Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
ibretli
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="hulusi" data-source="post: 65863" data-attributes="member: 32"><p>Süfyanı Sevri anlatıyor: Ben Mekkei Mükereme’de üç sene oturdum. Mekkelilerden bir kimse her gün Haremi Şerif’e gelir, tavaf eder, namaz kılar ve bana selam verip giderdi. Gel zaman, git zaman, ben bu kişi ile tanıştım. Dostluğumuz daha da ilerledi, samimiyetimiz arttı.</p><p>Bir gün o kimse beni yanına çağırdı ve dedi ki:</p><p>Şayet senden evvel ölürsem, o vakit kendi ellerinle beni yıka, namazımı sen kıldır ve beni defneyle. O gecede, ilk gece de beni terketmeyip kabrimde geceleyerek, münkereynin sual sorması anında bana devamlı Tevhîdi telkin et, diye vasiyette bulundu. Ben de o kimsenin dediklerini yapmayı kabül ettim. </p><p>Bir zaman sonra o kimse vefat etti. Ben de, bana yaptığı vasiyete uyarak verdiğim sözü yerine getirdim. Defin işi de bittikten sonra, kabrinde gecelemeye karar verdim. Çünkü buna da söz vermiştim. </p><p>O gece kabri beklerken bana bir ağırlık çöktü, hafifçe dalmışım. O gece uyku ile uyanıklık arasında iken bir ses kulağıma çalındı:</p><p>Ya Süfyan! </p><p>Beni korumana ve senin telkinine ihtiyaç kalmadı. Artık sen gidebilirsin, diye bir ses işittim. </p><p>O zaman ben de kendisine sordum:</p><p>Ne sebeple bu lütfa eriştin, bu fazîlete nail oldun?</p><p>Cevaben dedi ki:</p><p>Ramazanı Şerif’in orucunu tutup, Şevval’den altı gün daha ekleyerek oruç tutmam sebebiyle.</p><p>O zaman ben uyandım. Yanımda kimseyi görmedim. Gördüğüm bu zuhurata tabi olayım mı, olmayayım mı, tereddüt geçirdim.</p><p>Abdest aldım, iki rekat namaz kıldım, tekrar uyudum. Böylece hafiften gelen sesi üç kere duydum. Anladım ki bu Rahmânîdir. Şeytandan değildir. O zaman kabrin yanından ayrıldım. Şevval orucunun fazîletini, yardımını böylece kavramış oldum ve şöylece dua ettim:</p><p>”Ya Rabbi! Beni Ramazan Ayı’nın orucuna ve Şevval’den (Ramazanı Şeriften sonra gelen ay) altı gün oruç tutmaya muvaffak kıl” diye dua ettim.</p><p> Allah Celle Celalühu beni bu işe muvaffak kıldı ve bunu bana nasib etti. </p><p></p><p>Allahım. Bize verdiğin nimetlere şükrümüz yetmez. Sana olan borcumuz asla tükenmez.Boşa geçen ömür sermayemizi yine bizim menfaatimiz için ŞEVVAL ORUCU ile değerlendirmeyi ve geçmişe dair hesaplarımızı gözümüz açıkken kapatabilmeyi bizlere nasip ve ihsan eyle.Bize afv,mağfiret ve rahmetinle muamele eyle.AMİN</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="hulusi, post: 65863, member: 32"] Süfyanı Sevri anlatıyor: Ben Mekkei Mükereme’de üç sene oturdum. Mekkelilerden bir kimse her gün Haremi Şerif’e gelir, tavaf eder, namaz kılar ve bana selam verip giderdi. Gel zaman, git zaman, ben bu kişi ile tanıştım. Dostluğumuz daha da ilerledi, samimiyetimiz arttı. Bir gün o kimse beni yanına çağırdı ve dedi ki: Şayet senden evvel ölürsem, o vakit kendi ellerinle beni yıka, namazımı sen kıldır ve beni defneyle. O gecede, ilk gece de beni terketmeyip kabrimde geceleyerek, münkereynin sual sorması anında bana devamlı Tevhîdi telkin et, diye vasiyette bulundu. Ben de o kimsenin dediklerini yapmayı kabül ettim. Bir zaman sonra o kimse vefat etti. Ben de, bana yaptığı vasiyete uyarak verdiğim sözü yerine getirdim. Defin işi de bittikten sonra, kabrinde gecelemeye karar verdim. Çünkü buna da söz vermiştim. O gece kabri beklerken bana bir ağırlık çöktü, hafifçe dalmışım. O gece uyku ile uyanıklık arasında iken bir ses kulağıma çalındı: Ya Süfyan! Beni korumana ve senin telkinine ihtiyaç kalmadı. Artık sen gidebilirsin, diye bir ses işittim. O zaman ben de kendisine sordum: Ne sebeple bu lütfa eriştin, bu fazîlete nail oldun? Cevaben dedi ki: Ramazanı Şerif’in orucunu tutup, Şevval’den altı gün daha ekleyerek oruç tutmam sebebiyle. O zaman ben uyandım. Yanımda kimseyi görmedim. Gördüğüm bu zuhurata tabi olayım mı, olmayayım mı, tereddüt geçirdim. Abdest aldım, iki rekat namaz kıldım, tekrar uyudum. Böylece hafiften gelen sesi üç kere duydum. Anladım ki bu Rahmânîdir. Şeytandan değildir. O zaman kabrin yanından ayrıldım. Şevval orucunun fazîletini, yardımını böylece kavramış oldum ve şöylece dua ettim: ”Ya Rabbi! Beni Ramazan Ayı’nın orucuna ve Şevval’den (Ramazanı Şeriften sonra gelen ay) altı gün oruç tutmaya muvaffak kıl” diye dua ettim. Allah Celle Celalühu beni bu işe muvaffak kıldı ve bunu bana nasib etti. Allahım. Bize verdiğin nimetlere şükrümüz yetmez. Sana olan borcumuz asla tükenmez.Boşa geçen ömür sermayemizi yine bizim menfaatimiz için ŞEVVAL ORUCU ile değerlendirmeyi ve geçmişe dair hesaplarımızı gözümüz açıkken kapatabilmeyi bizlere nasip ve ihsan eyle.Bize afv,mağfiret ve rahmetinle muamele eyle.AMİN [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
ibretli
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst