Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Hz. Enes Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessel
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="harp" data-source="post: 213301" data-attributes="member: 1008315"><p><span style="color: #333399"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="color: #FF5050"><strong><span style="color: #000000">Fethullah </span><span style="color: #000000">Gülen</span></strong></span></span></span></strong></strong></span></span></p><p> </p><p> </p><p> <span style="color: #333399"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="color: #FF5050"><strong> <strong><span style="font-size: 18px"><span style="color: purple"><span style="color: purple"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong><span style="color: #000000">"Ben</span> <span style="color: #000000">düşmem" deme!..</span></strong></span></span></span></span></strong></strong></span></span></span></strong></strong></span></span></p><p> <span style="color: #333399"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="color: #FF5050"><strong></strong></span></span></span></strong></strong></span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p> </p><p> </p><p> <span style="color: #333399"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong><span style="color: #000000">Hubb-u câh, herkesin yakalanması muhtemel olan öldürücü bir <span style="color: #000000">hastalıktır. </span></span></strong></span></span><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333399"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong><span style="color: #000000">Bu hastalığa yakalanmama hususunda hiç kimsenin</span><span style="color: #000000"> <span style="color: #000000">teminatı yoktur.</span></span></strong></span></span></span> </p><p> <span style="font-size: 10px"><span style="color: #4d4d4d"><span style="color: #4D4D4D"><span style="font-family: 'Verdana'">Bu sebeple insan, her gün kalbini defaatle cilalamalı; iç dünyasını, tıpkı bir kandili lebrîz ediyor gibi, tekrar ber tekrar parlatmalı ve gönül kıblesinin nereyi gösterdiğini sürekli kontrol etmelidir. Yoksa -hafizanallah- <strong>"Ben doğru inanıyorum, Allah yolundayım, istikamet üzere yürüyorum; bundan sonra aldanmak benim için söz konusu değildir." şeklinde düşünen biri bütün bütün kaybetmeyle karşı karşıyadır. </strong>Bir insanın, kendini bu derece güvende hissetmesi ve aldanmanın onun için mevzubahis olmadığını düşünmesi, zaten aldanmış olduğunun delilidir; bir gün mutlaka onun sırtı da yere gelecektir ama o zaman meselenin hakikatini anlasa bile iş işten geçmiş olacaktır. </span></span></span></span></p><p> <span style="font-size: 10px"><span style="color: #4d4d4d"><span style="color: #4D4D4D"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Nitekim "nice servi revân canlar, nice gülyüzlü sultanlar, nice Hüsrev gibi hanlar ve nice tâcdarlar" hubb-u câh denen o kandan irinden deryada boğulup gitmişlerdir de, o gayyaya nasıl düştüklerinin farkına bile varamamışlardır.</strong> Öyle ki, İslam ulemasının üzerinde hassasiyetle durduğu ve Risaleler'de de ele alındığı üzere, bir süre seyr ü sülûk-i ruhanîde yol alıp Hızır aleyhisselamın ya da Kutb-u A'zam'ın gölgesini bir an da olsa üzerinde hisseden kimselerden bazıları kendilerini o ulvi kâmetler yerine koymuş, hubb-u câh tuzağına düşerek enaniyete mağlup olmuş; şükrü bırakıp fahre girmiş, fahirden gurur çukuruna sukut etmiş ve nihayet ya divane olmuş ya da hak yoldan sapmışlardır. </span></span></span></span></p><p> <strong><span style="font-size: 10px"><span style="color: teal"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong><span style="color: #000000">Bu itibarla da, insan teveccühler karşısında eğilmemeli ve kulluk düşüncesinden asla taviz vermemelidir. Belki halkın takdir ve hüsn-ü kabulü karşısında şöyle demelidir: "Allahım, bu insanların onca teveccühüne ben lâyık ve ehil değilim. Onlar, hakkımda hüsn-ü zan edip yanılıyorlar, bir içtihad hatası içindeler; onları bu hatalarından dolayı affet, beni de hubb-u câha düşmekten muhafaza buyur."</span></strong></span></span></span></strong><span style="font-size: 10px"><span style="color: #4d4d4d"><span style="color: #4D4D4D"><span style="font-family: 'Verdana'"> Evet, mü'mince duruş, tavır ve davranış böyle düşünüp, böyle söylemeyi gerektirir; işin mü'mincesi budur. Başka mülahazaların kâfirce olduğunu söylemeyeceğim ama mü'mince olmadıkları da muhakkaktır.<strong> Muhakkaktır; zira hubb-u câh, ihlâsı kıran ve riyaya yol açan pek çok sebepten biridir. Riya ise, "şirk-i hafî"dir ve küfürle hemhudut olan bir günahtır. Makam sevgisi ve itibar tutkusu, şöhretperestliğe sebep olur; insanı halkın nazarlarını çekmeye zorlar ve böylece onu riyaya, süma'ya sevk eder; görsünler, desinler, bilsinler... duygusuyla hareket etmeye sürükler. </strong></span></span></span></span></p><p> <span style="font-size: 10px"><span style="color: #4d4d4d"><span style="color: #4D4D4D"><span style="font-family: 'Verdana'">İşte, böyle riyakârca ortaya konan tavır ve davranışlar, mü'mince değildir; değildir çünkü, insanların teveccühünü kazanma niyetiyle yapılan bir işte bir bölüştürme söz konusudur; sadece Allâh için yapılması gereken o işe başkalarını da ortak koşma bahis mevzuudur. Oysa, Cenâb-ı Hak, daha Kur'an'ın başında "Elhamdü lillahi rabbi'l-alemîn" buyurarak, çok önemli bir hususa dikkatlerimizi çekmiştir. "Lillah" ifadesinde yer alan "lam" harfi, ihtisas ve istihkak bildirir; yani, bütün hamd ü senaların, her çeşit şükür ve minnet duygularının Allah'a mahsus ve Allah'ın hakkı olduğunu belirtir. Her şekliyle hamd ü sena O'nun hakkı olduğu gibi, teveccüh de yalnızca Cenâb-ı Hakk'a aittir, O'na mahsustur, sadece O'nun hakkıdır. </span></span></span></span><strong><span style="font-size: 10px"><span style="color: #000000"><span style="color: #990000"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong><span style="color: #000000">Dolayısıyla, bir mü'min</span> <span style="color: #000000">için, her amelde Cenâb-ı Hakk'ın teveccühü ve rıza-yı ilahî esas</span> <span style="color: #000000">olmalıdır.</span></strong></span></span></span></span></strong><span style="font-size: 10px"><span style="color: #4d4d4d"><span style="color: #4D4D4D"><span style="font-family: 'Verdana'"> Şayet, bir kimse, bu esası görmezlikten gelir de halktan teveccüh beklentisine girerse, o zaman Allah'ın hakkını insanlara ve kendi nefsine taksim etmiş olur. </span></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="harp, post: 213301, member: 1008315"] [COLOR=#333399][FONT=Verdana][B][B][SIZE=3][COLOR=#000000][COLOR=#FF5050][B][COLOR=#000000]Fethullah [/COLOR][COLOR=#000000]Gülen[/COLOR][/B][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/B][/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333399][FONT=Verdana][B][B][SIZE=3][COLOR=#000000][COLOR=#FF5050][B][/B][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/B][/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333399][FONT=Verdana][B][B][SIZE=3][COLOR=#000000][COLOR=#FF5050][B][/B][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/B][/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333399][FONT=Verdana][B][B][SIZE=3][COLOR=#000000][COLOR=#FF5050][B] [B][SIZE=5][COLOR=purple][COLOR=purple][FONT=Verdana][B][COLOR=#000000]"Ben[/COLOR] [COLOR=#000000]düşmem" deme!..[/COLOR][/B][/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/B] [/B][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/B][/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333399][FONT=Verdana][B][B][SIZE=3][COLOR=#000000][COLOR=#FF5050][B][/B][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/B][/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333399][FONT=Verdana][B][/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333399][FONT=Verdana][B][/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333399][FONT=Verdana][B][/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333399][FONT=Verdana][B][/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333399][FONT=Verdana][B][COLOR=#000000]Hubb-u câh, herkesin yakalanması muhtemel olan öldürücü bir [COLOR=#000000]hastalıktır. [/COLOR][/COLOR][/B][/FONT][/COLOR][SIZE=2][COLOR=#333399][FONT=Verdana][B][COLOR=#000000]Bu hastalığa yakalanmama hususunda hiç kimsenin[/COLOR][COLOR=#000000] [COLOR=#000000]teminatı yoktur.[/COLOR][/COLOR][/B][/FONT][/COLOR][/SIZE][SIZE=2][COLOR=#4d4d4d][COLOR=#4D4D4D][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=#4d4d4d][COLOR=#4D4D4D][FONT=Verdana]Bu sebeple insan, her gün kalbini defaatle cilalamalı; iç dünyasını, tıpkı bir kandili lebrîz ediyor gibi, tekrar ber tekrar parlatmalı ve gönül kıblesinin nereyi gösterdiğini sürekli kontrol etmelidir. Yoksa -hafizanallah- [B]"Ben doğru inanıyorum, Allah yolundayım, istikamet üzere yürüyorum; bundan sonra aldanmak benim için söz konusu değildir." şeklinde düşünen biri bütün bütün kaybetmeyle karşı karşıyadır. [/B]Bir insanın, kendini bu derece güvende hissetmesi ve aldanmanın onun için mevzubahis olmadığını düşünmesi, zaten aldanmış olduğunun delilidir; bir gün mutlaka onun sırtı da yere gelecektir ama o zaman meselenin hakikatini anlasa bile iş işten geçmiş olacaktır. [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=#4d4d4d][COLOR=#4D4D4D][FONT=Verdana][B]Nitekim "nice servi revân canlar, nice gülyüzlü sultanlar, nice Hüsrev gibi hanlar ve nice tâcdarlar" hubb-u câh denen o kandan irinden deryada boğulup gitmişlerdir de, o gayyaya nasıl düştüklerinin farkına bile varamamışlardır.[/B] Öyle ki, İslam ulemasının üzerinde hassasiyetle durduğu ve Risaleler'de de ele alındığı üzere, bir süre seyr ü sülûk-i ruhanîde yol alıp Hızır aleyhisselamın ya da Kutb-u A'zam'ın gölgesini bir an da olsa üzerinde hisseden kimselerden bazıları kendilerini o ulvi kâmetler yerine koymuş, hubb-u câh tuzağına düşerek enaniyete mağlup olmuş; şükrü bırakıp fahre girmiş, fahirden gurur çukuruna sukut etmiş ve nihayet ya divane olmuş ya da hak yoldan sapmışlardır. [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE] [B][SIZE=2][COLOR=teal][FONT=Verdana][B][COLOR=#000000]Bu itibarla da, insan teveccühler karşısında eğilmemeli ve kulluk düşüncesinden asla taviz vermemelidir. Belki halkın takdir ve hüsn-ü kabulü karşısında şöyle demelidir: "Allahım, bu insanların onca teveccühüne ben lâyık ve ehil değilim. Onlar, hakkımda hüsn-ü zan edip yanılıyorlar, bir içtihad hatası içindeler; onları bu hatalarından dolayı affet, beni de hubb-u câha düşmekten muhafaza buyur."[/COLOR][/B][/FONT][/COLOR][/SIZE][/B][SIZE=2][COLOR=#4d4d4d][COLOR=#4D4D4D][FONT=Verdana] Evet, mü'mince duruş, tavır ve davranış böyle düşünüp, böyle söylemeyi gerektirir; işin mü'mincesi budur. Başka mülahazaların kâfirce olduğunu söylemeyeceğim ama mü'mince olmadıkları da muhakkaktır.[B] Muhakkaktır; zira hubb-u câh, ihlâsı kıran ve riyaya yol açan pek çok sebepten biridir. Riya ise, "şirk-i hafî"dir ve küfürle hemhudut olan bir günahtır. Makam sevgisi ve itibar tutkusu, şöhretperestliğe sebep olur; insanı halkın nazarlarını çekmeye zorlar ve böylece onu riyaya, süma'ya sevk eder; görsünler, desinler, bilsinler... duygusuyla hareket etmeye sürükler. [/B][/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=#4d4d4d][COLOR=#4D4D4D][FONT=Verdana]İşte, böyle riyakârca ortaya konan tavır ve davranışlar, mü'mince değildir; değildir çünkü, insanların teveccühünü kazanma niyetiyle yapılan bir işte bir bölüştürme söz konusudur; sadece Allâh için yapılması gereken o işe başkalarını da ortak koşma bahis mevzuudur. Oysa, Cenâb-ı Hak, daha Kur'an'ın başında "Elhamdü lillahi rabbi'l-alemîn" buyurarak, çok önemli bir hususa dikkatlerimizi çekmiştir. "Lillah" ifadesinde yer alan "lam" harfi, ihtisas ve istihkak bildirir; yani, bütün hamd ü senaların, her çeşit şükür ve minnet duygularının Allah'a mahsus ve Allah'ın hakkı olduğunu belirtir. Her şekliyle hamd ü sena O'nun hakkı olduğu gibi, teveccüh de yalnızca Cenâb-ı Hakk'a aittir, O'na mahsustur, sadece O'nun hakkıdır. [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][B][SIZE=2][COLOR=#000000][COLOR=#990000][FONT=Verdana][B][COLOR=#000000]Dolayısıyla, bir mü'min[/COLOR] [COLOR=#000000]için, her amelde Cenâb-ı Hakk'ın teveccühü ve rıza-yı ilahî esas[/COLOR] [COLOR=#000000]olmalıdır.[/COLOR][/B][/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/B][SIZE=2][COLOR=#4d4d4d][COLOR=#4D4D4D][FONT=Verdana][COLOR=#000000] [/COLOR]Şayet, bir kimse, bu esası görmezlikten gelir de halktan teveccüh beklentisine girerse, o zaman Allah'ın hakkını insanlara ve kendi nefsine taksim etmiş olur. [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Hz. Enes Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessel
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst