Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
İlay-ı Kelimetullah
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="bizar" data-source="post: 166219" data-attributes="member: 12884"><p></p><p><span style="font-family: 'Bookman Old Style'"><span style="font-size: 12px"><strong>Evet, iman ettikten sonra, dünya ve ukba saadetine giden yol, İlay-ı Kelimetullah için mücadele ve mücahededen geçmektedir. Onların hepsi, dasitani bir kahramanlıkla kendilerinden beklenen bu mücadeleyi vermiş ve gereken gayreti göstermişlerdir. İbn-i Hacer, Efendimiz döneminde yaşamış yüz otuz bin Sahabe'den bahseder. Oysa ki, bütün araştırmalara göre, bugün Medine mezarlığında bulunan Sahabe mezar sayısı on bin bile değildir. Geriye kalan yüz yirmi bin Sahabe, inandıkları hakikatleri insanlara ulaştırmak için, dünyanın dört bir yanına dağılmışlardır. Demek yüz yirmi bin Sahabe, Mekke, Medine gibi insanları büyüleyen güzel yurtlarından ayrılarak, Yahya Kemal'in "Ezan" şiirinde:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Bookman Old Style'"><span style="font-size: 12px"><strong>Emri bülentsin ey Ezan-ı Muhammedi</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Bookman Old Style'"><span style="font-size: 12px"><strong>Kafi değil sadana cihan-ı Muhammedi</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Bookman Old Style'"><span style="font-size: 12px"><strong>Sultan Selimi evvel'İ rametmeyip ecel</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Bookman Old Style'"><span style="font-size: 12px"><strong>Fethetmeliydi alemi şan-ı Muhammedi</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Bookman Old Style'"><span style="font-size: 12px"><strong>Gök nura garkolur, nice yüz bin minareden</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Bookman Old Style'"><span style="font-size: 12px"><strong>Şehbal açınca ruhu revan-ı Muhammedi</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Bookman Old Style'"><span style="font-size: 12px"><strong>Ervah cümleten görür Allahu Ekber'i</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Bookman Old Style'"><span style="font-size: 12px"><strong>Akseyleyince arşa lisan-ı Muhammedi</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Bookman Old Style'"><strong><span style="font-size: 12px">şeklinde idealleştirdiği, Ruhu Revan-ı Muhammedi, dünyanın dört bir yanında bir bayrak gibi dalgalansın diye gittiler; gittiler ve bir daha da geriye dönmediler. Mesela, bunlardan biri Ümmü Haram'dır. O, Efendimiz'den aldığı beşaretle, yaşlı haliyle çıktığı Kıbrıs seferinde şehit olmuş ve oraya gömülmüştür. Evet, Sahabe'nin hemen hepsi, bu düşünceyle meşbu olduklarından çoğu zaman Allah Rasulü'ne gelerek: "Dua etmez misiniz Ya Rasulallah! Allah yolunda şehit olayım.." deyip dua istemiş ve taşıdıkları o ruh ve mana ile İslam'ı dünyanın birinci meselesi haline getirmişlerdir. Dört halife döneminde -ki, tamamı 30 yıldır- fethedilen yer ve Müslüman olan insanlar, daha sonraki Emevi, Abbasi, Karahanlılar, Samanoğulları, Harzemler, Selçuklular ve Osmanlılar döneminde fethedilen ve Müslüman olan insanların sayısına denktir. Hz. Osman döneminde ta Aral Gölü'ne, Ermenistan'a -ki, Kastalani bu yerlerin Erzurum'un Palandöken dağlarını da içine aldığını söyler- kadar gitmişlerdir. Hz. Ali döneminde Öküz Nehri aşılmış ve Ahnaf b. Kays gidip Moğollarla savaşmıştır. Tarık b. Ziyad, kendi ismiyle anılan Cebel-i Tarık Boğazı'nı geçerek eski adıyla Herkül Burcu İspanya'ya ulaşmıştır. Amr b. As ve yeğeni Ukbe b. Nafi, "Zulmet Denizi" denen Atlas Okyanusu'na, Abdülhak Hamid'in ifadeleriyle: "Atı beline kadar suların içinde ve meleklerin gökteki konuşmaları kadar mukaddes şu sözlerle haykırmıştır: "Allah'ım! Bu karanlık deniz önüme çıkmasaydı senin yad-ı cemilini denizler ötesi alemlere götürecektim</span></strong>."ALINTIDIR</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="bizar, post: 166219, member: 12884"] [SIZE=3][COLOR=#ff0000][/COLOR][/SIZE] [FONT=Bookman Old Style][SIZE=3][B]Evet, iman ettikten sonra, dünya ve ukba saadetine giden yol, İlay-ı Kelimetullah için mücadele ve mücahededen geçmektedir. Onların hepsi, dasitani bir kahramanlıkla kendilerinden beklenen bu mücadeleyi vermiş ve gereken gayreti göstermişlerdir. İbn-i Hacer, Efendimiz döneminde yaşamış yüz otuz bin Sahabe'den bahseder. Oysa ki, bütün araştırmalara göre, bugün Medine mezarlığında bulunan Sahabe mezar sayısı on bin bile değildir. Geriye kalan yüz yirmi bin Sahabe, inandıkları hakikatleri insanlara ulaştırmak için, dünyanın dört bir yanına dağılmışlardır. Demek yüz yirmi bin Sahabe, Mekke, Medine gibi insanları büyüleyen güzel yurtlarından ayrılarak, Yahya Kemal'in "Ezan" şiirinde:[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Bookman Old Style][SIZE=3][B]Emri bülentsin ey Ezan-ı Muhammedi Kafi değil sadana cihan-ı Muhammedi Sultan Selimi evvel'İ rametmeyip ecel Fethetmeliydi alemi şan-ı Muhammedi[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Bookman Old Style][SIZE=3][B]Gök nura garkolur, nice yüz bin minareden Şehbal açınca ruhu revan-ı Muhammedi Ervah cümleten görür Allahu Ekber'i Akseyleyince arşa lisan-ı Muhammedi[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Bookman Old Style][B][SIZE=3]şeklinde idealleştirdiği, Ruhu Revan-ı Muhammedi, dünyanın dört bir yanında bir bayrak gibi dalgalansın diye gittiler; gittiler ve bir daha da geriye dönmediler. Mesela, bunlardan biri Ümmü Haram'dır. O, Efendimiz'den aldığı beşaretle, yaşlı haliyle çıktığı Kıbrıs seferinde şehit olmuş ve oraya gömülmüştür. Evet, Sahabe'nin hemen hepsi, bu düşünceyle meşbu olduklarından çoğu zaman Allah Rasulü'ne gelerek: "Dua etmez misiniz Ya Rasulallah! Allah yolunda şehit olayım.." deyip dua istemiş ve taşıdıkları o ruh ve mana ile İslam'ı dünyanın birinci meselesi haline getirmişlerdir. Dört halife döneminde -ki, tamamı 30 yıldır- fethedilen yer ve Müslüman olan insanlar, daha sonraki Emevi, Abbasi, Karahanlılar, Samanoğulları, Harzemler, Selçuklular ve Osmanlılar döneminde fethedilen ve Müslüman olan insanların sayısına denktir. Hz. Osman döneminde ta Aral Gölü'ne, Ermenistan'a -ki, Kastalani bu yerlerin Erzurum'un Palandöken dağlarını da içine aldığını söyler- kadar gitmişlerdir. Hz. Ali döneminde Öküz Nehri aşılmış ve Ahnaf b. Kays gidip Moğollarla savaşmıştır. Tarık b. Ziyad, kendi ismiyle anılan Cebel-i Tarık Boğazı'nı geçerek eski adıyla Herkül Burcu İspanya'ya ulaşmıştır. Amr b. As ve yeğeni Ukbe b. Nafi, "Zulmet Denizi" denen Atlas Okyanusu'na, Abdülhak Hamid'in ifadeleriyle: "Atı beline kadar suların içinde ve meleklerin gökteki konuşmaları kadar mukaddes şu sözlerle haykırmıştır: "Allah'ım! Bu karanlık deniz önüme çıkmasaydı senin yad-ı cemilini denizler ötesi alemlere götürecektim[/SIZE][/B]."ALINTIDIR[/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
İlay-ı Kelimetullah
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst