Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
Hanım Sahabiler
hz ummu eymen r.a
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Eyvàh!" data-source="post: 7367" data-attributes="member: 12"><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Purple">Peygamber Efendimize dadılık yapmış ve “Annemden sonra annemdir” iltifatına mazhar olmuş mübarek kadın Sahabedir. Kendisi doğumundan itibaren Peygamber Efendimizin hizmetinde bulunmuş ve azad edilip özgürlüğüne kavuşturulduğu halde hizmetini devam ettirmiştir. Kur’an-ı Kerim’de ismi geçen tek Sahabe olan Zeyd bin Harise’ye eş, Üsame gibi kahraman bir İslam kumandanına anne olmuştur. Savaşlara katılmış ve bu sırada yaralıları tedavi, su taşıma ve durumu ağır olanları Medine’ye götürme gibi hizmetlerde bulunmuştur. Peygamber Efendimizin vefatından sonra Sahabeden büyük saygı ve hürmet görmüştür. Uzun bir ömür yaşamış ve Hz. Osman’ın (ra) halifeliğinin ilk yıllarında vefat etmiştir. </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Purple">Risale-i Nur’da, Peygamber Efendimiz hakkındaki, “Hiçbir vakit Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm açlık ve susuzluktan şikâyet etmedi -ne küçüklüğünde ve ne de büyüklüğünde-” müşahedelerine yer verilmiştir. Asıl adı Bereke’dir. Oğlunun ismine izafeten Ümmü Eymen lakabıyla anılmıştır.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Purple">Vahyin kesilmesine ağladı</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Purple">Ümmü Eymen, doğumuna tanık olduğu Peygamber Efendimizin (asm) vefatını da gördü. Vefattan sonra günlerce göz yaşı döktü. Hz. Ebu Bekir (ra) ve Hz. Ömer (ra) ziyaretine giderek; “Resulullah onu nasıl ziyaret ettiyse biz de öyle ziyaret edelim” dediler. Yanına vardıklarında ağlamaya devam ettiğini görünce şaşırdılar. Niçin ağladığını sorup, “Resulullah için Yüce Allah’ın katındaki makamının daha hayırlı olduğunu bilmez misin?” şeklinde ihtarda bulundular. Bunun üzerine, kendisini ağlatan şeyin Peygamber Efendimizin vefatı olmadığını, çünkü her canlının ölümü tadacağını bildiğini, vahyin kesilmesine üzülüp ağladığını bildirdi. Bu cevap orada bulunanları ağlattı. Peygamber Efendimizin, “annemden sonra annemdir” buyurarak iltifat ettiği ve kendisine olan muhabbetini izhar ettiği Ümmü Eymen, Resulullahın yaşadığını adeta kendisi de yaşamaktaydı. Kendisiyle ağlar ve kendisiyle gülerdi.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Purple">Vefatı</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Purple">Ümmü Eymen, Peygamber Efendimizin yakın alaka ve ilgisine mazhar olduğu gibi, Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer başta olmak üzere Sahabenin de yakın alaka ve ilgisini gördü. Kendisine her zaman saygı gösterilerek değer verildi. Peygamber Efendimizin vefatından sonra kendisini ziyaret ederek ihtiyaçlarının karşılanmasında yardımcı oldular. Hz. Ömer (ra) halifeliği sırasında, ihtiyaçlarını karşılaması ve geçimini sağlaması için kendisine maaş bağladı.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Purple">Hz. Osman’ın (ra) da halifelik zamanına yetişen Ümmü Eymen, bereketli bir ömür yaşadı. Vefat tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Hz. Osman’ın halifeliğinin ilk yıllarında vefat ettiği belirtilmektedir. Hz. Osman 644 yılında halife seçildiğine göre, bu tarihten kısa bir süre sonra, yani 640’lı yıllarda vefat etmiştir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Purple">Ümmü Varaka (r.â.)</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Purple">Ümmü Varaka (r.â.) Allah yolunda cihad etme arzusuyla yaşayan ve şehîdlik özlemiyle gönlü kavrulan bir hanım sahâbi!.. Bedir Harbine katılmak için ısrarla müsaade istemesi üzerine Rasûlullah sallallahü aleyhi vesellem efendimizin “Allah sana şehîdlik nasîb edecektir.” diye müjde verdiği bir bahtiyar!.. Onu her gördüğü yerde “şehîde” hitabıyla karşılayan mutlu bir hanım!.. </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Purple">Harbe katılmak istiyorum</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Purple">Onunla ilgili fazla bir bilgiye sahip olunmamakla birlikte, hakkında nakledilen bir kaç hâdise bile bizlere ne ibretli dersler vermektedir. O cesûr ve bilgili bir hanımdı. Dînî konularda geniş bilgisi vardı. İslâm’ı en güzel şekilde yaşamak için gayret ederdi. Ev halkına ve etrafındaki insanlara dînî meselelerde yardımcı olurdu. Bildiklerini yaşayarak çevresine örnek olurdu. O, Allah yolunda cihad etmenin fazîletini bildiği için şehîd olmayı çok istiyordu. Bir Ramazan günüydü. Bedir harbi hazırlıkları başlamıştı. Ümmü Varaka (r.anhâ) büyük bir heyecanla Fahr-i Kâinat (s.a) Efendimize müracaat etti ve şöyle ricada bulundu: “Ey Allah’ın Resûlü! Bana müsaade etseniz de sizinle birlikte harbe katılsam! Yaralılarınızı tedâvî edip, hastalara baksam! Kim bilir belki de Allah yolunda şehîdlik de nasip olur.” dedi.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Purple">Bu ne güzel bir müjde!</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Purple">Resûl-i Ekrem (s.a) Efendimiz hiçbir hanımın Bedir savaşına katılmasına izin vermedi. Bu sebepten Ümmü Varaka’ya da müsaade edemedi. Fakat onun yanık hasretini, ısrarlı arzusunu, şehîdlik özlemini teskîn edecek onu sevindirecek, onu huzura kavuşturacak bir müjde verdi. “Ey Ümmü Varaka! Allah sana şehîdlik nasip edecektir.” buyurdu. İki Cihan Güneşi Efendimiz onun bu kahramanca davranışından pek memnun kalmıştı. Bu sebepten bundan sonra ne zaman Ümmü Varaka (r.â)’yı görse; kendisine “şehîde” diye hitab ederdi.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Purple">Ağaca konmuş bir kuş</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Purple">Bir gün, ensarlı bir hanım vefat etmişti. Ümmü Varaka (r.anhâ) dînî konulara çok meraklı idi. Kendi kendine: “Acaba öldükten sonra birbirimizi görür müyüz? diye zihninden geçirdi. Bu soruya cevap aradı. İki Cihan Güneşi Efendimizin evine geldiği bir sırada bu konuyu açtı ve: “Ya Rasûlallah! Öldüğümüz zaman birbirimizi görür müyüz?” diye sordu. Resûl-i Ekrem (s.a) Efendimiz şöyle cevap verdi: “Can, ağaca konmuş bir kuş gibidir. Öyle ki, kıyâmet günü geldiğinde her can cesedine girer.” buyurdu.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Purple">Şehadeti</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Purple">Ümmü Varaka (r.anhâ)’nın biri erkek biri de kadın iki kölesi vardı. Vefatından sonra onların hürriyetlerine kavuşturulmalarını vasiyet etti. Köle ile câriye hırsa kapıldılar. Şeytana uydular. Bir an evvel hürriyetlerine kavuşma düşüncesiyle, aralarında anlaşıp Ümmü Varaka (r.anhâ)’ya sûikast hazırladılar. Odasına zorla girip öldürüp kaçtılar.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Eyvàh!, post: 7367, member: 12"] [SIZE="3"][COLOR="Purple"]Peygamber Efendimize dadılık yapmış ve “Annemden sonra annemdir” iltifatına mazhar olmuş mübarek kadın Sahabedir. Kendisi doğumundan itibaren Peygamber Efendimizin hizmetinde bulunmuş ve azad edilip özgürlüğüne kavuşturulduğu halde hizmetini devam ettirmiştir. Kur’an-ı Kerim’de ismi geçen tek Sahabe olan Zeyd bin Harise’ye eş, Üsame gibi kahraman bir İslam kumandanına anne olmuştur. Savaşlara katılmış ve bu sırada yaralıları tedavi, su taşıma ve durumu ağır olanları Medine’ye götürme gibi hizmetlerde bulunmuştur. Peygamber Efendimizin vefatından sonra Sahabeden büyük saygı ve hürmet görmüştür. Uzun bir ömür yaşamış ve Hz. Osman’ın (ra) halifeliğinin ilk yıllarında vefat etmiştir. Risale-i Nur’da, Peygamber Efendimiz hakkındaki, “Hiçbir vakit Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm açlık ve susuzluktan şikâyet etmedi -ne küçüklüğünde ve ne de büyüklüğünde-” müşahedelerine yer verilmiştir. Asıl adı Bereke’dir. Oğlunun ismine izafeten Ümmü Eymen lakabıyla anılmıştır. Vahyin kesilmesine ağladı Ümmü Eymen, doğumuna tanık olduğu Peygamber Efendimizin (asm) vefatını da gördü. Vefattan sonra günlerce göz yaşı döktü. Hz. Ebu Bekir (ra) ve Hz. Ömer (ra) ziyaretine giderek; “Resulullah onu nasıl ziyaret ettiyse biz de öyle ziyaret edelim” dediler. Yanına vardıklarında ağlamaya devam ettiğini görünce şaşırdılar. Niçin ağladığını sorup, “Resulullah için Yüce Allah’ın katındaki makamının daha hayırlı olduğunu bilmez misin?” şeklinde ihtarda bulundular. Bunun üzerine, kendisini ağlatan şeyin Peygamber Efendimizin vefatı olmadığını, çünkü her canlının ölümü tadacağını bildiğini, vahyin kesilmesine üzülüp ağladığını bildirdi. Bu cevap orada bulunanları ağlattı. Peygamber Efendimizin, “annemden sonra annemdir” buyurarak iltifat ettiği ve kendisine olan muhabbetini izhar ettiği Ümmü Eymen, Resulullahın yaşadığını adeta kendisi de yaşamaktaydı. Kendisiyle ağlar ve kendisiyle gülerdi. Vefatı Ümmü Eymen, Peygamber Efendimizin yakın alaka ve ilgisine mazhar olduğu gibi, Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer başta olmak üzere Sahabenin de yakın alaka ve ilgisini gördü. Kendisine her zaman saygı gösterilerek değer verildi. Peygamber Efendimizin vefatından sonra kendisini ziyaret ederek ihtiyaçlarının karşılanmasında yardımcı oldular. Hz. Ömer (ra) halifeliği sırasında, ihtiyaçlarını karşılaması ve geçimini sağlaması için kendisine maaş bağladı. Hz. Osman’ın (ra) da halifelik zamanına yetişen Ümmü Eymen, bereketli bir ömür yaşadı. Vefat tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Hz. Osman’ın halifeliğinin ilk yıllarında vefat ettiği belirtilmektedir. Hz. Osman 644 yılında halife seçildiğine göre, bu tarihten kısa bir süre sonra, yani 640’lı yıllarda vefat etmiştir. Ümmü Varaka (r.â.) Ümmü Varaka (r.â.) Allah yolunda cihad etme arzusuyla yaşayan ve şehîdlik özlemiyle gönlü kavrulan bir hanım sahâbi!.. Bedir Harbine katılmak için ısrarla müsaade istemesi üzerine Rasûlullah sallallahü aleyhi vesellem efendimizin “Allah sana şehîdlik nasîb edecektir.” diye müjde verdiği bir bahtiyar!.. Onu her gördüğü yerde “şehîde” hitabıyla karşılayan mutlu bir hanım!.. Harbe katılmak istiyorum Onunla ilgili fazla bir bilgiye sahip olunmamakla birlikte, hakkında nakledilen bir kaç hâdise bile bizlere ne ibretli dersler vermektedir. O cesûr ve bilgili bir hanımdı. Dînî konularda geniş bilgisi vardı. İslâm’ı en güzel şekilde yaşamak için gayret ederdi. Ev halkına ve etrafındaki insanlara dînî meselelerde yardımcı olurdu. Bildiklerini yaşayarak çevresine örnek olurdu. O, Allah yolunda cihad etmenin fazîletini bildiği için şehîd olmayı çok istiyordu. Bir Ramazan günüydü. Bedir harbi hazırlıkları başlamıştı. Ümmü Varaka (r.anhâ) büyük bir heyecanla Fahr-i Kâinat (s.a) Efendimize müracaat etti ve şöyle ricada bulundu: “Ey Allah’ın Resûlü! Bana müsaade etseniz de sizinle birlikte harbe katılsam! Yaralılarınızı tedâvî edip, hastalara baksam! Kim bilir belki de Allah yolunda şehîdlik de nasip olur.” dedi. Bu ne güzel bir müjde! Resûl-i Ekrem (s.a) Efendimiz hiçbir hanımın Bedir savaşına katılmasına izin vermedi. Bu sebepten Ümmü Varaka’ya da müsaade edemedi. Fakat onun yanık hasretini, ısrarlı arzusunu, şehîdlik özlemini teskîn edecek onu sevindirecek, onu huzura kavuşturacak bir müjde verdi. “Ey Ümmü Varaka! Allah sana şehîdlik nasip edecektir.” buyurdu. İki Cihan Güneşi Efendimiz onun bu kahramanca davranışından pek memnun kalmıştı. Bu sebepten bundan sonra ne zaman Ümmü Varaka (r.â)’yı görse; kendisine “şehîde” diye hitab ederdi. Ağaca konmuş bir kuş Bir gün, ensarlı bir hanım vefat etmişti. Ümmü Varaka (r.anhâ) dînî konulara çok meraklı idi. Kendi kendine: “Acaba öldükten sonra birbirimizi görür müyüz? diye zihninden geçirdi. Bu soruya cevap aradı. İki Cihan Güneşi Efendimizin evine geldiği bir sırada bu konuyu açtı ve: “Ya Rasûlallah! Öldüğümüz zaman birbirimizi görür müyüz?” diye sordu. Resûl-i Ekrem (s.a) Efendimiz şöyle cevap verdi: “Can, ağaca konmuş bir kuş gibidir. Öyle ki, kıyâmet günü geldiğinde her can cesedine girer.” buyurdu. Şehadeti Ümmü Varaka (r.anhâ)’nın biri erkek biri de kadın iki kölesi vardı. Vefatından sonra onların hürriyetlerine kavuşturulmalarını vasiyet etti. Köle ile câriye hırsa kapıldılar. Şeytana uydular. Bir an evvel hürriyetlerine kavuşma düşüncesiyle, aralarında anlaşıp Ümmü Varaka (r.anhâ)’ya sûikast hazırladılar. Odasına zorla girip öldürüp kaçtılar.[/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
Hanım Sahabiler
hz ummu eymen r.a
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst