Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
İbn-i Rüşd ve Bedîüzzaman’da Tabiat ve Tevhid
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 229800" data-attributes="member: 27"><p><strong>Bedîüzzaman’a Göre Kur’an’ın Tevhid’i Anlatma Yöntemi </strong></p><p><strong></strong></p><p> Bedîüzzaman’a göre Kur’an “küllî bir nazar”la “tevhid”e baktığı için “cüzî nazar”ların göremediği, kavra-yamadığı ve anlayamadığı bir çok hakikati ve gerçekliği görmüş, anlamış ve kavramıştır. “...aksâm-ı tevhidin bütün merâtibini, bütün lévâzımâtıyla muhafaza ederek beyan edip muvazenesini bozmamış, muhafaza etmiş”tir. Ayrıca Kur’an tevhid’i anlatırken bütün yüce İlahî hakikatlerin mahiyetine uygun bir uslup kullanmıştır. Aynı şekilde bütün “Esmâ-i Hüsnâ”nın iktiza ettikleri hükümleri bünyesinde toplamış ve o hükümlerin “tenasübünü muhafaza etmiş”tir. “..hem rububiyet ve ulûhiyetin şuunâtını kemâl-i muvazene ile cem etmiştir.” Bedîüzzaman’a göre böyle bir yöntem “kat’iyen beşerin eserinde mevcut değil”dir. “Ne melekûta geçen evliyânın eserlerinde, ne umûrun bâtınlarına geçen İşrakıyyun’un kitaplarında, ne âlem-i gayba nüfuz eden ruhânîlerin maârifinde..” bu yöntemi küllî anlamda bulmak mümkün değildir. Kelamcıların, mutassavvıfların ve feylozofların usullleri belki bu küllî yöntemin sadece bir bölümünü kapsamaktadır. Veya o kesimlerden her biri bu küllî yöntemin sadece bir bölümünde uzman olmakta, meşreplerini o usül üzerine bina etmektedirler. Bunlar da ya ifrat, ya da tefrite düşerek dengeyi koruyamamaktadırlar. </p><p></p><p></p><p> “ İşte şu sırr-ı azîmdendir ki, ulemâ-i ilm-i kelâm, Kur’ân’ın şakirtleri oldukları halde, (hatta) bir kısmı (her biri) onar cilt erkân-ı imaniyeye dair binler eser yazdıkları halde, Mu’tezile gibi aklı nakle tercih ettikleri için, Kur’ân’ın on âyeti kadar (tevhid’i) vuzuhla ifade ve kati ispat ve ciddî ikna edememişler.” (Nursî, 1994, s.202) </p><p></p><p></p><p> Bedîüzzaman burada kelamcıların tevhidi anlatma yöntemleriyle Kur’anî yöntemi karşılaştırmak için ilginç bir anolojide bulunur. Mesela bir kentin su ihtiyacını karşılamak için iki proje üzerinde çalışılabilir. Biri, uzak bölgelerde bulunan su kaynaklarından tüneller kazarak ve su boruları döşe-yerek suyun kente getirilmesidir. İkincisi ise kentin çeşitli bölgelerine kuyular kazarak suyun çıkarılması ve oradan dağıtılmasıdır. </p><p></p><p></p><p>Bedîüzzaman’a göre kelamcılar sanki kelamî yöntemlerle “tâ âlemin nihayetine kadar silsile-i esbabla gidip orada silsileyi keser, sonra âb-ı hayat hükmünde olan marifet-i İlâhiyeyi ve vücud-u Vâcibü’1-Vücud’u ispat ederler. Åyet-i kerime ise, herbirisi birer âsâ-yı Müsâ gibi, her yerde suyu çıkarabilir, herşeyden bir pencere açar, Sâni-i Zülcelâli tanıttırır.” (a.g.e.,s.202) </p><p></p><p></p><p> Düşünüre göre “Kur’ån’ın bahrinden tereşşuh eden” Risale-i Nur Külliyatı da Kur’an’ın hakikî bir tefsiri olarak tevhid’i anlatma konusunda benzer yöntemi benimsemiştir. (Nursî, 1994,c.I, s.202) </p><p></p><p></p><p> Gerçekten de Bedîüzzaman tevhid’i anlatma konusunda Kur’anî yöntemi izler. Şimdi kısaca Bedîüzzaman’ın bu yöntemi nasıl kullandığı konusu üzerinde duralım. </p><p></p><p></p><p> İbn-i Rüşd gibi Bedîüzzaman da genel olarak tabiatın görüngülerinden hareket eder. Ancak ağırlıklı olarak vurgusu tabiat’a ve tabiatın ünitelerine dğildir. Temel vurgu bizzat tevhid’e ve tevhid’in unsurlarınadır. Bedîüzzaman genel olarak değerlendirildiğinde her şeyin tevhid potası içinde eritildiği görülür. </p><p></p><p></p><p> Bedîüzzaman’da tabiatın tevhidî okunuşunun temel esası; İlahî İlmin, İlahî İradenin, İlahî Kudretin, İlahî Hikmmetin ve İlahî Adaletin tüm varlık düzeylerini kapsadığı ve her şeyin her an kesintisiz İlahî tecellilerle belirlendiği inancına dayanır. Yoksa Allah evreni mükemmel bir makina şeklinde yarattığı ve rasyonel kanunların işleyişine terk ettiği, şeklindeki deist inanca değil. Tevhidî yaklaşımın temel ve mutlak ilkeleri olan İlahî İlim , İlahî İrade, İlahî Kudret, İlahî Hikmet ve İlahî Adalet gerçekliklerinin Bedîüzzaman tarafından değerlendirilişini sırasıyla kısaca inceleyelim.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 229800, member: 27"] [B]Bedîüzzaman’a Göre Kur’an’ın Tevhid’i Anlatma Yöntemi [/B] Bedîüzzaman’a göre Kur’an “küllî bir nazar”la “tevhid”e baktığı için “cüzî nazar”ların göremediği, kavra-yamadığı ve anlayamadığı bir çok hakikati ve gerçekliği görmüş, anlamış ve kavramıştır. “...aksâm-ı tevhidin bütün merâtibini, bütün lévâzımâtıyla muhafaza ederek beyan edip muvazenesini bozmamış, muhafaza etmiş”tir. Ayrıca Kur’an tevhid’i anlatırken bütün yüce İlahî hakikatlerin mahiyetine uygun bir uslup kullanmıştır. Aynı şekilde bütün “Esmâ-i Hüsnâ”nın iktiza ettikleri hükümleri bünyesinde toplamış ve o hükümlerin “tenasübünü muhafaza etmiş”tir. “..hem rububiyet ve ulûhiyetin şuunâtını kemâl-i muvazene ile cem etmiştir.” Bedîüzzaman’a göre böyle bir yöntem “kat’iyen beşerin eserinde mevcut değil”dir. “Ne melekûta geçen evliyânın eserlerinde, ne umûrun bâtınlarına geçen İşrakıyyun’un kitaplarında, ne âlem-i gayba nüfuz eden ruhânîlerin maârifinde..” bu yöntemi küllî anlamda bulmak mümkün değildir. Kelamcıların, mutassavvıfların ve feylozofların usullleri belki bu küllî yöntemin sadece bir bölümünü kapsamaktadır. Veya o kesimlerden her biri bu küllî yöntemin sadece bir bölümünde uzman olmakta, meşreplerini o usül üzerine bina etmektedirler. Bunlar da ya ifrat, ya da tefrite düşerek dengeyi koruyamamaktadırlar. “ İşte şu sırr-ı azîmdendir ki, ulemâ-i ilm-i kelâm, Kur’ân’ın şakirtleri oldukları halde, (hatta) bir kısmı (her biri) onar cilt erkân-ı imaniyeye dair binler eser yazdıkları halde, Mu’tezile gibi aklı nakle tercih ettikleri için, Kur’ân’ın on âyeti kadar (tevhid’i) vuzuhla ifade ve kati ispat ve ciddî ikna edememişler.” (Nursî, 1994, s.202) Bedîüzzaman burada kelamcıların tevhidi anlatma yöntemleriyle Kur’anî yöntemi karşılaştırmak için ilginç bir anolojide bulunur. Mesela bir kentin su ihtiyacını karşılamak için iki proje üzerinde çalışılabilir. Biri, uzak bölgelerde bulunan su kaynaklarından tüneller kazarak ve su boruları döşe-yerek suyun kente getirilmesidir. İkincisi ise kentin çeşitli bölgelerine kuyular kazarak suyun çıkarılması ve oradan dağıtılmasıdır. Bedîüzzaman’a göre kelamcılar sanki kelamî yöntemlerle “tâ âlemin nihayetine kadar silsile-i esbabla gidip orada silsileyi keser, sonra âb-ı hayat hükmünde olan marifet-i İlâhiyeyi ve vücud-u Vâcibü’1-Vücud’u ispat ederler. Åyet-i kerime ise, herbirisi birer âsâ-yı Müsâ gibi, her yerde suyu çıkarabilir, herşeyden bir pencere açar, Sâni-i Zülcelâli tanıttırır.” (a.g.e.,s.202) Düşünüre göre “Kur’ån’ın bahrinden tereşşuh eden” Risale-i Nur Külliyatı da Kur’an’ın hakikî bir tefsiri olarak tevhid’i anlatma konusunda benzer yöntemi benimsemiştir. (Nursî, 1994,c.I, s.202) Gerçekten de Bedîüzzaman tevhid’i anlatma konusunda Kur’anî yöntemi izler. Şimdi kısaca Bedîüzzaman’ın bu yöntemi nasıl kullandığı konusu üzerinde duralım. İbn-i Rüşd gibi Bedîüzzaman da genel olarak tabiatın görüngülerinden hareket eder. Ancak ağırlıklı olarak vurgusu tabiat’a ve tabiatın ünitelerine dğildir. Temel vurgu bizzat tevhid’e ve tevhid’in unsurlarınadır. Bedîüzzaman genel olarak değerlendirildiğinde her şeyin tevhid potası içinde eritildiği görülür. Bedîüzzaman’da tabiatın tevhidî okunuşunun temel esası; İlahî İlmin, İlahî İradenin, İlahî Kudretin, İlahî Hikmmetin ve İlahî Adaletin tüm varlık düzeylerini kapsadığı ve her şeyin her an kesintisiz İlahî tecellilerle belirlendiği inancına dayanır. Yoksa Allah evreni mükemmel bir makina şeklinde yarattığı ve rasyonel kanunların işleyişine terk ettiği, şeklindeki deist inanca değil. Tevhidî yaklaşımın temel ve mutlak ilkeleri olan İlahî İlim , İlahî İrade, İlahî Kudret, İlahî Hikmet ve İlahî Adalet gerçekliklerinin Bedîüzzaman tarafından değerlendirilişini sırasıyla kısaca inceleyelim. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
İbn-i Rüşd ve Bedîüzzaman’da Tabiat ve Tevhid
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst