Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
İçimizdeki isyankar
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="hulusi" data-source="post: 151367" data-attributes="member: 32"><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #c00000"><img src="http://www.iskenderpasa.com/duvar_kagitlari/1024/ramazan.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></span></span></strong></em></p><p></p><p> </p><p> </p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #c00000"><strong><em>ÜLFET, AKLIN önünde perdedir ve ondan yönü hep geriyedir ya da en iyi ihtimalle sabittir. Beynin bir şeyleri tabu halinde kabul etmesi bizim tercihlerimiz doğrultusunda olduğundan, doğrudan nefisle ilgili bu bahsin, ülfetle ilgili bölümü ile de birinci dereceden alakadardır nefis... </em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><strong><em>İşte bu ülfet ve nefis bağlantısının bir örneği de Ramazan ayı ile ilgili olarak yaşanır. Ramazan ayı gelmeden veya içindeyken Ramazan Risalesi okunur. Elbette iyi bir hazırlık için ideal bir durumdur. Ama sadece bizim anladığımız anlamda bir Ramazan ayı risalesi midir, Ramazan için mi? Yoksa Ramazan ve tüm sene boyunca etkisi sürecek bütün bir kulluk dersi midir? </em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #c00000"><strong><em>Bu bahsin her nüktesi bu ikinci şıkka büyük bir bürhandır elbet. Ancak beni en derinden yaralayan bahsin sonundaki anlatımdır. Bunun bir hadis-i şerif olması, yani kaynağının selahiyeti, ders almamak için inanmamaya bahane arayan nefse ilk çelmeyi atmıştır bile... </em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #c00000"><strong><em><span style="color: darkgreen">Ancak bunu dersin sonuna eklenmiş bir hikayecik gibi okuma çelmesini yıllarca yediğimi düşünüyorum. Nefsimin “aman pay almayım” diyerek kaçarken, bu bahsi bana nasıl da süslendirdiğini belki...</span> </em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #c00000"><strong><em>Evet, bu hikayecik büyük bir idrak vesilesidir aslında. Acı bir uyanış. Efendimizin beni yaşlandırdı dediği bahisler gibi, bizi yaşlandıracak ve yaşlandırası bir bahistir. </em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><strong><em>Cenab-ı Hak nefse demiş, diye başlar “hikayecik”, sonra bütün hayretlerin ve susuşların yetersiz kalacağı ve fakat üzerinden ülfet ayağıyla geçildiğinden hiç duraksanmamış dehşet bir cevap cümlesi gelir: “Ene ene, ente ente.” Ben benim, sen sensin... </em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><strong><em>Devamında, hangi azabı vermişse enaniyetten vazgeçmemiş ve sadece açlıkla acizliği hissederek hem o asılsız rububiyeti kırılarak; “Sen benim rabb-i rahimimsin, ben senin aciz bir kulunum” cevabının gelişine daha ulaşamadan, tam burada duruyorum. Ene ene, ente ente... </em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><strong><em>Nefis ve şeytanla ilgili bahisleri okurken nedense tarihi bir vakıa okuyor olma hassasiyetine bürünür nefsim. Bu cümlenin üzerinden de kaç kez böyle geçtim acaba, nefsimle. Oysa o içimdeydi ve bu cevabı aslında “o” vermişti. </em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #c00000"><strong><em>Ne büyük bir dehşet, içimde taşıdığım halde en çok varlığını unutturarak zarar veren, beni ebedi helakete sürüklemek için durmaksızın çaba sarf eden, düşmanlar üstü düşmanım... Nefsim... Bir anlamda “ben”im, bu isyanı dillendiren... </em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #c00000"><strong><em><span style="color: darkgreen">Nasıl, nasıl olur da Yaratıcısının ve tek sahibinin karşısında böyle bir edaya bürünebilir? Ve bu dillendirişi nasıl da unutturabilir bana?</span> </em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #c00000"><strong><em>Düşünsenize, sürekli “tatmin edici” bahanelerle temize çıkarmaya çalıştığımız nefsin maskesi düşüyor işte bu cümleyle. Bizim her unutuşumuz bu isyana hizmet ediyor. Bizi tam da bu noktaya götürüyor, “ufacık” ve “kalbimiz temiz”ken yaptıklarımız. Farkında değilsek, tam da o yoldayız... ENE ENE, ENTE ENTE… </em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #c00000"><strong><em><span style="color: darkgreen">Ta ki “O” bizi tutana kadar. Ta ki, bizi içimizdekinin şerrinden “O” koruyana kadar. Ta ki, sesi bastırılmamış vicdan ve gerçekten temiz kalp, elimizden tutuncaya kadar.</span> </em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #c00000"><strong><em>O sürekli masum rolü oynayan nefsin maskesiz hali budur işte, ben benim, sen sensin isyanı. </em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #c00000"><strong><em>Bazen bütün saflığımla sormak istiyorum, gerçekten bunu yaptın mı, nasıl yapabildin, diye. Nasıl bu kadar nankör, daha da kötüsü kör ve kötü olabilirsin? </em></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #c00000"><strong><em>Hangi maskeyle yanıtlardı beni acaba, hangi yalanlarla. Sağdan vururdu üstelik. </em></strong></span></span></span></p><p><span style="color: darkolivegreen"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><em>Ama hikayecik burada bitmiyor. Maskesi düşen nefis ben senin aciz bir kulunum ve sen benim sadece Rabbimsin değil, Rahîm olan Rabbimsin diyebiliyor maskesiz haliyle. </em></strong></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><em>Bu dehşetten sonra, ümit elimizden tutuyor, çünkü Rahîm olan Rabbimiz ibadetle, Ramazan’la elimizden tutuyor. </em></strong></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><strong><em>Çünkü ülfetin bizi saran perdesini ancak o kaldırabiliyor. Şeytanın ve nefsin şerrinden kendisine sığındığımız...</em></strong></span></span></span></p><p><a href="http://www.karakalem.net/?yzr=Nuriye+Çakmak" target="_blank"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #c00000"><em>Nuriye Çakmak</em></span></span></span></a></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="hulusi, post: 151367, member: 32"] [LEFT][I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#c00000][IMG]http://www.iskenderpasa.com/duvar_kagitlari/1024/ramazan.jpg[/IMG][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/I][/LEFT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#c00000][B][I]ÜLFET, AKLIN önünde perdedir ve ondan yönü hep geriyedir ya da en iyi ihtimalle sabittir. Beynin bir şeyleri tabu halinde kabul etmesi bizim tercihlerimiz doğrultusunda olduğundan, doğrudan nefisle ilgili bu bahsin, ülfetle ilgili bölümü ile de birinci dereceden alakadardır nefis... [/I][/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=darkgreen][B][I]İşte bu ülfet ve nefis bağlantısının bir örneği de Ramazan ayı ile ilgili olarak yaşanır. Ramazan ayı gelmeden veya içindeyken Ramazan Risalesi okunur. Elbette iyi bir hazırlık için ideal bir durumdur. Ama sadece bizim anladığımız anlamda bir Ramazan ayı risalesi midir, Ramazan için mi? Yoksa Ramazan ve tüm sene boyunca etkisi sürecek bütün bir kulluk dersi midir? [/I][/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#c00000][B][I]Bu bahsin her nüktesi bu ikinci şıkka büyük bir bürhandır elbet. Ancak beni en derinden yaralayan bahsin sonundaki anlatımdır. Bunun bir hadis-i şerif olması, yani kaynağının selahiyeti, ders almamak için inanmamaya bahane arayan nefse ilk çelmeyi atmıştır bile... [/I][/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#c00000][B][I][COLOR=darkgreen]Ancak bunu dersin sonuna eklenmiş bir hikayecik gibi okuma çelmesini yıllarca yediğimi düşünüyorum. Nefsimin “aman pay almayım” diyerek kaçarken, bu bahsi bana nasıl da süslendirdiğini belki...[/COLOR] [/I][/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#c00000][B][I]Evet, bu hikayecik büyük bir idrak vesilesidir aslında. Acı bir uyanış. Efendimizin beni yaşlandırdı dediği bahisler gibi, bizi yaşlandıracak ve yaşlandırası bir bahistir. [/I][/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=darkgreen][B][I]Cenab-ı Hak nefse demiş, diye başlar “hikayecik”, sonra bütün hayretlerin ve susuşların yetersiz kalacağı ve fakat üzerinden ülfet ayağıyla geçildiğinden hiç duraksanmamış dehşet bir cevap cümlesi gelir: “Ene ene, ente ente.” Ben benim, sen sensin... [/I][/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=darkgreen][B][I]Devamında, hangi azabı vermişse enaniyetten vazgeçmemiş ve sadece açlıkla acizliği hissederek hem o asılsız rububiyeti kırılarak; “Sen benim rabb-i rahimimsin, ben senin aciz bir kulunum” cevabının gelişine daha ulaşamadan, tam burada duruyorum. Ene ene, ente ente... [/I][/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=darkgreen][B][I]Nefis ve şeytanla ilgili bahisleri okurken nedense tarihi bir vakıa okuyor olma hassasiyetine bürünür nefsim. Bu cümlenin üzerinden de kaç kez böyle geçtim acaba, nefsimle. Oysa o içimdeydi ve bu cevabı aslında “o” vermişti. [/I][/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#c00000][B][I]Ne büyük bir dehşet, içimde taşıdığım halde en çok varlığını unutturarak zarar veren, beni ebedi helakete sürüklemek için durmaksızın çaba sarf eden, düşmanlar üstü düşmanım... Nefsim... Bir anlamda “ben”im, bu isyanı dillendiren... [/I][/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#c00000][B][I][COLOR=darkgreen]Nasıl, nasıl olur da Yaratıcısının ve tek sahibinin karşısında böyle bir edaya bürünebilir? Ve bu dillendirişi nasıl da unutturabilir bana?[/COLOR] [/I][/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#c00000][B][I]Düşünsenize, sürekli “tatmin edici” bahanelerle temize çıkarmaya çalıştığımız nefsin maskesi düşüyor işte bu cümleyle. Bizim her unutuşumuz bu isyana hizmet ediyor. Bizi tam da bu noktaya götürüyor, “ufacık” ve “kalbimiz temiz”ken yaptıklarımız. Farkında değilsek, tam da o yoldayız... ENE ENE, ENTE ENTE… [/I][/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#c00000][B][I][COLOR=darkgreen]Ta ki “O” bizi tutana kadar. Ta ki, bizi içimizdekinin şerrinden “O” koruyana kadar. Ta ki, sesi bastırılmamış vicdan ve gerçekten temiz kalp, elimizden tutuncaya kadar.[/COLOR] [/I][/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#c00000][B][I]O sürekli masum rolü oynayan nefsin maskesiz hali budur işte, ben benim, sen sensin isyanı. [/I][/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#c00000][B][I]Bazen bütün saflığımla sormak istiyorum, gerçekten bunu yaptın mı, nasıl yapabildin, diye. Nasıl bu kadar nankör, daha da kötüsü kör ve kötü olabilirsin? [/I][/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#c00000][B][I]Hangi maskeyle yanıtlardı beni acaba, hangi yalanlarla. Sağdan vururdu üstelik. [/I][/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [COLOR=darkolivegreen][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][B][I]Ama hikayecik burada bitmiyor. Maskesi düşen nefis ben senin aciz bir kulunum ve sen benim sadece Rabbimsin değil, Rahîm olan Rabbimsin diyebiliyor maskesiz haliyle. [/I][/B][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][B][I]Bu dehşetten sonra, ümit elimizden tutuyor, çünkü Rahîm olan Rabbimiz ibadetle, Ramazan’la elimizden tutuyor. [/I][/B][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][B][I]Çünkü ülfetin bizi saran perdesini ancak o kaldırabiliyor. Şeytanın ve nefsin şerrinden kendisine sığındığımız...[/I][/B][/SIZE][/FONT][/COLOR] [URL="http://www.karakalem.net/?yzr=Nuriye+Çakmak"][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#c00000][I]Nuriye Çakmak[/I][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
İçimizdeki isyankar
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst