Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
HZ. ABDURRAHMAN BİN AVF (Radıyallahü Anh)
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ASHAB-I BEDR" data-source="post: 372140" data-attributes="member: 1013691"><p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="color: #333300">Halife Ömer (r.a.) Şam’a gidiyordu. Samda tâ’ûn (yani veba hastalığı) olduğu işitildi. Yanında bulunanların bazısı, Şam’a girmiyelim, dedi. Bir kısmı da, “Allahü teâlâ’nın kaderinden kaçmıyalım” dedi. Halife de, “Allahü teâlânın kaderinden, yine O’nun kaderine kaçalım, şehre girmiyelim. </span></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="color: #333300"></span></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="color: #333300">Birinizin bir çayırı ile, bir çıplak kayalığı olsa, sürüsünü hangisine gönderirse, Allahü teâlânın takdiri ile göndermiş olur” buyurdu. Sonra Abdurrahman bin Avf’ı (r.a.) çağırıp sen ne dersin? buyurunca Resûlullah (s.a.v.) den işittim:</span></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="color: #333300"></span></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="color: #333300">“Vebâ olan yere girmeyiniz ve veba olan bir yerden başka bir yere gitmeyiniz, oradan kaçmayınız” </span></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="color: #333300"></span></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="color: #333300">buyurmuştu, dedi. Halife de: “Elhamdülillah, benim sözüm hadîs-i şerîfe uygun oldu” deyip Şam’a girmediler. Veba bulunan yerden dışarı çıkmanın yasak edilmesine sebep, sağlam olanlar çıkınca, hastalara bakacak kimse kalmaz, helâk olurlar, Vebalı yerde kirli hava, (yani mikroplu hava, veba basilleri), herkesin içine yerleşince, kaçanlar hastalıktan kurtulamaz ve hastalığı başka” yerlere götürmüş, bulaştırmış olurlar. </span></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="color: #333300"></span></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="color: #333300">Hadîs-i şerîflerde buyuruluyor ki; “Veba hastalığı bulunan yerden kaçmak, muharebede kâfir karşısından kaçmak gibi, büyük günahtır.” Muhyiddin-i A’rabî: “Belâlardan, tehlikeden gücünüz yettiği kadar sakınınız. Çünkü takat getirilemeyen, dayanılamayan şeylerden uzaklaşmak Peygamberlerin âdetidir” buyurmaktadır.</span></span></span></em></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ASHAB-I BEDR, post: 372140, member: 1013691"] [CENTER][B][I][SIZE=4][FONT=book antiqua][COLOR=#333300]Halife Ömer (r.a.) Şam’a gidiyordu. Samda tâ’ûn (yani veba hastalığı) olduğu işitildi. Yanında bulunanların bazısı, Şam’a girmiyelim, dedi. Bir kısmı da, “Allahü teâlâ’nın kaderinden kaçmıyalım” dedi. Halife de, “Allahü teâlânın kaderinden, yine O’nun kaderine kaçalım, şehre girmiyelim. Birinizin bir çayırı ile, bir çıplak kayalığı olsa, sürüsünü hangisine gönderirse, Allahü teâlânın takdiri ile göndermiş olur” buyurdu. Sonra Abdurrahman bin Avf’ı (r.a.) çağırıp sen ne dersin? buyurunca Resûlullah (s.a.v.) den işittim: “Vebâ olan yere girmeyiniz ve veba olan bir yerden başka bir yere gitmeyiniz, oradan kaçmayınız” buyurmuştu, dedi. Halife de: “Elhamdülillah, benim sözüm hadîs-i şerîfe uygun oldu” deyip Şam’a girmediler. Veba bulunan yerden dışarı çıkmanın yasak edilmesine sebep, sağlam olanlar çıkınca, hastalara bakacak kimse kalmaz, helâk olurlar, Vebalı yerde kirli hava, (yani mikroplu hava, veba basilleri), herkesin içine yerleşince, kaçanlar hastalıktan kurtulamaz ve hastalığı başka” yerlere götürmüş, bulaştırmış olurlar. Hadîs-i şerîflerde buyuruluyor ki; “Veba hastalığı bulunan yerden kaçmak, muharebede kâfir karşısından kaçmak gibi, büyük günahtır.” Muhyiddin-i A’rabî: “Belâlardan, tehlikeden gücünüz yettiği kadar sakınınız. Çünkü takat getirilemeyen, dayanılamayan şeylerden uzaklaşmak Peygamberlerin âdetidir” buyurmaktadır.[/COLOR][/FONT][/SIZE][/I][/B][/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
HZ. ABDURRAHMAN BİN AVF (Radıyallahü Anh)
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst