Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Iki avuç mısır
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="duygu_bulut" data-source="post: 234189" data-attributes="member: 1006538"><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">İKİ AVUÇ MISIR</span></span></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Bursa’dan arabaya bindik, Büyük Orhan’a doğru yol alıyorduk. Otobüsün arka taraflarında iki çocuk mısır cipsi yiyor, ama tartışıyorlardı. Kafamı çevirdim. Babalarıyla göz göze geldim.</span></span></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">“Bunlar hep böyle işte. Allah size sabır versin hocam. Biz ikisiyle baş edemiyoruz. Siz nasıl 40 tanesine tahammül ediyorsunuz dedi.” </span></span></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Ben de; </span></span></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">“Sabırlı olun” dedim. Yanımda oturan amca Kore gazisi Ahmet Amca’ydı. Onun çok ilgi çekici bir hayat hikâyesinin olduğunu duymuştum. Ahmet Amca’ya dedim ki;</span></span></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">“Yol uzun, eğer seni sıkmazsam, hiç olmadı bana bir tane, sence enteresan olan bir hikâyeni anlatır mısın?” Derin bir of çekti.</span></span></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">“Hocam, altı yılım esaret altında geçti. Ama sana mısırla ilgili bir hatıramı anlatayım…” dedi. Ardından da başladı anlatmaya…</span></span></strong></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: darkred">“Benim de içinde bulunduğum birlik pusuya düşürüldü. Son kurşunlarımıza kadar çarpıştık. Bizim birlikten altı arkadaş, bir de yüzbaşımız yaralı olarak Kuzey Kore’ye esir düştük. Bizi alıp götürdüler. Günlerce yol yürüdük. Esaret çok ağır bir şey hocam. Koyun sürüsüne kıymet verirsin, canını korursun ya bizim koyun sürüsü kadar kıymetimiz yoktu. İsteseler her an için kurşuna dizip öldürebilirlerdi. Artık hiç birimizde yaşama ümidi kalmamıştı. Acaba bir daha karımı, kızımı göre bilecek miyim diye düşünürdüm. Hiç ümidim yoktu. Bizi, her tarafı ağaçtan yapılma, diğer esirlerle beraber büyük bir yere koydular. Her sabah erkenden kaldırıyorlar, birer avuç kaynamış mısır veriyorlardı. Bir daha yemek hiçbir şey yok. Bu aylarca devam etti böyle. Bir gün yüzbaşı ile karar verdik. Sabah içtimasına kalkmayacaktık. Aç yaşamaktansa ölmek daha iyiydi. Helalleştik yattık, uyuduk. Sabah nöbetçiler içtimaya kaldırdılar. Yüzbaşı ile ben kalkmadım. Kendi aralarında bir şeyler konuştular, daha sonra komutanları bir tercümanla beraber geldi. İkimizin başına dikildiler. Tercüman yüzbaşıya, İngilizce soruyor; </span></span></span></strong></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">“Niye kalkmıyorsunuz. Emre niye itaat etmiyorsunuz” dedi. Yüzbaşımız da İngilizce onlara;</span></span></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">“Biz açlıktan, sefillikten bıktık. Böyle yaşamaktansa ölmek daha iyidir” dedi. </span></span></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Tercüman komutana durumu anlattı. Komutan bir şeyler söyleyip gitti. Biz artık ölmeyi beklerken tercüman yüzbaşıya;</span></span></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">“Sizler cesur Türklersiniz. Ölümden korkmuyorsunuz. Komutanım sizi ödüllendirecek. Bundan sonra size iki avuç mısır verilecek” dedi. </span></span></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">"Biz orada kaldığımız müddetçe, hakikaten her esire bir avuç mısır verdiler ama bize iki avuç.”</span></span></strong></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: darkred">Gazi amcaya teşekkür ettim. Baktım ki gözleri yaşlanmış camdan dışarısını seyrediyordu. Bu günkü durumumuza ne kadar şükretsek azdı.</span></span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="duygu_bulut, post: 234189, member: 1006538"] [FONT=Arial][B][SIZE=3][COLOR=darkred]İKİ AVUÇ MISIR[/COLOR][/SIZE][/B][/FONT] [FONT=Arial][B][SIZE=3][COLOR=darkred]Bursa’dan arabaya bindik, Büyük Orhan’a doğru yol alıyorduk. Otobüsün arka taraflarında iki çocuk mısır cipsi yiyor, ama tartışıyorlardı. Kafamı çevirdim. Babalarıyla göz göze geldim.[/COLOR][/SIZE][/B][/FONT] [FONT=Arial][B][SIZE=3][COLOR=darkred]“Bunlar hep böyle işte. Allah size sabır versin hocam. Biz ikisiyle baş edemiyoruz. Siz nasıl 40 tanesine tahammül ediyorsunuz dedi.” [/COLOR][/SIZE][/B][/FONT] [FONT=Arial][B][SIZE=3][COLOR=darkred]Ben de; [/COLOR][/SIZE][/B][/FONT] [FONT=Arial][B][SIZE=3][COLOR=darkred]“Sabırlı olun” dedim. Yanımda oturan amca Kore gazisi Ahmet Amca’ydı. Onun çok ilgi çekici bir hayat hikâyesinin olduğunu duymuştum. Ahmet Amca’ya dedim ki;[/COLOR][/SIZE][/B][/FONT] [FONT=Arial][B][SIZE=3][COLOR=darkred]“Yol uzun, eğer seni sıkmazsam, hiç olmadı bana bir tane, sence enteresan olan bir hikâyeni anlatır mısın?” Derin bir of çekti.[/COLOR][/SIZE][/B][/FONT] [FONT=Arial][B][SIZE=3][COLOR=darkred]“Hocam, altı yılım esaret altında geçti. Ama sana mısırla ilgili bir hatıramı anlatayım…” dedi. Ardından da başladı anlatmaya…[/COLOR][/SIZE][/B][/FONT] [B][SIZE=3][FONT=Arial][COLOR=darkred]“Benim de içinde bulunduğum birlik pusuya düşürüldü. Son kurşunlarımıza kadar çarpıştık. Bizim birlikten altı arkadaş, bir de yüzbaşımız yaralı olarak Kuzey Kore’ye esir düştük. Bizi alıp götürdüler. Günlerce yol yürüdük. Esaret çok ağır bir şey hocam. Koyun sürüsüne kıymet verirsin, canını korursun ya bizim koyun sürüsü kadar kıymetimiz yoktu. İsteseler her an için kurşuna dizip öldürebilirlerdi. Artık hiç birimizde yaşama ümidi kalmamıştı. Acaba bir daha karımı, kızımı göre bilecek miyim diye düşünürdüm. Hiç ümidim yoktu. Bizi, her tarafı ağaçtan yapılma, diğer esirlerle beraber büyük bir yere koydular. Her sabah erkenden kaldırıyorlar, birer avuç kaynamış mısır veriyorlardı. Bir daha yemek hiçbir şey yok. Bu aylarca devam etti böyle. Bir gün yüzbaşı ile karar verdik. Sabah içtimasına kalkmayacaktık. Aç yaşamaktansa ölmek daha iyiydi. Helalleştik yattık, uyuduk. Sabah nöbetçiler içtimaya kaldırdılar. Yüzbaşı ile ben kalkmadım. Kendi aralarında bir şeyler konuştular, daha sonra komutanları bir tercümanla beraber geldi. İkimizin başına dikildiler. Tercüman yüzbaşıya, İngilizce soruyor; [/COLOR][/FONT][/SIZE][/B] [FONT=Arial][B][SIZE=3][COLOR=darkred]“Niye kalkmıyorsunuz. Emre niye itaat etmiyorsunuz” dedi. Yüzbaşımız da İngilizce onlara;[/COLOR][/SIZE][/B][/FONT] [FONT=Arial][B][SIZE=3][COLOR=darkred]“Biz açlıktan, sefillikten bıktık. Böyle yaşamaktansa ölmek daha iyidir” dedi. [/COLOR][/SIZE][/B][/FONT] [FONT=Arial][B][SIZE=3][COLOR=darkred]Tercüman komutana durumu anlattı. Komutan bir şeyler söyleyip gitti. Biz artık ölmeyi beklerken tercüman yüzbaşıya;[/COLOR][/SIZE][/B][/FONT] [FONT=Arial][B][SIZE=3][COLOR=darkred]“Sizler cesur Türklersiniz. Ölümden korkmuyorsunuz. Komutanım sizi ödüllendirecek. Bundan sonra size iki avuç mısır verilecek” dedi. [/COLOR][/SIZE][/B][/FONT] [FONT=Arial][B][SIZE=3][COLOR=darkred]"Biz orada kaldığımız müddetçe, hakikaten her esire bir avuç mısır verdiler ama bize iki avuç.”[/COLOR][/SIZE][/B][/FONT] [B][SIZE=3][FONT=Arial][COLOR=darkred]Gazi amcaya teşekkür ettim. Baktım ki gözleri yaşlanmış camdan dışarısını seyrediyordu. Bu günkü durumumuza ne kadar şükretsek azdı.[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Iki avuç mısır
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst