Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Huzur Veren Rahmetini İndirdi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 477119" data-attributes="member: 1004566"><p><span style="font-size: 12px">Huzur Veren Rahmetini İndirdi </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Cenâb-ı Hak buyuruyor:</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">"Eğer siz ona yardım etmezseniz, iyi bilin ki, Allah ona yardım etmişti: Hani yalnız iki kişiden biri olduğu halde, inkar edenler kendisini (Mekke'den) çıkardıkları sırada ikisi mağarada iken arkadaşına: "Üzülme, Allah bizimle beraberdir." diyordu. Allah ona sekînetini indirdi ve onu sizin görmediğiniz askerlerle destekledi; inanmayanların sözünü alçalttı. Üstün olan, yalnız Allah'ın sözüdür. Allah daima üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir." (Tevbe, 40) </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Rasûlullah (sav) buyurdular:</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">"Allah'a yemin olsun ki, senin Allah katında en sevgili ve en değerli belde olduğunu bildiğim halde senden çıkıyorum. Vallahi senin halkın beni çıkarmasaydı senden çıkmazdım." (Tirmizî, Menakıb, 68; Müsned, IV, 305) </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Peygamber Efendimiz (sav) ve Ebû Bekir (ra)’ın müşterek yardımcısı, dayanağı, sığınağı ve barınağı, Hak Teâlâ idi. Bunun için mağaranın önüne gelen bedbahtlar, bir güvercin yuvası ile örümcek ağından başka bir şey görememişlerdi.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Ancak bütün bunlar olurken, mağaranın içinde Hz. Ebû Bekir (ra) nâzik anlar yaşamıştı. Korkmuştu; kendisi için değil, Allâh Rasûlü (sav) Efendimiz için…</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Zîrâ müşrikler azıcık eğilip baksalar, onları hemen görebileceklerdi. Onlar mağaranın sağını solunu dolaşıyor ve:</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">“–Eğer mağaraya girmiş olsalardı, güvercinlerin yumurtası kırılır, örümcek ağı da bozulurdu.” diyorlardı.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Bâzıları:</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">“–Mağaranın içine girip bakalım!” dedikleri zaman, Ümeyye bin Halef:</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">“–Sizin hiç aklınız yok mu? Mağarada ne işiniz var?! Üzerinde üst üste, kat kat örümcek ağı bulunan şu mağaraya mı gireceksiniz?! Vallâhi kanaatime göre şu örümcek ağı, Muhammed doğmadan öncesine âittir!” dedi.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Ebû Cehil ise:</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">“–Vallâhi, öyle zannediyorum ki, O yakınımızdadır! Fakat sihri ile gözlerimizi bağladı, görmez etti!” dedi.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Bu esnâda endişeye kapılan Hz. Ebû Bekir Sıddîk, Rasûlullâh (sav)’e hitâben:</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">“–Ben öldürülürsem, nihâyet bir tek kişiyim, ölür giderim. Fakat Sana bir şey olursa, o zaman bir ümmet helâk olur.” diyordu.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Peygamberimiz ayakta namaz kılıyor, Hz. Ebû Bekir de gözcülük yapıyordu. Efendimiz’e:</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">“–Şu kavmin Sen’i arayıp duruyorlar. Vallâhi ben kendim için endişelenmiyorum. Fakat sana zarar vermelerinden korkuyorum.” dedi.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Rasûl-i Ekrem Efendimiz Yâr-ı Gâr’ına:</span></p><p><span style="font-size: 12px">“–Ey Ebû Bekir, korkma! Hiç şüphesiz Allâh bizimledir!” buyurdu. (İbn-i Kesîr, el-Bidâye, III, 223-224; Diyarbekrî, I, 328-329) </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">el-Bâıs: Kullarını gafletten uyandırmak için onlara peygamberler gönderen, elçilerle ve gönderdiği kitapları ile ruhları uyandıran, kıyamet gününde ahiret hayatını başlatmak üzere ölüleri dirilten ve kabirlerinden çıkararak, yeniden hayata döndüren demektir. </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Kısa Günün Kârı</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Örümcek ne havada,</span></p><p><span style="font-size: 12px">Ne suda, ne yerdeydi… </span></p><p><span style="font-size: 12px">Hakk’ı göremeyen</span></p><p><span style="font-size: 12px">Gözlerdeydi! </span></p><p><span style="font-size: 12px">Ârif Nihat Asya </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Lügatçe</span></p><p><span style="font-size: 12px">sekîne: Kalplere sükûnet veren güven duygusu demektir.</span></p><p><span style="font-size: 12px">Yâr-ı Gâr: Mağara arkadaşı, mağara dostu. </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p></p><p>"İki Gün Bir Değil" mail servisi bir ALTINOLUK hizmetidir.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 477119, member: 1004566"] [SIZE=3]Huzur Veren Rahmetini İndirdi [B] Cenâb-ı Hak buyuruyor:[/B] "Eğer siz ona yardım etmezseniz, iyi bilin ki, Allah ona yardım etmişti: Hani yalnız iki kişiden biri olduğu halde, inkar edenler kendisini (Mekke'den) çıkardıkları sırada ikisi mağarada iken arkadaşına: "Üzülme, Allah bizimle beraberdir." diyordu. Allah ona sekînetini indirdi ve onu sizin görmediğiniz askerlerle destekledi; inanmayanların sözünü alçalttı. Üstün olan, yalnız Allah'ın sözüdür. Allah daima üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir." (Tevbe, 40) [B] Rasûlullah (sav) buyurdular:[/B] "Allah'a yemin olsun ki, senin Allah katında en sevgili ve en değerli belde olduğunu bildiğim halde senden çıkıyorum. Vallahi senin halkın beni çıkarmasaydı senden çıkmazdım." (Tirmizî, Menakıb, 68; Müsned, IV, 305) Peygamber Efendimiz (sav) ve Ebû Bekir (ra)’ın müşterek yardımcısı, dayanağı, sığınağı ve barınağı, Hak Teâlâ idi. Bunun için mağaranın önüne gelen bedbahtlar, bir güvercin yuvası ile örümcek ağından başka bir şey görememişlerdi. Ancak bütün bunlar olurken, mağaranın içinde Hz. Ebû Bekir (ra) nâzik anlar yaşamıştı. Korkmuştu; kendisi için değil, Allâh Rasûlü (sav) Efendimiz için… Zîrâ müşrikler azıcık eğilip baksalar, onları hemen görebileceklerdi. Onlar mağaranın sağını solunu dolaşıyor ve: “–Eğer mağaraya girmiş olsalardı, güvercinlerin yumurtası kırılır, örümcek ağı da bozulurdu.” diyorlardı. Bâzıları: “–Mağaranın içine girip bakalım!” dedikleri zaman, Ümeyye bin Halef: “–Sizin hiç aklınız yok mu? Mağarada ne işiniz var?! Üzerinde üst üste, kat kat örümcek ağı bulunan şu mağaraya mı gireceksiniz?! Vallâhi kanaatime göre şu örümcek ağı, Muhammed doğmadan öncesine âittir!” dedi. Ebû Cehil ise: “–Vallâhi, öyle zannediyorum ki, O yakınımızdadır! Fakat sihri ile gözlerimizi bağladı, görmez etti!” dedi. Bu esnâda endişeye kapılan Hz. Ebû Bekir Sıddîk, Rasûlullâh (sav)’e hitâben: “–Ben öldürülürsem, nihâyet bir tek kişiyim, ölür giderim. Fakat Sana bir şey olursa, o zaman bir ümmet helâk olur.” diyordu. Peygamberimiz ayakta namaz kılıyor, Hz. Ebû Bekir de gözcülük yapıyordu. Efendimiz’e: “–Şu kavmin Sen’i arayıp duruyorlar. Vallâhi ben kendim için endişelenmiyorum. Fakat sana zarar vermelerinden korkuyorum.” dedi. Rasûl-i Ekrem Efendimiz Yâr-ı Gâr’ına: “–Ey Ebû Bekir, korkma! Hiç şüphesiz Allâh bizimledir!” buyurdu. (İbn-i Kesîr, el-Bidâye, III, 223-224; Diyarbekrî, I, 328-329) [B] Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)[/B] el-Bâıs: Kullarını gafletten uyandırmak için onlara peygamberler gönderen, elçilerle ve gönderdiği kitapları ile ruhları uyandıran, kıyamet gününde ahiret hayatını başlatmak üzere ölüleri dirilten ve kabirlerinden çıkararak, yeniden hayata döndüren demektir. [B] Kısa Günün Kârı[/B] Örümcek ne havada, Ne suda, ne yerdeydi… Hakk’ı göremeyen Gözlerdeydi! Ârif Nihat Asya Lügatçe sekîne: Kalplere sükûnet veren güven duygusu demektir. Yâr-ı Gâr: Mağara arkadaşı, mağara dostu. [/SIZE] "İki Gün Bir Değil" mail servisi bir ALTINOLUK hizmetidir. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Huzur Veren Rahmetini İndirdi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst