İki uçlu GönüL...

heysem

Talebe
Kim, her dem mutlu olmak ister ki?
Her dem kahkaha, her dem pür neşe, hangi kalbe fazla gelmez. Hangi kalbi kasvete boğup ağır gelmez hüzünsüz neşe, şen kahkaha.

Her dem gündüz, hem ruhumuza hem bedenimize ağır gelir..

Vakti gelir, göz kapaklarımız ağır ağır kapanır; ruhumuz karanlığın sükûnetine teslim olup başka âlemlere misafireten gitmek ister; yorgun bedenimiz gecenin kollarında dinginliğe erer.. Kim geceye manasızdır diyebilir? Kim uykunun tadını inkâr edebilir?

Kimin kalbi aşkla kavrulurken bir damla suya hayır der? O su ki vuslattır. Yatışmayan ya da sönmeyen bir aşka hangi bünye her daim dayanabilir?

Öte yandan, her dem gece de, bir kefesinde ruh bir kefesinde beden olan bu teraziye ağır gelir.

Her dem keder de kalbi tarumar eder.

Sürekli konuşanlar kadar sürekli susanlar da bize sıkıcı gelir. Kalbimiz de dilimiz de bir susar, bir konuşur. Bazen çok konuşur, bazen az. Bazen kısa aralıklarla susar. Bazen de o suskunluk uzar..

Bir dem gelir kalbimiz kilitlenir. Dilimiz lal olur. Tüm sözler toprağın altında gömülü gibidir. Bir dem olur, dudakların asma kilidi kendiliğinden çözülür, dilden inci taneleri dökülür. Her bir söz bir kalbin teselligâhına dönüşür.

Bir dem gelir kara bulutlar kaplar gönlümüzün semasını. Şimşekler çakar. Göğü gürler kalbimizin. Sonra bulutlardan sağanak halinde sevinç yağar.

Yeknesak bir hayat, ruhumuza göre değildir; gönlümüz iki uçludur, hayatımız da.

Doğumla ölüm. Vuslatla ayrılık. Boşlukla huzur. Gitmekle gelmek. Sıcakla soğuk. Açlıkla tokluk.. Bollukla kıtlık.

Ya da;

Kalple nefis.

Şeytanla melek.

Musa'yla Firavun.

Gönlümüzün tahterevallisi uçlar arasında salınır durur.

Arada ortalarda bir yerlerde de durur elbette tahterevalli.

Biz kâinatın en acayip varlığız. Biz bir mucizeyiz. İki uçlu bir mucize. Gönlü iki uçlu başka hangi varlık vardır bizden gayrı?

Akıl ve fikir meydanımız o kadar geniştir ki, ihata etmekte zorlanırız. Ve bazen de o kadar dardır ki, bir noktada hapsoluruz. Bir katrede yüzeriz. Bir zerrenin içine dalıp gideriz. Sonra bir dem gelir; âlemi bir karpuz gibi elimize alırız. Kâinat misafirliğe gelir akıl odamıza.

Bir sabah bir kahvaltıya davetliydim. Laf lafı açarken, "hep mutluluğun her dem mutluluğun" hem bir efsane olduğunu hem de; belirtilerinden birinin "sürekli neşe içinde olma" olan iki uçlu duygulanım bozukluğunun mani safhasından bahis açmıştım ki, sevgili Emine Eroğlu "Miskin Yunus"un "Hak bir gönül verdi bana" şiirini okudu masadakilere:

"Hak bir gönül verdi bana, ha demeden hayran olur/ Bir dem gelir şâdân olur, bir dem gelir giryan olur/ Bir dem sanırsın kış gibi, Zemahşer-î olmuş gibi/ Bir dem bişâretten doğar, hoş bağ ile bostan olur..."

Şiir bittiğinde hepimizin, bilhassa uğraşısı insan olan biz psikiyatristlerin hikmet ehlinden öğrenecek çok şeyi olduğuna bir kere daha kanaat getirdim.

Yıllarca kulağımızda yankılanan bu şiir insan gönlünün mühim bir özetini nasıl da güzel sunuyordu.


MUSTAFA ULUSOY (Zaman)
 

teblið

Vefasýz
Allah (c.c) razı olsun.Hocam güzel ve huzur veren satırlar....

Hüzün ;önceleri ürkütücü gelir insana ;amma velakin bir çok sırlı ve gizemli kapının anahtarıdır oysa!!!!

Hüzün güzeldir ,hüzün ,ilticadır Rahman'a,hüzün ötelere dalıp gitmektir ,ve ötelerde sevdiğini aramaktır mahsun gözlerle;

Allah (c.c.) mahsun kulunun gönlündedir;Mahsun kalpler açar Rahmani kapıları;

Hani zahirde bilinirya ,Yağmur ateşe düştüğünde o ateş söner derlerya ve ya bilinirya böyle;

Ama mahsun kalbin döktüğü hüzünlü gözyşaları o aşkı söndürmez alevlendirir ve ruhu arınrıdır..;

Biz hüznü ve mahsun kalbi sevdik;Rabbim gülmek isteyene gülmeyi versin ..Andelibi zişan(sav) hüznü ve mahzuniyeti Libas ettiyse mubarek ruhuna;Bizde ona talibiz İLAHİİİİ!!!!
 

heysem

Talebe
Amin cümlemizden insALLAH .

cicekler ölmezse meyveler olmaz , tomurcuklarda yok olmazsa güller acilmaz öyle ise hüzünde olmazsa nese ve sevinc anlasilmaz
hüzünden mahrum olan gönüller sig ve skntili gönüllerdir .mahzunluk hislerine kapilmamis bir kalp ne derece gercek saadeti ve neseyi tadacaktir ki ?

Asirlar öncesi hicretin en can alici noktasinda sevr magarasindan yükselen ses ;

LA TAHZEN INNALLAHE MEANA : Üzülme ALLAH bizimle beraberdir . Bu teselli sadece Ebu Bekire degildi .
imtihan ekseninde olan hayatimizda bazi kirilma noktalari vardir . Her an farkli duygular icerisinde olabiliriz insana verilen bu hissiyatin cesitliligi , zenginligi ,istikamet üzere yol almamiz bazinda bizlere birer ölcüdür .

Caresizlik tüm careleri tükettiginde , ALLAHTAN baska siginilacak kimse olmadigini anladigimizda ve ona yöneldigimizde mahzun olan gönlümüzün nasil ferahladigini hissettigimiz gibi .

Hic bir sey sebepsiz yaratilmamistir.
 
Üst