Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Asa-yı Musa
İkinci Kısım - Hüccetullahi’l-Bâliğa - Üçüncü Hüccet-i İmâniye - Tabiat Risalesi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 373151" data-attributes="member: 1"><p><strong>İkinci Kısım - Sayfa 210</strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'tahoma'">kumandanın, devletin nizâmâtıyla ve kanun-u padişahî ile o kumandanın emrini, kumandasını anlamayıp inkâr ettiğinden, o askerlerin iplerle birbiriyle bağlı olduklarını tahayyül eder. O hayalî ip ne kadar harikalı bir ip olduğunu düşünür, hayrette kalır.</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'">Sonra gider, Ayasofya gibi gayet muazzam bir camie, Cuma gününde dahil olur. O cemaat-i Müslimînin, bir adamın sesiyle kalkar, eğilir, secde ederek oturduklarını müşahede eder. Mânevî ve semâvî kanunların mecmuundan ibaret olan şeriatı ve Şeriat Sahibinin emirlerinden gelen mânevî düsturlarını anlamadığından, o cemaatin maddî iplerle bağlandığını ve o acip ipler onları esir edip oynattığını tahayyül ederek, en vahşî, insan suretindeki canavar hayvanları dahi güldürecek derecede maskaralı bir fikirle çıkar, gider.</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'">İşte, aynı bu misal gibi, Sultan-ı Ezel ve Ebedin hadsiz cünudunun muhteşem bir kışlası olan şu âleme ve o Mâbûd-u Ezelînin muntazam bir mescidi olan şu kâinata,mahz-ı vahşet olan inkârlı fikr-i tabiatı taşıyan bir münkir giriyor. O Sultan-ı Ezelînin hikmetinden gelen nizâmât-ı kâinatın mânevî kanunlarını birer maddî madde tasavvur ederek ve saltanat-ı rububiyetin kavânîn-i itibariyesi ve o Mâbûd-u Ezelînin şeriat-ı fıtriye-i kübrâsının, mânevî ve yalnız vücud-u ilmîsi bulunan ahkâmlarını ve düsturlarını, birer mevcud-u haricî ve maddî birer madde tahayyül ederek, kudret-i İlâhiyenin yerine, o ilim ve kelâmdan gelen ve yalnız vücud-u ilmîsi bulunan o kanunları ikame etmek ve ellerine icad vermek, sonra da onlara “tabiat” namını takmak ve yalnız bir cilve-i kudret-i Rabbâniye olan kuvveti, bir zîkudret ve müstakil bir kadîr telâkki etmek, misaldeki vahşîden bin defa aşağı bir vahşettir.</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'">Elhasıl, tabiiyyunların, mevhum ve hakikatsiz, tabiat dedikleri şey, olsa olsa</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span> <table style='width: 100%'><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">Ayasofya: (bk. bilgiler)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">Mâbûd-u Ezelî: varlığının başlangıcı olmayan ve ibadete layık olan Allah</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">Sultan-ı Ezel ve Ebed: başlangıç ve sonu olmaksızın, hüküm ve saltanatı ezelden ebede devam eden Sultan</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">Sultan-ı Ezelî: hüküm ve saltanatının başlangıcı olmayan Allah</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">acip: hayret verici</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">ahkâm: hükümler</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">cemaat-i Müslimîn: Müslüman cemaat</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">cilve-i kudret-i Rabbâniye: Rabbânî kudret ve iradenin yansıması</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">cünud: askerler</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">düstur: kanun, kural, prensip</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">elhasıl: özet olarak</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">fikr-i tabiat: her şeyi tabiatın yarattığını kabul eden düşünce</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">hadsiz: sayısız</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">hakikatsiz: asılsız, bir gerçeğe dayanmayan</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">hikmet: herşeyin bir gayeye yönelik olarak anlamlı, faydalı ve tam yerli yerinde yaratılması; yüksek bilgi</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">icad vermek: yaratma özelliğini vermek</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">ikâme etmek: yerine koymak</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">inkâr etmek: inanmamak, reddetmek</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">kadîr: güç ve iktidar sahibi</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">kanun-u padişahî: padişah kanunu</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">kavânîn-i itibariye: görünmeyen mânevî kanunlar</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">kelâm: ifade, söz</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">kudret-i İlâhiye: Allah’ın güç ve kudreti</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">kâinat: evren, bütün yaratılmışlar</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">mahz-ı vahşet: tam bir ilkellik</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">maskara: gülünç, rezil</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">mecmuu: bir şeyin tamamı</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">mevcud-u haricî: gözle görülür şekilde maddî bir yapıya sahip olan</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">mevhum: gerçekte olmadığı halde var sayılan</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">muazzam: azametli, çok büyük</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">muhteşem: görkemli</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">muntazam: düzenli</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">münkir: inkârcı</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">müşahede etmek: gözlemlemek</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">nizâmât: kanunlar</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">nizâmât-ı kâinat: kâinattaki düzenler</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">saltanat-ı rububiyet: Allah’ın bütün varlık âlemini kuşatan egemenliği</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">semâvî: Allah tarafından olan, İlâhî</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">tabiiyyun: herşeyi tabiatın tesiriyle meydana geldiğini iddia edenler</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">tahayyül etmek: hayal etmek</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">tasavvur etmek: düşünmek</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">telâkki etmek: kabul etmek, algılamak</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">vahşî: ilkel</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">vücud-u ilmî: ilmî varlık, ilik olarak var olan</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">zîkudret: kudretli, güçlü, kuvvetli</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">âlem: dünya, evren</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">şeriat: İlâhî kanun</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">şeriat-ı fıtriye-i kübrâ: kâinattaki düzen ve intizamı sağlayan, bütün varlıkların tabi olduğu büyük kanun; tabiat kanunlarının bütünü</span></td></tr></table></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 373151, member: 1"] [b]İkinci Kısım - Sayfa 210[/b] [FONT=tahoma]kumandanın, devletin nizâmâtıyla ve kanun-u padişahî ile o kumandanın emrini, kumandasını anlamayıp inkâr ettiğinden, o askerlerin iplerle birbiriyle bağlı olduklarını tahayyül eder. O hayalî ip ne kadar harikalı bir ip olduğunu düşünür, hayrette kalır. Sonra gider, Ayasofya gibi gayet muazzam bir camie, Cuma gününde dahil olur. O cemaat-i Müslimînin, bir adamın sesiyle kalkar, eğilir, secde ederek oturduklarını müşahede eder. Mânevî ve semâvî kanunların mecmuundan ibaret olan şeriatı ve Şeriat Sahibinin emirlerinden gelen mânevî düsturlarını anlamadığından, o cemaatin maddî iplerle bağlandığını ve o acip ipler onları esir edip oynattığını tahayyül ederek, en vahşî, insan suretindeki canavar hayvanları dahi güldürecek derecede maskaralı bir fikirle çıkar, gider. İşte, aynı bu misal gibi, Sultan-ı Ezel ve Ebedin hadsiz cünudunun muhteşem bir kışlası olan şu âleme ve o Mâbûd-u Ezelînin muntazam bir mescidi olan şu kâinata,mahz-ı vahşet olan inkârlı fikr-i tabiatı taşıyan bir münkir giriyor. O Sultan-ı Ezelînin hikmetinden gelen nizâmât-ı kâinatın mânevî kanunlarını birer maddî madde tasavvur ederek ve saltanat-ı rububiyetin kavânîn-i itibariyesi ve o Mâbûd-u Ezelînin şeriat-ı fıtriye-i kübrâsının, mânevî ve yalnız vücud-u ilmîsi bulunan ahkâmlarını ve düsturlarını, birer mevcud-u haricî ve maddî birer madde tahayyül ederek, kudret-i İlâhiyenin yerine, o ilim ve kelâmdan gelen ve yalnız vücud-u ilmîsi bulunan o kanunları ikame etmek ve ellerine icad vermek, sonra da onlara “tabiat” namını takmak ve yalnız bir cilve-i kudret-i Rabbâniye olan kuvveti, bir zîkudret ve müstakil bir kadîr telâkki etmek, misaldeki vahşîden bin defa aşağı bir vahşettir. Elhasıl, tabiiyyunların, mevhum ve hakikatsiz, tabiat dedikleri şey, olsa olsa [/FONT][TABLE] [TR] [TD][FONT=tahoma]Ayasofya: (bk. bilgiler)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]Mâbûd-u Ezelî: varlığının başlangıcı olmayan ve ibadete layık olan Allah[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]Sultan-ı Ezel ve Ebed: başlangıç ve sonu olmaksızın, hüküm ve saltanatı ezelden ebede devam eden Sultan[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]Sultan-ı Ezelî: hüküm ve saltanatının başlangıcı olmayan Allah[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]acip: hayret verici[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]ahkâm: hükümler[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]cemaat-i Müslimîn: Müslüman cemaat[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]cilve-i kudret-i Rabbâniye: Rabbânî kudret ve iradenin yansıması[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]cünud: askerler[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]düstur: kanun, kural, prensip[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]elhasıl: özet olarak[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]fikr-i tabiat: her şeyi tabiatın yarattığını kabul eden düşünce[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]hadsiz: sayısız[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]hakikatsiz: asılsız, bir gerçeğe dayanmayan[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]hikmet: herşeyin bir gayeye yönelik olarak anlamlı, faydalı ve tam yerli yerinde yaratılması; yüksek bilgi[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]icad vermek: yaratma özelliğini vermek[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]ikâme etmek: yerine koymak[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]inkâr etmek: inanmamak, reddetmek[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]kadîr: güç ve iktidar sahibi[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]kanun-u padişahî: padişah kanunu[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]kavânîn-i itibariye: görünmeyen mânevî kanunlar[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]kelâm: ifade, söz[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]kudret-i İlâhiye: Allah’ın güç ve kudreti[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]kâinat: evren, bütün yaratılmışlar[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]mahz-ı vahşet: tam bir ilkellik[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]maskara: gülünç, rezil[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]mecmuu: bir şeyin tamamı[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]mevcud-u haricî: gözle görülür şekilde maddî bir yapıya sahip olan[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]mevhum: gerçekte olmadığı halde var sayılan[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]muazzam: azametli, çok büyük[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]muhteşem: görkemli[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]muntazam: düzenli[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]münkir: inkârcı[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]müşahede etmek: gözlemlemek[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]nizâmât: kanunlar[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]nizâmât-ı kâinat: kâinattaki düzenler[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]saltanat-ı rububiyet: Allah’ın bütün varlık âlemini kuşatan egemenliği[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]semâvî: Allah tarafından olan, İlâhî[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]tabiiyyun: herşeyi tabiatın tesiriyle meydana geldiğini iddia edenler[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]tahayyül etmek: hayal etmek[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]tasavvur etmek: düşünmek[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]telâkki etmek: kabul etmek, algılamak[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]vahşî: ilkel[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]vücud-u ilmî: ilmî varlık, ilik olarak var olan[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]zîkudret: kudretli, güçlü, kuvvetli[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]âlem: dünya, evren[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]şeriat: İlâhî kanun[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]şeriat-ı fıtriye-i kübrâ: kâinattaki düzen ve intizamı sağlayan, bütün varlıkların tabi olduğu büyük kanun; tabiat kanunlarının bütünü[/FONT][/TD] [/TR] [/TABLE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Asa-yı Musa
İkinci Kısım - Hüccetullahi’l-Bâliğa - Üçüncü Hüccet-i İmâniye - Tabiat Risalesi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst