Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Peygamberimizin Hayatı
Hz muhammed ve çile dönemi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="kasif1" data-source="post: 228570" data-attributes="member: 1008778"><p style="text-align: center"><p style="text-align: center"> </p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Hz. Ebu Zer’in Efendimizi (Sallallahu aleyhi ve sellem) bulmak için geldiği Mekke’de Kureyşlilerce çok kötü dövüldüğünü. Hatta “<strong>Kendime geldiğimde akan kanlarla kızıla boyanmış bir puta döndüğümü gördüm</strong>” dediğini…1</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Rivayetlerde ashaba uygulanan eziyet ve işkencelerin şiddetinin şöyle anlatıldığını; "<strong>onlar bir sahabeyi o kadar döverler, o kadar aç ve susuz bırakırlardı ki, başına gelenin dehşetinden onun ayakta durmaya gücü kalmazdı</strong>”.2</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Abdullah bin Mesud’un <strong>Kâbe’de ilk defa Kur’an okuyan</strong> insan olup, bunun üzerine Ebu Cehil tarafından yüzünden kılıçla yaralandığını…3</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Müslüman olduğunu açıkladığı için ailesinden <strong>ilk eziyet gören sahabenin</strong> Hz. Osman olduğunu... Amcası Hakem bin Ebu'l As'ın kendisini urganla bir direğe bağlayıp acımasızca dövmesine rağmen bu metanet insanının: "Vallahi ben hak ve hakikat dinini asla bırakmam" dediğini...4</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Hz. Ebubekir ve Talha bin Ubeydullah'ın Ben-i Temim kabilesinden olduğunu. Kabilelerinin onların Müslüman olduğuna çok kızdığını… Hatta "<strong>Kureyş'in Arslanı</strong>" diye bilinen Nefvel Bin Huveylid'in Hz. Ebubekir ve Talha'yı bir ipe bağlayıp, teşhir ederek işkence yaptığını... Bundan dolayı bu iki mübarek zata "<strong>El Karineyn</strong>" (iki dost) dendiğini. Hz. Talha'nın bu lakabı kendisi için şeref kabul edip, onunla anılmayı çok istediğini…5 </span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Enes’ten rivayete göre Allah Rasulü’nün (Sallallahu aleyhi ve sellem); “<strong>Allah yolunda hiç kimseye bana yapılan eziyet yapılmamış ve hiç kimse benim kadar baskıya maruz kalmamıştır. Öyle bir otuz gün, otuz gece geçirdim ki, ne benim ne de yanımda bulunan Bilal’ın yiyecek bir şeyimiz yoktu. Bilal’ın yalnız omuzlarını örten bir gömleği mevcuttu</strong>” buyurduğunu…6</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Makrizi’nin bildirdiğine göre Mekke döneminde Allah Rasulü’nün (Aleyhissalatu vesselam) ne zaman Mekke serserilerince bunaltıldığında Ebu Süfyan’ın evine sığındığını… Onunda her defasında -müşrik olmasına rağmen- serserileri kovduğunu ve azarladığını… Onun bu cemilesine karşılık Mekke fethedilirken onun evine sığınanların emniyete alındığını…7</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Ukbe bin Ebi Muayt adlı bir kâfirin Mekke döneminde Rasulullah (Aleyhissalatu vesselam) Kâbe’de namaz kılarken, elbisesiyle onu <strong>boğmaya</strong> çalıştığını...8</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Ukbe bin Ebi Muayt adlı azgının Efendimizin (Aleyhissalatu vesselam) <strong>secdede sırtına deve işkembesi</strong> koymasının Kureyş ulularını kahkahalara boğduğunu. Hatta yere düşmemek için birbirlerine tutunacak kadar güldüklerini. İbn-i Mesud'un onların hepsinin <strong>Bedir günü cesetlerini</strong> gördüğünü söylediğini...9</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> İbn-i İshak'ın rivayetine göre Kureyş içinde Efendimize (Aleyhissalatu vesselam) en fazla kaba davranan 3 kişi olduğunu:</span></p><p></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"> 1-Ebu Leheb</span></strong></p><p></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"> 2-Hakem b. El As</span></strong></p><p></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"> 3-Ukbe bin Ebi Muayt</span></strong><span style="font-family: 'Verdana'"> 10</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Efendimizin (Aleyhissalatu vesselam) iki komşusu olan Ebu Leheb ve Ukbe bin Ebi Muayt'ın Allah Rasulüne cefa etmede yarıştıklarını. Efendimizin (Aleyhissalatu vesselam) her eve gelişinde kapısının önünde birçok kan, leş vs pislikler gördüğünü ve sadece "<strong>Ey Kureyşliler, ne kadar kötü bir komşuluk yapıyorsunuz</strong>" deyip, o pislikleri yayının ucu ile attığını...11 </span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Taberî’nin olayın hangi tarihte geçtiğini belirtmeksizin bize bildirdiğine göre, Ebû Leheb ve Adiyy ibn el-Hamranın, komşuları olan Rahmet Peygamberinin (Aleyhissalatu vesselam) evine <strong>taş atmayı</strong> alışkanlık haline getirdiklerini…12</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> İlk tebliğ yıllarında Müslümanların alabildiğine zorlandığını... Hatta Sad bin Ebu Vakkas’ın “<strong>Bütün bir yıl boyunca İslam’ı saklamaya çalıştık. Ve namazlarımızı kapılar arkasından sürgülü olduğu halde evlerde ve şehir civarındaki dağ aralıklarında kıldık</strong>” dediğini…13</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Ebu Cehil’in eziyetlerinden bunalan Allah Rasulünün (Sallallahu aleyhi ve sellem) bir gün onu boğazından tutup sarstığını ve “<strong>Azaba layık olasın azaba. Yine azaba layık olasın azaba</strong> (Kıyame: 34–35) ayetini okuduğunu. Ebu Cehil’in ise; “Beni tehdit mi ediyorsun ya Muhammed! Vallahi ne sen, ne de Rabbin hiçbir şey yapamazsınız. Ben bu iki dağ arasında yaşayan en şerefli kişiyim” dediğini...14</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> <strong>Altıncı Müslüman</strong> olan Sad bin Ebu Vakkas’ın aynı zamanda Allah yolunda ilk kan döken Müslüman olduğunu…15</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> <strong>Hz. Ömer</strong>’in 27 yaşında<strong>, Peygamberliğin 6. senesinde</strong> Müslüman olduğunu... Hz. Ömer (r.a.)’in, Hz. Hamza’nın (r.a.) İslam’la şereflenmesinden üç gün sonra Müslüman olduğunu...16</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> İbn-i Mesud’un (r.a.) rivayetine göre, <strong>Mekke’de Müslüman olduklarını ilk açıklayanların</strong> yedi kişi olduğunu… (Rasulullah, Hz. Ebubekir, Ammar ve annesi Sümeyye, Suheyb, Bilal ve Mikdat)17</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p style="text-align: center"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Verdana'">Habeşistan Göçü</span></strong></p></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p><p style="text-align: center"></p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Aleyh-i ekmel-i tahiyya’nın <strong>Habeşistan’a ilk hicre</strong>t eden kızı Rukiyye ve damadı Hz. Osman (r.a.) için; “Bu ikisi Hz İbrahim ve Lut’tan sonra Allah yolunda hicret eden ilk ailedir” buyurduğunu...18</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Rasulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) amcaoğlu Hz. Cafer’in 27 yaşında hicret ettiği Habeşistan’dan 40 yaşında döndüğünü...19</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Tarihçi Suheyli’ye göre <strong>Habeş Necaşi</strong>’sinin bir zamanlar zorba amcasının zulmünden <strong>Arabistan’a iltica</strong> ettiğini ve bir süre Bedir’de kaldığını... Bunun daha sonra gelen Arap mültecileri bağrına basmasında bir mühim etken olduğunu…20</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Necaşi Ashame'nin Hz. Cafer'i dinledikten sonra onları almak için gelen Amr bin As ve Abdullah bin Ebi Rebia'nın hediyelerini: "<strong>Peygamberlerini yalanlayan kavmin hediyeleri bana lazım değildir</strong>" diye geri çevirdiğini...21</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> <strong> Necaşi'nin daha sonra İslam'a girdiğini.</strong> Hicretin yedinci veya sekizinci senesinde vefat ettiğinde Allah Rasulunun (Sallallahu aleyhi ve sellem); "<strong>Bugün salih bir kişi ölmüştür. Kalkınız, kardeşiniz Ashame'ye cenaze namazı kılınız" diyerek, gıyabi cenaze namazını kıldırdığını…</strong> 22 </span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) Ashame yerine geçen yeni Necaşi'ye de bir davet mektup yazdığı ama Hıristiyan olan bu hükümdarın bu davete sıcak bakmadığını...23</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Nebi-i Zişan’ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) bir meselede Cafer bin Ebi Talib lehinde bir karar vermesi üzerine Hz. Cafer’in sevinçten onun etrafında dans ederek bir daire çizdiğini... Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) gülümseyerek bunun ne olduğunu sorması üzerine; “<strong>Habeşlilerin krallarına yaptıkları bir şeref gösterisi.</strong> Necaşi ne zaman birine sevineceği bir şey verse, o adam ayağa kalkar ve onun etrafında dans eder” dediğini…24</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Zübeyir bin Avvam’ın Habeş iç savaşında Necaşi ordusunda gösterdiği kahramanlıklardan dolayı Necaşi Asheme bin Erma tarafından kendisine pek kıymetli bir mızrak armağan edildiğini. Onun da bunu Efendimiz’e (Aleyhissalatu vesselam) hediye ettiğini. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve sellem)’nün de bu <strong>mızrağı ömrü boyunca</strong> resmi merasimlerde yanında hazır bulundurduğunu...25</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Habeşistan’a hicret eden bazı hanım sahabelerin burada <strong>Santa Maria</strong> adlı ve içinde dini resim ve tablolar bulunan bir kiliseyi ziyaret ettiklerinden bahsettiklerinde Rasulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) onlara bu resimlerin onların azizlerinin suretleri olduğunu ve Müslümanların asla onlar gibi din büyüklerine perestiş etmemeleri lazım geldiğini söylediğini…26</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p style="text-align: center"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Verdana'">Hüzün Senesi</span></strong></p></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p><p style="text-align: center"></p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Hz. Hatice’nin, (r.a.) <strong>Ebu Talib’in ölümünden üç gün</strong> (bir başka rivayette iki ay) sonra dar-ı bekaya irtihal ettiğini… Vefatında 64 sene 6 ay yaşamış olduğunu…27</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Ebu Talib'in vefatından sonra Efendiler Efendisine (Sallallahu aleyhi ve sellem) karşı olan baskının alabildiğince yoğunlaştığını... Hatta durumunun vahametinden dolayı amcası Ebu Leheb'in akrabalık gayretiyle harekete geçip, Peygamber (Aleyhissalatu vesselam)'ı <strong>himayesine aldığını ilan ettiğini...</strong> Fakat kısa bir süre sonra Kureyşlilerin onun damarından girerek tahrik edip, bu himayeyi geri aldırdıklarını.28 </span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Rasul-i Ekrem’in (Aleyhissalatu vesselam) Ebu Talib’in himayesini anlatma babında; “<strong>Ebu Talib ölünceye kadar Kureyş bana pek dokunamadı</strong>” buyurduğunu...29</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Ebu Talip ölür ölmez Kureyşlilerin hemen Peygamber (Aleyhissalatu vesselam)'a katılık ve yüz ekşitmelerini göstermeye başladıklarını ve Rahmet Peygamberinin (Aleyhissalatu vesselam): "<strong>Ey amca, senin yokluğunu ne kadar çabuk hissettim</strong>" buyurduğunu30 </span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Kardeşi Ebu Talib'in kabirde ne ahvalde olduğunu soran Hz. Abbas'a Nebiyy-i Zişan Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem); "<strong>Şimdi Ebu Talib topuklarına kadar-dibi yakın-ateşten bir çukur içindedir. Eğer benim şefaatim olmasaydı muhakkak o Cehennemin en derin çukurunda olurdu</strong>" buyurduğunu...31</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p style="text-align: center"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Verdana'">Taif Yolculuğu</span></strong></p></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p><p style="text-align: center"></p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Rasul-i Ekrem’in (Sallallahu aleyhi ve sellem) İslam’a davet etmek için 619 yılının Şevvalinde gittiği <strong>Taif’te 10 gün kaldığını</strong>...32</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Hz. Nebinin (Sallallahu aleyhi ve sellem) Taif dönüşünde azatlısı Zeyd’in; “Onlar (Kureyş) seni memleketinden çıkardıkları halde tekrar nasıl onların yanına gidebiliyorsun?” dediğinde Masum Nebinin (Aleyhissalatu vesselam) kıyamete kadar gelecek davet erlerine şaşmaz bir ölçü olacak şu sözleri söylediğini: “<strong>Ya Zeyd! Şüphesiz Allah bu sıkıntıları bizim için rahatlık vesilesi ve çıkış yolu yapacaktır. Şüphesiz Allah dinine yardımcı olacak, peygamberini muzaffer edecektir</strong>.”33</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Peygamber Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) Taif dönüşü müşrik olmasına rağmen mert biri olan <strong>Mutim bin Adiyy'e; "Sen hakk-ı himayesi muteber olup küçük görülmeyen bir kimsesin</strong>" diyerek himayesine girdiğini. Dört oğluna kılıç kuşandırıp, Kâbe'nin dört rüknüne her birisini pür silah diken bu zatın, daha önce de Müslümanlara uygulanan ambargoyu yırtan kişi olduğunu. Nebiyy-i Zişan'ın (Aleyhissalatu vesselam) bu zatın bu hatırdan çıkarmadığını. Bedir harbine yetişemeden doksan küsur yaşında Mekke'de ölen bu zat için, Bedir günü oğluna; "Ey Cübeyr! Baban sağ olsaydı ve şu kokmuş cifeler hakkında şefaat etseydi, hiç şüphesiz ben bunları Mutim'e diri diri ve kurtuluş fitnesi almaksızın bağışlardım" buyurduğunu...34 </span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) Taif'te sığındığı bağa, daha sonraları "<strong>Mescid'ül-Ku</strong>" adıyla bir mescid yapıldığını…35</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p style="text-align: center"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Verdana'">Tebliğ Zorlukları</span></strong></p></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p><p style="text-align: center"></p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Server-i Ekrem’in (Sallallahu aleyhi ve sellem) Mekke döneminde, Hacc için gelen kabileleri yanında birkaç kişiyle gece ilerleyen saatlerde ziyaret etmeye başlayarak Kureyşileri atlattığını…36</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Rasul-i Ekrem'in (Sallallahu aleyhi ve sellem) Mekke devrinde Hacc kafilelerini ziyaret edip davasına sahip çıkacak insanlar ararken şöyle dediğini; “Beni kavmine götürecek bir kimse yok mu? Zira Kureyş benim Rabbimin kelamını tebliğ etmemi engelledi.”37</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> İkinci Akabe biatında Efendimize (Sallallahu aleyhi ve sellem) biat eden iki hanımın; <strong>Ümm-ü Umare Nesibe binti Kab</strong> (Uhud’da Rasulullah’ı (Aleyhissalatu vesselam) koruma uğrunda kahramanlığı ile meşhurdur.) ile <strong>Ümm-ü Meni Esma binti Amr</strong> olduğunu...38</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Allah Rasulüne (Sallallahu aleyhi ve sellem) İkinci Akabe biatinde ilk biat eden zatın <strong>Bera bin Marur</strong> olduğunu...39</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) İslam davetçisi olarak Medine’ye gönderdiği <strong>Hz. Musab bin Ümeyr</strong> el Abderi’inin bu şehirde “El Mukri” (<strong>Güzel Kur’an okuyan</strong>) lakabıyla tanındığını...40</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Evs ve Hazrec kabilelerinin büyük kısmının, Efendimizin (Sallallahu aleyhi vesellem) gönderdiği <strong>Hz Musab bin Umeyr</strong> vesilesi ile Müslüman olduğu Mekke'ye ulaşınca bunun Müslümanları büyük bir sevince boğduğunu. <strong>Bu seneye, (621) "Sevinç yılı</strong>" adını verdiklerini...41</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p style="text-align: center"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Verdana'">Sahabe’nin Medine’ye Hicreti</span></strong></p></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p><p style="text-align: center"></p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> 622 senesinin Nisan ayı ortalarından itibaren izn-i nebevi ile Müslümanların Medine'ye hicrete başladıklarını…42</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Medine’ye ilk göç eden Müslüman’ın Ebu Talib’in yeğeni <strong>Ebu Seleme Abdullah bin Esed olduğunu…</strong>43</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> İkinci olarak hicret edenin Amir bn Rebia ve hanımı Leyla, üçüncü olarak hicret edenin ise Abdullah bin Cahş ve aile efradı olduğunu…44</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Hz. Ömer’in hicretinin, Rasulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) hicretinden 15 gün önce olduğunu…45 </span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Mekke'den hicret eden Müslümanların miktarını kısa zamanda 150'yi bulduğunu... Bundan dolayı Mekke'de bazı mahallelerin tamamen boşaldığını... Bu durumu gören Kureyş ileri gelenlerinden bazılarının hayret ve teessürlerini gizleyemediklerini…46</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p style="text-align: center"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Verdana'">Hicret-i Nebevi</span></strong></p></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p><p style="text-align: center"></p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Medine'ye hicret etmeden evvel Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) evinin etrafını saran şakiler güruhunun başlıcalarının; <strong>Ebu Cehil, Hakem İbn-i el-As, Ukbe İbn-i Ebi Muayt, Nadir İbn-i Haris, Ümeyye İbn-i Halef, Zem'a İbn-i Esved, Ebu Leheb</strong> olduğunu…47</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Rasulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) hicret edeceği gece, Kâbe’yi görünce; “<strong>Ey Mekke! Sen benim için bütün dünyadan daha değerlisin. Ama senin çocukların beni rahat bırakmıyor</strong>” dediğini...48</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) hicret esnasında Mekke’yi terk etmesinin 622 yılının 12 Eylül’ünü 13’üne bağlayan gece olduğunu...49</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) hicreti beraber yapacaklarını söylemesi üzerine <strong>Hz. Ebubekir (r.a.)’in sevinçten ağladığını</strong>… Kızı Aişe’nin (r.a.); “O güne dek, Ebubekir’in bu sözleri duyduğunda ağladığı gibi bir kişinin sevinçten ağlayabileceğini bilmiyordum” dediğini…50</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Medinelilerin bir iç harbi olan Buas savaşlarının Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) davetini kabule zemin hazırladığını, bu yüzden Hz. Aişe’nin: “Buas günü Allah’ın (c.c.), Rasulüne takdim ettiği bir gün olmuştur” dediğini…51</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Peygamber-i Zişan (Aleyhissalatu vesselam)’ın hicret sırasında Hz. Ebubekir’den (r.a.) satın aldığı devenin isminin Kasva (diğer ismi Adba’dır.) olduğunu… Kasva'nın Benû Kuşeyr kabilesinden 800 dirheme alındığını ve H. Ebubekir'in hilafeti sırasında öldüğünü...52</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Üç gün saklandıkları <strong>Sevr dağı</strong>na Nebiyy-i Zişan’ın (Aleyhissalatu vesselam) tırmanışı anlatılırken bir rivayette şöyle dendiğini; “Dağ yolunda, ayak izleri belli olmasın diye, ayakuçları üzerinde yürüyordu. Sonra, nalınlarını çıkarıp yürüdü” 53</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Hz. Ebubekir'in (r.a.) kızı Aişe validemize; "Ben ve Rasulullah (Aleyhissalatu vesselam) mağaraya sığınırken bizi görmeliydin. <strong>Peygamberin ayaklarından kan damlaları</strong> görünüyordu. Benim de ayaklarım kaskatı birer taş gibi olmuştu. Çünkü Rasulullah (Aleyhissalatu vesselam) yalın ayak gezmeye alışmamıştı" dediğini…54</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Rasul-i Ekrem’in Sevr dağında sığındıkları <strong>mağaranın isminin “Athal</strong>” olduğunu…55 </span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Hz. Ali’nin, Fahr-ül Alemin’in (Sallallahu aleyhi ve sellem) ayrılmasından üç gün sonra Mekke’yi terk ederek yaya olarak Medine’ye hicret ettiğini...56</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Beni Eslem kabilesinden <strong>Büreyde bin Eslem’in</strong> yanında 70 süvari ile hicret eden kutlu <strong>kafileyi yakalamak</strong> üzere geldiğini, fakat onlara yaklaştıkça kalbinde iman nuru parlamaya başlayıp, nihayet yanlarına geldiğinde; “Ya Rasulullah! Sizin böyle bayraksız yürümenize gönlüm razı olmuyor. <strong>İzin verin de alemdarınız (sancaktarınız) olmak şerefine kavuşayım</strong>” deyip, izin alınca da, sarığını çözüp kargısının ucuna bağladığını ve bu şekilde Kuba’ya kadar önde sancaktarlık yaptığını…57 </span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Mekke ile Yesrib (Medine) arasının 473 kilometre olup, bu yolun o zamanlarda deve üstünde 13–14 günde alındığını. Hâlbuki bu yolun sahil yolundan ve süratle gelmek suretiyle Allah Rasulu (Sallallahu aleyhi ve sellem) tarafından sekiz günde alındığını... 58 </span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) Medine’ye teşrifinden önce Kuba’da, Amr bin Afv kabilesi içinde, Külsüm bin Hidm'in evinde 14 gece misafir kaldığını. Bazı Siyer yazarlarının, Sa'd bin Hayseme'de misafir olduğunu söylediklerini. İki rivayetin arasını te'lif edenlerin ise geceleri Külsüm bin Hidm'e misafir olduğunu, gündüzleri ashabı ile oturup görüştüğü yerin ise İbn-i Hayseme'nin evi olduğunu söylediklerini… 59 </span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Allah Rasulü’nün (Sallallahu aleyhi ve sellem) Medine’ye teşrifinde Ben-i Neccar sülalesinin küçük kızlarının ellerinde deflerle büyük bir sevinç içinde: “<strong>Biz Neccar sülalesinin kızlarıyız. Ne güzeldir Muhammed’in komşuluğu</strong>” beyitlerini hep bir ağızdan söylediklerini. Onların bu coşkusuna tebessümle mukabele eden Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) “<strong>Gerçekten beni seviyor musunuz?”</strong> sorusuna; “Evet” dediklerinde, Peygamberimizin; “<strong>Vallahi, benim de kalbim size karşı sevgiyle dopdolu</strong>” buyurduğunu...60</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Bera bin Azib’in “Medine halkının Rasulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) Medine’ye teşrifine sevindikleri kadar başka hiçbir şeye sevindiklerini görmedim” dediğini...61</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> <strong>Allah Rasulu’nun (Aleyhissalatu vesselam) Eba Eyyub-u Ensari’nin evinde 7 ay misafir olduğunu...62</strong></span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Rasulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) Medine’ye teşrifinde Ebu Eyyub hazretlerinin devenin yükünü çözüp evine götürdüğünü. Efendimizin (Aleyhissalatu vesselam) kendilerinde misafir olması için yalvaranlara; “Bir adam yüküyle beraber olmalı” buyurduğunu…63</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Rasul-i Ekrem’in (Aleyhissalatu vesselam) Medine’ye teşrifinde <strong>Müslüman olan Yahudi âlimi Abdullah Bin Selam’ın</strong> (r.a.) bu kutlu gelişe çok sevindiğini, hatta halasının kendisine: “Yemin ederim ki, İmranoğlu Musa’nın Medine’ye gelişini duysaydın, bu kadar sevinmezdin” dediğini...64</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p style="text-align: center"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Verdana'">Medine Hayatı</span></strong></p></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p><p style="text-align: center"></p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Server-i Âlem’in (Sallallahu aleyhi ve sellem) Medine’ye ilk teşriflerinde, kendisi ile ilk görüşmesinde iman eden Yahudi âlemi Abdullah bin Selam’ın Ben-i Kaynuka Yahudilerinin dini lideri olup asıl isminin Hüseyin olduğunu, Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) bu <strong>ismi Abdullah olarak değiştirdiğini</strong>...65</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Abdullah bin Selam'ın kendi kavmine; "<strong>Musa'ya nazil olan Tevrat'ı Allah kelamı olarak kabul edip de, Muhammed Aleyhissalatu vesselam'ı ve ona nazil olan Kur'an'ı inkâr etmek zulümdür</strong>" dediğini...66 </span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Allah Rasulü’nün (Aleyhissalatu vesselam) Medine’ye teşrifinde Müslümanlar arasında bir nüfus sayımı yapılmasını emrettiğini Ve <strong>Medine’de 1500 Müslüman</strong> bulunduğunun tespit edildiğini...67</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Efendimizin (Aleyhissalatu vesselam) Medine'de ilk <strong>olarak Mescid-i Nebevinin</strong> yapımına başladığını. Mescid inşaatının 7 ay sürdüğünü…68</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> <strong>Asr-ı Saadette sahabe olma şerefine eren Yahudilerin sayısının 29 olduğunu...</strong>69</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> İslam tarihinde ilk medrese talebeleri diyebileceğimiz <strong>Suffa ashabı</strong>nın sayısının bir zaman kırk kişiye kadar yükseldiğini. Bunlar arasından Abdullah bin Mesud, Ubeyy bin Kab gibi Kur'an <strong>muallimleri</strong>, Bilal Habeşi gibi <strong>müezzinler</strong>, Ebu Hureyre ve Enes bin Malik gibi <strong>muhaddisler</strong>, Ammar bin Yasir gibi <strong>kumandanlar</strong>, Selman-ı Farisi gibi örnek <strong>idareciler </strong>yetiştiğini...70</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Suffa ashabının 70 veya 100 civarında olduğuna dair rivayetler varsa da en doğru görüşün Ebu Nuaym'ın "Ehl-i Suffe'nin muayyen bir kadrosu olmayıp, sayının azalıp arttığı"na dair rivayeti olduğunu...71</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Belazuri’nin nakline göre Rasul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve sellem)’in hayatında Medine’de <strong>dokuz mescid</strong> olduğunu...72</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) <strong>zamanında at yarışları</strong>nın düzenlendiğini, bunun idaresinin <strong>Hz. Ali</strong>’de olduğunu…73</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> İbn-i Abdülberr'in rivayetine göre Müslümanlar <strong>arasında birbiriyle kardeş olma</strong> olayının biri <strong>Mekke döneminde</strong> Muhacirlerin kendi aralarında bir de <strong>Medine'de Ensar ile Muhacirler</strong> arasında olmak üzere iki defa cereyan etmiş olduğunu...74</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) kardeş ettiği Ensar ile Muhacir’den sefer sırasında bir tanesini sefere götürüp diğerini aile işlerini yürütmesi için geride bıraktığını...75</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> <strong> Medine'de kardeş yapılan aile sayısının 186 olduğunu…</strong>76</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Birisinin mescitte “Allah’ım beni ve Muhammed’i bağışla” demesi üzerine Rasul-ü Ekrem’in (Sallallahu aleyhi ve sellem) “<strong>Allah’ın lütuf ve merhametini çok darlaştırdın</strong>” buyurduğunu…77</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> <strong>Hz Ali’nin Hz. Fatıma ile evlenirken</strong> mihr olarak ancak bir zırh verebildiğini... Bundan başka eşyasının bir koyun postu ile bir de Yemen işi eski bir battaniye olduğunu...78</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> <strong>Hz. Fatıma’nın çeyizinin</strong>; bir divan, bir su tulumu, içi hurma yaprakları ile doldurulmuş bir yatak, iki el değirmeni, iki su testisi, bir de su küpünden ibaret olduğunu...”79</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Peygamber Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) Hz. Fatıma'yı evlendirirken ona "<strong>Kızım, kocan insanların önce Müslüman olanı ve en çok ilmi olanıdır</strong>" dediğini. İbn-i Abbas'ın da Hz. Ali hakkında "Ben onun ilim denizinden ancak bir damlayım" dediğini. Hatta insanlar arasında "Ebu Hasan'ın (Hz. Ali) bile çözemeyeceği bir dava" sözünün darb-ı mesel haline geldiğini...80</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> O zamanlar ashabın ciddi şekilde açlık imtihanı ile de sınandığını. Bunu anlatma sadedinde Enes (r.a.) hazretlerinin; "Rasûlullah’ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) ashabından <strong>yedi kişi bir hurmayı emer ve düşen yaprakları yerlerdi. Hatta dudakları bu yapraklar sebebiyle şişerdi" dediğini..</strong>.81</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Rasul-i Ekrem’in (Sallallahu aleyhi ve sellem) <strong>hükümdarlara gönderdiği mektupları</strong> Amir bin Füreyre’nin (r.a.) kaleme aldığını…82</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) <strong>kâtip</strong>leri arasında en çok öne çıkan ismin Zeyd bin Sabit olduğunu... Bu zatın çok zeki olup Bedir'de 10 çocuğa okuma yazma öğretme karşılığı serbest kalan <strong>Müşriklerden birinden okuma yazma öğrendiği</strong>, Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) emri üzerine <strong>15 günde İbraniceyi, 17 günde de Süryaniceyi öğrendiğini...</strong>83</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> </span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Enes bin Malik’in annesi Ümm-ü Süleym bir çocuk doğurunca, Rasul-i Ekrem’in (Sallallahu aleyhi ve sellem) çocuğu istettiğini. Enes’in kollarında gelen çocuğu kucağına alarak Acve (İyi cins Medine hurması) hurmasını ağzında ezerek yumuşatıp bebeğin ağzına koyduğunu. Çocuğun onu yavaş yavaş emmesi üzerine, gülümseyerek “<strong>Medinelidir, hurmayı sever</strong>” diyerek latife yaptığını ve dua ederek annesine gönderdiğini…84</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Hz. Ebu Zer (r.a.)’in; “<strong>Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) vefat edene kadar bizi o kadar güzel eğitmişti ki, gökte kanat çırpan bir kuşun hareketleri bile bize bir bilgiyi hatırlatırdı</strong>” dediğini…85</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Abdullah bin Mesud'un (r.a.) "<strong>Nebi (Sallallahu aleyhi ve sellem) va'z ve nasihat hususunda bize bıkkınlık gelmesin diye halimize bakıp ona göre gün ve saat kollardı</strong>" dediğini…86</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> <strong>İslam’da ilk vakfın</strong>, Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve sellem) tarafından, Muhayrık adlı Yahudi asıllı Müslüman’ın Rasul-i Ekrem’e (Sallallahu aleyhi ve sellem) verilmesini vasiyet ettiği <strong>7 bahçe</strong>nin vakfedilmesi ile oluştuğunu…87</span></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Bir seferden dönüşünde Hz. Fatıma'nın onu kapıda karşıladığını... Ağlayarak sevgili babasının yüzünü gözünü öpmeye başladığını. Ağlamasının sebebini soran Hz. Peygambere "<strong>Görüyorum, senin rengin solmuş ve elbisen yırtılmıştır</strong>" dediğini. Bunun üzerine Aleyh-i ekmel-it tahaya'nın; "<strong>Ey Fatıma ağlama! Zira Cenab-ı Hak senin babanı öyle bir dava ile göndermiştir ki, yeryüzünde topraktan, deve tüyünden ve kıldan yapılma ne kadar ev varsa o dava yüzünden ya aziz veya zelil olacaktır</strong>" buyurduğunu...88 </span></p><p></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'">Dipnotlar</span></strong></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">1-İslam’ın Doğuşu- Muhammed Hamidullah</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">2 -Hayatü's-Sahabe-M. Yusuf Kandehlevi </span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">3 -Hayatü’s Sahabe- M. Yusuf Kandehlevi </span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">4 -İntişar-ı İslam Tarihi- T.W. Arnold, Peygamberimizin Hayatı-Salih Suruç</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">5 -Büyük İslam Tarihi- Heyet- Feza Gazetecilik</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">6 -M. Yusuf Kandehlevi, age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">7 -İslam’ın Doğuşu- Muhammed Hamidullah</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">8 -Prof. Münir Gadban, age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">9 -M. Yusuf Kandehlevi, age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">10 -Büyük İslam Tarihi- Heyet- Feza Gazetecilik</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">11 -M. Yusuf Kandehlevi, age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">12 -İslam Peygamberi-M. Hamidullah</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">13 -İslam’ın Doğuşu- Muhammed Hamidullah</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">14 -Safiyurrahman Mübarek el Furi, age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">15 -İslam Peygamberi- Muhammed Hamidullah</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">16 -Mevlana Şibli Numani, age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">17 -Hayatü's-Sahabe-Yusuf Kandehlevi</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">18 -Safiyurrahman Mübarek el Furi, age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">19 -Martin Lings, age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">20 -İslam’ın Doğuşu- Muhammed Hamidullah</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">21 -Hayati Ülkü, İslam Tarihi </span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">22 -Tecrid-i Sarih Şerhi </span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">23 -İslam Peygamberi- Muhammed Hamidullah</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">24 -Martin Lings, age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">25 -İslam Peygamberi- Muhammed Hamidullah</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">26 -İslam Peygamberi- Muhammed Hamidullah</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">27 -Safiyurrahman Mübarek el Furi, age, Tecrid-i Sarih Şerhi</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">28 -Hayati Ülkü, İslam Tarihi</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">29 -Ali Himmet Berki- Osman Keskioğlu, age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">30 -M. Yusuf Kandehlevi, age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">31 -Tecrid-i Sarih Şerhi</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">32 -Safiyurrahman Mübarek el Furi, age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">33 -Safiyurrahman Mübarek el Furi, age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">34 -Tecrid-i Sarih Şerhi</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">35 -Büyük İslam Tarihi- Heyet- Feza Gazetecilik</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">36 -Safiyurrahman Mübarek el Furi, age </span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">37 -Fıkhu's Siyre- M. Said Ramazan el Buti</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">38 -Safiyurrahman Mübarek el Furi, age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">39 -M. Said Ramazan el Buti-age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">40 -Safiyurrahman Mübarek el Furi, age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">41 -Hayati Ülkü, İslam Tarihi </span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">42 -Hayati Ülkü, age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">43 -Martin Lings-age, Hayati Ülkü, age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">44 -Hayati Ülkü, age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">45 -Zekai Konrapa, Peygamberimiz</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">46 -Hayati Ülkü, age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">47 -Tecrid-i Sarih Şerhi</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">48 -Siret'ün Nebi- Mevlana Şibli Numani</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">49 -Safiyurrahman Mübarek el Furi, age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">50 -Martin Lings-age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">51 -Son Peygamber-Prof. Dr M. Ebu Zehra</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">52 -Martin Lings-age, Tecrid-i Sarih Şerhi</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">53 -Safiyurrahman Mübarek el Furi, age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">54 -Hayatü's-Sahabe-Yusuf Kandehlevi</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">55 -Ömer Nasuhi Bilmen-Büyük İslam İlmihali </span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">56 -Safiyurrahman Mübarek el Furi, age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">57 -Ömer Nasuhi Bilmen, age </span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">58 -Hayati Ülkü, İslam Tarihi</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">59 -Z. Konrapa, Peygamberimiz, Safiyurrahman Mübarek el Furi, age, Hamidullah age, Tecrid-Sarih Şerhi</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">60 -Siret'ün Nebi- Mevlana Şibli Numani</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">61 -Mevlana Şibli Numani-age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">62 -Mevlana Şibli Numani-age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">63 -Martin Lings-age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">64 -Son Peygamber-Prof. Dr M. Ebu Zehra</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">65 -Muhtasar Hayat-üs Sahabe- M. Yusuf Kandehlevi </span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">66 -Tecrid-i Sarih Şerhi</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">67 -İslam Peygamberi- Prof. Dr. Muhammed Hamidullah</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">68 -İslam Tarihi-Hayati Ülkü </span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">69 -Safiyurrahman Mübarek el Furi, age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">70 -İslam Tarihi-Hayati Ülkü</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">71 -Tecrid-i Sarih Şerhi</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">72 -İslam’ın Doğuşu-M.Hamidullah-Beyan Yay</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">73 -Mevlana Şibli Numani-age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">74 -Fıkhu's Siyre- M. Said Ramazan el Buti</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">75 -İslam Peygamberi- Prof. Dr. Muhammed Hamidullah</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">76 -Büyük İslam Tarihi- Heyet- Feza Gazetecilik</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">77 -Mevlana Şibli Numani-age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">78 -Mevlana Şibli Numani-age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">79 -Mevlana Şibli Numani-age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">80 -Büyük İslam Tarihi- Heyet-Feza Gazetecilik</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">81 -M.Yusuf Kandehlevi-age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">82 -Mevlana Şibli Numani-age </span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">83 -Mevlana Şibli Numani-age, Salih Suruç, Peygamberimizin Hayatı </span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">84 -Muhtasar Hayat-üs Sahabe- M. Yusuf Kandehlevi</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">85 -M.Yusuf Kandehlevi-age</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">86 -Tecrid-i Sarih Şerhi </span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">87 -Son Peygamber-Prof. Dr M. Ebu Zehra</span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">88 -Hayat-üs Sahabe- M. Yusuf Kandehlevi</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="kasif1, post: 228570, member: 1008778"] [CENTER][CENTER][B][FONT=Verdana] [/FONT][/B][/CENTER][/CENTER] [FONT=Verdana] Hz. Ebu Zer’in Efendimizi (Sallallahu aleyhi ve sellem) bulmak için geldiği Mekke’de Kureyşlilerce çok kötü dövüldüğünü. Hatta “[B]Kendime geldiğimde akan kanlarla kızıla boyanmış bir puta döndüğümü gördüm[/B]” dediğini…1[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Rivayetlerde ashaba uygulanan eziyet ve işkencelerin şiddetinin şöyle anlatıldığını; "[B]onlar bir sahabeyi o kadar döverler, o kadar aç ve susuz bırakırlardı ki, başına gelenin dehşetinden onun ayakta durmaya gücü kalmazdı[/B]”.2[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Abdullah bin Mesud’un [B]Kâbe’de ilk defa Kur’an okuyan[/B] insan olup, bunun üzerine Ebu Cehil tarafından yüzünden kılıçla yaralandığını…3[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Müslüman olduğunu açıkladığı için ailesinden [B]ilk eziyet gören sahabenin[/B] Hz. Osman olduğunu... Amcası Hakem bin Ebu'l As'ın kendisini urganla bir direğe bağlayıp acımasızca dövmesine rağmen bu metanet insanının: "Vallahi ben hak ve hakikat dinini asla bırakmam" dediğini...4[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Hz. Ebubekir ve Talha bin Ubeydullah'ın Ben-i Temim kabilesinden olduğunu. Kabilelerinin onların Müslüman olduğuna çok kızdığını… Hatta "[B]Kureyş'in Arslanı[/B]" diye bilinen Nefvel Bin Huveylid'in Hz. Ebubekir ve Talha'yı bir ipe bağlayıp, teşhir ederek işkence yaptığını... Bundan dolayı bu iki mübarek zata "[B]El Karineyn[/B]" (iki dost) dendiğini. Hz. Talha'nın bu lakabı kendisi için şeref kabul edip, onunla anılmayı çok istediğini…5 [/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Enes’ten rivayete göre Allah Rasulü’nün (Sallallahu aleyhi ve sellem); “[B]Allah yolunda hiç kimseye bana yapılan eziyet yapılmamış ve hiç kimse benim kadar baskıya maruz kalmamıştır. Öyle bir otuz gün, otuz gece geçirdim ki, ne benim ne de yanımda bulunan Bilal’ın yiyecek bir şeyimiz yoktu. Bilal’ın yalnız omuzlarını örten bir gömleği mevcuttu[/B]” buyurduğunu…6[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Makrizi’nin bildirdiğine göre Mekke döneminde Allah Rasulü’nün (Aleyhissalatu vesselam) ne zaman Mekke serserilerince bunaltıldığında Ebu Süfyan’ın evine sığındığını… Onunda her defasında -müşrik olmasına rağmen- serserileri kovduğunu ve azarladığını… Onun bu cemilesine karşılık Mekke fethedilirken onun evine sığınanların emniyete alındığını…7[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Ukbe bin Ebi Muayt adlı bir kâfirin Mekke döneminde Rasulullah (Aleyhissalatu vesselam) Kâbe’de namaz kılarken, elbisesiyle onu [B]boğmaya[/B] çalıştığını...8[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Ukbe bin Ebi Muayt adlı azgının Efendimizin (Aleyhissalatu vesselam) [B]secdede sırtına deve işkembesi[/B] koymasının Kureyş ulularını kahkahalara boğduğunu. Hatta yere düşmemek için birbirlerine tutunacak kadar güldüklerini. İbn-i Mesud'un onların hepsinin [B]Bedir günü cesetlerini[/B] gördüğünü söylediğini...9[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] İbn-i İshak'ın rivayetine göre Kureyş içinde Efendimize (Aleyhissalatu vesselam) en fazla kaba davranan 3 kişi olduğunu:[/FONT] [B][FONT=Verdana] 1-Ebu Leheb[/FONT][/B] [B][FONT=Verdana] 2-Hakem b. El As[/FONT][/B] [B][FONT=Verdana] 3-Ukbe bin Ebi Muayt[/FONT][/B][FONT=Verdana] 10[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Efendimizin (Aleyhissalatu vesselam) iki komşusu olan Ebu Leheb ve Ukbe bin Ebi Muayt'ın Allah Rasulüne cefa etmede yarıştıklarını. Efendimizin (Aleyhissalatu vesselam) her eve gelişinde kapısının önünde birçok kan, leş vs pislikler gördüğünü ve sadece "[B]Ey Kureyşliler, ne kadar kötü bir komşuluk yapıyorsunuz[/B]" deyip, o pislikleri yayının ucu ile attığını...11 [/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Taberî’nin olayın hangi tarihte geçtiğini belirtmeksizin bize bildirdiğine göre, Ebû Leheb ve Adiyy ibn el-Hamranın, komşuları olan Rahmet Peygamberinin (Aleyhissalatu vesselam) evine [B]taş atmayı[/B] alışkanlık haline getirdiklerini…12[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] İlk tebliğ yıllarında Müslümanların alabildiğine zorlandığını... Hatta Sad bin Ebu Vakkas’ın “[B]Bütün bir yıl boyunca İslam’ı saklamaya çalıştık. Ve namazlarımızı kapılar arkasından sürgülü olduğu halde evlerde ve şehir civarındaki dağ aralıklarında kıldık[/B]” dediğini…13[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Ebu Cehil’in eziyetlerinden bunalan Allah Rasulünün (Sallallahu aleyhi ve sellem) bir gün onu boğazından tutup sarstığını ve “[B]Azaba layık olasın azaba. Yine azaba layık olasın azaba[/B] (Kıyame: 34–35) ayetini okuduğunu. Ebu Cehil’in ise; “Beni tehdit mi ediyorsun ya Muhammed! Vallahi ne sen, ne de Rabbin hiçbir şey yapamazsınız. Ben bu iki dağ arasında yaşayan en şerefli kişiyim” dediğini...14[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] [B]Altıncı Müslüman[/B] olan Sad bin Ebu Vakkas’ın aynı zamanda Allah yolunda ilk kan döken Müslüman olduğunu…15[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] [B]Hz. Ömer[/B]’in 27 yaşında[B], Peygamberliğin 6. senesinde[/B] Müslüman olduğunu... Hz. Ömer (r.a.)’in, Hz. Hamza’nın (r.a.) İslam’la şereflenmesinden üç gün sonra Müslüman olduğunu...16[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] İbn-i Mesud’un (r.a.) rivayetine göre, [B]Mekke’de Müslüman olduklarını ilk açıklayanların[/B] yedi kişi olduğunu… (Rasulullah, Hz. Ebubekir, Ammar ve annesi Sümeyye, Suheyb, Bilal ve Mikdat)17[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [CENTER][CENTER][B][FONT=Verdana]Habeşistan Göçü[/FONT][/B][/CENTER] [CENTER][B][FONT=Verdana] [/FONT][/B][/CENTER][/CENTER] [FONT=Verdana] Aleyh-i ekmel-i tahiyya’nın [B]Habeşistan’a ilk hicre[/B]t eden kızı Rukiyye ve damadı Hz. Osman (r.a.) için; “Bu ikisi Hz İbrahim ve Lut’tan sonra Allah yolunda hicret eden ilk ailedir” buyurduğunu...18[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Rasulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) amcaoğlu Hz. Cafer’in 27 yaşında hicret ettiği Habeşistan’dan 40 yaşında döndüğünü...19[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Tarihçi Suheyli’ye göre [B]Habeş Necaşi[/B]’sinin bir zamanlar zorba amcasının zulmünden [B]Arabistan’a iltica[/B] ettiğini ve bir süre Bedir’de kaldığını... Bunun daha sonra gelen Arap mültecileri bağrına basmasında bir mühim etken olduğunu…20[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Necaşi Ashame'nin Hz. Cafer'i dinledikten sonra onları almak için gelen Amr bin As ve Abdullah bin Ebi Rebia'nın hediyelerini: "[B]Peygamberlerini yalanlayan kavmin hediyeleri bana lazım değildir[/B]" diye geri çevirdiğini...21[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] [B] Necaşi'nin daha sonra İslam'a girdiğini.[/B] Hicretin yedinci veya sekizinci senesinde vefat ettiğinde Allah Rasulunun (Sallallahu aleyhi ve sellem); "[B]Bugün salih bir kişi ölmüştür. Kalkınız, kardeşiniz Ashame'ye cenaze namazı kılınız" diyerek, gıyabi cenaze namazını kıldırdığını…[/B] 22 [/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) Ashame yerine geçen yeni Necaşi'ye de bir davet mektup yazdığı ama Hıristiyan olan bu hükümdarın bu davete sıcak bakmadığını...23[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Nebi-i Zişan’ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) bir meselede Cafer bin Ebi Talib lehinde bir karar vermesi üzerine Hz. Cafer’in sevinçten onun etrafında dans ederek bir daire çizdiğini... Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) gülümseyerek bunun ne olduğunu sorması üzerine; “[B]Habeşlilerin krallarına yaptıkları bir şeref gösterisi.[/B] Necaşi ne zaman birine sevineceği bir şey verse, o adam ayağa kalkar ve onun etrafında dans eder” dediğini…24[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Zübeyir bin Avvam’ın Habeş iç savaşında Necaşi ordusunda gösterdiği kahramanlıklardan dolayı Necaşi Asheme bin Erma tarafından kendisine pek kıymetli bir mızrak armağan edildiğini. Onun da bunu Efendimiz’e (Aleyhissalatu vesselam) hediye ettiğini. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve sellem)’nün de bu [B]mızrağı ömrü boyunca[/B] resmi merasimlerde yanında hazır bulundurduğunu...25[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Habeşistan’a hicret eden bazı hanım sahabelerin burada [B]Santa Maria[/B] adlı ve içinde dini resim ve tablolar bulunan bir kiliseyi ziyaret ettiklerinden bahsettiklerinde Rasulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) onlara bu resimlerin onların azizlerinin suretleri olduğunu ve Müslümanların asla onlar gibi din büyüklerine perestiş etmemeleri lazım geldiğini söylediğini…26[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [CENTER][CENTER][B][FONT=Verdana]Hüzün Senesi[/FONT][/B][/CENTER] [CENTER][B][FONT=Verdana] [/FONT][/B][/CENTER][/CENTER] [FONT=Verdana] Hz. Hatice’nin, (r.a.) [B]Ebu Talib’in ölümünden üç gün[/B] (bir başka rivayette iki ay) sonra dar-ı bekaya irtihal ettiğini… Vefatında 64 sene 6 ay yaşamış olduğunu…27[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Ebu Talib'in vefatından sonra Efendiler Efendisine (Sallallahu aleyhi ve sellem) karşı olan baskının alabildiğince yoğunlaştığını... Hatta durumunun vahametinden dolayı amcası Ebu Leheb'in akrabalık gayretiyle harekete geçip, Peygamber (Aleyhissalatu vesselam)'ı [B]himayesine aldığını ilan ettiğini...[/B] Fakat kısa bir süre sonra Kureyşlilerin onun damarından girerek tahrik edip, bu himayeyi geri aldırdıklarını.28 [/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Rasul-i Ekrem’in (Aleyhissalatu vesselam) Ebu Talib’in himayesini anlatma babında; “[B]Ebu Talib ölünceye kadar Kureyş bana pek dokunamadı[/B]” buyurduğunu...29[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Ebu Talip ölür ölmez Kureyşlilerin hemen Peygamber (Aleyhissalatu vesselam)'a katılık ve yüz ekşitmelerini göstermeye başladıklarını ve Rahmet Peygamberinin (Aleyhissalatu vesselam): "[B]Ey amca, senin yokluğunu ne kadar çabuk hissettim[/B]" buyurduğunu30 [/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Kardeşi Ebu Talib'in kabirde ne ahvalde olduğunu soran Hz. Abbas'a Nebiyy-i Zişan Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem); "[B]Şimdi Ebu Talib topuklarına kadar-dibi yakın-ateşten bir çukur içindedir. Eğer benim şefaatim olmasaydı muhakkak o Cehennemin en derin çukurunda olurdu[/B]" buyurduğunu...31[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [CENTER][CENTER][B][FONT=Verdana]Taif Yolculuğu[/FONT][/B][/CENTER] [CENTER][B][FONT=Verdana] [/FONT][/B][/CENTER][/CENTER] [FONT=Verdana] Rasul-i Ekrem’in (Sallallahu aleyhi ve sellem) İslam’a davet etmek için 619 yılının Şevvalinde gittiği [B]Taif’te 10 gün kaldığını[/B]...32[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Hz. Nebinin (Sallallahu aleyhi ve sellem) Taif dönüşünde azatlısı Zeyd’in; “Onlar (Kureyş) seni memleketinden çıkardıkları halde tekrar nasıl onların yanına gidebiliyorsun?” dediğinde Masum Nebinin (Aleyhissalatu vesselam) kıyamete kadar gelecek davet erlerine şaşmaz bir ölçü olacak şu sözleri söylediğini: “[B]Ya Zeyd! Şüphesiz Allah bu sıkıntıları bizim için rahatlık vesilesi ve çıkış yolu yapacaktır. Şüphesiz Allah dinine yardımcı olacak, peygamberini muzaffer edecektir[/B].”33[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Peygamber Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) Taif dönüşü müşrik olmasına rağmen mert biri olan [B]Mutim bin Adiyy'e; "Sen hakk-ı himayesi muteber olup küçük görülmeyen bir kimsesin[/B]" diyerek himayesine girdiğini. Dört oğluna kılıç kuşandırıp, Kâbe'nin dört rüknüne her birisini pür silah diken bu zatın, daha önce de Müslümanlara uygulanan ambargoyu yırtan kişi olduğunu. Nebiyy-i Zişan'ın (Aleyhissalatu vesselam) bu zatın bu hatırdan çıkarmadığını. Bedir harbine yetişemeden doksan küsur yaşında Mekke'de ölen bu zat için, Bedir günü oğluna; "Ey Cübeyr! Baban sağ olsaydı ve şu kokmuş cifeler hakkında şefaat etseydi, hiç şüphesiz ben bunları Mutim'e diri diri ve kurtuluş fitnesi almaksızın bağışlardım" buyurduğunu...34 [/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) Taif'te sığındığı bağa, daha sonraları "[B]Mescid'ül-Ku[/B]" adıyla bir mescid yapıldığını…35[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [CENTER][CENTER][B][FONT=Verdana]Tebliğ Zorlukları[/FONT][/B][/CENTER] [CENTER][B][FONT=Verdana] [/FONT][/B][/CENTER][/CENTER] [FONT=Verdana] Server-i Ekrem’in (Sallallahu aleyhi ve sellem) Mekke döneminde, Hacc için gelen kabileleri yanında birkaç kişiyle gece ilerleyen saatlerde ziyaret etmeye başlayarak Kureyşileri atlattığını…36[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Rasul-i Ekrem'in (Sallallahu aleyhi ve sellem) Mekke devrinde Hacc kafilelerini ziyaret edip davasına sahip çıkacak insanlar ararken şöyle dediğini; “Beni kavmine götürecek bir kimse yok mu? Zira Kureyş benim Rabbimin kelamını tebliğ etmemi engelledi.”37[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] İkinci Akabe biatında Efendimize (Sallallahu aleyhi ve sellem) biat eden iki hanımın; [B]Ümm-ü Umare Nesibe binti Kab[/B] (Uhud’da Rasulullah’ı (Aleyhissalatu vesselam) koruma uğrunda kahramanlığı ile meşhurdur.) ile [B]Ümm-ü Meni Esma binti Amr[/B] olduğunu...38[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Allah Rasulüne (Sallallahu aleyhi ve sellem) İkinci Akabe biatinde ilk biat eden zatın [B]Bera bin Marur[/B] olduğunu...39[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) İslam davetçisi olarak Medine’ye gönderdiği [B]Hz. Musab bin Ümeyr[/B] el Abderi’inin bu şehirde “El Mukri” ([B]Güzel Kur’an okuyan[/B]) lakabıyla tanındığını...40[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Evs ve Hazrec kabilelerinin büyük kısmının, Efendimizin (Sallallahu aleyhi vesellem) gönderdiği [B]Hz Musab bin Umeyr[/B] vesilesi ile Müslüman olduğu Mekke'ye ulaşınca bunun Müslümanları büyük bir sevince boğduğunu. [B]Bu seneye, (621) "Sevinç yılı[/B]" adını verdiklerini...41[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [CENTER][CENTER][B][FONT=Verdana]Sahabe’nin Medine’ye Hicreti[/FONT][/B][/CENTER] [CENTER][B][FONT=Verdana] [/FONT][/B][/CENTER][/CENTER] [FONT=Verdana] 622 senesinin Nisan ayı ortalarından itibaren izn-i nebevi ile Müslümanların Medine'ye hicrete başladıklarını…42[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Medine’ye ilk göç eden Müslüman’ın Ebu Talib’in yeğeni [B]Ebu Seleme Abdullah bin Esed olduğunu…[/B]43[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] İkinci olarak hicret edenin Amir bn Rebia ve hanımı Leyla, üçüncü olarak hicret edenin ise Abdullah bin Cahş ve aile efradı olduğunu…44[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Hz. Ömer’in hicretinin, Rasulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) hicretinden 15 gün önce olduğunu…45 [/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Mekke'den hicret eden Müslümanların miktarını kısa zamanda 150'yi bulduğunu... Bundan dolayı Mekke'de bazı mahallelerin tamamen boşaldığını... Bu durumu gören Kureyş ileri gelenlerinden bazılarının hayret ve teessürlerini gizleyemediklerini…46[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [CENTER][CENTER][B][FONT=Verdana]Hicret-i Nebevi[/FONT][/B][/CENTER] [CENTER][B][FONT=Verdana] [/FONT][/B][/CENTER][/CENTER] [FONT=Verdana] Medine'ye hicret etmeden evvel Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) evinin etrafını saran şakiler güruhunun başlıcalarının; [B]Ebu Cehil, Hakem İbn-i el-As, Ukbe İbn-i Ebi Muayt, Nadir İbn-i Haris, Ümeyye İbn-i Halef, Zem'a İbn-i Esved, Ebu Leheb[/B] olduğunu…47[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Rasulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) hicret edeceği gece, Kâbe’yi görünce; “[B]Ey Mekke! Sen benim için bütün dünyadan daha değerlisin. Ama senin çocukların beni rahat bırakmıyor[/B]” dediğini...48[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) hicret esnasında Mekke’yi terk etmesinin 622 yılının 12 Eylül’ünü 13’üne bağlayan gece olduğunu...49[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) hicreti beraber yapacaklarını söylemesi üzerine [B]Hz. Ebubekir (r.a.)’in sevinçten ağladığını[/B]… Kızı Aişe’nin (r.a.); “O güne dek, Ebubekir’in bu sözleri duyduğunda ağladığı gibi bir kişinin sevinçten ağlayabileceğini bilmiyordum” dediğini…50[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Medinelilerin bir iç harbi olan Buas savaşlarının Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) davetini kabule zemin hazırladığını, bu yüzden Hz. Aişe’nin: “Buas günü Allah’ın (c.c.), Rasulüne takdim ettiği bir gün olmuştur” dediğini…51[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Peygamber-i Zişan (Aleyhissalatu vesselam)’ın hicret sırasında Hz. Ebubekir’den (r.a.) satın aldığı devenin isminin Kasva (diğer ismi Adba’dır.) olduğunu… Kasva'nın Benû Kuşeyr kabilesinden 800 dirheme alındığını ve H. Ebubekir'in hilafeti sırasında öldüğünü...52[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Üç gün saklandıkları [B]Sevr dağı[/B]na Nebiyy-i Zişan’ın (Aleyhissalatu vesselam) tırmanışı anlatılırken bir rivayette şöyle dendiğini; “Dağ yolunda, ayak izleri belli olmasın diye, ayakuçları üzerinde yürüyordu. Sonra, nalınlarını çıkarıp yürüdü” 53[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Hz. Ebubekir'in (r.a.) kızı Aişe validemize; "Ben ve Rasulullah (Aleyhissalatu vesselam) mağaraya sığınırken bizi görmeliydin. [B]Peygamberin ayaklarından kan damlaları[/B] görünüyordu. Benim de ayaklarım kaskatı birer taş gibi olmuştu. Çünkü Rasulullah (Aleyhissalatu vesselam) yalın ayak gezmeye alışmamıştı" dediğini…54[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Rasul-i Ekrem’in Sevr dağında sığındıkları [B]mağaranın isminin “Athal[/B]” olduğunu…55 [/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Hz. Ali’nin, Fahr-ül Alemin’in (Sallallahu aleyhi ve sellem) ayrılmasından üç gün sonra Mekke’yi terk ederek yaya olarak Medine’ye hicret ettiğini...56[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Beni Eslem kabilesinden [B]Büreyde bin Eslem’in[/B] yanında 70 süvari ile hicret eden kutlu [B]kafileyi yakalamak[/B] üzere geldiğini, fakat onlara yaklaştıkça kalbinde iman nuru parlamaya başlayıp, nihayet yanlarına geldiğinde; “Ya Rasulullah! Sizin böyle bayraksız yürümenize gönlüm razı olmuyor. [B]İzin verin de alemdarınız (sancaktarınız) olmak şerefine kavuşayım[/B]” deyip, izin alınca da, sarığını çözüp kargısının ucuna bağladığını ve bu şekilde Kuba’ya kadar önde sancaktarlık yaptığını…57 [/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Mekke ile Yesrib (Medine) arasının 473 kilometre olup, bu yolun o zamanlarda deve üstünde 13–14 günde alındığını. Hâlbuki bu yolun sahil yolundan ve süratle gelmek suretiyle Allah Rasulu (Sallallahu aleyhi ve sellem) tarafından sekiz günde alındığını... 58 [/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) Medine’ye teşrifinden önce Kuba’da, Amr bin Afv kabilesi içinde, Külsüm bin Hidm'in evinde 14 gece misafir kaldığını. Bazı Siyer yazarlarının, Sa'd bin Hayseme'de misafir olduğunu söylediklerini. İki rivayetin arasını te'lif edenlerin ise geceleri Külsüm bin Hidm'e misafir olduğunu, gündüzleri ashabı ile oturup görüştüğü yerin ise İbn-i Hayseme'nin evi olduğunu söylediklerini… 59 [/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Allah Rasulü’nün (Sallallahu aleyhi ve sellem) Medine’ye teşrifinde Ben-i Neccar sülalesinin küçük kızlarının ellerinde deflerle büyük bir sevinç içinde: “[B]Biz Neccar sülalesinin kızlarıyız. Ne güzeldir Muhammed’in komşuluğu[/B]” beyitlerini hep bir ağızdan söylediklerini. Onların bu coşkusuna tebessümle mukabele eden Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) “[B]Gerçekten beni seviyor musunuz?”[/B] sorusuna; “Evet” dediklerinde, Peygamberimizin; “[B]Vallahi, benim de kalbim size karşı sevgiyle dopdolu[/B]” buyurduğunu...60[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Bera bin Azib’in “Medine halkının Rasulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) Medine’ye teşrifine sevindikleri kadar başka hiçbir şeye sevindiklerini görmedim” dediğini...61[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] [B]Allah Rasulu’nun (Aleyhissalatu vesselam) Eba Eyyub-u Ensari’nin evinde 7 ay misafir olduğunu...62[/B][/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Rasulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) Medine’ye teşrifinde Ebu Eyyub hazretlerinin devenin yükünü çözüp evine götürdüğünü. Efendimizin (Aleyhissalatu vesselam) kendilerinde misafir olması için yalvaranlara; “Bir adam yüküyle beraber olmalı” buyurduğunu…63[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Rasul-i Ekrem’in (Aleyhissalatu vesselam) Medine’ye teşrifinde [B]Müslüman olan Yahudi âlimi Abdullah Bin Selam’ın[/B] (r.a.) bu kutlu gelişe çok sevindiğini, hatta halasının kendisine: “Yemin ederim ki, İmranoğlu Musa’nın Medine’ye gelişini duysaydın, bu kadar sevinmezdin” dediğini...64[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [CENTER][CENTER][B][FONT=Verdana]Medine Hayatı[/FONT][/B][/CENTER] [CENTER][B][FONT=Verdana] [/FONT][/B][/CENTER][/CENTER] [FONT=Verdana] Server-i Âlem’in (Sallallahu aleyhi ve sellem) Medine’ye ilk teşriflerinde, kendisi ile ilk görüşmesinde iman eden Yahudi âlemi Abdullah bin Selam’ın Ben-i Kaynuka Yahudilerinin dini lideri olup asıl isminin Hüseyin olduğunu, Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) bu [B]ismi Abdullah olarak değiştirdiğini[/B]...65[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Abdullah bin Selam'ın kendi kavmine; "[B]Musa'ya nazil olan Tevrat'ı Allah kelamı olarak kabul edip de, Muhammed Aleyhissalatu vesselam'ı ve ona nazil olan Kur'an'ı inkâr etmek zulümdür[/B]" dediğini...66 [/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Allah Rasulü’nün (Aleyhissalatu vesselam) Medine’ye teşrifinde Müslümanlar arasında bir nüfus sayımı yapılmasını emrettiğini Ve [B]Medine’de 1500 Müslüman[/B] bulunduğunun tespit edildiğini...67[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Efendimizin (Aleyhissalatu vesselam) Medine'de ilk [B]olarak Mescid-i Nebevinin[/B] yapımına başladığını. Mescid inşaatının 7 ay sürdüğünü…68[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] [B]Asr-ı Saadette sahabe olma şerefine eren Yahudilerin sayısının 29 olduğunu...[/B]69[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] İslam tarihinde ilk medrese talebeleri diyebileceğimiz [B]Suffa ashabı[/B]nın sayısının bir zaman kırk kişiye kadar yükseldiğini. Bunlar arasından Abdullah bin Mesud, Ubeyy bin Kab gibi Kur'an [B]muallimleri[/B], Bilal Habeşi gibi [B]müezzinler[/B], Ebu Hureyre ve Enes bin Malik gibi [B]muhaddisler[/B], Ammar bin Yasir gibi [B]kumandanlar[/B], Selman-ı Farisi gibi örnek [B]idareciler [/B]yetiştiğini...70[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Suffa ashabının 70 veya 100 civarında olduğuna dair rivayetler varsa da en doğru görüşün Ebu Nuaym'ın "Ehl-i Suffe'nin muayyen bir kadrosu olmayıp, sayının azalıp arttığı"na dair rivayeti olduğunu...71[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Belazuri’nin nakline göre Rasul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve sellem)’in hayatında Medine’de [B]dokuz mescid[/B] olduğunu...72[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) [B]zamanında at yarışları[/B]nın düzenlendiğini, bunun idaresinin [B]Hz. Ali[/B]’de olduğunu…73[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] İbn-i Abdülberr'in rivayetine göre Müslümanlar [B]arasında birbiriyle kardeş olma[/B] olayının biri [B]Mekke döneminde[/B] Muhacirlerin kendi aralarında bir de [B]Medine'de Ensar ile Muhacirler[/B] arasında olmak üzere iki defa cereyan etmiş olduğunu...74[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) kardeş ettiği Ensar ile Muhacir’den sefer sırasında bir tanesini sefere götürüp diğerini aile işlerini yürütmesi için geride bıraktığını...75[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] [B] Medine'de kardeş yapılan aile sayısının 186 olduğunu…[/B]76[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Birisinin mescitte “Allah’ım beni ve Muhammed’i bağışla” demesi üzerine Rasul-ü Ekrem’in (Sallallahu aleyhi ve sellem) “[B]Allah’ın lütuf ve merhametini çok darlaştırdın[/B]” buyurduğunu…77[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] [B]Hz Ali’nin Hz. Fatıma ile evlenirken[/B] mihr olarak ancak bir zırh verebildiğini... Bundan başka eşyasının bir koyun postu ile bir de Yemen işi eski bir battaniye olduğunu...78[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] [B]Hz. Fatıma’nın çeyizinin[/B]; bir divan, bir su tulumu, içi hurma yaprakları ile doldurulmuş bir yatak, iki el değirmeni, iki su testisi, bir de su küpünden ibaret olduğunu...”79[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Peygamber Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) Hz. Fatıma'yı evlendirirken ona "[B]Kızım, kocan insanların önce Müslüman olanı ve en çok ilmi olanıdır[/B]" dediğini. İbn-i Abbas'ın da Hz. Ali hakkında "Ben onun ilim denizinden ancak bir damlayım" dediğini. Hatta insanlar arasında "Ebu Hasan'ın (Hz. Ali) bile çözemeyeceği bir dava" sözünün darb-ı mesel haline geldiğini...80[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] O zamanlar ashabın ciddi şekilde açlık imtihanı ile de sınandığını. Bunu anlatma sadedinde Enes (r.a.) hazretlerinin; "Rasûlullah’ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) ashabından [B]yedi kişi bir hurmayı emer ve düşen yaprakları yerlerdi. Hatta dudakları bu yapraklar sebebiyle şişerdi" dediğini..[/B].81[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Rasul-i Ekrem’in (Sallallahu aleyhi ve sellem) [B]hükümdarlara gönderdiği mektupları[/B] Amir bin Füreyre’nin (r.a.) kaleme aldığını…82[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) [B]kâtip[/B]leri arasında en çok öne çıkan ismin Zeyd bin Sabit olduğunu... Bu zatın çok zeki olup Bedir'de 10 çocuğa okuma yazma öğretme karşılığı serbest kalan [B]Müşriklerden birinden okuma yazma öğrendiği[/B], Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) emri üzerine [B]15 günde İbraniceyi, 17 günde de Süryaniceyi öğrendiğini...[/B]83[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Enes bin Malik’in annesi Ümm-ü Süleym bir çocuk doğurunca, Rasul-i Ekrem’in (Sallallahu aleyhi ve sellem) çocuğu istettiğini. Enes’in kollarında gelen çocuğu kucağına alarak Acve (İyi cins Medine hurması) hurmasını ağzında ezerek yumuşatıp bebeğin ağzına koyduğunu. Çocuğun onu yavaş yavaş emmesi üzerine, gülümseyerek “[B]Medinelidir, hurmayı sever[/B]” diyerek latife yaptığını ve dua ederek annesine gönderdiğini…84[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Hz. Ebu Zer (r.a.)’in; “[B]Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) vefat edene kadar bizi o kadar güzel eğitmişti ki, gökte kanat çırpan bir kuşun hareketleri bile bize bir bilgiyi hatırlatırdı[/B]” dediğini…85[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Abdullah bin Mesud'un (r.a.) "[B]Nebi (Sallallahu aleyhi ve sellem) va'z ve nasihat hususunda bize bıkkınlık gelmesin diye halimize bakıp ona göre gün ve saat kollardı[/B]" dediğini…86[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] [B]İslam’da ilk vakfın[/B], Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve sellem) tarafından, Muhayrık adlı Yahudi asıllı Müslüman’ın Rasul-i Ekrem’e (Sallallahu aleyhi ve sellem) verilmesini vasiyet ettiği [B]7 bahçe[/B]nin vakfedilmesi ile oluştuğunu…87[/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana] Bir seferden dönüşünde Hz. Fatıma'nın onu kapıda karşıladığını... Ağlayarak sevgili babasının yüzünü gözünü öpmeye başladığını. Ağlamasının sebebini soran Hz. Peygambere "[B]Görüyorum, senin rengin solmuş ve elbisen yırtılmıştır[/B]" dediğini. Bunun üzerine Aleyh-i ekmel-it tahaya'nın; "[B]Ey Fatıma ağlama! Zira Cenab-ı Hak senin babanı öyle bir dava ile göndermiştir ki, yeryüzünde topraktan, deve tüyünden ve kıldan yapılma ne kadar ev varsa o dava yüzünden ya aziz veya zelil olacaktır[/B]" buyurduğunu...88 [/FONT] [B][FONT=Verdana]Dipnotlar[/FONT][/B][FONT=Verdana][/FONT] [FONT=Verdana]1-İslam’ın Doğuşu- Muhammed Hamidullah[/FONT] [FONT=Verdana]2 -Hayatü's-Sahabe-M. Yusuf Kandehlevi [/FONT] [FONT=Verdana]3 -Hayatü’s Sahabe- M. Yusuf Kandehlevi [/FONT] [FONT=Verdana]4 -İntişar-ı İslam Tarihi- T.W. Arnold, Peygamberimizin Hayatı-Salih Suruç[/FONT] [FONT=Verdana]5 -Büyük İslam Tarihi- Heyet- Feza Gazetecilik[/FONT] [FONT=Verdana]6 -M. Yusuf Kandehlevi, age[/FONT] [FONT=Verdana]7 -İslam’ın Doğuşu- Muhammed Hamidullah[/FONT] [FONT=Verdana]8 -Prof. Münir Gadban, age[/FONT] [FONT=Verdana]9 -M. Yusuf Kandehlevi, age[/FONT] [FONT=Verdana]10 -Büyük İslam Tarihi- Heyet- Feza Gazetecilik[/FONT] [FONT=Verdana]11 -M. Yusuf Kandehlevi, age[/FONT] [FONT=Verdana]12 -İslam Peygamberi-M. Hamidullah[/FONT] [FONT=Verdana]13 -İslam’ın Doğuşu- Muhammed Hamidullah[/FONT] [FONT=Verdana]14 -Safiyurrahman Mübarek el Furi, age[/FONT] [FONT=Verdana]15 -İslam Peygamberi- Muhammed Hamidullah[/FONT] [FONT=Verdana]16 -Mevlana Şibli Numani, age[/FONT] [FONT=Verdana]17 -Hayatü's-Sahabe-Yusuf Kandehlevi[/FONT] [FONT=Verdana]18 -Safiyurrahman Mübarek el Furi, age[/FONT] [FONT=Verdana]19 -Martin Lings, age[/FONT] [FONT=Verdana]20 -İslam’ın Doğuşu- Muhammed Hamidullah[/FONT] [FONT=Verdana]21 -Hayati Ülkü, İslam Tarihi [/FONT] [FONT=Verdana]22 -Tecrid-i Sarih Şerhi [/FONT] [FONT=Verdana]23 -İslam Peygamberi- Muhammed Hamidullah[/FONT] [FONT=Verdana]24 -Martin Lings, age[/FONT] [FONT=Verdana]25 -İslam Peygamberi- Muhammed Hamidullah[/FONT] [FONT=Verdana]26 -İslam Peygamberi- Muhammed Hamidullah[/FONT] [FONT=Verdana]27 -Safiyurrahman Mübarek el Furi, age, Tecrid-i Sarih Şerhi[/FONT] [FONT=Verdana]28 -Hayati Ülkü, İslam Tarihi[/FONT] [FONT=Verdana]29 -Ali Himmet Berki- Osman Keskioğlu, age[/FONT] [FONT=Verdana]30 -M. Yusuf Kandehlevi, age[/FONT] [FONT=Verdana]31 -Tecrid-i Sarih Şerhi[/FONT] [FONT=Verdana]32 -Safiyurrahman Mübarek el Furi, age[/FONT] [FONT=Verdana]33 -Safiyurrahman Mübarek el Furi, age[/FONT] [FONT=Verdana]34 -Tecrid-i Sarih Şerhi[/FONT] [FONT=Verdana]35 -Büyük İslam Tarihi- Heyet- Feza Gazetecilik[/FONT] [FONT=Verdana]36 -Safiyurrahman Mübarek el Furi, age [/FONT] [FONT=Verdana]37 -Fıkhu's Siyre- M. Said Ramazan el Buti[/FONT] [FONT=Verdana]38 -Safiyurrahman Mübarek el Furi, age[/FONT] [FONT=Verdana]39 -M. Said Ramazan el Buti-age[/FONT] [FONT=Verdana]40 -Safiyurrahman Mübarek el Furi, age[/FONT] [FONT=Verdana]41 -Hayati Ülkü, İslam Tarihi [/FONT] [FONT=Verdana]42 -Hayati Ülkü, age[/FONT] [FONT=Verdana]43 -Martin Lings-age, Hayati Ülkü, age[/FONT] [FONT=Verdana]44 -Hayati Ülkü, age[/FONT] [FONT=Verdana]45 -Zekai Konrapa, Peygamberimiz[/FONT] [FONT=Verdana]46 -Hayati Ülkü, age[/FONT] [FONT=Verdana]47 -Tecrid-i Sarih Şerhi[/FONT] [FONT=Verdana]48 -Siret'ün Nebi- Mevlana Şibli Numani[/FONT] [FONT=Verdana]49 -Safiyurrahman Mübarek el Furi, age[/FONT] [FONT=Verdana]50 -Martin Lings-age[/FONT] [FONT=Verdana]51 -Son Peygamber-Prof. Dr M. Ebu Zehra[/FONT] [FONT=Verdana]52 -Martin Lings-age, Tecrid-i Sarih Şerhi[/FONT] [FONT=Verdana]53 -Safiyurrahman Mübarek el Furi, age[/FONT] [FONT=Verdana]54 -Hayatü's-Sahabe-Yusuf Kandehlevi[/FONT] [FONT=Verdana]55 -Ömer Nasuhi Bilmen-Büyük İslam İlmihali [/FONT] [FONT=Verdana]56 -Safiyurrahman Mübarek el Furi, age[/FONT] [FONT=Verdana]57 -Ömer Nasuhi Bilmen, age [/FONT] [FONT=Verdana]58 -Hayati Ülkü, İslam Tarihi[/FONT] [FONT=Verdana]59 -Z. Konrapa, Peygamberimiz, Safiyurrahman Mübarek el Furi, age, Hamidullah age, Tecrid-Sarih Şerhi[/FONT] [FONT=Verdana]60 -Siret'ün Nebi- Mevlana Şibli Numani[/FONT] [FONT=Verdana]61 -Mevlana Şibli Numani-age[/FONT] [FONT=Verdana]62 -Mevlana Şibli Numani-age[/FONT] [FONT=Verdana]63 -Martin Lings-age[/FONT] [FONT=Verdana]64 -Son Peygamber-Prof. Dr M. Ebu Zehra[/FONT] [FONT=Verdana]65 -Muhtasar Hayat-üs Sahabe- M. Yusuf Kandehlevi [/FONT] [FONT=Verdana]66 -Tecrid-i Sarih Şerhi[/FONT] [FONT=Verdana]67 -İslam Peygamberi- Prof. Dr. Muhammed Hamidullah[/FONT] [FONT=Verdana]68 -İslam Tarihi-Hayati Ülkü [/FONT] [FONT=Verdana]69 -Safiyurrahman Mübarek el Furi, age[/FONT] [FONT=Verdana]70 -İslam Tarihi-Hayati Ülkü[/FONT] [FONT=Verdana]71 -Tecrid-i Sarih Şerhi[/FONT] [FONT=Verdana]72 -İslam’ın Doğuşu-M.Hamidullah-Beyan Yay[/FONT] [FONT=Verdana]73 -Mevlana Şibli Numani-age[/FONT] [FONT=Verdana]74 -Fıkhu's Siyre- M. Said Ramazan el Buti[/FONT] [FONT=Verdana]75 -İslam Peygamberi- Prof. Dr. Muhammed Hamidullah[/FONT] [FONT=Verdana]76 -Büyük İslam Tarihi- Heyet- Feza Gazetecilik[/FONT] [FONT=Verdana]77 -Mevlana Şibli Numani-age[/FONT] [FONT=Verdana]78 -Mevlana Şibli Numani-age[/FONT] [FONT=Verdana]79 -Mevlana Şibli Numani-age[/FONT] [FONT=Verdana]80 -Büyük İslam Tarihi- Heyet-Feza Gazetecilik[/FONT] [FONT=Verdana]81 -M.Yusuf Kandehlevi-age[/FONT] [FONT=Verdana]82 -Mevlana Şibli Numani-age [/FONT] [FONT=Verdana]83 -Mevlana Şibli Numani-age, Salih Suruç, Peygamberimizin Hayatı [/FONT] [FONT=Verdana]84 -Muhtasar Hayat-üs Sahabe- M. Yusuf Kandehlevi[/FONT] [FONT=Verdana]85 -M.Yusuf Kandehlevi-age[/FONT] [FONT=Verdana]86 -Tecrid-i Sarih Şerhi [/FONT] [FONT=Verdana]87 -Son Peygamber-Prof. Dr M. Ebu Zehra[/FONT] [FONT=Verdana]88 -Hayat-üs Sahabe- M. Yusuf Kandehlevi[/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Peygamberimizin Hayatı
Hz muhammed ve çile dönemi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst