Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
Hz. Ebu Bekir Sıddık’ın ( ra. ) Örnek Ahlakı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="genc_kalem" data-source="post: 183068" data-attributes="member: 15919"><p><span style="color: red"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><strong>Hz. Ebu Bekir Sıddık’ın ( ra. ) Örnek Ahlakı</strong></span></span></span> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">İslam tarihinin en önemli olaylarından biri olan hicrette, İslami kaynaklara göre, Peygamberimiz (sav) ile birlikte Medine’ye giden Hz. Ebu Bekir, </span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">İslam tarihinin en önemli olaylarından biri olan hicrette, İslami kaynaklara göre, Peygamberimiz (sav) ile birlikte Medine’ye giden Hz. Ebu Bekir, İslamiyet’i kabul eden ilk müminlerdendir. Hz. Ebu Bekir, ömrü boyunca İslam ahlakının güzel bir temsilcisi ve Peygamberimiz (sav)’in yakın dostu olmuştur. İslam tarihinde “Dört Halife Dönemi” olarak adlandırılan dönemin ilk halifesi olan Hz. Ebu Bekir, merhametli, kararlı ve adil yönetim anlayışının yanı sıra her koşulda sergilediği İslam ahlakı ile kendisine üstün başarılar nasip olmuş örnek bir müslümandır. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Hz. Muhammed (sav)’in vefatından sonra yaşanan “Dört Halife Dönemi”, İslamiyet’in Arap Yarımadasının sınırlarını aşarak yaygınlaştığı bir dönemdir. önemli zaferlerin kazanıldığı, Müslümanların huzur ve refah içinde bir hayat sürdürdükleri bu dönemin ilk halifesi olan Hz. Ebu Bekir, İslamiyet’in açıkça anlatılmaya başlanmadığı ve Peygamberimiz (sav)’in henüz yalnız olduğu dönemde İslamiyet’i kabul etmiştir. İslamiyet’i kabul ettiği andan itibaren İslam ahlakını en titiz şekilde yaşamış ve bu ahlakın yayılması için Peygamberimiz (sav)’in tebliğ mücadelesine gerek maddi olarak gerekse manevi olarak büyük destek vermiştir. Aralarında Hz. Osman, Talha b. Ubeydullah, Sa’d b. Ebi Vakkas, Zübeyr b. Avvam, Abdurrahman b. Avf ve Ebu Ubeyde b. Cerrah başta olmak üzere birçok kişinin İslam ahlakını tanımasına vesile olmuştur.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Allah’a olan bağlılığı ve derin sevgisi ile tanınan Hz. Ebu Bekir’in, İslam ahlakını yaymak için gösterdiği samimi çabası ve halifelik makamındayken gösterdiği adaletli yönetim anlayışı, günümüzde tüm Müslümanlar tarafından örnek alınması gereken hikmetler içermektedir.</span></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: red">Hz. Ebu Bekir’in Kişiliği</span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Güzel huyu, merhameti, mütevazı kişiliği ve Kuran ahlakını yaşamada gösterdiği titizliğiyle sahabeler arasında ön plana çıkan isimlerden biri olan Hz. Ebu Bekir, İslamiyet’i kabul etmeden önce de dürüstlüğü ile bilinen bir kişiydi. Kureyş’in ileri gelenlerinden ve mühim işlerde görüşmelere katılan istişare ehlindendi.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">İslamiyet’ten önce, sadece kabileler tarafından seçilen ve tayin ettiği miktarlar kabul gören, üstün meziyetli kişilerin baktığı diyet ve borç işlerine Hz. Ebu Bekir bakardı. Kureyşliler, diyetlerle ilgili onun verdiği kararlara uyar, onun takdir ettiği miktarları seve seve kabul ederler, ondan başkası getirecek olursa kabul etmezlerdi.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Gençlik yıllarını, üstün bir ahlak sergileyerek geçiren Hz. Ebu Bekir, Hz. Muhammed (sav)’in nübüvvetinden önce de onun yakın bir dostuydu. Peygamberlik ile şereflenen Hz. Muhammed (sav)’in çağrısını ilk kabul edenlerden olduğu için Hz. Peygamber şöyle demişti:</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: red"><strong>“Ebu Bekir, hiç tereddüt etmeden çağrımı kabul etti.” 1</strong></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">İslamiyet’in kabulünden sonra Peygamberimiz (sav)’in söylediği her söze uyan ve daima Allah’ın sınırlarını koruyan Hz. Ebu bekir, Resullullah (sav) tarafından <span style="color: red"><strong>“Sıddık”</strong></span> olarak isimlendirilmişti. Hz. Ebu Bekir, sahabe arasında geniş ilmi, dini konulardaki derin bilgisi, isabetli kararları, keskin görüşü ve asaletli tutumuyla tanınmaktaydı.</span></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: red">Müminlere örnek İnfakı</span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Hz. Ebu Bekir bu üstün özellikleri nedeniyle halk tarafından büyük bir sevgi ve saygı görmüştür. İnsanların kibirli davranışlarını hoş karşılamayan, fakirlere, zor durumda kalanlara yardım etmekten mutluluk duyan bir yapıya sahipti.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Tarihi kaynaklara göre, Hz. Ebu Bekir, Urve b. Zübeyr’in, kırk bin dirhem olarak takdir ettiği ve o dönem için büyük olan servetinin tümünü Allah yolunda harcamıştır.2 </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Kureyşlilerin işkence ile tekrar putperestliğe çevirmek istediği birçok esir Müslüman’ın kurtarılması ile köle olanların sahiplerine önemli miktarda ödemeler yaparak özgürlüklerine kavuşmalarına vesile olmuştur. Tarihi kaynaklarda isimleri geçen Hilali Habeşi ve Ãmir b. Füheyre bunlardandır.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Ticaretle uğraşan ve Allah’ın kendisine büyük zenginlik ve mülk nasip ettiği Hz. Ebu Bekir, tüm malını İslam ahlakının yayılması için infak ettiği için Resulullah (sav) onun hakkında, <span style="color: red"><strong>“<em>Malını feda etmede en önde giden kişi Ebu Bekir’dir. Ebu Bekir ne güzel dosttur. Aramızda İslam kardeşliği ve sevgisi vardır</em>”</strong></span> buyurmuştur.3</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Hz. Ebu Bekir’in tüm malını Allah yolunda infak ettiği, bir başka rivayette ise şöyle aktarılmaktadır:</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Urve der ki:</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red"><strong>“Ãişe (ra) bana şöyle haber verdi: O, öldüğünde geriye ne dirhem bıraktı ne de dinar.” 4</strong></span></span></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: red">Peygamberimiz (sav)’in ve Hz. Ebu Bekir’in Kuran’da Bildirilen Hicret Yolculuğu</span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Peygamber Efendimiz (sav)’in ve salih müminlerin güzel ahlaklarının, Allah’a olan teslimiyetlerinin, cesaretlerinin ve güçlü imanlarının önemli bir delili olan hicret, Kuran’da da bildirilen şerefli bir yolculuktur.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Kureyş’in önde gelenleri tarafından kendisine bir tuzak kurulan fakat Allah’ın rahmetiyle bu tuzaktan korunan (Enfal Suresi, 30) Peygamberimiz (sav) bu olayın ardından, Hz. Ebu Bekir ile birlikte Medine’ye doğru gizlice yola çıktı. Ancak bunu fark eden Mekke’nin önde gelenleri Resulullah (sav)’ın ardından onu yakalaması için birilerini gönderdi. Mekke’nin güneyindeki bir mağaraya sığınan Peygamberimiz (sav)’in, beraberindeki (tarihi kaynaklara göre), Hz. Ebu Bekir’e hitaben yaptığı konuşma ise Kuran ayetlerinde şöyle haber verilmiştir:</span></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">“Siz ona (peygambere) yardım etmezseniz, Allah ona yardım etmiştir. Hani kafirler ikiden biri olarak onu (Mekke’den) çıkarmışlardı; ikisi mağarada olduklarında arkadaşına şöyle diyordu: Hüzne kapılma, elbette Allah bizimle beraberdir.’ Böylece Allah ona ‘huzur ve güvenlik duygusunu’ indirmişti, onu sizin görmediğiniz ordularla desteklemiş, inkar edenlerin de kelimesini (inkar çağrılarını) alçaltmıştı. Oysa Allah’ın kelimesi, Yüce olandır. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Tevbe Suresi, 40)</span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Hz. Muhammed (sav) ve Hz. Ebu Bekir, bu zorlu yolculuğun ardından 8 Rebiulevvel (20 Eylül 622) Pazartesi günü Yesrib’e ulaştılar. Yesrib’li müminler, oraya daha önce göç etmiş olan Mekkeli Müslümanlar ile birlikte onları bekliyorlardı. Yesrib yeryüzünde, içinde Müslümanların baskı ve zulüm görmeyecekleri, aksine güç sahibi olacakları bir şehir olacaktı. ‘Medine’ (şehir) adı verilen Yesrib, artık İslam’ın yeni merkeziydi.</span></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: red">Hz. Ebu Bekir’i Halifelik Dönemi</span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Hicretten sonra da Hz. Muhammed (sav)’in yanından hiç ayrılmayan Hz. Ebu Bekir, Tebük savaşında bayrağı taşıdı. Hicretin dokuzuncu yılında, Hac kafilesine başkanlık yapması için Hz. Muhammed (sav) tarafından görevlendirildi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Peygamberimiz (sav), hastalandığı zaman, sahabeye namaz kıldırması için onu vekil tayin etti. Peygamber Efendimiz (sav)’in vefatından sonra ise, Hz. Ebu Bekir, sahabenin önde gelenlerinin önerisi üzerine halife seçildi. Tarihi kaynaklarda yer alan, Hz. Ebu Bekir’in Hilafet görevini üstlendikten sonra halka hitaben yaptığı şu konuşma oldukça önemlidir:</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: red"><strong><em>“Ey halkım! Ben size yönetici oldum. Halbuki sizin en hayırlınız değilim. Eğer iyi işler yaparsam, bana yardım ediniz. Eğer yanlış işler yaparsam bana doğru yolu gösteriniz. Doğruluk, emanettir. Yalancılık, hıyanettir. Sizin en zayıfınız benim yanımda güçlüdür ki, onun hakkını müdafaa ederim. En güçlünüz benim yanımda zayıftır ki, başkasının hakkını ondan alırım.”</em> 5</strong></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Hz. Ebu Bekir bu sözleriyle İslam ahlakına sahip bir yöneticide olması gereken vasıfları en güzel şekilde özetlemektedir. Hz. Ebu Bekir’in İslamiyet’in yayılmasına ve İslam devletine katkılarından bazıları şu şekildedir:</span></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: red">1 ) Yönetim Alanında</span></span></span></strong></p><p> </p><p></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">İki yıl gibi kısa bir zaman süren halifelik görevi boyunca pek çok başarı elde eden Hz. Ebu Bekir;</span></span></p><ul> <li data-xf-list-type="ul"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Peygamberimiz (sav)’in vefatından sonra aralarında ihtilaflar baş gösteren Müslümanları biraraya toplayıp devlet otoritesini yeniden sağladı.</span></span></li> <li data-xf-list-type="ul"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Kuran-ı Kerim’in toplanması ve korunması konusunda çalışmalar başlattı.</span></span></li> <li data-xf-list-type="ul"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">İslam ahlakının ilk kez Arap Yarımadası dışında Suriye, Filistin ve Irak’ta yayılmasına vesile oldu. Kurduğu ordu ile Büyük Fars ve Rum İmparatorluklarının kuvvetlerine karşı üstünlük sağladı. Vefat ettiğinde ise ordu, İran ve Bizans ülkelerinin birçoğunu fethetmiş bulunuyordu.6</span></span></li> <li data-xf-list-type="ul"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Din ahlakının özünde olmayan hareketlere ve sahte peygamberlere karşı mücadale yürüttü. Bu sayede İslam dini ve Kuran ahlakının Peygamber Efendimiz (sav) döneminde olduğu gibi yaşanmasını sağladı.</span></span></li> </ul><p><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: red">2 ) Askeri Alanda</span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">“Doğru Yolda Giden Olgun Halifeler Dönemi” anlamına gelen “Hulefa-i Raşidin Dönemi” olarak da adlandırılan “Dört Halife Dönemi”nde İslam Devleti’nin sınırları batıda Trablusgarp, doğuda Horasan ve kuzeyde Kafkasya’ya kadar genişletilmiş; böylece Arap Yarımadası dışına ulaşan İslamiyet, Asya ve Afrika’daki çeşitli milletlerce benimsenmiştir.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Kuşkusuz bu genişlemede büyük katkısı olan Hz. Ebu Bekir’in önemli vasıflarından biri de yürüttüğü askeri faaliyetlerde gösterdiği merhametli ancak kararlı tavırdır. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Savaş esnasında dahi diğer İlahi dinlerin mensuplarına karşı güzel ahlak gösterilmesi gerektiğini savunan Hz. Ebu Bekir’in ordusuna yaptığı bir konuşmada bu ahlak açık bir şekilde görülmektedir:</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: red"><strong><em>“Davanıza ihanet etmeyin. Savaşta bile insaftan ayrılmayın. çocukları, yaşlıları, kadınları öldürmeyin zulmetmeyin, hurma ve diğer meyve ağaçlarını, koyun, keçi ve diğer hayvanları yemenin dışında bir amaçla kesmeyin, telef etmeyin. Kiliselerde ibadete çekilenlere rastlarsanız onları ibadetleri ile başbaşa bırakın. Size yiyecek, içecek ikram edilirse “Bismillah” demeden yemeyin, içmeyin.”</em> 7</strong></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Hz. Ebu Bekir’in askeri başarısını ve kararlılığını gösteren olaylardan biri de İslam tarihinde “Ridde Olayları” olarak adlandırılan ve Hz. Muhammed (sav)’in ölümünün ardından ortaya çıkan karışıklıklardır. Hz. Ebu Bekir’in kararlılığı ve dehası sayesinde Allah’ın izniyle Ridde olayları kısa sürede bastırılmış ve başarıya ulaşılmıştır. Bu başarıda şüphesiz Hz. Ebu Bekir’in orduda yaptığı düzenlemelerin de büyük payı bulunmaktadır. İzlediği savaş stratejisi sayesinde zamanında haber alma, ani manevralar ve lojistik desteklerle düşmanı etkisiz hale getirişi de yine Allah’ın izni ile Hz. Ebu Bekir’in bir başarısıdır. 8</span></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: red">Sonuç:</span></span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">İslam Ahlakında İtaatin önemi</span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">“Dört Halife Dönemi”nde sırasıyla halife olan Hz. Ebu Bekir, Hz. ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali, Peygamber Efendimiz (sav)’in yolunu izlemiş, Kuran ahlakının hakim olduğu adil düzeni daha geniş bir coğrafyaya yayarak devam ettirmişlerdir. Bu dönemin ilk halifesi olan ve yazımızda üstün özelliklerini ana hatlarıyla aktardığımız Hz. Ebu Bekir, güçlü imanı, mütevazı ahlakı, askeri dehası ve üstün devlet adamı vasfıyla İslam Birliği’ni muhafaza etmiş ve kendisinden sonra gelen kutlu halifelere güçlü bir devlet bırakmıştır.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Şüphesiz Hz. Ebu Bekir’in Rabbimiz’in kendisine nasip ettiği halifelik görevi boyunca bu denli başarılı olmasının tek nedeni Yüce Allah’a olan derin imanı ve Peygamber Efendimiz (sav)’e ve sünnetlerine olan bağlılığıdır. Kuran ahlakında itaatin önemi bir ayette şöyle bildirilmiştir:</span></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">“Kim Resul’e itaat ederse, gerçekte Allah’a itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirirse, Biz seni onların üzerine koruyucu göndermedik.” (Nisa Suresi, 80)</span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">İslam tarihinin en önemli olaylarından biri olan hicrette, İslami kaynaklara göre, Peygamberimiz (sav) ile birlikte Medine’ye giden Hz. Ebu Bekir, İslamiyet’i kabul eden ilk müminlerdendir. Hz Ebu Bekir, ömrü boyunca İslam ahlakının güzel bir temsilcisi ve Peygamberimiz (sav)’in yakın dostu olmuştur. İslam tarihinde “Dört Halife Dönemi” olarak adlandırılan dönemin ilk halifesi olan Hz. Ebu Bekir merhametli, kararlı ve adil yönetim anlayışının yanı sıra her koşulda sergilediği İslam ahlakı ile kendisine üstün başarılar nasip olmuş örnek bir Müslümandır.</span></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: red">Peygamber Efendimiz (sav)’in Dilinden Hz. Ebu Bekir’in üstün Ahlakı</span></span></span></strong></p><p> </p><p></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">Hz. Ebu Bekir’in İslam’a hizmetini ve bu hizmetinden dolayı üstünlük ve faziletini dile getiren Resulullah (sav)’dan rivayet edilmiş mütevatir birçok hadis vardır.</span></span></p><ul> <li data-xf-list-type="ul"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Buhari’nin Ebu’d-Derda’dan rivayet ettiği uzun bir hadiste Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:<span style="color: red"><strong><em> “Şüphesiz ki, Allah beni, size peygamber olarak gönderdi, fakat bazıları inanmadı. Ebu Bekir ise, “Doğru söyledin!” dedi ve bana canıyla ve malıyla yardımcı oldu. şimdi siz bu aziz arkadaşımızı bu hususiyetiyle bana bırakırsınız değil mi?” (Rasulullah (sav) bu sözü iki kez söylemiştir).9</em></strong></span></span></span></li> <li data-xf-list-type="ul"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Ebu Hurreyre’den rivayet edilen başka bir hadiste de Resulullah (sav) şöyle buyurdu: <span style="color: red"><strong><em>“Ebu Bekir hariç, iyiliğinin mükafatını vermediğimiz hiçbir kimse kalmamıştır. Onun bize öyle iyilikleri vardır ki, onların mükafatını kıyamet gününde Allahu Teala verecektir…</em></strong></span></span></span><br /> <span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: red"><strong><em>Ümmetimden birini “Halil” (halis dost) edinseydim Ebu Bekir’i edinirdim, ama arkadaşınız (Resulullah (sav) kendisini kast ediyor) Allah’ın Halili’dir.”10</em></strong></span></span></span></li> </ul><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: red"><strong>Hz. Ebu Bekir’in vefatının ardından Hz. Ali’nin sözleri:</strong></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: red"><em><strong>“… Resulullah (sav)’ın dediği gibi sen, Allah’ın dininde kuvvetli, gönlünde mütevazı, Allah Katında ve yeryüzünde makamı yüce, müminlerin nazarında büyük idin. Sende hiç kimsenin kini, hiç kimsenin değersiz bulduğu bir taraf yoktu. Senin katında kuvvetli, ondan hak alınıncaya kadar zayıf, zayıf da hakkını alıncaya kadar kuvvetli idi. Allah senin sevabından bizi mahrum etmesin. Senden sonra bizi saptırmasın…”</strong></em></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="genc_kalem, post: 183068, member: 15919"] [COLOR=red][SIZE=5][FONT=Book Antiqua][B]Hz. Ebu Bekir Sıddık’ın ( ra. ) Örnek Ahlakı[/B][/FONT][/SIZE][/COLOR] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]İslam tarihinin en önemli olaylarından biri olan hicrette, İslami kaynaklara göre, Peygamberimiz (sav) ile birlikte Medine’ye giden Hz. Ebu Bekir, [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]İslam tarihinin en önemli olaylarından biri olan hicrette, İslami kaynaklara göre, Peygamberimiz (sav) ile birlikte Medine’ye giden Hz. Ebu Bekir, İslamiyet’i kabul eden ilk müminlerdendir. Hz. Ebu Bekir, ömrü boyunca İslam ahlakının güzel bir temsilcisi ve Peygamberimiz (sav)’in yakın dostu olmuştur. İslam tarihinde “Dört Halife Dönemi” olarak adlandırılan dönemin ilk halifesi olan Hz. Ebu Bekir, merhametli, kararlı ve adil yönetim anlayışının yanı sıra her koşulda sergilediği İslam ahlakı ile kendisine üstün başarılar nasip olmuş örnek bir müslümandır. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Hz. Muhammed (sav)’in vefatından sonra yaşanan “Dört Halife Dönemi”, İslamiyet’in Arap Yarımadasının sınırlarını aşarak yaygınlaştığı bir dönemdir. önemli zaferlerin kazanıldığı, Müslümanların huzur ve refah içinde bir hayat sürdürdükleri bu dönemin ilk halifesi olan Hz. Ebu Bekir, İslamiyet’in açıkça anlatılmaya başlanmadığı ve Peygamberimiz (sav)’in henüz yalnız olduğu dönemde İslamiyet’i kabul etmiştir. İslamiyet’i kabul ettiği andan itibaren İslam ahlakını en titiz şekilde yaşamış ve bu ahlakın yayılması için Peygamberimiz (sav)’in tebliğ mücadelesine gerek maddi olarak gerekse manevi olarak büyük destek vermiştir. Aralarında Hz. Osman, Talha b. Ubeydullah, Sa’d b. Ebi Vakkas, Zübeyr b. Avvam, Abdurrahman b. Avf ve Ebu Ubeyde b. Cerrah başta olmak üzere birçok kişinin İslam ahlakını tanımasına vesile olmuştur.[/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Allah’a olan bağlılığı ve derin sevgisi ile tanınan Hz. Ebu Bekir’in, İslam ahlakını yaymak için gösterdiği samimi çabası ve halifelik makamındayken gösterdiği adaletli yönetim anlayışı, günümüzde tüm Müslümanlar tarafından örnek alınması gereken hikmetler içermektedir.[/SIZE][/FONT] [B][FONT=Book Antiqua][SIZE=5][COLOR=red]Hz. Ebu Bekir’in Kişiliği[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Güzel huyu, merhameti, mütevazı kişiliği ve Kuran ahlakını yaşamada gösterdiği titizliğiyle sahabeler arasında ön plana çıkan isimlerden biri olan Hz. Ebu Bekir, İslamiyet’i kabul etmeden önce de dürüstlüğü ile bilinen bir kişiydi. Kureyş’in ileri gelenlerinden ve mühim işlerde görüşmelere katılan istişare ehlindendi.[/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]İslamiyet’ten önce, sadece kabileler tarafından seçilen ve tayin ettiği miktarlar kabul gören, üstün meziyetli kişilerin baktığı diyet ve borç işlerine Hz. Ebu Bekir bakardı. Kureyşliler, diyetlerle ilgili onun verdiği kararlara uyar, onun takdir ettiği miktarları seve seve kabul ederler, ondan başkası getirecek olursa kabul etmezlerdi.[/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Gençlik yıllarını, üstün bir ahlak sergileyerek geçiren Hz. Ebu Bekir, Hz. Muhammed (sav)’in nübüvvetinden önce de onun yakın bir dostuydu. Peygamberlik ile şereflenen Hz. Muhammed (sav)’in çağrısını ilk kabul edenlerden olduğu için Hz. Peygamber şöyle demişti:[/SIZE][/FONT] [SIZE=4][FONT=Book Antiqua][COLOR=red][B]“Ebu Bekir, hiç tereddüt etmeden çağrımı kabul etti.” 1[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]İslamiyet’in kabulünden sonra Peygamberimiz (sav)’in söylediği her söze uyan ve daima Allah’ın sınırlarını koruyan Hz. Ebu bekir, Resullullah (sav) tarafından [COLOR=red][B]“Sıddık”[/B][/COLOR] olarak isimlendirilmişti. Hz. Ebu Bekir, sahabe arasında geniş ilmi, dini konulardaki derin bilgisi, isabetli kararları, keskin görüşü ve asaletli tutumuyla tanınmaktaydı.[/SIZE][/FONT] [B][FONT=Book Antiqua][SIZE=5][COLOR=red]Müminlere örnek İnfakı[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Hz. Ebu Bekir bu üstün özellikleri nedeniyle halk tarafından büyük bir sevgi ve saygı görmüştür. İnsanların kibirli davranışlarını hoş karşılamayan, fakirlere, zor durumda kalanlara yardım etmekten mutluluk duyan bir yapıya sahipti.[/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Tarihi kaynaklara göre, Hz. Ebu Bekir, Urve b. Zübeyr’in, kırk bin dirhem olarak takdir ettiği ve o dönem için büyük olan servetinin tümünü Allah yolunda harcamıştır.2 [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Kureyşlilerin işkence ile tekrar putperestliğe çevirmek istediği birçok esir Müslüman’ın kurtarılması ile köle olanların sahiplerine önemli miktarda ödemeler yaparak özgürlüklerine kavuşmalarına vesile olmuştur. Tarihi kaynaklarda isimleri geçen Hilali Habeşi ve Ãmir b. Füheyre bunlardandır.[/SIZE][/FONT] [SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Ticaretle uğraşan ve Allah’ın kendisine büyük zenginlik ve mülk nasip ettiği Hz. Ebu Bekir, tüm malını İslam ahlakının yayılması için infak ettiği için Resulullah (sav) onun hakkında, [COLOR=red][B]“[I]Malını feda etmede en önde giden kişi Ebu Bekir’dir. Ebu Bekir ne güzel dosttur. Aramızda İslam kardeşliği ve sevgisi vardır[/I]”[/B][/COLOR] buyurmuştur.3[/FONT][/SIZE] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Hz. Ebu Bekir’in tüm malını Allah yolunda infak ettiği, bir başka rivayette ise şöyle aktarılmaktadır:[/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Urve der ki:[/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4][COLOR=red][B]“Ãişe (ra) bana şöyle haber verdi: O, öldüğünde geriye ne dirhem bıraktı ne de dinar.” 4[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Book Antiqua][SIZE=5][COLOR=red]Peygamberimiz (sav)’in ve Hz. Ebu Bekir’in Kuran’da Bildirilen Hicret Yolculuğu[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Peygamber Efendimiz (sav)’in ve salih müminlerin güzel ahlaklarının, Allah’a olan teslimiyetlerinin, cesaretlerinin ve güçlü imanlarının önemli bir delili olan hicret, Kuran’da da bildirilen şerefli bir yolculuktur.[/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Kureyş’in önde gelenleri tarafından kendisine bir tuzak kurulan fakat Allah’ın rahmetiyle bu tuzaktan korunan (Enfal Suresi, 30) Peygamberimiz (sav) bu olayın ardından, Hz. Ebu Bekir ile birlikte Medine’ye doğru gizlice yola çıktı. Ancak bunu fark eden Mekke’nin önde gelenleri Resulullah (sav)’ın ardından onu yakalaması için birilerini gönderdi. Mekke’nin güneyindeki bir mağaraya sığınan Peygamberimiz (sav)’in, beraberindeki (tarihi kaynaklara göre), Hz. Ebu Bekir’e hitaben yaptığı konuşma ise Kuran ayetlerinde şöyle haber verilmiştir:[/SIZE][/FONT] [B][FONT=Book Antiqua][SIZE=4][COLOR=red]“Siz ona (peygambere) yardım etmezseniz, Allah ona yardım etmiştir. Hani kafirler ikiden biri olarak onu (Mekke’den) çıkarmışlardı; ikisi mağarada olduklarında arkadaşına şöyle diyordu: Hüzne kapılma, elbette Allah bizimle beraberdir.’ Böylece Allah ona ‘huzur ve güvenlik duygusunu’ indirmişti, onu sizin görmediğiniz ordularla desteklemiş, inkar edenlerin de kelimesini (inkar çağrılarını) alçaltmıştı. Oysa Allah’ın kelimesi, Yüce olandır. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Tevbe Suresi, 40)[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Hz. Muhammed (sav) ve Hz. Ebu Bekir, bu zorlu yolculuğun ardından 8 Rebiulevvel (20 Eylül 622) Pazartesi günü Yesrib’e ulaştılar. Yesrib’li müminler, oraya daha önce göç etmiş olan Mekkeli Müslümanlar ile birlikte onları bekliyorlardı. Yesrib yeryüzünde, içinde Müslümanların baskı ve zulüm görmeyecekleri, aksine güç sahibi olacakları bir şehir olacaktı. ‘Medine’ (şehir) adı verilen Yesrib, artık İslam’ın yeni merkeziydi.[/SIZE][/FONT] [B][FONT=Book Antiqua][SIZE=5][COLOR=red]Hz. Ebu Bekir’i Halifelik Dönemi[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Hicretten sonra da Hz. Muhammed (sav)’in yanından hiç ayrılmayan Hz. Ebu Bekir, Tebük savaşında bayrağı taşıdı. Hicretin dokuzuncu yılında, Hac kafilesine başkanlık yapması için Hz. Muhammed (sav) tarafından görevlendirildi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Peygamberimiz (sav), hastalandığı zaman, sahabeye namaz kıldırması için onu vekil tayin etti. Peygamber Efendimiz (sav)’in vefatından sonra ise, Hz. Ebu Bekir, sahabenin önde gelenlerinin önerisi üzerine halife seçildi. Tarihi kaynaklarda yer alan, Hz. Ebu Bekir’in Hilafet görevini üstlendikten sonra halka hitaben yaptığı şu konuşma oldukça önemlidir:[/SIZE][/FONT] [SIZE=4][FONT=Book Antiqua][COLOR=red][B][I]“Ey halkım! Ben size yönetici oldum. Halbuki sizin en hayırlınız değilim. Eğer iyi işler yaparsam, bana yardım ediniz. Eğer yanlış işler yaparsam bana doğru yolu gösteriniz. Doğruluk, emanettir. Yalancılık, hıyanettir. Sizin en zayıfınız benim yanımda güçlüdür ki, onun hakkını müdafaa ederim. En güçlünüz benim yanımda zayıftır ki, başkasının hakkını ondan alırım.”[/I] 5[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Hz. Ebu Bekir bu sözleriyle İslam ahlakına sahip bir yöneticide olması gereken vasıfları en güzel şekilde özetlemektedir. Hz. Ebu Bekir’in İslamiyet’in yayılmasına ve İslam devletine katkılarından bazıları şu şekildedir:[/SIZE][/FONT] [B][FONT=Book Antiqua][SIZE=5][COLOR=red]1 ) Yönetim Alanında[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]İki yıl gibi kısa bir zaman süren halifelik görevi boyunca pek çok başarı elde eden Hz. Ebu Bekir;[/SIZE][/FONT] [LIST] [*][FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Peygamberimiz (sav)’in vefatından sonra aralarında ihtilaflar baş gösteren Müslümanları biraraya toplayıp devlet otoritesini yeniden sağladı.[/SIZE][/FONT] [*][FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Kuran-ı Kerim’in toplanması ve korunması konusunda çalışmalar başlattı.[/SIZE][/FONT] [*][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]İslam ahlakının ilk kez Arap Yarımadası dışında Suriye, Filistin ve Irak’ta yayılmasına vesile oldu. Kurduğu ordu ile Büyük Fars ve Rum İmparatorluklarının kuvvetlerine karşı üstünlük sağladı. Vefat ettiğinde ise ordu, İran ve Bizans ülkelerinin birçoğunu fethetmiş bulunuyordu.6[/FONT][/SIZE] [*][FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Din ahlakının özünde olmayan hareketlere ve sahte peygamberlere karşı mücadale yürüttü. Bu sayede İslam dini ve Kuran ahlakının Peygamber Efendimiz (sav) döneminde olduğu gibi yaşanmasını sağladı.[/SIZE][/FONT] [/LIST][B][FONT=Book Antiqua][SIZE=5][COLOR=red]2 ) Askeri Alanda[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]“Doğru Yolda Giden Olgun Halifeler Dönemi” anlamına gelen “Hulefa-i Raşidin Dönemi” olarak da adlandırılan “Dört Halife Dönemi”nde İslam Devleti’nin sınırları batıda Trablusgarp, doğuda Horasan ve kuzeyde Kafkasya’ya kadar genişletilmiş; böylece Arap Yarımadası dışına ulaşan İslamiyet, Asya ve Afrika’daki çeşitli milletlerce benimsenmiştir.[/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Kuşkusuz bu genişlemede büyük katkısı olan Hz. Ebu Bekir’in önemli vasıflarından biri de yürüttüğü askeri faaliyetlerde gösterdiği merhametli ancak kararlı tavırdır. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Savaş esnasında dahi diğer İlahi dinlerin mensuplarına karşı güzel ahlak gösterilmesi gerektiğini savunan Hz. Ebu Bekir’in ordusuna yaptığı bir konuşmada bu ahlak açık bir şekilde görülmektedir:[/SIZE][/FONT] [SIZE=4][FONT=Book Antiqua][COLOR=red][B][I]“Davanıza ihanet etmeyin. Savaşta bile insaftan ayrılmayın. çocukları, yaşlıları, kadınları öldürmeyin zulmetmeyin, hurma ve diğer meyve ağaçlarını, koyun, keçi ve diğer hayvanları yemenin dışında bir amaçla kesmeyin, telef etmeyin. Kiliselerde ibadete çekilenlere rastlarsanız onları ibadetleri ile başbaşa bırakın. Size yiyecek, içecek ikram edilirse “Bismillah” demeden yemeyin, içmeyin.”[/I] 7[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Hz. Ebu Bekir’in askeri başarısını ve kararlılığını gösteren olaylardan biri de İslam tarihinde “Ridde Olayları” olarak adlandırılan ve Hz. Muhammed (sav)’in ölümünün ardından ortaya çıkan karışıklıklardır. Hz. Ebu Bekir’in kararlılığı ve dehası sayesinde Allah’ın izniyle Ridde olayları kısa sürede bastırılmış ve başarıya ulaşılmıştır. Bu başarıda şüphesiz Hz. Ebu Bekir’in orduda yaptığı düzenlemelerin de büyük payı bulunmaktadır. İzlediği savaş stratejisi sayesinde zamanında haber alma, ani manevralar ve lojistik desteklerle düşmanı etkisiz hale getirişi de yine Allah’ın izni ile Hz. Ebu Bekir’in bir başarısıdır. 8[/FONT][/SIZE] [B][FONT=Book Antiqua][SIZE=5][COLOR=red]Sonuç:[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Book Antiqua][SIZE=4][COLOR=red]İslam Ahlakında İtaatin önemi[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]“Dört Halife Dönemi”nde sırasıyla halife olan Hz. Ebu Bekir, Hz. ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali, Peygamber Efendimiz (sav)’in yolunu izlemiş, Kuran ahlakının hakim olduğu adil düzeni daha geniş bir coğrafyaya yayarak devam ettirmişlerdir. Bu dönemin ilk halifesi olan ve yazımızda üstün özelliklerini ana hatlarıyla aktardığımız Hz. Ebu Bekir, güçlü imanı, mütevazı ahlakı, askeri dehası ve üstün devlet adamı vasfıyla İslam Birliği’ni muhafaza etmiş ve kendisinden sonra gelen kutlu halifelere güçlü bir devlet bırakmıştır.[/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Şüphesiz Hz. Ebu Bekir’in Rabbimiz’in kendisine nasip ettiği halifelik görevi boyunca bu denli başarılı olmasının tek nedeni Yüce Allah’a olan derin imanı ve Peygamber Efendimiz (sav)’e ve sünnetlerine olan bağlılığıdır. Kuran ahlakında itaatin önemi bir ayette şöyle bildirilmiştir:[/SIZE][/FONT] [B][FONT=Book Antiqua][SIZE=4][COLOR=red]“Kim Resul’e itaat ederse, gerçekte Allah’a itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirirse, Biz seni onların üzerine koruyucu göndermedik.” (Nisa Suresi, 80)[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]İslam tarihinin en önemli olaylarından biri olan hicrette, İslami kaynaklara göre, Peygamberimiz (sav) ile birlikte Medine’ye giden Hz. Ebu Bekir, İslamiyet’i kabul eden ilk müminlerdendir. Hz Ebu Bekir, ömrü boyunca İslam ahlakının güzel bir temsilcisi ve Peygamberimiz (sav)’in yakın dostu olmuştur. İslam tarihinde “Dört Halife Dönemi” olarak adlandırılan dönemin ilk halifesi olan Hz. Ebu Bekir merhametli, kararlı ve adil yönetim anlayışının yanı sıra her koşulda sergilediği İslam ahlakı ile kendisine üstün başarılar nasip olmuş örnek bir Müslümandır.[/SIZE][/FONT] [B][FONT=Book Antiqua][SIZE=5][COLOR=red]Peygamber Efendimiz (sav)’in Dilinden Hz. Ebu Bekir’in üstün Ahlakı[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4]Hz. Ebu Bekir’in İslam’a hizmetini ve bu hizmetinden dolayı üstünlük ve faziletini dile getiren Resulullah (sav)’dan rivayet edilmiş mütevatir birçok hadis vardır.[/SIZE][/FONT] [LIST] [*][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Buhari’nin Ebu’d-Derda’dan rivayet ettiği uzun bir hadiste Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:[COLOR=red][B][I] “Şüphesiz ki, Allah beni, size peygamber olarak gönderdi, fakat bazıları inanmadı. Ebu Bekir ise, “Doğru söyledin!” dedi ve bana canıyla ve malıyla yardımcı oldu. şimdi siz bu aziz arkadaşımızı bu hususiyetiyle bana bırakırsınız değil mi?” (Rasulullah (sav) bu sözü iki kez söylemiştir).9[/I][/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [*][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Ebu Hurreyre’den rivayet edilen başka bir hadiste de Resulullah (sav) şöyle buyurdu: [COLOR=red][B][I]“Ebu Bekir hariç, iyiliğinin mükafatını vermediğimiz hiçbir kimse kalmamıştır. Onun bize öyle iyilikleri vardır ki, onların mükafatını kıyamet gününde Allahu Teala verecektir…[/I][/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Book Antiqua][COLOR=red][B][I]Ümmetimden birini “Halil” (halis dost) edinseydim Ebu Bekir’i edinirdim, ama arkadaşınız (Resulullah (sav) kendisini kast ediyor) Allah’ın Halili’dir.”10[/I][/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [/LIST][FONT=Book Antiqua][SIZE=5][COLOR=red][B]Hz. Ebu Bekir’in vefatının ardından Hz. Ali’nin sözleri:[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=4][COLOR=red][I][B]“… Resulullah (sav)’ın dediği gibi sen, Allah’ın dininde kuvvetli, gönlünde mütevazı, Allah Katında ve yeryüzünde makamı yüce, müminlerin nazarında büyük idin. Sende hiç kimsenin kini, hiç kimsenin değersiz bulduğu bir taraf yoktu. Senin katında kuvvetli, ondan hak alınıncaya kadar zayıf, zayıf da hakkını alıncaya kadar kuvvetli idi. Allah senin sevabından bizi mahrum etmesin. Senden sonra bizi saptırmasın…”[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
Hz. Ebu Bekir Sıddık’ın ( ra. ) Örnek Ahlakı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst