Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
İhyâ-i dinle olur bu milletin ihyası
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Bîçare S.V." data-source="post: 225488" data-attributes="member: 1008987"><p style="text-align: center"> <span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: #333399">İhyâ-i dinle olur bu milletin ihyası</span></strong></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span> </p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><strong>İhyâ-yı din, ihyâ-yı millettir. Hayat-ı din, nur-u hayattır. </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Mektubat, Hakikat Çekirdekleri, No: 60 </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>*** </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Din ile hayat kâbil-i tefrik olduğunu zannedenler felâkete sebeptirler. </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Şu Jön Türkün hatâsı: Bilmedi o, bizdeki din hayatın esası. Millet ve İslâmiyet ayrı ayrı zannetti. </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Medeniyet müstemir, müstevlî vehmeyledi. Saadet-i hayatı içinde görüyordu. Şimdi zaman gösterdi, </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Medeniyet sistemi (HAŞİYE) bozuktu, hem muzırdı. Tecrübe-i katiye bize bunu gösterdi. </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Din hayatın hayatı, hem nuru, hem esası. İhyâ-i dinle olur, şu milletin ihyâsı. İslâm bunu anladı. </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Başka dinin aksine, dinimize temessük derecesi nisbeten milletin terakkîsi. </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>İhmâli nispetinde idi milletin tedennîsi. Tarihî bir hakikat, ondan olmuş tenâsi. </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Hâşiye: Tam bir işaret-i gaybiyedir. Sekerâtta olan dinsiz, zalim medeniyete bakıyor. </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Sözler, Lemaât, s. 1166 </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>*** </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Hem nev-î beşer, hususan medeniyet fenlerinin ikazatıyla uyanmış, intibaha gelmiş, insaniyetin mahiyetini anlamış. Elbette ve elbette dinsiz, başıboş yaşamazlar. Ve olamazlar. En dinsizi de dine iltica etmeye mecburdur. Çünkü, acz-i beşerî ile beraber hadsiz musîbetler ve onu inciten hâricî ve dahilî düşmanlara karşı istinat noktası; ve fakrıyla beraber hadsiz ihtiyâcâta müptelâ ve ebede kadar uzanmış arzularına medet ve yardım edecek istimdad noktası, yalnız ve yalnız Sâni-i Âlemi tanımak ve iman etmek ve âhirete inanmak ve tasdik etmekten başka, uyanmış beşerin çaresi yok... </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Kalbin sadefinde din-i hakkın cevheri bulunmazsa, beşerin başında maddî, mânevî kıyametler kopacak ve hayvanatın en bedbahtı, en perişanı olacak. </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Hutbe-i Şâmiye, s. 30-32 </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>*** </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>(Birinci Meclis’e hitaben yazılan bildiriden) </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Hâmisen: Enbiyanın ekseri Şarkta ve hükemanın ağlebi Garpta gelmesi kader-i ezelînin bir remzidir ki, Şarkı ayağa kaldıracak din ve kalbdir, akıl ve felsefe değil. Şarkı intibaha getirdiniz; fıtratına muvafık bir cereyan veriniz. Yoksa, sa’yiniz ya hebâen gider, veya muvakkat, sathî kalır. </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Sadisen: Hasmınız ve İslâmiyet düşmanı olan frenkler, dindeki lâkaytlığınızdan pek fazla istifade ettiler ve ediyorlar. Hattâ diyebilirim ki, hasmınız kadar İslâma zarar veren, dinde ihmalinizden istifade eden insanlardır. Maslahat-ı İslâmiye ve selâmet-i millet namına, bu ihmali a’mâle tebdil etmeniz gerektir. Görülmüyor mu ki, İttihatçılar o kadar harika azim ve sebat ve fedakârlıklarıyla, hattâ İslâmın şu intibâhına da bir sebep oldukları halde, bir derece dinde lâübâlilik tavrını gösterdikleri için, dahildeki milletten nefret ve tezyif gördüler. Hariçteki İslâmlar dindeki ihmallerini görmedikleri için hürmeti verdiler. </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Sabian: Âlem-i küfür, bütün vesaitiyle, medeniyetiyle, felsefesiyle, fünunuyla, misyonerleriyle âlem-i İslâma hücum ve maddeten uzun zamandan beri galebe ettiği halde, âlem-i İslâma dinen galebe edemedi. Ve dahilî bütün fırak-ı dâlle-i İslâmiye de, birer kemmiye-i kalile-i muzırra suretinde mahkûm kaldığı; ve İslâmiyet metanetini ve salâbetini sünnet ve cemaatle muhafaza eylediği bir zamanda, lâübâliyâne, Avrupa medeniyet-i habise kısmından süzülen bir cereyan-ı bid’atkârâne, sinesinde yer tutamaz. Demek, âlem-i İslâm içinde mühim ve inkılâbvâri bir iş görmek, İslâmiyetin desâtirini inkıyadla olabilir, başka olamaz. Hem olmamış, olmuşsa da çabuk ölüp sönmüş. </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Sâminen: Zaaf-ı dine sebep olan Avrupa medeniyet-i sefihanesi yırtılmaya yüz tuttuğu bir zamanda ve medeniyet-i Kur’ân’ın zuhura yakın geldiği bir anda, lâkaydâne ve ihmalkârâne, müsbet bir iş görülmez. Menfîce, tahripkârâne iş ise, bu kadar rahnelere mâruz kalan İslâm zaten muhtaç değildir. </strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Tâsian: Sizin bu İstiklâl Harbindeki muzafferiyetinizi ve âli hizmetinizi takdir eden ve sizi can ü dilden seven cumhur-u mü’minîndir. Ve bilhassa tabaka-i avâmdır ki, sağlam Müslümanlardır. Sizi ciddî sever ve sizi tutar ve size minnettardır ve fedakârlığınızı takdir ederler. Ve intibaha gelmiş en cesim ve müthiş bir kuvveti size takdim ederler. Siz dahi, evâmir-i Kur’âniyeyi imtisalle onlara ittisal ve istinad etmeniz, maslahat-ı İslâm namına zarurîdir. Yoksa, İslâmiyetten tecerrüt eden, bedbaht, milliyetsiz, Avrupa meftunu frenk mukallitleri avâm-ı Müslimîne tercih etmek maslahat-ı İslâma münâfi olduğundan, âlem-i İslâm nazarını başka tarafa çevirecek ve başkasından istimdat edecek. </strong></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Mesnevî-i Nûriye, s. 85; Tarihçe-i Hayat, s. 220</strong></span> </p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Bîçare S.V., post: 225488, member: 1008987"] [CENTER] [SIZE=4][B][COLOR=#333399]İhyâ-i dinle olur bu milletin ihyası[/COLOR] [/B][/SIZE] [/CENTER] [SIZE=4][B]İhyâ-yı din, ihyâ-yı millettir. Hayat-ı din, nur-u hayattır. [/B][/SIZE] [SIZE=4][B]Mektubat, Hakikat Çekirdekleri, No: 60 [/B][/SIZE] [SIZE=4][B]*** [/B][/SIZE] [SIZE=4][B]Din ile hayat kâbil-i tefrik olduğunu zannedenler felâkete sebeptirler. [/B][/SIZE] [SIZE=4][B]Şu Jön Türkün hatâsı: Bilmedi o, bizdeki din hayatın esası. Millet ve İslâmiyet ayrı ayrı zannetti. [/B][/SIZE] [SIZE=4][B]Medeniyet müstemir, müstevlî vehmeyledi. Saadet-i hayatı içinde görüyordu. Şimdi zaman gösterdi, [/B][/SIZE] [SIZE=4][B]Medeniyet sistemi (HAŞİYE) bozuktu, hem muzırdı. Tecrübe-i katiye bize bunu gösterdi. [/B][/SIZE] [SIZE=4][B]Din hayatın hayatı, hem nuru, hem esası. İhyâ-i dinle olur, şu milletin ihyâsı. İslâm bunu anladı. [/B][/SIZE] [SIZE=4][B]Başka dinin aksine, dinimize temessük derecesi nisbeten milletin terakkîsi. [/B][/SIZE] [SIZE=4][B]İhmâli nispetinde idi milletin tedennîsi. Tarihî bir hakikat, ondan olmuş tenâsi. [/B][/SIZE] [SIZE=4][B]Hâşiye: Tam bir işaret-i gaybiyedir. Sekerâtta olan dinsiz, zalim medeniyete bakıyor. [/B][/SIZE] [SIZE=4][B]Sözler, Lemaât, s. 1166 [/B][/SIZE] [SIZE=4][B]*** [/B][/SIZE] [SIZE=4][B]Hem nev-î beşer, hususan medeniyet fenlerinin ikazatıyla uyanmış, intibaha gelmiş, insaniyetin mahiyetini anlamış. Elbette ve elbette dinsiz, başıboş yaşamazlar. Ve olamazlar. En dinsizi de dine iltica etmeye mecburdur. Çünkü, acz-i beşerî ile beraber hadsiz musîbetler ve onu inciten hâricî ve dahilî düşmanlara karşı istinat noktası; ve fakrıyla beraber hadsiz ihtiyâcâta müptelâ ve ebede kadar uzanmış arzularına medet ve yardım edecek istimdad noktası, yalnız ve yalnız Sâni-i Âlemi tanımak ve iman etmek ve âhirete inanmak ve tasdik etmekten başka, uyanmış beşerin çaresi yok... [/B][/SIZE] [SIZE=4][B]Kalbin sadefinde din-i hakkın cevheri bulunmazsa, beşerin başında maddî, mânevî kıyametler kopacak ve hayvanatın en bedbahtı, en perişanı olacak. [/B][/SIZE] [SIZE=4][B]Hutbe-i Şâmiye, s. 30-32 [/B][/SIZE] [SIZE=4][B]*** [/B][/SIZE] [SIZE=4][B](Birinci Meclis’e hitaben yazılan bildiriden) [/B][/SIZE] [SIZE=4][B]Hâmisen: Enbiyanın ekseri Şarkta ve hükemanın ağlebi Garpta gelmesi kader-i ezelînin bir remzidir ki, Şarkı ayağa kaldıracak din ve kalbdir, akıl ve felsefe değil. Şarkı intibaha getirdiniz; fıtratına muvafık bir cereyan veriniz. Yoksa, sa’yiniz ya hebâen gider, veya muvakkat, sathî kalır. [/B][/SIZE] [SIZE=4][B]Sadisen: Hasmınız ve İslâmiyet düşmanı olan frenkler, dindeki lâkaytlığınızdan pek fazla istifade ettiler ve ediyorlar. Hattâ diyebilirim ki, hasmınız kadar İslâma zarar veren, dinde ihmalinizden istifade eden insanlardır. Maslahat-ı İslâmiye ve selâmet-i millet namına, bu ihmali a’mâle tebdil etmeniz gerektir. Görülmüyor mu ki, İttihatçılar o kadar harika azim ve sebat ve fedakârlıklarıyla, hattâ İslâmın şu intibâhına da bir sebep oldukları halde, bir derece dinde lâübâlilik tavrını gösterdikleri için, dahildeki milletten nefret ve tezyif gördüler. Hariçteki İslâmlar dindeki ihmallerini görmedikleri için hürmeti verdiler. [/B][/SIZE] [SIZE=4][B]Sabian: Âlem-i küfür, bütün vesaitiyle, medeniyetiyle, felsefesiyle, fünunuyla, misyonerleriyle âlem-i İslâma hücum ve maddeten uzun zamandan beri galebe ettiği halde, âlem-i İslâma dinen galebe edemedi. Ve dahilî bütün fırak-ı dâlle-i İslâmiye de, birer kemmiye-i kalile-i muzırra suretinde mahkûm kaldığı; ve İslâmiyet metanetini ve salâbetini sünnet ve cemaatle muhafaza eylediği bir zamanda, lâübâliyâne, Avrupa medeniyet-i habise kısmından süzülen bir cereyan-ı bid’atkârâne, sinesinde yer tutamaz. Demek, âlem-i İslâm içinde mühim ve inkılâbvâri bir iş görmek, İslâmiyetin desâtirini inkıyadla olabilir, başka olamaz. Hem olmamış, olmuşsa da çabuk ölüp sönmüş. [/B][/SIZE] [SIZE=4][B]Sâminen: Zaaf-ı dine sebep olan Avrupa medeniyet-i sefihanesi yırtılmaya yüz tuttuğu bir zamanda ve medeniyet-i Kur’ân’ın zuhura yakın geldiği bir anda, lâkaydâne ve ihmalkârâne, müsbet bir iş görülmez. Menfîce, tahripkârâne iş ise, bu kadar rahnelere mâruz kalan İslâm zaten muhtaç değildir. [/B][/SIZE] [SIZE=4][B]Tâsian: Sizin bu İstiklâl Harbindeki muzafferiyetinizi ve âli hizmetinizi takdir eden ve sizi can ü dilden seven cumhur-u mü’minîndir. Ve bilhassa tabaka-i avâmdır ki, sağlam Müslümanlardır. Sizi ciddî sever ve sizi tutar ve size minnettardır ve fedakârlığınızı takdir ederler. Ve intibaha gelmiş en cesim ve müthiş bir kuvveti size takdim ederler. Siz dahi, evâmir-i Kur’âniyeyi imtisalle onlara ittisal ve istinad etmeniz, maslahat-ı İslâm namına zarurîdir. Yoksa, İslâmiyetten tecerrüt eden, bedbaht, milliyetsiz, Avrupa meftunu frenk mukallitleri avâm-ı Müslimîne tercih etmek maslahat-ı İslâma münâfi olduğundan, âlem-i İslâm nazarını başka tarafa çevirecek ve başkasından istimdat edecek. [/B][/SIZE] [SIZE=4][B]Mesnevî-i Nûriye, s. 85; Tarihçe-i Hayat, s. 220[/B][/SIZE] [SIZE=4][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
İhyâ-i dinle olur bu milletin ihyası
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst