Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
İlâhi Aşk
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 412502" data-attributes="member: 1004566"><p> <table style='width: 100%'><tr><td>İlâhi Aşk<br /> <br /> <br /> </td></tr><tr><td><table style='width: 100%'><tr><td><table style='width: 100%'><tr><td><strong>Cenâb-ı Hak buyuruyor:<br /> </strong><br /> <strong>“İnsanlardan bazıları Allah'tan başkasını Allah'a denk tanrılar edinir de onları Allah'ı sever gibi severler. İman edenlerin Allah'a olan sevgileri ise (onlarınkinden) çok daha fazladır. Keşke zalimler azabı gördükleri zaman (anlayacakları gibi) bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının çok şiddetli olduğunu önceden anlayabilselerdi.”</strong> (Bakara, 165)</td></tr><tr><td><br /> <br /> <br /> </td></tr><tr><td><strong>Rasûlullah (sav) buyurdular:<br /> </strong><br /> <em>“Allah’ım! Sana teslim oldum, ben sana inandım, sana dayandım. Yüzümü gönlümü sana çevirdim, senin yardımınla düşmanlara karşı mücâdele ettim.” </em>( Müslim, Zikir 67. Buhârî, Teheccüd 1, Tevhîd 7, 8, 24, 35<img src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAAAAAP///yH5BAEAAAAALAAAAAABAAEAAAIBRAA7" class="smilie smilie--sprite smilie--sprite2" alt=";)" title="Wink ;)" loading="lazy" data-shortname=";)" /><br /> </td></tr><tr><td><br /> <br /> <br /> </td></tr><tr><td>Bir gün Mâlik bin Dinar, Sâbit Benan’la birlikte Rabia Hatun’un yanına giderler.<br /> Rabia Hatun, Mâlik bin Dinar’a şöyle der:<br /> <br /> “-Söyle bana, niçin Allah’a ibâdet edersin? Buna cevap olarak Malik bin Dinar şöyle der:<br /> <br /> “-Cennete müştâkım.” Buna bir cevap vermeden Rabia hemen Sâbit’e dönüp:<br /> <br /> “-Oğlum, sen kulluk etmekte Allah’tan ne istiyorsun” deyince; Sâbit:<br /> <br /> “-Cehennemden korkuyorum” diye cevap verir. Bundan sonra Rabia Hatun konuşmaya başlar:<br /> <br /> “-Malik, sen yalnız bir şeye tamaan çalışan işçiye benziyorsun. Sâbit! Sana gelince; sopa korkusundan iş tutan amele gibisin.” Bu sözler Mâlik ve Sâbit üzerinde derin tesir yaptı. Sebebini sordular.<br /> <br /> “-Ya Rabia! Sen nasıl ibâdet edersin ki?” Rabia Hatun bunlara şu cevabı verdi:<br /> <br /> “-Allah sevgisi ve ona karşı bol şevk ve aşk.” (Sâdık Dânâ, Altınoluk Sohbetleri-1, Erkam Yay.)</td></tr><tr><td><br /> <br /> <br /> </td></tr><tr><td><strong>Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)<br /> <br /> </strong><strong>el-Hasîb</strong><strong>: </strong>Kullarını, amellerinden dolayı hesaba çekecek olan, herkesin hesabını en ince şekilde tutan ve kulların ancak hesap ile bilebildiği cüz ve miktarları hesaba ihtiyaç duymaksızın bilen, hem de her şeyin hesabını en iyi bilen demektir.<br /> </td></tr><tr><td><br /> <br /> </td></tr><tr><td><strong><em>Kısa Günün Kârı<br /> </em></strong><br /> Rûhunu besleyip îmânın lezzetine ulaşanlar, can ve mal endişesinden kurtulduğu gibi bunları Cenâb-ı Hakk’ın muhabbetine vâsıl olmak için bir vesile ve vâsıta hâline getirirler. Ancak bu, öyle kolayca gerçekleşebilen bir olgunluk değildir. Bunun için sabır, sebat, ibâdet, duâ ve mücâhede-i nefsiyye ile daimî bir sûrette gayret gereklidir.<br /> </td></tr></table></td></tr></table></td></tr></table></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 412502, member: 1004566"] [TABLE="width: 606, align: center"] [TR] [TD="bgcolor: #ffffff, align: left"]İlâhi Aşk [/TD] [/TR] [TR] [TD="colspan: 2"][TABLE="width: 606"] [TR] [TD="width: 580, bgcolor: #ffffff, align: left"][TABLE="width: 570, align: center"] [TR] [TD][B]Cenâb-ı Hak buyuruyor: [/B] [B]“İnsanlardan bazıları Allah'tan başkasını Allah'a denk tanrılar edinir de onları Allah'ı sever gibi severler. İman edenlerin Allah'a olan sevgileri ise (onlarınkinden) çok daha fazladır. Keşke zalimler azabı gördükleri zaman (anlayacakları gibi) bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının çok şiddetli olduğunu önceden anlayabilselerdi.”[/B] (Bakara, 165)[/TD] [/TR] [TR] [TD] [/TD] [/TR] [TR] [TD][B]Rasûlullah (sav) buyurdular: [/B] [I]“Allah’ım! Sana teslim oldum, ben sana inandım, sana dayandım. Yüzümü gönlümü sana çevirdim, senin yardımınla düşmanlara karşı mücâdele ettim.” [/I]( Müslim, Zikir 67. Buhârî, Teheccüd 1, Tevhîd 7, 8, 24, 35;) [/TD] [/TR] [TR] [TD] [/TD] [/TR] [TR] [TD]Bir gün Mâlik bin Dinar, Sâbit Benan’la birlikte Rabia Hatun’un yanına giderler. Rabia Hatun, Mâlik bin Dinar’a şöyle der: “-Söyle bana, niçin Allah’a ibâdet edersin? Buna cevap olarak Malik bin Dinar şöyle der: “-Cennete müştâkım.” Buna bir cevap vermeden Rabia hemen Sâbit’e dönüp: “-Oğlum, sen kulluk etmekte Allah’tan ne istiyorsun” deyince; Sâbit: “-Cehennemden korkuyorum” diye cevap verir. Bundan sonra Rabia Hatun konuşmaya başlar: “-Malik, sen yalnız bir şeye tamaan çalışan işçiye benziyorsun. Sâbit! Sana gelince; sopa korkusundan iş tutan amele gibisin.” Bu sözler Mâlik ve Sâbit üzerinde derin tesir yaptı. Sebebini sordular. “-Ya Rabia! Sen nasıl ibâdet edersin ki?” Rabia Hatun bunlara şu cevabı verdi: “-Allah sevgisi ve ona karşı bol şevk ve aşk.” (Sâdık Dânâ, Altınoluk Sohbetleri-1, Erkam Yay.)[/TD] [/TR] [TR] [TD] [/TD] [/TR] [TR] [TD][B]Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri) [/B][B]el-Hasîb[/B][B]: [/B]Kullarını, amellerinden dolayı hesaba çekecek olan, herkesin hesabını en ince şekilde tutan ve kulların ancak hesap ile bilebildiği cüz ve miktarları hesaba ihtiyaç duymaksızın bilen, hem de her şeyin hesabını en iyi bilen demektir. [/TD] [/TR] [TR] [TD] [/TD] [/TR] [TR] [TD][B][I]Kısa Günün Kârı [/I][/B] Rûhunu besleyip îmânın lezzetine ulaşanlar, can ve mal endişesinden kurtulduğu gibi bunları Cenâb-ı Hakk’ın muhabbetine vâsıl olmak için bir vesile ve vâsıta hâline getirirler. Ancak bu, öyle kolayca gerçekleşebilen bir olgunluk değildir. Bunun için sabır, sebat, ibâdet, duâ ve mücâhede-i nefsiyye ile daimî bir sûrette gayret gereklidir. [/TD] [/TR] [/TABLE] [/TD] [/TR] [/TABLE] [/TD] [/TR] [/TABLE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
İlâhi Aşk
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst