Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
İdrakin Ötesindeki Gerçeklik: Gayb
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 450967" data-attributes="member: 1004566"><p><strong>Beş Gayb ve Şüpheler</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong>Kur’an- Kerim’de beş gayb konusu şöyle ifade edilmiştir:</p><p></p><p>“Kıyametin ilmi Allah katındadır. Yağmuru O indirir. Rahimlerde olanı bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilmez.” (Lokman, 34)</p><p></p><p>Rasul-i Ekrem s.a.v. Efendimiz de “Gaybın anahtarları beştir. Onları ancak Allah bilir” (Buharî) buyurmak suretiyle bu 5 hususun mutlak gayb olduğunu ve onları Allah Tealâ’dan başkasının bilmesinin imkansız olduğunu belirtmiştir.</p><p></p><p>Ayette zikredilen 1., 4. ve 5. hususların mutlak gayb olduğu konusunda herhangi bir şüphe ve itiraz söz konusu değildir. 2. ve 3. sıradaki hususlara ise şöyle itiraz edilebilir: Günümüzün gelişmiş teknolojik imkânlarıyla nereye ne zaman yağmur yağacağı kesine yakın biçimde tahmin edilebilmekte, aynı imkanla ana rahmindeki çocuğun durumu da bilinmektedir. Öyleyse bu iki hususun mutlak gayb olması söz konusu değildir.</p><p></p><p>Ancak mesele yakından incelendiğinde, bu iki hususun da mutlak ve kesin denecek ölçülerde bilinemediği ortaya çıkacaktır. Yağmur meselesinde gelişmiş teknolojiye dayanan meteorolojik tahminler, adından da anlaşılacağı gibi sadece birer “tahmin”dir. Nereye yağmur yağacağı milimetrik olarak bilinemediği gibi, ne kadar yağmur yağacağı da tam anlamıyla söylenemez. Özellikle büyük şehirlerde yaşayanların çok iyi bildikleri gibi, hava tahmin raporları mesela Ankara’ya yağmur yağacağını söylediği halde, Ankara’nın tümüne değil, sadece belli semtlerine yağmur yağar, diğer bölgelerde ise bulutlanma bile olmaz. Üstelik meteorolojik tahminler, bulut hareketleri ve hava akımları dikkate alınarak yapılır. Bunun anlamı şudur: Söz konusu belirtiler olmadan önce meteoroloji istasyonlarının herhangi bir tahmin yapması mümkün değildir. Bu belirtiler ortaya çıktıktan sonra ise yağmurun yağması mutlak gayb alanından çıkıp, izafî gayb alanına girmiş demektir.</p><p></p><p></p><p>Sonuç olarak nereye ne kadar ve ne şiddette yağmur yağacağı, belirtileri ortaya çıkmadan önce mutlak gaybdır ve yalnız Allah Tealâ tarafından bilinir. Belirtiler ortaya çıktıktan sonra ise artık bu mesele mutlak gayb değildir.</p><p></p><p>Rahimlerde olanın bilinmesi meselesine gelince; öncelikle belirtelim ki, ayette mutlak olarak “rahimlerde olan” denmektedir. Bu mutlak ve genel ifade, spermin rahme düşmesinden, gelişip şekillenmesine ve dünyaya geldikten sonra ölene kadar geçen sürenin tamamını kapsar. Bilindiği gibi bu alandaki teknolojik gelişmeler, sperm rahme düşer düşmez onun cinsiyetini, yüzünün ve organlarının şekli, nasıl bir insan olacağı gibi hususları tesbit edemez. Teknolojinin tesbit edebildiği, spermin geçirdiği evrelerden, cenin insan şeklini almaya başladığında cinsiyetinin tesbitinden -ki çoğu zaman bu noktada da yanılmalar olduğu bilinmektedir- ve azalarının durumundan ibarettir. Oysa ayetin mutlak ifadesi, rahimdeki varlığın cinsiyeti, azalarının şekli, kişiliği, rızkı, yetenekleri, hayatını nasıl bir insan olarak yaşayacağı ve başına nelerin geleceği gibi, doğum öncesi ve sonrası bütün bir hayatı kapsar. Bütün bunların ise henüz cenin safhasındaki bir insan hakkında mutlak gayb olduğunda şüphe yoktur.</p><p></p><p></p><p>Buraya kadar söylediklerimizden, izafî gaybın bilinmesinin mümkün olduğu, ancak bunun mutlak gayb için söz konusu olamayacağı ortaya çıkmış bulunmaktadır.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 450967, member: 1004566"] [B]Beş Gayb ve Şüpheler [/B]Kur’an- Kerim’de beş gayb konusu şöyle ifade edilmiştir: “Kıyametin ilmi Allah katındadır. Yağmuru O indirir. Rahimlerde olanı bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilmez.” (Lokman, 34) Rasul-i Ekrem s.a.v. Efendimiz de “Gaybın anahtarları beştir. Onları ancak Allah bilir” (Buharî) buyurmak suretiyle bu 5 hususun mutlak gayb olduğunu ve onları Allah Tealâ’dan başkasının bilmesinin imkansız olduğunu belirtmiştir. Ayette zikredilen 1., 4. ve 5. hususların mutlak gayb olduğu konusunda herhangi bir şüphe ve itiraz söz konusu değildir. 2. ve 3. sıradaki hususlara ise şöyle itiraz edilebilir: Günümüzün gelişmiş teknolojik imkânlarıyla nereye ne zaman yağmur yağacağı kesine yakın biçimde tahmin edilebilmekte, aynı imkanla ana rahmindeki çocuğun durumu da bilinmektedir. Öyleyse bu iki hususun mutlak gayb olması söz konusu değildir. Ancak mesele yakından incelendiğinde, bu iki hususun da mutlak ve kesin denecek ölçülerde bilinemediği ortaya çıkacaktır. Yağmur meselesinde gelişmiş teknolojiye dayanan meteorolojik tahminler, adından da anlaşılacağı gibi sadece birer “tahmin”dir. Nereye yağmur yağacağı milimetrik olarak bilinemediği gibi, ne kadar yağmur yağacağı da tam anlamıyla söylenemez. Özellikle büyük şehirlerde yaşayanların çok iyi bildikleri gibi, hava tahmin raporları mesela Ankara’ya yağmur yağacağını söylediği halde, Ankara’nın tümüne değil, sadece belli semtlerine yağmur yağar, diğer bölgelerde ise bulutlanma bile olmaz. Üstelik meteorolojik tahminler, bulut hareketleri ve hava akımları dikkate alınarak yapılır. Bunun anlamı şudur: Söz konusu belirtiler olmadan önce meteoroloji istasyonlarının herhangi bir tahmin yapması mümkün değildir. Bu belirtiler ortaya çıktıktan sonra ise yağmurun yağması mutlak gayb alanından çıkıp, izafî gayb alanına girmiş demektir. Sonuç olarak nereye ne kadar ve ne şiddette yağmur yağacağı, belirtileri ortaya çıkmadan önce mutlak gaybdır ve yalnız Allah Tealâ tarafından bilinir. Belirtiler ortaya çıktıktan sonra ise artık bu mesele mutlak gayb değildir. Rahimlerde olanın bilinmesi meselesine gelince; öncelikle belirtelim ki, ayette mutlak olarak “rahimlerde olan” denmektedir. Bu mutlak ve genel ifade, spermin rahme düşmesinden, gelişip şekillenmesine ve dünyaya geldikten sonra ölene kadar geçen sürenin tamamını kapsar. Bilindiği gibi bu alandaki teknolojik gelişmeler, sperm rahme düşer düşmez onun cinsiyetini, yüzünün ve organlarının şekli, nasıl bir insan olacağı gibi hususları tesbit edemez. Teknolojinin tesbit edebildiği, spermin geçirdiği evrelerden, cenin insan şeklini almaya başladığında cinsiyetinin tesbitinden -ki çoğu zaman bu noktada da yanılmalar olduğu bilinmektedir- ve azalarının durumundan ibarettir. Oysa ayetin mutlak ifadesi, rahimdeki varlığın cinsiyeti, azalarının şekli, kişiliği, rızkı, yetenekleri, hayatını nasıl bir insan olarak yaşayacağı ve başına nelerin geleceği gibi, doğum öncesi ve sonrası bütün bir hayatı kapsar. Bütün bunların ise henüz cenin safhasındaki bir insan hakkında mutlak gayb olduğunda şüphe yoktur. Buraya kadar söylediklerimizden, izafî gaybın bilinmesinin mümkün olduğu, ancak bunun mutlak gayb için söz konusu olamayacağı ortaya çıkmış bulunmaktadır. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
İdrakin Ötesindeki Gerçeklik: Gayb
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst