Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
İbni teymiyenin gerçek yüzü
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="-zehra-" data-source="post: 108761" data-attributes="member: 9935"><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">İbni Teymiye</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Sual: Vehhabilerin [selefilerin] Şeyh-ül-İslam bilip yolundan gittikleri İbni Teymiye kimdir, âlimlerimiz onun hakkında ne demiştir?</span></span></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">CEVAP</span></span></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Hanbeli fıkıh ve hadis âlimi iken mezhepsiz oldu. Ehl-i sünnete uymayan yazılarından dolayı Mısır’da iki defa hapsedildi. 1263 senesinde Harran’da doğup, 1328 de Şam’da kalede hapiste iken vefat etti.</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">İbni Teymiye, Ehl-i sünnet âlimlerinin büyüklüğünü anlamamış, tasavvufu inkâr etmiş, Ehl-i sünnetten ayrılmıştır. Kitapları, kendilerine Selefiyyeci diyen mezhepsizlere kaynak olmaktadır. Mezhepsizler, onu övmekte, İslam müceddidlerinin piri demektedirler. İbni Teymiye’nin şaki ve dalalette olduğu Seyf-ül-Cebbar ve farisi Tâlim-üs-sübyanda da yazılıdır.</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Camiul-ezherdeki hanefi âlimlerinden Muhammed Bahitin (Tathir-ül-füad min-denisil itikad) kitabı, (Et-tevessüli bin-Nebi ve bis-Salihin), (Şevahid-ül-hak), (Cevahir-ül-bihar), (Seyf-ül-Cebbar) ve (Tâlim-üs-sübyan) kitapları, İbni Teymiye’nin dalalete düştüğünü vesikalarla ispat etmektedir.</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">İbni Battuta, ibni Hacer-i Mekki, imam-ı Sübki, kendi oğlu Abdulvehhab, izzeddin bin Cema'a, Ebu Hayyan Zahiri, Zahid-ül Kevseri, Yusuf-i Nebhani, imam-ı Şarani, Ahmed bin Seyyid Zeyni Dahlan, Şeyh-ül-İslam Mustafa Sabri Efendi gibi nice âlimler İbni Teymiye’ye reddiyeler yazmışlar, dalalet ve küfürlerini açıklamışlardır. Üstad Necip Fazıl da, (14. asrın irşad kutbu seyyid Abdülhakim Arvasi, “İbni Teymiye dini içinden zedeleyen mülhiddir” buyurdu) diyor. (Türkiye’nin Manzarası)</span></span></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Dal ve mudil olduğu, Savi tefsiri 107. sayfasında da yazılıdır.</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">İslam âlimleri buyuruyor ki:</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">(Allahü teâlânın, sapıtmasına ilmini sebep ettiği kimsedir.) [İbni Hacer-i Mekki - Fetava-yı hadisiyye]</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">(İbni Teymiye öyle bir kimsedir ki, bozuk sözlerine ve çürük vesikalarına, büyük âlimler cevap vermişler ve düşüncelerinin çirkinliğini ortaya koymuşlardır. [Şam, Mısır ve Kudüs’de kadılık yapmış olan şafii fıkıh ve hadis âlimlerinden Muhammed] İzzibni Cemaa, onun için, Allahü teâlânın dalalete sürüklediği, azdırdığı ve zillet gömleği giydirdiği kimsedir. İslam âlimlerine ve bilhassa Hulefa-i raşidine karşı ahmakça itirazlarda bulunmuştur demiştir.) [İbni Hacer-i Mekki - El-cevher-ül-munzam]</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">(İbni Teymiye’nin sözlerinin kıymeti yoktur. O, dalalettedir ve Müslümanları dalalete sürüklemektedir. Müslümanların icmasından ayrılmış, bid’at yolunu tutmuştur. İslam âlimleri, onun dalalette [sapık] olduğunu, sözbirliği ile bildirdi. Kutbüd-Berdiri, Şerhi Muhtasarda, bunu uzun yazmaktadır.) [Tahir Muhammed Süleyman - Zahiretül-fıkhil-kübra]</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">(Kitab-ül Arş onun en çirkin kitaplarındandır. Ona Şeyh-ül-İslam diyenin kâfir olacağını söyleyen âlimler vardır.) [İmam-ı Sübki] (Nebras haşiyesinde bildiriliyor.)</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">(İbni Teymiye’ye uyanın malı ve canı helaldir.) [Miratül-cenan, Nebras haşiyesi]</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">İbni Teymiye, Kitab-ül Arş isimli eserinde, “Allah Arş'ın üzerinde oturur, kendisi ile beraber oturması için Resulullaha da yer bırakır” diyor. Essırat-ul-müstekim kitabında da, ibni Abbas gibi büyük sahabilere kâfir demiştir. (Keşfüzzunun)</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">El-ubudiyyet kitabında ise, Allahü teâlânın ismini zikretmenin bid’at ve dalalet olduğunu bildirmekte ve tasavvuf âlimlerine çirkin iftiralar yapmaktadır.</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">(Arş kadimdir) diyor. (Akaid-i Adudiyye şerhi)</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">(Şam camiinin minberinden inerken “Allah gökten yere, benim indiğim gibi iner” dedi.) [İbni Battuta -Tuhfetünnüzzar tarihi]</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Abduh’un yetiştirdiklerinden olup, onun yolunda giden Abdürrazık paşa bile diyor ki:</span></span></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">(Vehhabilik, bir bakımdan ibni Teymiye’ye bağlı olduğu gibi, son asrın müceddidi denilen Abduh’daki dinde reform fikirleri de, ibni Teymiye’ye bağlıdır.)</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">(Kaza namazı kılmak lazım değildir) derdi. Halbuki dört mezhepte de farzdır.</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">Cehennem azabı sonsuz olmadığını söylerdi. Kâfirlerin Cehennemde sonsuz kalacaklarına dair bir çok âyet-i kerime vardır. (Bekara 81, Ahzab 65, Fussilet 28, Zuhruf 74)</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">(Ömer çok yanılmıştır)</span> </span></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">diyerek, imam-ı Ahmed’in bildirdiği (Allahü teâlâ, doğru sözü, Ömer’in dili üzerine koymuştur.</span></span></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">[O hiç yanılmaz]) hadis-i şerifine karşı gelmiştir.</span> <span style="color: darkgreen">Eshab-ı kiramın çoğu, ictihad ile anlaşılacak işlerde yanılmış olsa da, onların yanılmaları, ictihadi mesele idi. İctihadda müctehidin yanıldığı bilinemez. Çünkü ictihad ictihad ile nakzedilmez. Bunun için, müctehid olan o büyükler tenkit edilemez. Dört mezhebin ictihadları farklı olduğu halde, benimki doğru diyerek biri ötekini tenkit etmemiştir.</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">Sadreddin-i Konevi, İbni Arabi hazretleri gibi tasavvuf büyüklerine de saldırmıştır. “Gazali’nin kitapları uydurma hadis ile dolu” derdi. (Hadika)</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">İmam-ı Şarani hazretleri buyuruyor ki:</span></span></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">(İbni Teymiye, tasavvufu inkâr eder, evliyaya, ariflere dil uzatırdı. Kitaplarını okumaktan, yırtıcı hayvandan kaçar gibi kaçmalıdır.) [Tabakat-ül-kübra]</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">İmam-ı Süyuti hazretleri buyuruyor ki:</span></span></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">(İbni Teymiye kibirliydi. Kendini beğenirdi. Herkesten üstün görünmek, karşısındakini küçümsemek, büyüklerle alay etmek âdeti idi.) [Kam-ul Muarıd]</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">Muhammed Ali Bey; Hitat-uş-Şam kitabında diyor ki:</span></span></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">(İbni Teymiye’nin hedefi, Luther adındaki papazın hedefine benzer. Fakat, Hıristiyanlığın reformcusu muvaffak oldu. İslamınki olamadı.)</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">İbni Hacer-i Askalani hazretleri buyuruyor ki:</span></span></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">(İbni Teymiye; “Kabri Nebeviyi ziyaret için sefere çıkmak haramdır. [Hazret-i] Ali iman ettiği zaman çocuk olduğu için Müslümanlığı sahih olmadı. [Hazret-i] Osman malı çok severdi” diyerek eshab-ı kiramın büyüklerine dil uzattı.) [Ed-Dürer-ül-Kamine]</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">İbni Hacer-i Mekki hazretleri buyuruyor ki:</span></span></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">(İbni Teymiye, Peygamberlerin masumiyetini (günahtan korunmuş olduklarını) reddetmiştir. Halbuki, masumiyet Peygamberlerin sıfatlarındandır.</span></span></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Başta Peygamber efendimizin kabri şerifleri olmak üzere eshab-ı kiramın, velilerin, âlimlerin ve salih Müslümanların kabirlerinin ziyaret edilmesine karşı çıkmış, bunları şefaate vesile kılmayı da haram saymıştır.) [Fetava-i Hadisiyye]</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Sual: Selefilerin vazgeçilmez üç prensibi varmış, bunlara uymayan Allah’ın gönderdiği din ile amel etmezmiş. Bu hususta açıklama yapar mısınız?</span></span></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">CEVAP</span></span></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">İbni Teymiye, Furkan isimli kitabında dini üç kısma ayırmaktadır. Selefilere göre bu üç prensip vazgeçilmez esaslardır. İslamiyet ancak bu üç kaide gereğince, aslına uygun olarak bilinebilirmiş. Yoksa İslam pınarını, etraftan karışmış bulanık sulardan yani mezhep imamlarının ictihadlarından arındırmak mümkün değilmiş. Çünkü fıkıhçılar, kelamcılar ve tasavvuf ehli, dinin aslına ilaveler yapmışlar, bu bakımdan din çok genişletilmiş ve içinden çıkılmaz bir hâl almışmış. Dine yapılan bu ilaveleri çıkarmak gerekirmiş.</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Selefilerin sımsıkı bağlandıkları üç prensip şöyle:</span></span></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">1- Münezzel din: Kur’an-ı Kerimden ve sahih kabul ettiği hadis-i şeriflerden kendi anladıkları.</span></span></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">2- Müevvel din: Mezhep imamlarının Kitap ve sünnetten çıkardıkları hükümler.</span></span></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">3- Mübeddel din: Geçmiş dinlerin hükümleri ve uydurma saydığı hadis-i şerifler.</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">İbni Teymiye’ye göre, Münezzel dine uymak bütün Müslümanlara farzdır. Çünkü Allahü teâlâ bir müctehidin Kitap ve Sünnetten neyi anladığını bir başka mükellefe sormaz. Hatta onu mükellef de tutmaz. Herkesi Kitap ve Sünneti anladığı ölçüde sorumlu tutar. Bu bakımdan herkes, Münezzel din ile amel etmelidir.</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">Müevvel dine, tevil edilmiş olana, ictihaddan aciz olan mukallitlere caizdir. Ama müctehid olanlara bu caiz değildir.</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">İbni Teymiye’nin selefiye yolunu savunan bütün mezhepsizler, kendilerini birer müctehid zannettikleri için, mezhep hükümleri onlar için muteber değildir, Kitap ve Sünnetten anladıklarına tâbi olurlar. Kendilerine selefiyiz diyen bugünkü mezhepsizler, kraldan çok kralcı olup, İbni Teymiye mukallit halk için müevvel din ile [mezhep imamlarının hükümleriyle] amel etmeyi caiz görürken, onlar cahillerin de, mezhep hükümleriyle amel etmesini caiz görmezler, herkesi Kitap ve Sünnete el atmaya iterler.</span></span></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">İbni Teymiye’nin Mübeddel din diyerek eski dinleri bir kalemde silip atması caiz olmaz. Çünkü geçmiş dinlerin iman yani inanılacak hususları (yani amentüdeki esaslar, insanlar tarafından bozulmadan önce) bütün dinlerde aynı idi. İslamiyet bozulan bu hususların doğrusunu bildirmiş, amele ait hükümlerin de, hepsini değil bazılarını nesh etmiştir.</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">Uydurma hadislerle amel edilen bir din yoktur. Uydurma hadis meselesi de ayrı bir konudur. Bir müctehidin usulüne göre, uydurma sayılan bir hadis, başka bir müctehidlerin usulüne göre sahih olabilir. İbni Teymiye, aklının almadığı hadis-i şeriflere hemen uydurma damgasını basmıştır. Fıkıh, kelam ve tasavvufun ortaya koyduğu hükümleri, usulleri, uydurma hadislerden çıkarıldığı havasını uyandırmak istemiştir. Onun bu mugalatasına İslam âlimleri gerekli cevaplar vermiştir.</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Mezhepsizler, imamları olan İbni Teymiye’nin görüşlerine uyar ve onun usulüne uyup Kitap ve Sünnetten ahkam çıkarmaya çalışırlar. Bunu da gayet normal sayarlar ve buna münezzel din derler.</span></span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Biz de mezhep imamımız olan imam-ı a'zam hazretlerinin hükümleriyle amel edince, onun usullerine uyunca, Allah’ın gönderdiği din ile değil, mezhep imamlarının çıkardığı din ile amel ettiğimizi söylerler</span>.</span></span></p><p> <span style="color: yellow"></span></p><p><span style="color: yellow"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">İbni Teymiye’ye uyup Kitap ve Sünnete el ve dil uzatan mezhepsizler, bizim de imam-ı a'zama uymamıza ne hakla karşı çıkarlar ki?</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="-zehra-, post: 108761, member: 9935"] [COLOR=yellow][SIZE=3][COLOR=red]İbni Teymiye[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen]Sual: Vehhabilerin [selefilerin] Şeyh-ül-İslam bilip yolundan gittikleri İbni Teymiye kimdir, âlimlerimiz onun hakkında ne demiştir?[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen]CEVAP[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen]Hanbeli fıkıh ve hadis âlimi iken mezhepsiz oldu. Ehl-i sünnete uymayan yazılarından dolayı Mısır’da iki defa hapsedildi. 1263 senesinde Harran’da doğup, 1328 de Şam’da kalede hapiste iken vefat etti.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen]İbni Teymiye, Ehl-i sünnet âlimlerinin büyüklüğünü anlamamış, tasavvufu inkâr etmiş, Ehl-i sünnetten ayrılmıştır. Kitapları, kendilerine Selefiyyeci diyen mezhepsizlere kaynak olmaktadır. Mezhepsizler, onu övmekte, İslam müceddidlerinin piri demektedirler. İbni Teymiye’nin şaki ve dalalette olduğu Seyf-ül-Cebbar ve farisi Tâlim-üs-sübyanda da yazılıdır.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen]Camiul-ezherdeki hanefi âlimlerinden Muhammed Bahitin (Tathir-ül-füad min-denisil itikad) kitabı, (Et-tevessüli bin-Nebi ve bis-Salihin), (Şevahid-ül-hak), (Cevahir-ül-bihar), (Seyf-ül-Cebbar) ve (Tâlim-üs-sübyan) kitapları, İbni Teymiye’nin dalalete düştüğünü vesikalarla ispat etmektedir.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=red]İbni Battuta, ibni Hacer-i Mekki, imam-ı Sübki, kendi oğlu Abdulvehhab, izzeddin bin Cema'a, Ebu Hayyan Zahiri, Zahid-ül Kevseri, Yusuf-i Nebhani, imam-ı Şarani, Ahmed bin Seyyid Zeyni Dahlan, Şeyh-ül-İslam Mustafa Sabri Efendi gibi nice âlimler İbni Teymiye’ye reddiyeler yazmışlar, dalalet ve küfürlerini açıklamışlardır. Üstad Necip Fazıl da, (14. asrın irşad kutbu seyyid Abdülhakim Arvasi, “İbni Teymiye dini içinden zedeleyen mülhiddir” buyurdu) diyor. (Türkiye’nin Manzarası)[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen]Dal ve mudil olduğu, Savi tefsiri 107. sayfasında da yazılıdır.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=red]İslam âlimleri buyuruyor ki:[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen](Allahü teâlânın, sapıtmasına ilmini sebep ettiği kimsedir.) [İbni Hacer-i Mekki - Fetava-yı hadisiyye][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen](İbni Teymiye öyle bir kimsedir ki, bozuk sözlerine ve çürük vesikalarına, büyük âlimler cevap vermişler ve düşüncelerinin çirkinliğini ortaya koymuşlardır. [Şam, Mısır ve Kudüs’de kadılık yapmış olan şafii fıkıh ve hadis âlimlerinden Muhammed] İzzibni Cemaa, onun için, Allahü teâlânın dalalete sürüklediği, azdırdığı ve zillet gömleği giydirdiği kimsedir. İslam âlimlerine ve bilhassa Hulefa-i raşidine karşı ahmakça itirazlarda bulunmuştur demiştir.) [İbni Hacer-i Mekki - El-cevher-ül-munzam][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen](İbni Teymiye’nin sözlerinin kıymeti yoktur. O, dalalettedir ve Müslümanları dalalete sürüklemektedir. Müslümanların icmasından ayrılmış, bid’at yolunu tutmuştur. İslam âlimleri, onun dalalette [sapık] olduğunu, sözbirliği ile bildirdi. Kutbüd-Berdiri, Şerhi Muhtasarda, bunu uzun yazmaktadır.) [Tahir Muhammed Süleyman - Zahiretül-fıkhil-kübra][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen](Kitab-ül Arş onun en çirkin kitaplarındandır. Ona Şeyh-ül-İslam diyenin kâfir olacağını söyleyen âlimler vardır.) [İmam-ı Sübki] (Nebras haşiyesinde bildiriliyor.)[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen](İbni Teymiye’ye uyanın malı ve canı helaldir.) [Miratül-cenan, Nebras haşiyesi][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=red]İbni Teymiye, Kitab-ül Arş isimli eserinde, “Allah Arş'ın üzerinde oturur, kendisi ile beraber oturması için Resulullaha da yer bırakır” diyor. Essırat-ul-müstekim kitabında da, ibni Abbas gibi büyük sahabilere kâfir demiştir. (Keşfüzzunun)[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen]El-ubudiyyet kitabında ise, Allahü teâlânın ismini zikretmenin bid’at ve dalalet olduğunu bildirmekte ve tasavvuf âlimlerine çirkin iftiralar yapmaktadır.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=red](Arş kadimdir) diyor. (Akaid-i Adudiyye şerhi)[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=red](Şam camiinin minberinden inerken “Allah gökten yere, benim indiğim gibi iner” dedi.) [İbni Battuta -Tuhfetünnüzzar tarihi][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen]Abduh’un yetiştirdiklerinden olup, onun yolunda giden Abdürrazık paşa bile diyor ki:[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen](Vehhabilik, bir bakımdan ibni Teymiye’ye bağlı olduğu gibi, son asrın müceddidi denilen Abduh’daki dinde reform fikirleri de, ibni Teymiye’ye bağlıdır.)[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=red](Kaza namazı kılmak lazım değildir) derdi. Halbuki dört mezhepte de farzdır.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=red]Cehennem azabı sonsuz olmadığını söylerdi. Kâfirlerin Cehennemde sonsuz kalacaklarına dair bir çok âyet-i kerime vardır. (Bekara 81, Ahzab 65, Fussilet 28, Zuhruf 74)[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=red](Ömer çok yanılmıştır)[/COLOR] [/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen]diyerek, imam-ı Ahmed’in bildirdiği (Allahü teâlâ, doğru sözü, Ömer’in dili üzerine koymuştur.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=red][O hiç yanılmaz]) hadis-i şerifine karşı gelmiştir.[/COLOR] [COLOR=darkgreen]Eshab-ı kiramın çoğu, ictihad ile anlaşılacak işlerde yanılmış olsa da, onların yanılmaları, ictihadi mesele idi. İctihadda müctehidin yanıldığı bilinemez. Çünkü ictihad ictihad ile nakzedilmez. Bunun için, müctehid olan o büyükler tenkit edilemez. Dört mezhebin ictihadları farklı olduğu halde, benimki doğru diyerek biri ötekini tenkit etmemiştir.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=red]Sadreddin-i Konevi, İbni Arabi hazretleri gibi tasavvuf büyüklerine de saldırmıştır. “Gazali’nin kitapları uydurma hadis ile dolu” derdi. (Hadika)[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=red]İmam-ı Şarani hazretleri buyuruyor ki:[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=red](İbni Teymiye, tasavvufu inkâr eder, evliyaya, ariflere dil uzatırdı. Kitaplarını okumaktan, yırtıcı hayvandan kaçar gibi kaçmalıdır.) [Tabakat-ül-kübra][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=red]İmam-ı Süyuti hazretleri buyuruyor ki:[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=red](İbni Teymiye kibirliydi. Kendini beğenirdi. Herkesten üstün görünmek, karşısındakini küçümsemek, büyüklerle alay etmek âdeti idi.) [Kam-ul Muarıd][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=red]Muhammed Ali Bey; Hitat-uş-Şam kitabında diyor ki:[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=red](İbni Teymiye’nin hedefi, Luther adındaki papazın hedefine benzer. Fakat, Hıristiyanlığın reformcusu muvaffak oldu. İslamınki olamadı.)[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen]İbni Hacer-i Askalani hazretleri buyuruyor ki:[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen](İbni Teymiye; “Kabri Nebeviyi ziyaret için sefere çıkmak haramdır. [Hazret-i] Ali iman ettiği zaman çocuk olduğu için Müslümanlığı sahih olmadı. [Hazret-i] Osman malı çok severdi” diyerek eshab-ı kiramın büyüklerine dil uzattı.) [Ed-Dürer-ül-Kamine][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen]İbni Hacer-i Mekki hazretleri buyuruyor ki:[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen](İbni Teymiye, Peygamberlerin masumiyetini (günahtan korunmuş olduklarını) reddetmiştir. Halbuki, masumiyet Peygamberlerin sıfatlarındandır.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen]Başta Peygamber efendimizin kabri şerifleri olmak üzere eshab-ı kiramın, velilerin, âlimlerin ve salih Müslümanların kabirlerinin ziyaret edilmesine karşı çıkmış, bunları şefaate vesile kılmayı da haram saymıştır.) [Fetava-i Hadisiyye][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen]Sual: Selefilerin vazgeçilmez üç prensibi varmış, bunlara uymayan Allah’ın gönderdiği din ile amel etmezmiş. Bu hususta açıklama yapar mısınız?[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen]CEVAP[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen]İbni Teymiye, Furkan isimli kitabında dini üç kısma ayırmaktadır. Selefilere göre bu üç prensip vazgeçilmez esaslardır. İslamiyet ancak bu üç kaide gereğince, aslına uygun olarak bilinebilirmiş. Yoksa İslam pınarını, etraftan karışmış bulanık sulardan yani mezhep imamlarının ictihadlarından arındırmak mümkün değilmiş. Çünkü fıkıhçılar, kelamcılar ve tasavvuf ehli, dinin aslına ilaveler yapmışlar, bu bakımdan din çok genişletilmiş ve içinden çıkılmaz bir hâl almışmış. Dine yapılan bu ilaveleri çıkarmak gerekirmiş.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen]Selefilerin sımsıkı bağlandıkları üç prensip şöyle:[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen]1- Münezzel din: Kur’an-ı Kerimden ve sahih kabul ettiği hadis-i şeriflerden kendi anladıkları.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen]2- Müevvel din: Mezhep imamlarının Kitap ve sünnetten çıkardıkları hükümler.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen]3- Mübeddel din: Geçmiş dinlerin hükümleri ve uydurma saydığı hadis-i şerifler.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen]İbni Teymiye’ye göre, Münezzel dine uymak bütün Müslümanlara farzdır. Çünkü Allahü teâlâ bir müctehidin Kitap ve Sünnetten neyi anladığını bir başka mükellefe sormaz. Hatta onu mükellef de tutmaz. Herkesi Kitap ve Sünneti anladığı ölçüde sorumlu tutar. Bu bakımdan herkes, Münezzel din ile amel etmelidir.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=red]Müevvel dine, tevil edilmiş olana, ictihaddan aciz olan mukallitlere caizdir. Ama müctehid olanlara bu caiz değildir.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=red]İbni Teymiye’nin selefiye yolunu savunan bütün mezhepsizler, kendilerini birer müctehid zannettikleri için, mezhep hükümleri onlar için muteber değildir, Kitap ve Sünnetten anladıklarına tâbi olurlar. Kendilerine selefiyiz diyen bugünkü mezhepsizler, kraldan çok kralcı olup, İbni Teymiye mukallit halk için müevvel din ile [mezhep imamlarının hükümleriyle] amel etmeyi caiz görürken, onlar cahillerin de, mezhep hükümleriyle amel etmesini caiz görmezler, herkesi Kitap ve Sünnete el atmaya iterler.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen]İbni Teymiye’nin Mübeddel din diyerek eski dinleri bir kalemde silip atması caiz olmaz. Çünkü geçmiş dinlerin iman yani inanılacak hususları (yani amentüdeki esaslar, insanlar tarafından bozulmadan önce) bütün dinlerde aynı idi. İslamiyet bozulan bu hususların doğrusunu bildirmiş, amele ait hükümlerin de, hepsini değil bazılarını nesh etmiştir.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=red]Uydurma hadislerle amel edilen bir din yoktur. Uydurma hadis meselesi de ayrı bir konudur. Bir müctehidin usulüne göre, uydurma sayılan bir hadis, başka bir müctehidlerin usulüne göre sahih olabilir. İbni Teymiye, aklının almadığı hadis-i şeriflere hemen uydurma damgasını basmıştır. Fıkıh, kelam ve tasavvufun ortaya koyduğu hükümleri, usulleri, uydurma hadislerden çıkarıldığı havasını uyandırmak istemiştir. Onun bu mugalatasına İslam âlimleri gerekli cevaplar vermiştir.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen]Mezhepsizler, imamları olan İbni Teymiye’nin görüşlerine uyar ve onun usulüne uyup Kitap ve Sünnetten ahkam çıkarmaya çalışırlar. Bunu da gayet normal sayarlar ve buna münezzel din derler.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkgreen]Biz de mezhep imamımız olan imam-ı a'zam hazretlerinin hükümleriyle amel edince, onun usullerine uyunca, Allah’ın gönderdiği din ile değil, mezhep imamlarının çıkardığı din ile amel ettiğimizi söylerler[/COLOR].[/SIZE] [SIZE=3][COLOR=red]İbni Teymiye’ye uyup Kitap ve Sünnete el ve dil uzatan mezhepsizler, bizim de imam-ı a'zama uymamıza ne hakla karşı çıkarlar ki?[/COLOR][/SIZE][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
İbni teymiyenin gerçek yüzü
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst