Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Ibadetler niçin emredildi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="topraktoprak" data-source="post: 167768" data-attributes="member: 11795"><p>İbadetler bizim menfaatimiz için emredilmiştir</p><p> </p><p>Şu noktayı da hiç hatırdan çıkarmayalım. Yaptığımız ibadetler tamamen kendi yararımızadır. Cenâb-ı Hakk'ın bizim ibadetlerimize hiç bir ihtiyacı yoktur. Kulluğunu gösterenleri bağışlamak üzere onlara ibadeti emretmiş, yapıp yapmamakta onları tamamen serbest bırakmıştır.</p><p> </p><p>O halde ibadetlerimiz tamamen bizim menfaatimiz için emredilmiştir. Binaenaleyh biz ibadet etmek ihtiyacındayız. Bu ihtiyacı Ramazan ayında duyup da sonra duymamak uygun değildir. Ayrıca ibadetlerimiz ahlâkımızın temiz kalmasına da büyük ölçüde yardımcı olmaktadır. Ramazan'da adeta melek gibi her türlü kötülükten uzak oluşumuz, ibadetlere devam edişimizle yakından ilgilidir.</p><p> </p><p>Bir önemli nokta da alışkanlıklarımız konusudur. İnsanlar kötülüklere çabuk alışır, fakat zor bırakırlar. İyilikler ise aksinedir. Zor alışır, fakat kolayca bırakılabilir. Bir sigara, bir içki tiryakisinin bunları bırakmak istediği halde kolayca bırakamadığını hepimiz biliriz. O bakımdan kötülükleri bırakmak, iyiliklere alışmak ve onları devam ettirmek için güçlü bir iradeye sahip olmak gerekir. Bu iradeyi Ramazan'da gösteren insanlar, sonra da gösterebilirler. Bu, esasen aklı başında, kârını-zararını bilen her insanın yapacağı en normal bir iştir. Öyle ise Ramazan ayında alıştığımız ibadetlerimizi, güzel ahlâkımızı Ramazan sonrasında da sürdürmeliyiz. Zor kazandığımız bu güzel alışkanlıklarımızı devam ettirmek suretiyle irademize sahip olduğumuzu isbat etmeliyiz.</p><p> </p><p>Günde belirli miktarlarda gıdasını almayan bir insan nasıl bir takım hastalıklara maruz kalır, hayatını kaybetmekle karşı karşıya bulunursa manevî gıdasını almayan bir insan da musalla taşından sonra açılacak ebedî hayatta yaya kalır. Kendisini cehennem alevleri arasında bulur. Şu halde akıllı ve şuurlu bir Müslüman ALLAH ve Resûlü'nden uzak yaşayarak ebedî hayatını zindana çevirmez.</p><p> </p><p>O halde muhterem okuyucu!</p><p> </p><p>Hem dünyamızı ve hem de ahiretimizi kazanmak zorundayız. Yalnız dünyamızı kazanmak bizi saadet ve selamete götürmez. Gerçek saadet her iki dünya için çalışmakla elde edilir. Bu bakımdan ahiret için çalışmayı yalnız Ramazan ayına tahsis etmek büyük bir hatadır. Ben Müslümanım diyen hiç bir kimse bu hataya düşmemelidir. Abdullah b. Ebi Bekre (R.A.) den rivayete göre bir adam:</p><p> </p><p>-Yâ Resûlellah! İnsanların en hayırlısı hangisidir? Diye sormuş. Hz.Peygamber (S.A.V.) efendimiz:</p><p> </p><p>İnsanların en hayırlısı ömrü uzun ve ameli güzel olandır." (Tirmizi, Zühd: 22) buyurarak hayırlı ve mesud olmayı, güzel amellerle geçecek uzun ömürlülüğe bağlamaktadır. Senenin onbir ayında caminin, namazın ve ibadetlerin semtine uğramayıp sadece Ramazan ayında ibadet etmekle güzel amel yapılmış olmaz. Müslüman, ömrü boyunca güzel amel işlemekle vazifelidir ve buna mecburdur.</p><p> </p><p>Görülüyor ki: Cenâb-ı Hakk'a bir zaman için itaat ve ibadet etmek kâfi değildir. Bilâkis her zaman Cenâb-ı Hakk'ın emirlerini yerine getirmek lazımdır. Sonra bu dinî emirlerin hepsini yerine getirmek, yasak edilen şeylerden tamamiyle çekinmek gerekir.</p><p>Mehmet Talu </p><p>MİLLİ GAZETE</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="topraktoprak, post: 167768, member: 11795"] İbadetler bizim menfaatimiz için emredilmiştir Şu noktayı da hiç hatırdan çıkarmayalım. Yaptığımız ibadetler tamamen kendi yararımızadır. Cenâb-ı Hakk'ın bizim ibadetlerimize hiç bir ihtiyacı yoktur. Kulluğunu gösterenleri bağışlamak üzere onlara ibadeti emretmiş, yapıp yapmamakta onları tamamen serbest bırakmıştır. O halde ibadetlerimiz tamamen bizim menfaatimiz için emredilmiştir. Binaenaleyh biz ibadet etmek ihtiyacındayız. Bu ihtiyacı Ramazan ayında duyup da sonra duymamak uygun değildir. Ayrıca ibadetlerimiz ahlâkımızın temiz kalmasına da büyük ölçüde yardımcı olmaktadır. Ramazan'da adeta melek gibi her türlü kötülükten uzak oluşumuz, ibadetlere devam edişimizle yakından ilgilidir. Bir önemli nokta da alışkanlıklarımız konusudur. İnsanlar kötülüklere çabuk alışır, fakat zor bırakırlar. İyilikler ise aksinedir. Zor alışır, fakat kolayca bırakılabilir. Bir sigara, bir içki tiryakisinin bunları bırakmak istediği halde kolayca bırakamadığını hepimiz biliriz. O bakımdan kötülükleri bırakmak, iyiliklere alışmak ve onları devam ettirmek için güçlü bir iradeye sahip olmak gerekir. Bu iradeyi Ramazan'da gösteren insanlar, sonra da gösterebilirler. Bu, esasen aklı başında, kârını-zararını bilen her insanın yapacağı en normal bir iştir. Öyle ise Ramazan ayında alıştığımız ibadetlerimizi, güzel ahlâkımızı Ramazan sonrasında da sürdürmeliyiz. Zor kazandığımız bu güzel alışkanlıklarımızı devam ettirmek suretiyle irademize sahip olduğumuzu isbat etmeliyiz. Günde belirli miktarlarda gıdasını almayan bir insan nasıl bir takım hastalıklara maruz kalır, hayatını kaybetmekle karşı karşıya bulunursa manevî gıdasını almayan bir insan da musalla taşından sonra açılacak ebedî hayatta yaya kalır. Kendisini cehennem alevleri arasında bulur. Şu halde akıllı ve şuurlu bir Müslüman ALLAH ve Resûlü'nden uzak yaşayarak ebedî hayatını zindana çevirmez. O halde muhterem okuyucu! Hem dünyamızı ve hem de ahiretimizi kazanmak zorundayız. Yalnız dünyamızı kazanmak bizi saadet ve selamete götürmez. Gerçek saadet her iki dünya için çalışmakla elde edilir. Bu bakımdan ahiret için çalışmayı yalnız Ramazan ayına tahsis etmek büyük bir hatadır. Ben Müslümanım diyen hiç bir kimse bu hataya düşmemelidir. Abdullah b. Ebi Bekre (R.A.) den rivayete göre bir adam: -Yâ Resûlellah! İnsanların en hayırlısı hangisidir? Diye sormuş. Hz.Peygamber (S.A.V.) efendimiz: İnsanların en hayırlısı ömrü uzun ve ameli güzel olandır." (Tirmizi, Zühd: 22) buyurarak hayırlı ve mesud olmayı, güzel amellerle geçecek uzun ömürlülüğe bağlamaktadır. Senenin onbir ayında caminin, namazın ve ibadetlerin semtine uğramayıp sadece Ramazan ayında ibadet etmekle güzel amel yapılmış olmaz. Müslüman, ömrü boyunca güzel amel işlemekle vazifelidir ve buna mecburdur. Görülüyor ki: Cenâb-ı Hakk'a bir zaman için itaat ve ibadet etmek kâfi değildir. Bilâkis her zaman Cenâb-ı Hakk'ın emirlerini yerine getirmek lazımdır. Sonra bu dinî emirlerin hepsini yerine getirmek, yasak edilen şeylerden tamamiyle çekinmek gerekir. Mehmet Talu MİLLİ GAZETE [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Ibadetler niçin emredildi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst