Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
Hz.Ömer, son nefesinde Hz. Aişe'den ne istedi?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="genc_kalem" data-source="post: 154493" data-attributes="member: 15919"><p><strong>Hz. Ömer, son nefesinde Hz. Aişe'den ne istedi?</strong></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue">Hazırlayan: Ali İhsan ER</span></span></span></strong></p><p> </p><p></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: teal">O, dünyada iken cennetle müjdelenen bir insandı. Ancak bütün bunlar, Hz. Ömer’in kendisini insanlardan bir insan görmesine mani değildi.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: teal">O, dünyada iken cennetle müjdelenen bir insandı. İman ve ilimde nurdan bir âbide gibiydi. Onun üstün idare kabiliyeti herkesçe malumdu. Ancak bütün bunlar, Hz. Ömer’in kendisini insanlardan bir insan görmesine ve ahiret endişesiyle iki büklüm olmasına mani olmuyordu.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: teal">Hz. Ömer, müminlerin halifesiydi. O hayatı boyunca Allah Resulü’nün nice iltifatlarına mazhar olmuştu. "Hak ile batılı birbirinden ayıran" manasına "Faruk" ismi ona bizzat Allah Resulü tarafından verilmişti. İki Cihan Serveri onun için: </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: teal">"Benden sonra peygamber gelecek olsaydı Ömer olurdu" (Tirmizi, Menâkıb 1) demişti ve yine onu yeryüzündeki iki vezirinden biri olarak saymıştı. Diğeri ise Hz. Ebu Bekir (r.a.)’di. O, dünyada iken cennetle müjdelenen bir insandı. İman ve ilimde nurdan bir âbide gibiydi. Onun üstün idare kabiliyeti herkesçe malumdu. Bu sebeplerdir ki, Hz. Ebu Bekir gibi bir feraset insanı hiç düşünmeden onu yerine halife tavsiye etmişti. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: teal">İtiraz edip, "Allah’a nasıl hesap vereceksin" diyenlere de, "<em>Ya Rabbi onlara içlerinde en hayırlılarını halife olarak bıraktım" </em>derim, cevabını vermişti. Ancak bütün bunlar, Hz. Ömer’in kendisini insanlardan bir insan görmesine ve ahiret endişesiyle iki büklüm olmasına mani olmuyordu. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: teal">Sabah namazı vaktiydi. Ezan okunmuş ve cemaat saf saf durmuş, imamını bekliyordu. Hz. Ömer içeriye girdi, imamete geçti ve her zamanki gibi "Safları düzeltin" diye seslendi, sonra da namaza durdu. Tam namaza durulmuştu ki Hz. Ömer arkasından yediği bir hançer darbesiyle yere yığılmıştı. Hz. Ömer’i evine götürdüler. Namazı Hz. Abdurrahman b. Avf (r.a.) kıldırdı. Namazı müteakip bütün cemaat Hz. Ömer (r.a.)’in evine dolmuştu.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: teal"><strong><span style="font-size: 18px"><span style="color: red">“İşte benim derdim buydu”</span></span></strong></span></span><span style="color: teal"></span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: teal"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: teal"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Hz. Ömer uzanmış upuzun yatıyordu. Herkes başucundaydı ve hıçkırıklar boğazlarda düğümlenip kalmıştı. Doktorun "Ya Ömer! Vasiyetini yap" dediğini duyunca bir anda içeride bir feryad u figan koptu. Herkes ağlıyordu. </span></span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: teal"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: teal"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Hz. Ömer, "<strong><em>Ağlamayın! Ağlayacak olan yanımdan çıksın. Siz Allah Resulü’nün, ‘Ehlinin ağlamasıyla ölü eziyet çeker’ </em>dediğini duymadınız mı"</strong> diyerek onların ağlamasına mani olmaya çalıştı. Hz. Ömer, İbn Abbas’a "<strong><em>Bakın bakalım beni vuran kimdir</em></strong>" diye sordu. Gelen habere göre onu Muğire b. Şu’be’nin kölesi Firuz hançerlemişti. Hz. Ömer bunu öğrenince "<strong><em>Allah’a hamd olsun ki beni bir Müslüman eliyle öldürtmedi" </em></strong>dedi. Bir ara daldı. Baş ucunda duran oğlu Abdullah, gözlerini babasından bir an ayırmıyordu. </span></span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: teal"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: teal"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Hz. Ömer’de bir düşünce hem de yüreğini dağlayan bir düşünce vardı. Ve gözlerini açarak ümitsiz bir ifadeyle:<em><strong> "Oğlum! Git, Aişe’ye benden selam söyle. Fakat sakın, Emiru’l-mü’minin’in selamı var, deme. Zira şu anda ben mü’minlerin emiri değilim." </strong></em></span></span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: teal"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: teal"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Ona, "<strong><em>Ömer senden, acaba iki arkadaşıyla beraber yatmasına müsaade eder misin"</em></strong> diye izin istiyor de. İbn Ömer babasının emrini yerine getirmiş ve Hz. Aişe’nin evine gelmişti. Onu bir köşede oturmuş ağlıyor buldu. Babasının arzusunu söyleyince Hz. Aişe validemiz, "Vallahi orayı ben kendim için düşünmüştüm. Fakat bugün Ömer’i nefsime tercih ederim" dedi. İbn Ömer (r.a.) bu müjdeli haberle dönüp babasını müjdeleyince Hz. Ömer birden rahatlayıverdi. Ve dudaklarından şu cümle döküldü: </span></span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: teal"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: teal"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">"<strong><em>Vallahi işte benim derdim buydu."</em></strong> Çok kereler gözünü açamayacak kadar halsizleşiyordu. Başındakiler ne yemek ne de su teklifiyle onu uyandıramıyorlardı. Fakat içlerinden birisi "Ömer namaz vakti geçiyor" dediği an Hz. Ömer birden ayağa fırlıyor <strong><em>"Namaz! Namazsız adamın İslam’dan nasibi yoktur"</em></strong> diyor ve namazını eda edip tekrar uzanıyordu. İşte Hz. Ömer’in namaza olan iştiyakı bu ölçüdeydi. Namaz dendiğinde akan sular duruyor ve bütün acılarına rağmen namazını ihmal etmiyordu.</span></span></span></p><p></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: blue">Bugün Gazetesinden alıntıdır.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="genc_kalem, post: 154493, member: 15919"] [b]Hz. Ömer, son nefesinde Hz. Aişe'den ne istedi?[/b] [B][FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=blue]Hazırlayan: Ali İhsan ER[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=teal]O, dünyada iken cennetle müjdelenen bir insandı. Ancak bütün bunlar, Hz. Ömer’in kendisini insanlardan bir insan görmesine mani değildi.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=teal]O, dünyada iken cennetle müjdelenen bir insandı. İman ve ilimde nurdan bir âbide gibiydi. Onun üstün idare kabiliyeti herkesçe malumdu. Ancak bütün bunlar, Hz. Ömer’in kendisini insanlardan bir insan görmesine ve ahiret endişesiyle iki büklüm olmasına mani olmuyordu.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=teal]Hz. Ömer, müminlerin halifesiydi. O hayatı boyunca Allah Resulü’nün nice iltifatlarına mazhar olmuştu. "Hak ile batılı birbirinden ayıran" manasına "Faruk" ismi ona bizzat Allah Resulü tarafından verilmişti. İki Cihan Serveri onun için: [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=teal]"Benden sonra peygamber gelecek olsaydı Ömer olurdu" (Tirmizi, Menâkıb 1) demişti ve yine onu yeryüzündeki iki vezirinden biri olarak saymıştı. Diğeri ise Hz. Ebu Bekir (r.a.)’di. O, dünyada iken cennetle müjdelenen bir insandı. İman ve ilimde nurdan bir âbide gibiydi. Onun üstün idare kabiliyeti herkesçe malumdu. Bu sebeplerdir ki, Hz. Ebu Bekir gibi bir feraset insanı hiç düşünmeden onu yerine halife tavsiye etmişti. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=teal]İtiraz edip, "Allah’a nasıl hesap vereceksin" diyenlere de, "[I]Ya Rabbi onlara içlerinde en hayırlılarını halife olarak bıraktım" [/I]derim, cevabını vermişti. Ancak bütün bunlar, Hz. Ömer’in kendisini insanlardan bir insan görmesine ve ahiret endişesiyle iki büklüm olmasına mani olmuyordu. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=teal]Sabah namazı vaktiydi. Ezan okunmuş ve cemaat saf saf durmuş, imamını bekliyordu. Hz. Ömer içeriye girdi, imamete geçti ve her zamanki gibi "Safları düzeltin" diye seslendi, sonra da namaza durdu. Tam namaza durulmuştu ki Hz. Ömer arkasından yediği bir hançer darbesiyle yere yığılmıştı. Hz. Ömer’i evine götürdüler. Namazı Hz. Abdurrahman b. Avf (r.a.) kıldırdı. Namazı müteakip bütün cemaat Hz. Ömer (r.a.)’in evine dolmuştu.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=teal][B][SIZE=5][COLOR=red]“İşte benim derdim buydu”[/COLOR][/SIZE][/B][/COLOR][/FONT][COLOR=teal] [FONT=Book Antiqua]Hz. Ömer uzanmış upuzun yatıyordu. Herkes başucundaydı ve hıçkırıklar boğazlarda düğümlenip kalmıştı. Doktorun "Ya Ömer! Vasiyetini yap" dediğini duyunca bir anda içeride bir feryad u figan koptu. Herkes ağlıyordu. [/FONT] [FONT=Book Antiqua]Hz. Ömer, "[B][I]Ağlamayın! Ağlayacak olan yanımdan çıksın. Siz Allah Resulü’nün, ‘Ehlinin ağlamasıyla ölü eziyet çeker’ [/I]dediğini duymadınız mı"[/B] diyerek onların ağlamasına mani olmaya çalıştı. Hz. Ömer, İbn Abbas’a "[B][I]Bakın bakalım beni vuran kimdir[/I][/B]" diye sordu. Gelen habere göre onu Muğire b. Şu’be’nin kölesi Firuz hançerlemişti. Hz. Ömer bunu öğrenince "[B][I]Allah’a hamd olsun ki beni bir Müslüman eliyle öldürtmedi" [/I][/B]dedi. Bir ara daldı. Baş ucunda duran oğlu Abdullah, gözlerini babasından bir an ayırmıyordu. [/FONT] [FONT=Book Antiqua]Hz. Ömer’de bir düşünce hem de yüreğini dağlayan bir düşünce vardı. Ve gözlerini açarak ümitsiz bir ifadeyle:[I][B] "Oğlum! Git, Aişe’ye benden selam söyle. Fakat sakın, Emiru’l-mü’minin’in selamı var, deme. Zira şu anda ben mü’minlerin emiri değilim." [/B][/I][/FONT] [FONT=Book Antiqua]Ona, "[B][I]Ömer senden, acaba iki arkadaşıyla beraber yatmasına müsaade eder misin"[/I][/B] diye izin istiyor de. İbn Ömer babasının emrini yerine getirmiş ve Hz. Aişe’nin evine gelmişti. Onu bir köşede oturmuş ağlıyor buldu. Babasının arzusunu söyleyince Hz. Aişe validemiz, "Vallahi orayı ben kendim için düşünmüştüm. Fakat bugün Ömer’i nefsime tercih ederim" dedi. İbn Ömer (r.a.) bu müjdeli haberle dönüp babasını müjdeleyince Hz. Ömer birden rahatlayıverdi. Ve dudaklarından şu cümle döküldü: [/FONT] [FONT=Book Antiqua]"[B][I]Vallahi işte benim derdim buydu."[/I][/B] Çok kereler gözünü açamayacak kadar halsizleşiyordu. Başındakiler ne yemek ne de su teklifiyle onu uyandıramıyorlardı. Fakat içlerinden birisi "Ömer namaz vakti geçiyor" dediği an Hz. Ömer birden ayağa fırlıyor [B][I]"Namaz! Namazsız adamın İslam’dan nasibi yoktur"[/I][/B] diyor ve namazını eda edip tekrar uzanıyordu. İşte Hz. Ömer’in namaza olan iştiyakı bu ölçüdeydi. Namaz dendiğinde akan sular duruyor ve bütün acılarına rağmen namazını ihmal etmiyordu.[/FONT][/COLOR][/SIZE] [FONT=Book Antiqua][COLOR=blue][/COLOR][/FONT] [FONT=Book Antiqua][COLOR=blue]Bugün Gazetesinden alıntıdır.[/COLOR][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
Hz.Ömer, son nefesinde Hz. Aişe'den ne istedi?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst