Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Asa-yı Musa
İkinci Kısım - Hüccetullahi’l-Bâliğa Risalesi - Sekizinci Hüccet-i İmâniye
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 373820" data-attributes="member: 1"><p><strong>İkinci Kısım - Sayfa 269</strong></p><p></p><p>saltanatının hakkalyakîn, aynelyakîn, ilmelyakîn suretinde Senin uhrevî rahmet hazinelerine ve âlem-i bekàda ihsanatının definelerine ve dâr-ı saadette tamamiyle zuhur eden güzel isimlerinin harika güzel cilvelerine şehadet, işaret, beşaret ederler. Ve bütün hakikatlerin mercii ve güneşi ve hâmîsi olan Hak isminin en büyük bir şuâı, bu hakikat-ı ekber-i haşriye olduğunu, iman ederek Senin ibâdına ders veriyorlar.</p><p></p><p>Ey Rabbu’l-Enbiyâ ve’s-Sıddıkîn,</p><p></p><p>Bütün onlar Senin mülkünde, Senin emrin ve kudretinle, Senin irade ve tedbirinle, Senin ilmin ve hikmetinle musahhar ve muvazzaftırlar. Takdis, tekbir, tahmid, tehlilile küre-i arzı bir zikirhâne-i âzam, bu kâinatı bir mescid-i ekber hükmünde göstermişler.</p><p></p><p>Yâ Rabbî ve yâ Rabbe’s-Semâvâti ve’l-Aradîn, yâ Hâlıkî ve yâ Hâlık-ı Külli Şey,</p><p></p><p>Gökleri yıldızlarıyla, zemini müştemilâtıyla ve bütün mahlukatı bütün keyfiyatıylateshir eden kudretinin ve iradetinin ve hikmetinin ve hâkimiyetinin ve rahmetininhakkı için, nefsimi bana musahhar eyle ve matlubumu bana musahhar kıl. Kur’ân’a ve imana hizmet için, insanların kalblerini Risale-i Nur’a musahhar yap. Ve bana veihvanıma iman-ı kâmil ve hüsn-ü hâtime ver. Hazret-i Mûsâ Aleyhisselâma denizi veHazret-i İbrahim Aleyhisselâma ateşi ve Hazret-i Dâvud Aleyhisselâma dağı, demiri ve Hazret-i Süleyman Aleyhisselâma cinni</p><p></p><p></p><table style='width: 100%'><tr><td>Aleyhisselâm: Allah selâmı onun üzerine olsun</td><td>Hak: doğru ve gerçek olan Allah</td></tr><tr><td>Hazret-i Dâvud: [bk. bilgiler – Dâvud (a.s.)]</td><td>Hazret-i Mûsa: [bk. bilgiler – Mûsâ (a.s.)]</td></tr><tr><td>Hazret-i Süleyman: [bk. bilgiler – Süleyman (a.s.)]</td><td>Hazret-i İbrahim: [bk. bilgiler – İbrahim (a.s.)]</td></tr><tr><td>Hâlık-ı Küll-i Şey: herşeyin yaratıcısı olan Allah</td><td>Rabbe’s-Semâvâti ve’l-Aradîn: göklerin ve yerlerin Rabbi olan Allah</td></tr><tr><td>Rabbu’l-Enbiyâ ve’s-Sıddıkîn: daima doğruluk üzere, Allah’a ve peygambere çok sâdık olanların ve peygamberlerin Rabbi</td><td>aynelyakîn: gözle görür derecesinde kesin bilgi edinme</td></tr><tr><td>beşaret etmek: müjdelemek</td><td>cilve: görüntü, yansıma</td></tr><tr><td>dâr-ı saadet: mutluluk yurdu, Cennet</td><td>hakikat-ı ekber-i haşriye: büyük haşir gerçeği</td></tr><tr><td>hakkalyakîn: bizzat yaşamak suretiyle, kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kesin bilme</td><td>hikmet: herşeyin belirli bir gaye ve faydaya yönelik olarak, mânâlı ve tam yerli yerinde olması</td></tr><tr><td>hâkimiyet: egemenlik, hükümranlık</td><td>hâmî: koruyucu</td></tr><tr><td>hüsn-ü hâtime: güzel son, imanlı bir şekilde ölme</td><td>ibâd: kullar</td></tr><tr><td>ihsanat: ihsanlar, iyilikler, bağışlar</td><td>ihvan: kardeşler</td></tr><tr><td>ilmelyakîn: kesin bilgiye dayanarak, kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kesin bilme</td><td>iman-ı kâmil: tam ve mükemmel iman</td></tr><tr><td>irade: dileme, tercih</td><td>iradet: istek, dileme, tercih</td></tr><tr><td>keyfiyat: özellikler, nitelikler</td><td>kudret: güç, kuvvet ve iktidar</td></tr><tr><td>küre-i arz: yerküre, dünya</td><td>mahlukât: yaratılmışlar</td></tr><tr><td>matlub: istek, arzu</td><td>merci: kaynak, başvurulacak yer</td></tr><tr><td>mescid-i ekber: en büyük mescid</td><td>musahhar: boyun eğdirilmiş, emre verilmiş</td></tr><tr><td>muvazzaf: vazifeli, görevli</td><td>müştemilât: içindekiler</td></tr><tr><td>nefis: kişinin kendisi; insanı hazır zevk ve isteklere sevk eden kuvvet</td><td>rahmet: şefkat, merhamet</td></tr><tr><td>suret: şekil</td><td>tahmid: Allah’ı övme ve Ona şükürlerini sunma</td></tr><tr><td>takdis: kutsama, Allah’ı her türlü eksiklik ve çirkinlikten yüce tutma</td><td>tedbir: idare etme, çekip çevirme</td></tr><tr><td>tehlil: “Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur” mânâsındaki “lâ ilâhe illallah” sözünü söylemek</td><td>tekbir: “Allah en büyüktür” mânâsında “Allahu Ekber” demek</td></tr><tr><td>teshir etmek: boyun eğdirmek</td><td>uhrevî: âhirete ait</td></tr><tr><td>yâ Halıkî: ey Yaratıcım</td><td>yâ Rabbî: ey bütün varlıkları terbiye ve idare eden Allah’ım</td></tr><tr><td>zemin: yer</td><td>zikirhâne-i âzam: çok büyük zikir yeri</td></tr><tr><td>zuhur etmek: ortaya çıkmak, görünmek</td><td>âlem-i bekà: devamlı ve kalıcı olan âhiret âlemi</td></tr><tr><td>şehadet: şahitlik, tanıklık</td><td>şuâ: ışık kaynağından çıkan ışık telleri, ışın<br /> <br /> </td></tr></table></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 373820, member: 1"] [b]İkinci Kısım - Sayfa 269[/b] saltanatının hakkalyakîn, aynelyakîn, ilmelyakîn suretinde Senin uhrevî rahmet hazinelerine ve âlem-i bekàda ihsanatının definelerine ve dâr-ı saadette tamamiyle zuhur eden güzel isimlerinin harika güzel cilvelerine şehadet, işaret, beşaret ederler. Ve bütün hakikatlerin mercii ve güneşi ve hâmîsi olan Hak isminin en büyük bir şuâı, bu hakikat-ı ekber-i haşriye olduğunu, iman ederek Senin ibâdına ders veriyorlar. Ey Rabbu’l-Enbiyâ ve’s-Sıddıkîn, Bütün onlar Senin mülkünde, Senin emrin ve kudretinle, Senin irade ve tedbirinle, Senin ilmin ve hikmetinle musahhar ve muvazzaftırlar. Takdis, tekbir, tahmid, tehlilile küre-i arzı bir zikirhâne-i âzam, bu kâinatı bir mescid-i ekber hükmünde göstermişler. Yâ Rabbî ve yâ Rabbe’s-Semâvâti ve’l-Aradîn, yâ Hâlıkî ve yâ Hâlık-ı Külli Şey, Gökleri yıldızlarıyla, zemini müştemilâtıyla ve bütün mahlukatı bütün keyfiyatıylateshir eden kudretinin ve iradetinin ve hikmetinin ve hâkimiyetinin ve rahmetininhakkı için, nefsimi bana musahhar eyle ve matlubumu bana musahhar kıl. Kur’ân’a ve imana hizmet için, insanların kalblerini Risale-i Nur’a musahhar yap. Ve bana veihvanıma iman-ı kâmil ve hüsn-ü hâtime ver. Hazret-i Mûsâ Aleyhisselâma denizi veHazret-i İbrahim Aleyhisselâma ateşi ve Hazret-i Dâvud Aleyhisselâma dağı, demiri ve Hazret-i Süleyman Aleyhisselâma cinni [TABLE] [TR] [TD]Aleyhisselâm: Allah selâmı onun üzerine olsun[/TD] [TD]Hak: doğru ve gerçek olan Allah[/TD] [/TR] [TR] [TD]Hazret-i Dâvud: [bk. bilgiler – Dâvud (a.s.)][/TD] [TD]Hazret-i Mûsa: [bk. bilgiler – Mûsâ (a.s.)][/TD] [/TR] [TR] [TD]Hazret-i Süleyman: [bk. bilgiler – Süleyman (a.s.)][/TD] [TD]Hazret-i İbrahim: [bk. bilgiler – İbrahim (a.s.)][/TD] [/TR] [TR] [TD]Hâlık-ı Küll-i Şey: herşeyin yaratıcısı olan Allah[/TD] [TD]Rabbe’s-Semâvâti ve’l-Aradîn: göklerin ve yerlerin Rabbi olan Allah[/TD] [/TR] [TR] [TD]Rabbu’l-Enbiyâ ve’s-Sıddıkîn: daima doğruluk üzere, Allah’a ve peygambere çok sâdık olanların ve peygamberlerin Rabbi[/TD] [TD]aynelyakîn: gözle görür derecesinde kesin bilgi edinme[/TD] [/TR] [TR] [TD]beşaret etmek: müjdelemek[/TD] [TD]cilve: görüntü, yansıma[/TD] [/TR] [TR] [TD]dâr-ı saadet: mutluluk yurdu, Cennet[/TD] [TD]hakikat-ı ekber-i haşriye: büyük haşir gerçeği[/TD] [/TR] [TR] [TD]hakkalyakîn: bizzat yaşamak suretiyle, kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kesin bilme[/TD] [TD]hikmet: herşeyin belirli bir gaye ve faydaya yönelik olarak, mânâlı ve tam yerli yerinde olması[/TD] [/TR] [TR] [TD]hâkimiyet: egemenlik, hükümranlık[/TD] [TD]hâmî: koruyucu[/TD] [/TR] [TR] [TD]hüsn-ü hâtime: güzel son, imanlı bir şekilde ölme[/TD] [TD]ibâd: kullar[/TD] [/TR] [TR] [TD]ihsanat: ihsanlar, iyilikler, bağışlar[/TD] [TD]ihvan: kardeşler[/TD] [/TR] [TR] [TD]ilmelyakîn: kesin bilgiye dayanarak, kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kesin bilme[/TD] [TD]iman-ı kâmil: tam ve mükemmel iman[/TD] [/TR] [TR] [TD]irade: dileme, tercih[/TD] [TD]iradet: istek, dileme, tercih[/TD] [/TR] [TR] [TD]keyfiyat: özellikler, nitelikler[/TD] [TD]kudret: güç, kuvvet ve iktidar[/TD] [/TR] [TR] [TD]küre-i arz: yerküre, dünya[/TD] [TD]mahlukât: yaratılmışlar[/TD] [/TR] [TR] [TD]matlub: istek, arzu[/TD] [TD]merci: kaynak, başvurulacak yer[/TD] [/TR] [TR] [TD]mescid-i ekber: en büyük mescid[/TD] [TD]musahhar: boyun eğdirilmiş, emre verilmiş[/TD] [/TR] [TR] [TD]muvazzaf: vazifeli, görevli[/TD] [TD]müştemilât: içindekiler[/TD] [/TR] [TR] [TD]nefis: kişinin kendisi; insanı hazır zevk ve isteklere sevk eden kuvvet[/TD] [TD]rahmet: şefkat, merhamet[/TD] [/TR] [TR] [TD]suret: şekil[/TD] [TD]tahmid: Allah’ı övme ve Ona şükürlerini sunma[/TD] [/TR] [TR] [TD]takdis: kutsama, Allah’ı her türlü eksiklik ve çirkinlikten yüce tutma[/TD] [TD]tedbir: idare etme, çekip çevirme[/TD] [/TR] [TR] [TD]tehlil: “Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur” mânâsındaki “lâ ilâhe illallah” sözünü söylemek[/TD] [TD]tekbir: “Allah en büyüktür” mânâsında “Allahu Ekber” demek[/TD] [/TR] [TR] [TD]teshir etmek: boyun eğdirmek[/TD] [TD]uhrevî: âhirete ait[/TD] [/TR] [TR] [TD]yâ Halıkî: ey Yaratıcım[/TD] [TD]yâ Rabbî: ey bütün varlıkları terbiye ve idare eden Allah’ım[/TD] [/TR] [TR] [TD]zemin: yer[/TD] [TD]zikirhâne-i âzam: çok büyük zikir yeri[/TD] [/TR] [TR] [TD]zuhur etmek: ortaya çıkmak, görünmek[/TD] [TD]âlem-i bekà: devamlı ve kalıcı olan âhiret âlemi[/TD] [/TR] [TR] [TD]şehadet: şahitlik, tanıklık[/TD] [TD]şuâ: ışık kaynağından çıkan ışık telleri, ışın [/TD] [/TR] [/TABLE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Asa-yı Musa
İkinci Kısım - Hüccetullahi’l-Bâliğa Risalesi - Sekizinci Hüccet-i İmâniye
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst