Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
İbadetler ve İhlâs
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Muvahhid1" data-source="post: 258780" data-attributes="member: 1003203"><p>İçine bir şey karışması mümkün iken karışmayıp asıl halini korumuş olan şeye saf katışıksız manasına “halis” denilir. Mesela süte suyun karışmaması durumundaki saflık, halislik gibi. Süt, ilk haliyle sağlığa aykırı başka bir şeyle karışmamış olarak saf haldedir, biz de bundan faydalanırız. Anne sütü de böyledir. Allah Tealâ onu bebek için saf bir gıda yapmış, onunla beslenip gelişmesini sağlamıştır.</p><p></p><p>Bu saflık, katışıksızlık, halislik dinî hayat için de son derece önemlidir. Müminin kalbini, ibadet ve taatini zararlı unsurlardan arındırmasına, halis, saf kulluk etmeye ihlâs denir. Sözlükte, ibadetlere Allah rızasından başka maksat karıştırmamak olarak geçer. Tasavvufta, kalpteki karışıklıkların, kirlerin giderilmiş olması anlamını taşır. Kalbin kirleri nelerdir? Riya, hırs, haset, öfke, şehvet, iftira, kusur arayıcılık, yalan, cehalet ve benzerleri kalbin kirleridir, ihlâsı bozarlar.</p><p></p><p>Başkası görsün diye ibadet etmek riya, başkası görmesin diye adet halindeki ibadeti saklamak da riyadır. Başkası görünce içten içe ibadetiyle övünmek de riya olur. Hatta buna gizli şirk denmiştir ve Allah Tealâ’nın hiç sevmediği bir iştir. İbadete Allah Tealâ’dan başka bir şeyi, yani para, övülme, saygınlık elde etme isteği ve benzerini katmak şirk olur ki ihlâsın zıddıdır.</p><p></p><p>Ebu Süfyan Uyeyne rh.a hazretleri sabah namazına giderken cübbesini ters giymişti. Gün ağarınca cemaatten biri fark etti ve;</p><p></p><p>– Hocam cübbeyi ters giymişsin, düzeltelim, dedi. Ebu Süfyan:</p><p></p><p>– Oğlum, ben bu cübbeyi Allah için giydim. Çevirirsen süslenme olur. Eve gideyim, tekrar giyerken yüzünü giyerim. Şimdi süslenmek için tersini yüzüne çevirmem, dedi.</p><p></p><p>Amelden önce ilim sahibi olmak, yani yapılacak ibadet hakkında bilgi edinmek ve niyeti düzeltmek gerekir. Amelin içinde ihlâslı olmak, amelden sonra da her zaman Allah’ın rızasını aramak şarttır.</p><p></p><p>Riya, Allah Tealâ’dan başkasının hoşnutluğunu gözetmek suretiyle amelde ihlâsı terk etmektir. Riyakâr hakkında söylenen sözlerin en hafifi “riyakâr”, “hilekâr”, “müşrik”tir. Mahşer günü bu isimlerle çağrılır.</p><p></p><p>Bir adam oruç tutarken Allah’a yakınlığa niyet ettiği gibi, zayıflamak niyetinde olsa ya da sıhhatinin düzelmesine niyet etse; hacca giderken Allah için oralara gittiğini düşünürken hava değişimi yapmayı, çoluk çocuğun gürültüsünden başını dinlemeyi ya da ticaret yapmayı niyetine katsa; abdest alırken serinlemeye niyetlense amelleri ihlâstan uzaklaşmış olur. Hülasa Allah Tealâ başkalarıyla ortaklıktan uzaktır, ibadet yalnız O’nun için yapılır.</p><p></p><p>Uyku hali gibi... Uykuya para, menfaat, ve benzeri hiçbir şey karışmaz. Onun için uykuya yarı ölüm denmiştir.Az olsun çok olsun, gönlün meylettiği, nefsin haz duyduğu dünyalıktan herhangi bir şeyin Allah için yapılan bir işe karışmasıyla, o amel berraklığını kaybeder, safiyeti bozulur. Haz duyduğu şeyin miktarı kadar ihlâs noksanlaşır. Ayrıca haz duyduğu şeylere bağlanarak şehvetler de artar. Şehvet nefsin bir halidir ve ihlâsı bozar. Tıpkı balı sirkenin bozduğu gibi... Yani ihlâsla nefsanî haller bir arada olmaz.</p><p></p><p>İhlâsın ilacı nefsin arzularını kırmak, dünyaya tamah etmeyi bırakmak, kalbe Allah’ın rızasını yerleştirip ilâhi muhabbeti elde etmektir. Böylece basit gayelerden kurtulup doğru bir yönelişle Allah Tealâ’ya yönelmek mümkün olur. </p><p></p><p><strong>Mehmet ILDIRAR </strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Muvahhid1, post: 258780, member: 1003203"] İçine bir şey karışması mümkün iken karışmayıp asıl halini korumuş olan şeye saf katışıksız manasına “halis” denilir. Mesela süte suyun karışmaması durumundaki saflık, halislik gibi. Süt, ilk haliyle sağlığa aykırı başka bir şeyle karışmamış olarak saf haldedir, biz de bundan faydalanırız. Anne sütü de böyledir. Allah Tealâ onu bebek için saf bir gıda yapmış, onunla beslenip gelişmesini sağlamıştır. Bu saflık, katışıksızlık, halislik dinî hayat için de son derece önemlidir. Müminin kalbini, ibadet ve taatini zararlı unsurlardan arındırmasına, halis, saf kulluk etmeye ihlâs denir. Sözlükte, ibadetlere Allah rızasından başka maksat karıştırmamak olarak geçer. Tasavvufta, kalpteki karışıklıkların, kirlerin giderilmiş olması anlamını taşır. Kalbin kirleri nelerdir? Riya, hırs, haset, öfke, şehvet, iftira, kusur arayıcılık, yalan, cehalet ve benzerleri kalbin kirleridir, ihlâsı bozarlar. Başkası görsün diye ibadet etmek riya, başkası görmesin diye adet halindeki ibadeti saklamak da riyadır. Başkası görünce içten içe ibadetiyle övünmek de riya olur. Hatta buna gizli şirk denmiştir ve Allah Tealâ’nın hiç sevmediği bir iştir. İbadete Allah Tealâ’dan başka bir şeyi, yani para, övülme, saygınlık elde etme isteği ve benzerini katmak şirk olur ki ihlâsın zıddıdır. Ebu Süfyan Uyeyne rh.a hazretleri sabah namazına giderken cübbesini ters giymişti. Gün ağarınca cemaatten biri fark etti ve; – Hocam cübbeyi ters giymişsin, düzeltelim, dedi. Ebu Süfyan: – Oğlum, ben bu cübbeyi Allah için giydim. Çevirirsen süslenme olur. Eve gideyim, tekrar giyerken yüzünü giyerim. Şimdi süslenmek için tersini yüzüne çevirmem, dedi. Amelden önce ilim sahibi olmak, yani yapılacak ibadet hakkında bilgi edinmek ve niyeti düzeltmek gerekir. Amelin içinde ihlâslı olmak, amelden sonra da her zaman Allah’ın rızasını aramak şarttır. Riya, Allah Tealâ’dan başkasının hoşnutluğunu gözetmek suretiyle amelde ihlâsı terk etmektir. Riyakâr hakkında söylenen sözlerin en hafifi “riyakâr”, “hilekâr”, “müşrik”tir. Mahşer günü bu isimlerle çağrılır. Bir adam oruç tutarken Allah’a yakınlığa niyet ettiği gibi, zayıflamak niyetinde olsa ya da sıhhatinin düzelmesine niyet etse; hacca giderken Allah için oralara gittiğini düşünürken hava değişimi yapmayı, çoluk çocuğun gürültüsünden başını dinlemeyi ya da ticaret yapmayı niyetine katsa; abdest alırken serinlemeye niyetlense amelleri ihlâstan uzaklaşmış olur. Hülasa Allah Tealâ başkalarıyla ortaklıktan uzaktır, ibadet yalnız O’nun için yapılır. Uyku hali gibi... Uykuya para, menfaat, ve benzeri hiçbir şey karışmaz. Onun için uykuya yarı ölüm denmiştir.Az olsun çok olsun, gönlün meylettiği, nefsin haz duyduğu dünyalıktan herhangi bir şeyin Allah için yapılan bir işe karışmasıyla, o amel berraklığını kaybeder, safiyeti bozulur. Haz duyduğu şeyin miktarı kadar ihlâs noksanlaşır. Ayrıca haz duyduğu şeylere bağlanarak şehvetler de artar. Şehvet nefsin bir halidir ve ihlâsı bozar. Tıpkı balı sirkenin bozduğu gibi... Yani ihlâsla nefsanî haller bir arada olmaz. İhlâsın ilacı nefsin arzularını kırmak, dünyaya tamah etmeyi bırakmak, kalbe Allah’ın rızasını yerleştirip ilâhi muhabbeti elde etmektir. Böylece basit gayelerden kurtulup doğru bir yönelişle Allah Tealâ’ya yönelmek mümkün olur. [B]Mehmet ILDIRAR [/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
İbadetler ve İhlâs
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst