi yakıyor
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst