Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
HZ. TALHA BİN UBEYDULLAH (Radıyallahü Anh)
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ASHAB-I BEDR" data-source="post: 373696" data-attributes="member: 1013691"><p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'">Hz. Talha, Bedir’den sonra İslâmın en büyük gazası, ölüm kalım Savaşı olan Uhud’da kahramanlık destanları yazmıştır. Canını Peygamber efendimizi korumak için tehlikeden tehlikeye attı. Eshâb-ı kirâm, Resûlullahın yanında çarpışmak için dizildikleri zaman, Resûlullah (s.a.v.) Mus’ab bin Umeyr’ın taşıdığı sancağın altında idi. Gaza başlamış müşriklerin sancaktarları öldürülünce müşrik ordusu bozulmuş idi. </span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'">Hatta müslümanlar, müşriklerin ordugâhına girip ganimet toplamağa başlamışlardı. Peygamberimiz (s.a.v.) Uhud geçidine koyduğu ve hiç bir surette ayrılmamalarını emir buyurdukları, Eshâbın en iyi okçularından elli kişinin büyük kısmı, müşrikler yenildi, diyerek bulundukları yerleri terk ettiler. Müşrik ordusu bunu fark edince Uhud Dağını dolaşarak geçide geldiler. </span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'">Burda bulunan on kadar sahâbîyi şehîd ettiler ve müslümanları arkadan vurdular. O müthiş günde müslümanlar ne olduğunu anlayamamışlar, hatta bazıları birbirlerine kılıç vurmuşlardı.</span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'">Hele harp meydanında Resûlullahın (s.a.v.) öldürüldü haberi Eshâb-ı kirâmı kalblerinden hançerlemişti. Ne olduğu, anlaşılmasıış herkes yeise düşmüştü. Eshâb-ı kirâmın bazıları geri dönmek icâb ettiğini, bazıları Resûlullah madem ki öldü, biz de ölünceye kadar kâfirlerle harb edip O’na hemen kavuşuruz diyorlardı. </span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'">Bir kısım Eshâb da Peygamberimizin (s.a.v.) etrafında toplanmışlar canlarını siper edip Resûlullahı muhafaza etmeye çalışıyorlardı. İşte Hz. Talha bin Ubeydullah bir an bile geri çekilmemiş, Resûlullahın yanından ayrılmamıştı. </span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'">Her fazilet ve üstünlükleri kendisinde toplayan her bakımdan Hz. Âdem (a.s.)’dan kıyâmetin kopmasına kadar gelmiş geçmiş ve gelecek olan insanların en üstünü, en güzeli, en yumuşak huylusu, en tatlı sözlüsü olan Peygamberimiz (s.a.v.) burada şecaat ve kahramanlığın eh güzel ve en üstün misalini gösteriyorlardı. </span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'">Mikdâd (r.a.) Uhud gazasında bulunmuştu. Peygamber efendimizi (s.a.v.) görmüş ve O’nun halini şöyle haber vermişti: “Hz. Mus’ab bin Umeyr şehîd olmuş sancak düşüyorken, Hz. Mus’ab suretinde bir melek sancağı almış, daha sonra Resûlullah (s.a.v.) bu sancağa Hz. Ali’ye vermişti. Kendisini, hak din ve hak bir kitapla peygamber olarak gönderen Allahü teâlâya yemin ederim ki, düşmanın en şiddetli saldırıları karşısında Resûlullah’ın bir karış bile gerilediğini görmedim. </span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'">Resûlullah tıpkı, askerî bir birlik gibi, sebat etmekte yerinden ayrılmamakta idi.” İşte bu şiddetli günde yedisi muhacirlerden, yedisi ensardan olmak üzere on dört Sahâbî de onunla birlikte sabır ve sebat gösterdiler. </span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'">Burda bulunan muhacirlerden birisi Talha bin Ubeydullah (r.a.)’dır. Müslümanların şaşkınlık içinde bulunup dağıldıkları zaman Peygamberimiz (s.a.v.) </span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'">“Ey Allahın kulları, Bana. doğru geliniz, Ey Allahın kulları, Bana doğru geliniz!” diyerek seslene seslene ancak otuz sahâbî toplayabilmişti. Peygamberimiz (s.a.v.) müşrikler tarafından kuşatılmıştı. Resûlullah (s.a.v.) </span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'">“Kim Allah yolunda vücûdunu bize verir, fedâ eder” buyurduğu sırada ensardan beş sahâbî sıçrayıp ayağa kalktılar. Peygamberimizin (s.a.v.) örtünde çarpışa çarpışa can verdiler, şehîd oldular. Bunların son şehîd olanı ondört yerinden yaralanmış yere düşünce Peygamberimiz “Onu bana yaklaştırınız.” buyurmuşlardı. Bu mübârek şehîd, Resûlullahın (s.a.v.) ellerinde şehâdet şerbetini içdi. </span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'">Peygamberimiz (s.a.v.), Talha bin Ubeydullah hazretlerinin de içlerinde bulunduğu onüç sahâbî ile bir köşeye çekildiler.</span></span></em></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ASHAB-I BEDR, post: 373696, member: 1013691"] [CENTER][B][I][SIZE=3][FONT=book antiqua]Hz. Talha, Bedir’den sonra İslâmın en büyük gazası, ölüm kalım Savaşı olan Uhud’da kahramanlık destanları yazmıştır. Canını Peygamber efendimizi korumak için tehlikeden tehlikeye attı. Eshâb-ı kirâm, Resûlullahın yanında çarpışmak için dizildikleri zaman, Resûlullah (s.a.v.) Mus’ab bin Umeyr’ın taşıdığı sancağın altında idi. Gaza başlamış müşriklerin sancaktarları öldürülünce müşrik ordusu bozulmuş idi. Hatta müslümanlar, müşriklerin ordugâhına girip ganimet toplamağa başlamışlardı. Peygamberimiz (s.a.v.) Uhud geçidine koyduğu ve hiç bir surette ayrılmamalarını emir buyurdukları, Eshâbın en iyi okçularından elli kişinin büyük kısmı, müşrikler yenildi, diyerek bulundukları yerleri terk ettiler. Müşrik ordusu bunu fark edince Uhud Dağını dolaşarak geçide geldiler. Burda bulunan on kadar sahâbîyi şehîd ettiler ve müslümanları arkadan vurdular. O müthiş günde müslümanlar ne olduğunu anlayamamışlar, hatta bazıları birbirlerine kılıç vurmuşlardı. Hele harp meydanında Resûlullahın (s.a.v.) öldürüldü haberi Eshâb-ı kirâmı kalblerinden hançerlemişti. Ne olduğu, anlaşılmasıış herkes yeise düşmüştü. Eshâb-ı kirâmın bazıları geri dönmek icâb ettiğini, bazıları Resûlullah madem ki öldü, biz de ölünceye kadar kâfirlerle harb edip O’na hemen kavuşuruz diyorlardı. Bir kısım Eshâb da Peygamberimizin (s.a.v.) etrafında toplanmışlar canlarını siper edip Resûlullahı muhafaza etmeye çalışıyorlardı. İşte Hz. Talha bin Ubeydullah bir an bile geri çekilmemiş, Resûlullahın yanından ayrılmamıştı. Her fazilet ve üstünlükleri kendisinde toplayan her bakımdan Hz. Âdem (a.s.)’dan kıyâmetin kopmasına kadar gelmiş geçmiş ve gelecek olan insanların en üstünü, en güzeli, en yumuşak huylusu, en tatlı sözlüsü olan Peygamberimiz (s.a.v.) burada şecaat ve kahramanlığın eh güzel ve en üstün misalini gösteriyorlardı. Mikdâd (r.a.) Uhud gazasında bulunmuştu. Peygamber efendimizi (s.a.v.) görmüş ve O’nun halini şöyle haber vermişti: “Hz. Mus’ab bin Umeyr şehîd olmuş sancak düşüyorken, Hz. Mus’ab suretinde bir melek sancağı almış, daha sonra Resûlullah (s.a.v.) bu sancağa Hz. Ali’ye vermişti. Kendisini, hak din ve hak bir kitapla peygamber olarak gönderen Allahü teâlâya yemin ederim ki, düşmanın en şiddetli saldırıları karşısında Resûlullah’ın bir karış bile gerilediğini görmedim. Resûlullah tıpkı, askerî bir birlik gibi, sebat etmekte yerinden ayrılmamakta idi.” İşte bu şiddetli günde yedisi muhacirlerden, yedisi ensardan olmak üzere on dört Sahâbî de onunla birlikte sabır ve sebat gösterdiler. Burda bulunan muhacirlerden birisi Talha bin Ubeydullah (r.a.)’dır. Müslümanların şaşkınlık içinde bulunup dağıldıkları zaman Peygamberimiz (s.a.v.) “Ey Allahın kulları, Bana. doğru geliniz, Ey Allahın kulları, Bana doğru geliniz!” diyerek seslene seslene ancak otuz sahâbî toplayabilmişti. Peygamberimiz (s.a.v.) müşrikler tarafından kuşatılmıştı. Resûlullah (s.a.v.) “Kim Allah yolunda vücûdunu bize verir, fedâ eder” buyurduğu sırada ensardan beş sahâbî sıçrayıp ayağa kalktılar. Peygamberimizin (s.a.v.) örtünde çarpışa çarpışa can verdiler, şehîd oldular. Bunların son şehîd olanı ondört yerinden yaralanmış yere düşünce Peygamberimiz “Onu bana yaklaştırınız.” buyurmuşlardı. Bu mübârek şehîd, Resûlullahın (s.a.v.) ellerinde şehâdet şerbetini içdi. Peygamberimiz (s.a.v.), Talha bin Ubeydullah hazretlerinin de içlerinde bulunduğu onüç sahâbî ile bir köşeye çekildiler.[/FONT][/SIZE][/I][/B][/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
HZ. TALHA BİN UBEYDULLAH (Radıyallahü Anh)
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst