Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
İçtihad Risalesi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Sergerdan" data-source="post: 102500" data-attributes="member: 2492"><p><strong>Cevap: Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri - İçtihad Risalesi</strong></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkRed">Müçtehid'de bulunması gereken özellikler nelerdir?</span></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkRed"></span></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkRed"></span></span></span></em></p><p>İçtihad risalesindeki manilerden yola çıkarsak şöyle bir yorum yapabilirz:</p><p></p><p>1-İçtihad eden kişi veya kişiler;asr-ı saadete yani şeritatın tesis edildiği döneme zamanen uzak olduklarından,öyleyse ya fıtraten ya istidad olarak veya temkin ile bir şekilde, o yakınlığı şeriatın ruhunu tesbit açısından sağlamalılar</p><p></p><p><span style="color: DarkSlateGray">Selef-i Sâlihînin müçtehidîn-i izâmı, asr-ı nur ve asr-ı hakikat olan asr-ı Sahabeye yakın olduklarından, sâfî bir nur alıp, hâlis bir içtihad edebilirler. Şu zamanın ehl-i içtihadı ise, o kadar perdeler arkasında ve uzak bir mesafede hakikat kitâbına bakar ki, en vâzıh bir harfini de zor ile görebilirler.</span></p><p></p><p>2-O kişileri takip eden bizler de hissediyor ve biliyoruz ki 1400 senenin geçmesiyle zaman başkalaşmış.İyi ve kötü,sıdk ve yalan,siyaset menfaat hepsi birbirine karışmış bir şekilde aynı dükkanda satılıyor.Dolayısıyla müçtehidin zamanın bu halinden uzak,etkilenmemiş,bulaşmamış olması gerekir.Yani zamanın adamı değil zamanın dışına çıkabilen biri olması gerekir.</p><p></p><p><span style="color: DarkSlateGray">Halbuki, şu zamanda, kizb ve sıdkın ortasındaki mesafe o kadar kısalmış ki, âdetâ omuz omuza vermişler. Sıdktan yalana (geçmek) pek kolay gidiliyor. Hattâ, siyâset propagandası vâsıtasıyla, yalancılık doğruluğa tercih ediliyor. İşte, en çirkin şey, en güzel şeylerle beraber bir dükkânda, bir fiyatla satılsa, elbette pek âlî olan ve hakikat cevherine giden sıdk ve hak pırlantası, o dükkâncının mârifetine ve sözüne itimad edip, körü körüne alınmaz.</span></p><p></p><p>3-Üç şey nedeniyle bu zamanda din namına konuşulanlara kolayca güvenilmez.Çünkü ekser insanlar ve de birçok alimin görüşleri,söyleyecekleri arziye,dünyevi olacaktır.Halbuki şeriatın dili semavidir.Dolayısyla içtihad edenlerin nazarının arzi olup olmadıgına dikkat etmek gerekir.</p><p><span style="color: DarkSlateGray"></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray">Üç nokta-i nazar, şu zamanın içtihadâtını, arzıye yapar, semâvîlikten çıkarıyor. Halbuki, şeriat semâviyedir; ve içtihadât-ı şer'iye dahi onun ahkâm-ı mestûresini izhâr ettiğinden, semâviyedirler.</span></p><p></p><p>Bu üç neden şöyle sıralanmış:</p><p></p><p>birincisi bu zamanda insanlar maslahata,faydaya göre hareket ediyor.İllete yani emir oluşuna odaklanmıyorlar.</p><p></p><p><span style="color: DarkSlateGray">şu zamanın nazarı ise, maslahat ve hikmeti illet yerine ikâme edip, ona göre hükmediyor. Elbette böyle içtihad arzıyedir, semâvî değildir.</span></p><p></p><p>ikincisi yine bu zamanın nazarı dünyevi mutluluga odaklanmış halbuki din saadet-i uhreviye bakar.Dünyevi olarak zarar sanılan bir şeyde rahmet ve rıza saklı olabilir zaten bir nevi tecrübe oradadır.</p><p></p><p><span style="color: DarkSlateGray">Şu zamanın nazarı evvelâ ve bizzat saadet-i dünyeviyeye bakıyor ve ahkâmları ona tevcih ediyor. Halbuki, şeriatın nazarı ise evvelâ ve bizzat saadet-i uhreviyeye bakar, ikinci derecede-âhirete vesîle olmak dolayısıyla-dünyanın saadetine nazar eder. Demek, şu zamanın nazarı ruh-u şeriattan yabânîdir. Öyle ise, şeriat nâmına içtihad edemez.</span></p><p></p><p>son olarak bu zamanın insanları luzumsuz,ihityaç fazlası şeyleri,alışkanlıkları bile zaruret haline getirmiştir.Elbette böyle bir insanın nazarı şaşı olacaktır.Bu sarhoş bir insandan net göstermesini istemek olur.</p><p></p><p><span style="color: DarkSlateGray">Halbuki, şu zamanın ehl-i içtihadı, o zarûrâtı ahkâm-ı şer'iyeye medâr yaptıklarından, içtihadları arzıyedir, hevesîdir, felsefîdir; semâvî olamaz, şer'î değil.</span></p><p></p><p>4-Müçtehid diyecegimiz kişiler dinin bünyesinin içinden olmalı ki hukumleri din adına bir genişleme olsun.Yoksa o vasfı taşımayanların mudahaleleri tahrip olur.</p><p></p><p><span style="color: DarkSlateGray"></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray">Nasıl ki bir cisimde, neşv ü nemâ için, tevessü' meyli bulunur. O meyl-i tevessü' ise-çünkü dahildendir-vücud ve cisim için bir tekemmüldür. Fakat, eğer hariçte tevsî için bir meyil ise, o vücudun cildini yırtmaktır, tahrip etmektir; tevsî değildir.</span></p><p></p><p>5-Zaruriyata dil uzatmayan,yorum yapmayan kişiler olmalı.Bu noktada islam yenilikçiliği kaldırmaz.</p><p></p><p><span style="color: DarkSlateGray">Dinin zarûriyâtı ki, içtihad onlara giremez. Çünkü, katî ve muayyendirler. Hem, o zarûriyât kût ve gıdâ hükmündedirler.</span></p><p></p><p>6-İsitdadı buna müsait olmalı.Kesbiyle veya Allah vergisi bir istidadı olmalıki o istidadı bir kibrit hukmune geçsin.İlim,amel,takva gibi hususlarla hukmu anlamaya ve hukum çıkarmata liyakati olsun.</p><p></p><p><span style="color: DarkSlateGray">İşte, o zamanda zihinler, kalpler, ruhlar, bütün kuvvetleriyle Yerler ve Gökler Rabbinin marziyâtını anlamaya müteveccih olduğundan, içtimâiyât-ı beşeriyenin sohbetleri, muhâvereleri, vukuâtları, ahvâlleri ona bakıyordu. Ona göre cereyan ettiğinden, her kimin güzelce bir istidadı bulunsa, onun kalbi ve fıtratı, şuursuz olarak her şeyden bir ders-i mârifet alır. O zamanda cereyan eden ahvâl ve vukuât ve muhâverâttan taallüm ediyordu. Güyâ her bir şey ona bir muallim hükmüne geçip, onun fıtrat ve istidadına, içtihada bir istidad ihzârını telkin ediyordu. Hattâ o derece şu fıtrî ders tenvir ediyordu ki, yakın idi ki, kisbsiz içtihada kabiliyeti ola; ateşsiz nurlana. İşte, şu tarzda fıtrî bir ders alan bir müstaid, içtihada çalışmaya başladığı vakit, kibrit hükmüne geçen istidadı, nurun alâ nur sırrına mazhar olur; çabuk ve az zamanda müçtehid olurdu.</span></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkRed"><span style="color: Black"> </span></span></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkRed"><span style="color: Black"></span></span></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkRed"><span style="color: Black"></span></span></span></span></em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Sergerdan, post: 102500, member: 2492"] [b]Cevap: Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri - İçtihad Risalesi[/b] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkRed]Müçtehid'de bulunması gereken özellikler nelerdir? [/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] İçtihad risalesindeki manilerden yola çıkarsak şöyle bir yorum yapabilirz: 1-İçtihad eden kişi veya kişiler;asr-ı saadete yani şeritatın tesis edildiği döneme zamanen uzak olduklarından,öyleyse ya fıtraten ya istidad olarak veya temkin ile bir şekilde, o yakınlığı şeriatın ruhunu tesbit açısından sağlamalılar [COLOR=DarkSlateGray]Selef-i Sâlihînin müçtehidîn-i izâmı, asr-ı nur ve asr-ı hakikat olan asr-ı Sahabeye yakın olduklarından, sâfî bir nur alıp, hâlis bir içtihad edebilirler. Şu zamanın ehl-i içtihadı ise, o kadar perdeler arkasında ve uzak bir mesafede hakikat kitâbına bakar ki, en vâzıh bir harfini de zor ile görebilirler.[/COLOR] 2-O kişileri takip eden bizler de hissediyor ve biliyoruz ki 1400 senenin geçmesiyle zaman başkalaşmış.İyi ve kötü,sıdk ve yalan,siyaset menfaat hepsi birbirine karışmış bir şekilde aynı dükkanda satılıyor.Dolayısıyla müçtehidin zamanın bu halinden uzak,etkilenmemiş,bulaşmamış olması gerekir.Yani zamanın adamı değil zamanın dışına çıkabilen biri olması gerekir. [COLOR=DarkSlateGray]Halbuki, şu zamanda, kizb ve sıdkın ortasındaki mesafe o kadar kısalmış ki, âdetâ omuz omuza vermişler. Sıdktan yalana (geçmek) pek kolay gidiliyor. Hattâ, siyâset propagandası vâsıtasıyla, yalancılık doğruluğa tercih ediliyor. İşte, en çirkin şey, en güzel şeylerle beraber bir dükkânda, bir fiyatla satılsa, elbette pek âlî olan ve hakikat cevherine giden sıdk ve hak pırlantası, o dükkâncının mârifetine ve sözüne itimad edip, körü körüne alınmaz.[/COLOR] 3-Üç şey nedeniyle bu zamanda din namına konuşulanlara kolayca güvenilmez.Çünkü ekser insanlar ve de birçok alimin görüşleri,söyleyecekleri arziye,dünyevi olacaktır.Halbuki şeriatın dili semavidir.Dolayısyla içtihad edenlerin nazarının arzi olup olmadıgına dikkat etmek gerekir. [COLOR=DarkSlateGray] Üç nokta-i nazar, şu zamanın içtihadâtını, arzıye yapar, semâvîlikten çıkarıyor. Halbuki, şeriat semâviyedir; ve içtihadât-ı şer'iye dahi onun ahkâm-ı mestûresini izhâr ettiğinden, semâviyedirler.[/COLOR] Bu üç neden şöyle sıralanmış: birincisi bu zamanda insanlar maslahata,faydaya göre hareket ediyor.İllete yani emir oluşuna odaklanmıyorlar. [COLOR=DarkSlateGray]şu zamanın nazarı ise, maslahat ve hikmeti illet yerine ikâme edip, ona göre hükmediyor. Elbette böyle içtihad arzıyedir, semâvî değildir.[/COLOR] ikincisi yine bu zamanın nazarı dünyevi mutluluga odaklanmış halbuki din saadet-i uhreviye bakar.Dünyevi olarak zarar sanılan bir şeyde rahmet ve rıza saklı olabilir zaten bir nevi tecrübe oradadır. [COLOR=DarkSlateGray]Şu zamanın nazarı evvelâ ve bizzat saadet-i dünyeviyeye bakıyor ve ahkâmları ona tevcih ediyor. Halbuki, şeriatın nazarı ise evvelâ ve bizzat saadet-i uhreviyeye bakar, ikinci derecede-âhirete vesîle olmak dolayısıyla-dünyanın saadetine nazar eder. Demek, şu zamanın nazarı ruh-u şeriattan yabânîdir. Öyle ise, şeriat nâmına içtihad edemez.[/COLOR] son olarak bu zamanın insanları luzumsuz,ihityaç fazlası şeyleri,alışkanlıkları bile zaruret haline getirmiştir.Elbette böyle bir insanın nazarı şaşı olacaktır.Bu sarhoş bir insandan net göstermesini istemek olur. [COLOR=DarkSlateGray]Halbuki, şu zamanın ehl-i içtihadı, o zarûrâtı ahkâm-ı şer'iyeye medâr yaptıklarından, içtihadları arzıyedir, hevesîdir, felsefîdir; semâvî olamaz, şer'î değil.[/COLOR] 4-Müçtehid diyecegimiz kişiler dinin bünyesinin içinden olmalı ki hukumleri din adına bir genişleme olsun.Yoksa o vasfı taşımayanların mudahaleleri tahrip olur. [COLOR=DarkSlateGray] Nasıl ki bir cisimde, neşv ü nemâ için, tevessü' meyli bulunur. O meyl-i tevessü' ise-çünkü dahildendir-vücud ve cisim için bir tekemmüldür. Fakat, eğer hariçte tevsî için bir meyil ise, o vücudun cildini yırtmaktır, tahrip etmektir; tevsî değildir.[/COLOR] 5-Zaruriyata dil uzatmayan,yorum yapmayan kişiler olmalı.Bu noktada islam yenilikçiliği kaldırmaz. [COLOR=DarkSlateGray]Dinin zarûriyâtı ki, içtihad onlara giremez. Çünkü, katî ve muayyendirler. Hem, o zarûriyât kût ve gıdâ hükmündedirler.[/COLOR] 6-İsitdadı buna müsait olmalı.Kesbiyle veya Allah vergisi bir istidadı olmalıki o istidadı bir kibrit hukmune geçsin.İlim,amel,takva gibi hususlarla hukmu anlamaya ve hukum çıkarmata liyakati olsun. [COLOR=DarkSlateGray]İşte, o zamanda zihinler, kalpler, ruhlar, bütün kuvvetleriyle Yerler ve Gökler Rabbinin marziyâtını anlamaya müteveccih olduğundan, içtimâiyât-ı beşeriyenin sohbetleri, muhâvereleri, vukuâtları, ahvâlleri ona bakıyordu. Ona göre cereyan ettiğinden, her kimin güzelce bir istidadı bulunsa, onun kalbi ve fıtratı, şuursuz olarak her şeyden bir ders-i mârifet alır. O zamanda cereyan eden ahvâl ve vukuât ve muhâverâttan taallüm ediyordu. Güyâ her bir şey ona bir muallim hükmüne geçip, onun fıtrat ve istidadına, içtihada bir istidad ihzârını telkin ediyordu. Hattâ o derece şu fıtrî ders tenvir ediyordu ki, yakın idi ki, kisbsiz içtihada kabiliyeti ola; ateşsiz nurlana. İşte, şu tarzda fıtrî bir ders alan bir müstaid, içtihada çalışmaya başladığı vakit, kibrit hükmüne geçen istidadı, nurun alâ nur sırrına mazhar olur; çabuk ve az zamanda müçtehid olurdu.[/COLOR] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkRed][COLOR=Black] [/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
İçtihad Risalesi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst